Kategori: Etkinlikler

Etkinlikler

  • ULUSLARARASI URLA GASTRONOMİ FİLM FESTİVALİ SONA ERDİ

    ULUSLARARASI URLA GASTRONOMİ FİLM FESTİVALİ SONA ERDİ

    Gastronomi ve sinemanın buluşma noktası Uluslararası Urla Gastronomi Film Festivali, 25 Mayıs Pazar günü sona erdi. Urla’da bu sene ilk kez düzenlenen festival 3 gün boyunca söyleşi, atölye, ustalık sınıfı, tadım etkinlikleri ve film gösterimleri etkinliklerine ev sahipliği yaptı.

    “Sofradan Beyaz Perdeye: Yemek ve Sinemanın Buluşma Noktası” temasıyla bu sene ilk kez hayata geçirilen Uluslararası Urla Gastronomi Film Festivali, üçüncü günde düzenlenen etkinliklerle noktalandı.

    Katılımcıları gastronomi ve sinema odaklı birçok etkinliklerle buluşturan festivalin son gününde Açık Perde Kısa Film Seçkilerinden; “Yağmurlu Kentin Altın Suyu: Çay, Suriye Mutfağı: İstanbul’da, Kargı, Apicus’un Sofrası, Yerüstü Yeraltı, Sinema ve Mutfak Kültürü, Kargı, Şehr-i Lezzet, Makarna ya da Mutluluk Üzerine, Apicus’un Sofrası” filmlerinin gösterimleri yapıldı.  Giovanni’s Smyrna ve SIDEWAYS filmleri de festival katılımcılarının beğenisine sunuldu.

    Urla’da Lezzet, Sinema ve Söyleşi Dolu Bir Final

    Festivalin son gününde de birçok söyleşiye düzenlendi. Yönetmen Söyleşisi’nde Prof. Dr. Ragıp Tarancı, Yerel Gastronomi Ve Yerel Eşlikçiler etkinliğinde Meriç Sever, Gastronominin Görselliği etkinliğinde Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıçbay ve Doç. Dr. Ahmet Uhri, Umursayan Bir Flanör İle Beyoğlu’nun İzinde etkinliğinde Umut Talu, Başroldeki Mutfaklar etkinliğinde Serdar Akar, Erkan Can, Ebru Korali, Güven Kıraç, Pıeter Bruegel’in “Karnaval Ve Oruç Arasındaki Savaş” Tablosu Üzerine etkinliğinde İsmail Ertürk, Ahmet Güzelyağdöken ve Yan Yollar Ve Karşılaşmalar etkinliğinde de Erkan Can, Güven Kıraç, Ceylan Ertörer Diaz ve Ercan Kesal festival katılımcılarıyla bir araya geldi.

    Sine Sınıf etkinlikleri kapsamında ise Fadik Sevin Atasoy’un katılımıyla “Oyunculuğa Bütünsel Yaklaşım” etkinliği düzenlendi. Ayrıca Sine Ustalık Sınıfı etkinliğinde de Yeşim Ustaoğlu festival katılımcılarıyla bir araya geldi.

    Festivalin son gününde de “Tasty Cinema” ile katılımcılar, film izleme deneyimini çoklu duygularla zenginleştiren özgün bir etkinliğe katılma fırsatı buldu.

    Festivalin Son Gününde de Birbirinden Değerli Konuklar Ağırlandı

    Uluslararası Urla Gastronomi Film Festivali kapsamında düzenlenen “Yerel Gastronomi ve Yerel Eşlikçiler” etkinliğinde konuşan Meriç Sever, yerel gastronominin kültürel ve politik boyutlarına dikkat çekti. “Türk mutfağı”, “Ermeni mutfağı” gibi kategorilerin yeterince kapsayıcı olmadığını belirten Sever, yemek kültürünün esasen coğrafi ve sosyoekonomik etkileşimlerle şekillendiğini vurguladı. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte mutfak kültürünün merkeziyetçi politikalarla biçimlendiğini anlatan Sever, bölgesel farklılıkların uzun süre gölgede kaldığını ifade etti. Günümüzde ise yerel ürünlerin ve tariflerin yeniden değer kazandığını, ancak bu dönüşümde içecek kültürünün hâlâ yeterince görünür olmadığını dile getirdi. Sever, gastronomiyi yalnızca tabakta değil, tarihsel ve kültürel bağlamıyla birlikte düşünmenin önemine dikkat çekti.

    Festival kapsamında düzenlenen söyleşi etkinliklerinde Yönetmen Prof. Dr. Ragıp Tarancı ve Giovanni Ercolani ise şunları Tarancı filmi şans eseri bir doğum gününde Giovanni ile tanışıp, ona bir belgesel çekmek istediğini söylemesi üzerine bu mecraya başladıklarını aktarırken Giovanni ise “İzmir’de koku yok, müzik var beni İzmir’e bağlayan şey o müzik olmuştu. Tüm sesler birleştiğinde bir müzik ortaya çıkıyor.” dedi.

    Uluslararası Urla Gastronomi Film Festivali kapsamında düzenlenen “Gastronominin Görselliği” etkinliğinde konuşan Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıçbay, gastronominin sadece yemekle değil, aynı zamanda sınıf, kültür, tarih ve ideolojiyle ilişkili çok katmanlı bir alan olduğunu vurguladı. Sever, sinema örnekleri üzerinden yemek sahnelerinin sınıfsal ayrımları, toplumsal dönüşümleri ve sembolik anlamları nasıl yansıttığını çarpıcı örneklerle ortaya koydu. Amerikan filmlerinde fast food kültürünün, İngiliz yapımlarında ise sofra düzeni ve hizmet hiyerarşisinin öne çıktığını belirtti. Fransız ve İtalyan sinemasında yemek sahnelerinin zaman zaman ölüm, haz, sefahat ve çöküş metaforlarına dönüştüğünü ifade eden Sever, “mutfak”ın aslında bir sahne olduğunu söyledi. Tarihsel gerçekliklerin ihmal edildiği sinema örneklerine de değinen Sever, gastronomik unsurların yalnızca damakta değil, kültürel hafızada da iz bıraktığını dile getirdi.

    Doç. Dr. Ahmet Uhri ise Salvador Dali’nin gastronomi kitabı üzerinden sanat ve yemeğin ilişkisini anlattı. “Issız Adam” filmine dair de değerlendirmelerde bulunan Uhri, bu filmin Türkiye’de gastronominin sinema aracılığıyla popülerleşmesinde önemli bir kırılma noktası olduğunu söyledi. Filmdeki karakterlerin yemekle kurduğu duygusal ve simgesel bağın altını çizen Uhri, özellikle havuçlu tarçınlı kek sahnesinin tarifin asla verilmemesiyle izleyicide bir merak ve eksiklik hissi yarattığını belirtti.

    “Umursayan Bir Flanör ile Beyoğlu’nun İzinde” etkinliğinde konuşan Umur Talu, ise Beyoğlu, yalnızca İstanbul’un değil, dünya şehirlerinin ortak belleğinde yer eden tarihi pasaj kültürünün en canlı örneklerinden biri olduğunu söyledi. Talu, “Sürekli değişen ve dönüşen yapısıyla geçmişin izlerini bugüne taşıyan bu bölge, mimarisi, dükkanları ve hikayeleriyle derin bir kültürel miras sunar. Türkiye’de bu dönüşümü belgeleyen, yaşamın ritmini yansıtan güçlü bir yazın geleneği bulunuyor.” dedi.

    Festival kapsamında düzenlenen “Başroldeki Mutfaklar” etkinliği Serdar Akar, Erkan Can, Güven Kıraç ve Ebru Korali’nin katılımıyla gerçekleşti. Ebru Korali festival için herkese teşekkürlerini iletirken etkinlikte konuşan Serdar Akar “Eski filmlerde sofra neşe, muhabbet, beraberlik demekti şimdi o sofralar başka bir anlamlar için kuruluyor. Ama yemek diye bir şey var, filmin başlarında veya dizinin bir sahnesinde tuhaf bir şekilde seyirciyi bağlıyor. Bir çeşit formül gibi bir şey bir dizide veya filmde yemek sahnesi başlarda bir yerde var ise seyirciye güvenlik hissinden dolayı mı, insan inandırıcı hissinden dolayı mı belli değil, seyirciyi bağlıyor.”

    Erkan Can “Sosyalleşmenin birincisi sofradır, sonra sanat. Tüm filmlerde yemek olmazsa olmaz gibi bir durum var. Zaten yemek herkesin hayatının tam içinde olan bir şey, o yüzden yemek göstermesek olmaz. Yemek herkesin hep hayatında her şey sofrada çözülüyor.”

    Güven Kıraç “Herkes bir sofranın etrafında birleşir, sofranın etrafında ülkeler kurulmuştur. Sofra birleştirdiği gibi, sanatın da birleştiriciliği özellikle sinema sanatı, son sanatlardan biridir. Çok insanları kavrayan sanat ve gastronomiyle birleşince midemizin doyduğu, ruhumuzun doyduğu bir şeyden bahsediyoruz. Gastronomi ve sinema birbirini destekleyen, ileriye taşıyan, yücelten yükselten iki ayrı disiplindir.” dedi.

    Uluslararası Urla Gastronomi Film Festivali kapsamında düzenlenen “Pieter Bruegel’in “Karnaval ve Oruç Arasındaki Savaş” Tablosu Üzerine etkinliği İsmail Ertürk ve Ahmet Güzelyağdöken katılımcılarla buluştu. Etkinlikte konuşan Ahmet Güzelyağdöken, yemek kültürünün toplumsal ve kültürel bir anlatı alanına dönüştüğünü ve bilgiye erişimin sınırlı olduğu dönemlerde başlayan bu yolculuğun, bugün disiplinler arası bir bakış açısıyla sürdürülen özgün bir kültürel katkıya dönüştüğünü aktardı. İsmail Ertürk ise “Gastronomi dediğimiz alan, mutfak kültürü, insan bilimleriyle yeniden buluşuyor ve daha insani bir bakış açısını mümkün kılıyor. Çünkü gastronomiye bütünlük içinde baktığımızda, mutfağa arkeolog da bakıyor, sanatçı da, iktisatçı da. Ve bu zenginlik, kültürü daha derinlikli anlamamızı sağlıyor.” dedi.

    Usta İsimler Urla’da Buluştu

    Uluslararası Urla Gastronomi Film Festivali kapsamında düzenlenen son söyleyişi ise “Yan Yollar ve Karşılaşmalar” oldu. Erkan Can, Ercan Kesal, Güven Kıraç ve Ceylan Ertörer Diaz Leon katılımıyla gerçekleşen söyleyişi de Ceylan Ertörer Diaz Leon filme dair bilgilerini aktardı. Ertörer, “Filmde aslında şunu görüyoruz, hayat bugünden ibaret aslında bazı şeyleri yapmak için özel anı beklememiz gerektiğini anlıyoruz.” dedi.

    Erkan Can, “Yemek, sofra herkesi bir araya getiren ilk şey ve onun hemen yanında da sanat var zaten. Özellikle de sinema var yani sofrada insan ilk orada sosyalleşiyor. İlk sosyalleşmeye sofrada başlıyor ailesiyle ve diğer sofralarda. Bu festivalin birinci yılı ama sanki bende şöyle bir his uyandırdı sanki 10 senedir yapılıyormuş gibi çok düzenli, kompakt, organize, böyle huzurlu bir yer hissiyatım bu. Çok huzurlu ve çok güzel mekanlar yapılmış amaca uygun 100 sene sonra da bu festivali görmek istiyorum ya da biz yaşar mıyız bilmiyorum gençlere bayrağı vereceğiz. Onlar da devam ettirecek ama başlangıç muhteşem oldu bence o yüzden size teşekkür ederim bu yaptığınız için. Şarap gibi yıllansın festival.”

    Güven Kıraç, “Sinema ve gastronomi birbirini çok yukarıya taşıyor, destekliyor. Artık gastronominin de mesela sinema sanatına ihtiyacı var çünkü çok iyi bir yemek yapıyorsunuz, çok iyi bir restoran hazırlıyorsunuz ama sizin tanıtılmaya, yani ya sinema marifetiyle ya işte televizyon marifetiyle, bir şekilde görsel bir malzemeyle tanıtılmaya ihtiyacınız var. Ne yazık ki çağ öyle bir çağ yalnızca iyi yemek yapmış olmak tek başına yetmeyebiliyor bazen onu duyurmak gerekiyor işte orada da devreye belki de böyle kol kola gireceğimiz sanatlar gerekiyor sinema da bunlardan bir tanesi.”

    Ercan Kesal, “Bir yerin mekan yapan, onu yer olmaktan çıkartan bir şey lazımdı, o oluyor şu an burada. Burasının mekan olmasını sağlayan şey içine koyduğumuz anılar, biz bu anıları biriktirmeye devam ediyoruz. Hatasıyla, sevabıyla iyiliği ve kötülüğüyle yeni şeyleri denemek çok şahane bir duygu.”

    Sine Sınıf Etkinlikleri Yoğun Katılımla Gerçekleşti

     

    Sine Sınıf etkinlikleri kapsamında Fadik Sevin Atasoy’un katılımıyla “Oyunculuğa Bütünsel Yaklaşım” etkinliği düzenlendi. Etkinlikte konuşan Atasoy “Oyunculuğu bir enstrüman olarak görüyorum. Genelde hep “bir karakter yaratıyoruz” derler; sanki karakter dışarıda bir yerde duruyormuş da biz gidip onu alıyormuşuz gibi aksine biz karakteri alıp kendi içimize giydiriyoruz ama içimize giydirdiğimiz bir enstrümanımız var. İki bacak, iki kol, bir kafadan oluşan enstrümanın kendi içerinde bir çalışma biçimi var. Dolayısıyla sanat aslında bizim enstrümanımıza ayar yapmamıza yardım eden bir mucizedir. Oyunculuk konusunda en önemli şey ise enstrümanımın bilincinde olmak. Bedenimiz, zihnimiz, duygularımız bizim enstrümanımız. Karakter yaratmak dedik ya önce kendi enstrümanın bilincine vardıktan sonra yaratacağım karakteri alıp aslında kendi bedenime yüklüyorum, yaratacağım karakterin bedeni ne durumda onun zihni ne durumda onun duyguları ne durumda işte onun bu çerçevesini çıkarttıktan sonra nötr olan enstrümanıma karakteri alıp, ekliyorum. Yarattığımız karakteri bizim bedenimizdeki benzerliklerini, zıtlıklarını bulduktan sonra onu bedene giymek gibi bir şey aslında. Onun için bütünsel yaklaşımdan bahsederken beden, ruh ve zihin üçlemesinde oyunculuğun bir parçası olarak görüyorum.”

     

    Günün bir diğer Sine Sınıf etkinlikleri kapsamında düzenlenen seminerde konuşan Yeşim Ustaoğlu, Hemen hemen her filminde yol tutkusu olduğunu ifade etti. Yolculuk yapmanın, hayatı görmenin ve öğrenmenin; filmlerini yazarken ve çekerken ufkunu açtığına, yeni şeyler keşfettiğine faydası olduğunu dile getiren Ustaoğlu, kendisinin sanatın içinde özgürleştiğini dile getirdi.

    Çektiği filmlerdeki yol, su, baba, ya gibi imgeler hakkında ise; bunun kendisiyle ve toplumla çok yatkın olmasıyla ilgili olduğunu belirten Ustaoğlu her filminin bugünle bağdaştırıldığını dile getirdi. İmgesel sinema yaratmayı sevdiğini de belirten yönetmen, mekanın kendisi için güzel olmaktan çıktığını mekana doğru zamanda doğru ışıkla girmeyi sevdiğini ifade etti. Ustaoğlu sözlerine şöyle devam etti; “Mekanların bir ruhu vardır. Size her şeyi söyler, ben de bana söylediği ruhtan bakmayı tercih ediyorum. Işığa da aynı şekilde bakıyorum. Işığı zaman olarak görürüm. Zamanın kendisidir. Bir karakterin zamanın içinde ne yaşadığını hissettirerek anlatmayı severim. Bunlar çok yoğun imge yönetimleri benim açımdan.

     

     

          

     

  • Eğitimciler doğal güzelliklerin ve kültürel zenginliklerin yolunu tuttu

    Eğitimciler doğal güzelliklerin ve kültürel zenginliklerin yolunu tuttu

    Eğitimciler doğal güzelliklerin ve kültürel zenginliklerin yolunu tuttu
    Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Şehir ve Kültür Akademisi” kapsamında öğretmenler, şehrin kuzeyinde doğa yürüyüşleri ve güneyinde ise tarihi mekân ziyaretleriyle Sakarya’nın kültürel ve doğal zenginliklerini keşfetti.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi, şehrin kültürel mirasını tanıtmak, geleceğe taşımak için çeşitli programlar gerçekleştiriyor.

    Bu kapsamda son olarak Büyükşehir Belediyesi, Öğretmen Akademileri’nin “Şehir ve Kültür Akademisi” dersine ev sahipliği yaptı.

    Doğayla başlayan rota
    Gezinin konuğu olan öğretmenlerin İl Ormanı Tabiat Parkı’nda başlayan yolculukları, Acarlar Longozu’nda yapılan yürüyüşle devam etti. Karasu Sahili ve Yeni Mahalle’de Karadeniz’in kıyısında kısa bir mola ile sona erdi.

    Tarihi derinlik ve kültürel miras
    Daha sonra ise şehrin güneyine bir ziyaret yapıldı. Program, Ali Fuad Cebesoy Müzesi ve Kabri’nin ziyaretiyle başladı. Ardından II. Bayezid Köprüsü’nde devam eden rota, Karaca Ahmet Sultan Türbesi ve Elvanbey Zaviyesi ziyaretleriyle sürdü. Günün son durağı olan Taraklı’da ise katılımcılar, tarihî sokakları gezerek kentin geleneksel mimarisi ve yaşam kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu.

  • Akcoat, İhracatın Yıldızları’ndan bu yıl da ödülle döndü

    Akcoat, İhracatın Yıldızları’ndan bu yıl da ödülle döndü

    Akcoat, İhracatın Yıldızları’ndan bu yıl da ödülle döndü

    Akcoat, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen “İhracatın Yıldızları” Ödülleri kapsamında, Boya, Vernik ve Mürekkepler İhracatı kategorisinde bu yıl da liderliğini bir kez daha teyit etti.

    Kimya sektörünün en prestijli organizasyonlarından biri olan İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen “İhracatın Yıldızları” Ödülleri’nde, Akcoat bir kez daha başarısını taçlandırdı.


    Akcoat grup şirketi Ak-Pa aracılığıyla gerçekleştirilen ihracat performansı doğrultusunda Boya, Vernik, Mürekkepler İhracatı kategorisinde ikincilik ödülünün sahibi oldu. Akcoat Satış Direktörü Ahmet Madenli, ödülü Akcoat adına aldı. Ödül töreninde; Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister ve İKMİB Yönetim Kurulu üyeleri ile kimya sektörünün önde gelen temsilcileri yer aldı.
    Global pazarlarda büyümesini sürdürülebilir kılmak ve Türkiye’nin ihracat gücüne katkı sağlamak adına çalışmalarına devam eden Akcoat, Ar-Ge ve dijitalleşme yatırımlarıyla ihracat kapasitesini daha da artırmayı amaçlıyor.

  • Büyükşehir sporcuları başarılarıyla göz doldurdu

    Büyükşehir sporcuları başarılarıyla göz doldurdu
    Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü sporcuları çeşitli dallarda başarılarına devam ediyor. Birbirinden önemli organizasyonlarda boy gösteren temsilcilerimiz, haftayı şampiyonluk ve derecelerle kapattı.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü sporcuları, farklı şampiyonalara damga vurmaya devam ediyor. Birbirinden önemli organizasyonlarda boy gösteren temsilcilerimiz, haftayı şampiyonluk ve derecelerle kapattı.

    Wushu sporcularından madalyalar arka arkaya geldi
    Büyükşehir sporcuları Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonu tarafından Sakarya’da düzenlenen Wushu Okul Sporları Türkiye Şampiyonası’nda mindere çıktı. 21 ve 24 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen şampiyonada, temsilcilerimizden Ayşe Sude Akyüz iki altın madalya, Eslem Rana Çelik ise bir altın madalya kazanarak önemli bir başarıya imza attı.

    Büyükşehir Karate sporcuları rakip tanımıyor
    Bir diğer organizasyon olan Bursa İller Arası Karate Ligi’nde, Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Karate sporcuları, organizasyona adeta damga vurdu. 24 Mayıs’ta 14 ilden 39 kulüp ve 850 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, Esila Köseler +52 kilogramda birinci, Ülkü Betül Harçlı 47 kilogramda ikinci, Yusuf Karakaş +70 kilogramda ikinci ve Gökmen Yaşar +70 kilogramda üçüncü olmayı başardı.

    Pehlivanlar kürsüyü boş bırakmadı
    Büyükşehir’in pehlivanları haftanın en önemli organizasyonlarından birisi olan ve yoğun katılımla gerçekleştirilen Balıkesir 4. Balya Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde çayıra çıktı. 23 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen organizasyon heyecan dolu anlara sahne olurken, temsilcilerimizden Yunus Emre Baycan ikinci, Muhammet Enes Kösemusul ise üçüncü oldu.

  • Ferizli’de Geleneksel Bakırlı Uçurtma Şenliği Coşkuyla Gerçekleşti

    Ferizli’de Geleneksel Bakırlı Uçurtma Şenliği Coşkuyla Gerçekleşti

    Ferizli’de Geleneksel Bakırlı Uçurtma Şenliği Coşkuyla Gerçekleşti
    Ferizli Belediyesi, Ferizli Kaymakamlığı ve Bakırlı Mahalle Muhtarlığı iş birliğinde düzenlenen Geleneksel Bakırlı Mahallesi Uçurtma Şenliği, 25 Mayıs Pazar günü vatandaşların yoğun katılımıyla Ihlamur Tepe Mevkii’nde gerçekleştirildi. Şenlikte gökyüzü, yüzlerce uçurtmayla renklenerek görsel bir şölen sundu.
    Renkli Yarışmalar İlgi Odağı Oldu
    Etkinliğe aileleriyle birlikte katılan vatandaşlar, uçurtmalarıyla gökyüzünü renklendirirken keyifli bir gün geçirdi. Etkinlikte heyecanla takip edilen çuval yarışı, halat çekme ve birbirinden çekişmeli geçen uçurtma yarışmaları büyük ilgi gördü.
    Ödüller Sahiplerini Buldu
    Yarışma sonunda en yükseğe çıkan ilk beş uçurtmanın sahibine ödülleri takdim edildi. Dereceye girenlerden ilk üçe bisiklet verilirken, dördüncü ve beşinciye akıllı saat ve çeşitli hediyeler sunuldu.
    Yoğun Katılımla Gerçekleşti
    Şenliğe Ferizli Belediye Başkanı Mehmet Ata, İYİ Parti Ferizli İlçe Başkanı Ömer Deniz, protokol üyeleri, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve binlerce vatandaş katıldı.


    Başkan Ata: “Birlik ve Kardeşlik Ruhunu Yaşatıyoruz”
    Etkinlikte konuşma yapan Ferizli Belediye Başkanı Mehmet Ata, şenliğin her yıl artan bir coşkuyla kutlandığını belirterek, “Bugün burada birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunun en güzel örneklerinden birini yaşadık. Çocuklarımızın yüzündeki mutluluk bizim en büyük ödülümüzdür. Geleneklerimizi koruyarak genç kuşaklara aktarmaya devam edeceğiz. Yoğun katılım gösteren tüm vatandaşlarımıza ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum,” ifadelerini kullandı.
    Başkan Ata ayrıca, sosyal ve kültürel etkinliklerin Ferizli’nin tanıtımına ve sosyal dokusunun güçlenmesine önemli katkılar sağladığını vurgulayarak, bu tür faaliyetlerin devam edeceğini ifade etti.
    Muhtar Durmuş’tan Teşekkür
    Bakırlı Mahalle Muhtarı Ali Rıza Durmuş ise yaptığı konuşmada etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, “Bu güzel organizasyonda büyük emekleri olan Belediye Başkanımız Mehmet Ata’ya, Kaymakamlığımıza ve tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyorum. Uçurtma şenliğimiz, mahallemiz adına büyük anlam taşımaktadır. Gelecek yıllarda daha güzel etkinliklerle birlikte olmayı temenni ediyorum” dedi.
    Vatandaşlar, etkinlik süresince piknik yaparak güzel havanın tadını çıkardı. Program, ödül töreni ile sona erdi.

  • Orzaks 20. Yıl Sağlık Turnesi Başlıyor

    Orzaks 20. Yıl Sağlık Turnesi Başlıyor

    Türkiye’nin önde gelen takviye edici gıda markalarından Orzaks, 20. kuruluş yıl dönümünü ülke genelinde düzenleyeceği “20. Yıl Sağlık Turnesi” ile kutluyor. “Sağlık Yolunda 20 Yıl” temasıyla yola çıkan şirket, sağlık profesyonelleriyle birebir etkileşim kurarak bilgi paylaşımını artırmayı ve sektörel iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor.

    2004 yılında kurulan Orzaks, kuruluşundan bu yana insan sağlığını önceleyen yaklaşımı, bilimsel temelli Ar-Ge çalışmaları ve inovatif ürünleriyle takviye edici gıda alanında Türkiye’nin lider markalarından biri haline geldi. Uluslararası kalite standartlarına sahip üretim tesisleri, güçlü uzman kadrosu ve sürekli gelişen ürün portföyüyle Orzaks, yalnızca bugünün değil, geleceğin sağlık ihtiyaçlarını da karşılamayı hedefleyen bir vizyonla faaliyet gösteriyor.

    “Sağlık Yolunda 20 Yıl” temasıyla başlatılan Orzaks 20. Yıl Sağlık Turnesi, şirketin sağlık sektöründeki bu köklü geçmişini, sağlık profesyonelleriyle birebir temas kurarak daha da ileri taşımayı amaçlıyor. Türkiye genelinde farklı branşlardan sağlık profesyonelleriyle bir araya gelinerek hayata geçirilecek turne, sektörel bilgi paylaşımını artırmayı ve iş birliği ağlarını güçlendirmeyi hedefliyor. “Orzaks 20. Yıl Sağlık Turnesi” kapsamında farklı şehirlerde düzenlenecek etkinliklerde, farklı branşlardan sağlık profesyonellerine yönelik bilimsel seminerler, uzman sunumları ve interaktif toplantılar gerçekleştirilecek. Şirketin gelişen ürün portföyü ve sağlık alanındaki yenilikçi çözümleri bu platformda katılımcılarla paylaşılacak.

    Turnenin temel amacı; bilimsel bilgi etkileşimini desteklemek, sahadan alınan geri bildirimleri ürün ve hizmet geliştirme süreçlerine entegre etmek ve sağlık hizmetlerinin niteliğine doğrudan katkı sağlamak. Aynı zamanda sektör paydaşları arasında sürdürülebilir bir iletişim ve iş birliği ortamı oluşturulması da öncelikler arasında yer alıyor.

    Orzaks, 20. yılını yalnızca bir kutlama olarak değil, sağlık alanında daha güçlü bir gelecek inşa etme vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriyor. Orzaks 20. Yıl Sağlık Turnesi ile Türkiye’yi dolaşmaya hazırlanan şirket, bilimin ışığında sağlıklı yarınlara birlikte yürümeye davet ediyor.

  • Doç. Dr. M. Nevra Küpana müzik alanında “Yılın Akademik Altın Kalem Ödülü”nün sahibi oldu.

    Doç. Dr. M. Nevra Küpana müzik alanında “Yılın Akademik Altın Kalem Ödülü”nün sahibi oldu.

    “Yılın Akademik Altın Kalem Ödülü”nü Doç. Dr. M. Nevra Küpana Aldı

    Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. M. Nevra Küpana müzik alanında “Yılın Akademik Altın Kalem Ödülü”nün sahibi oldu.

    Devlet Konservatuvarı Müzikoloji bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Küpana, editörlüğünü üstlendiği ve yazar olarak katkı sunduğu “Müzik Eğitimine Global Bakış” adlı eseriyle, 17 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul Kanlıca Mihrabat Korusunda düzenlenen Altın İnsan Ödülleri Töreninde ödül kazandı.

    Kitapta farklı ülkelerin müzik eğitimi anlatılıyor

    Farklı coğrafyalarda müzik eğitimine ilişkin yaklaşımları çok boyutlu bir şekilde ele alan eser, Finlandiya, İspanya, İtalya, Almanya, Belçika, Portekiz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Küba, Hindistan, Ürdün ve Katar’daki müzik eğitiminin evrensel yönlerini akademik bir bakış açısıyla ortaya koyuyor.

    Akademik Altın Kalem ödülü

    Edebiyat dünyası öncülüğünde bu yıl 7’ncisi düzenlenen Altın İnsan Ödülleri kapsamında  verilen “Akademik Altın Kalem” ödülü, akademik alanda nitelikli eserler üreten ve bilimsel bilgiye katkı sağlayan akademisyenleri teşvik etmeyi ve onurlandırmayı hedeflemektedir.

  • Sakarya’da Uluslararası Gençlik Projesi Başarıyla Tamamlandı

    Sakarya’da Uluslararası Gençlik Projesi Başarıyla Tamamlandı
    Sakarya Gençlik Merkezi tarafından yürütülen ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen Erasmus+ KA153 projesi “Gençlik Çalışanları İçin Uluslararası Çalışmalarda Kapasite Geliştirme Eğitimi”, 14-22 Mayıs 2025 tarihleri arasında Sakarya’da başarıyla tamamlandı.
    Sakarya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ev sahipliğinde Sezginler MTAL Uygulama Oteli’nde gerçekleştirilen proje kapsamında; Türkiye, İtalya, İspanya, İsveç, Macaristan, Slovakya ve Letonya’dan gelen toplam 37 gençlik çalışanı, uluslararası alanda yetkinliklerini geliştirme fırsatı buldu.
    Program süresince katılımcılara; gençlerle etkili iletişim kurma, kültürel farkındalık, empati geliştirme ve uluslararası proje hazırlama gibi konularda yaygın eğitim teknikleriyle interaktif oturumlar sunuldu. Farklı ülkelerden gelen gençlik çalışanları arasında bilgi ve deneyim paylaşımı sağlanarak, Avrupa çapında iş birliğine zemin oluşturuldu.


    Cemil Boz: “Sakarya, Gençlik Alanında Uluslararası Vizyon Kazanıyor”
    Proje hakkında değerlendirmede bulunan Sakarya Gençlik ve Spor İl Müdürü Cemil Boz, şu ifadeleri kullandı:
    “Gençlik çalışmaları alanında uluslararası vizyona sahip bir şehir olma yolunda ilerliyoruz. Bu tür projeler sayesinde hem gençlerimiz hem de gençlik çalışanlarımız Avrupa genelinde aktif roller üstleniyor. Sakarya olarak gençliğe yatırım yapmaya, onları uluslararası düzlemde desteklemeye kararlıyız. Bu organizasyon, gençlik merkezimizin vizyonunu ve uluslararası alandaki gücünü bir kez daha ortaya koymuştur.”
    Sakarya Gençlik Merkezi, daha önce de gençlerin Yunanistan (Katerini, Loutraki), Macaristan (Budapeşte), Almanya (Köln, Duisburg, Osnabrück, Vehrte), Bulgaristan (Kırcaali) ve Romanya (Bükreş, Târgu Jiu) gibi Avrupa şehirlerinde düzenlenen Erasmus+ projelerine katılımını sağlamıştı. Ayrıca merkez bünyesindeki proje ekibi tarafından hazırlanan ve Türkiye ile Yunanistan’da uygulamaya konulan projeler, Türkiye Ulusal Ajansı’nın desteğiyle hayata geçirildi.


    Bunun yanı sıra, proje ekibi tarafından hazırlanan K152 Gençlik Değişimi Projesi, Portekiz Ulusal Ajansı tarafından kabul edildi ve 2025 yılı içerisinde uygulanacak.
    Bu başarılı organizasyonla birlikte Sakarya, gençlik çalışanlarının uluslararası alanda güçlendiği önemli bir eğitim merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

  • Atina kokteyl sahnesinin yıldızları İstanbul Cocktail Festival’de!

    Atina kokteyl sahnesinin yıldızları İstanbul Cocktail Festival’de!

    FESTİVALE SAYILI GÜNLER KALA BİLETLER TÜKENMEK ÜZERE!

    DÜNYANIN EN İYİ BARLARI İSTANBUL COCKTAIL FESTİVAL’DE!

    31 Mayıs – 1 Haziran tarihlerinde Lifepark’ta gerçekleşecek olan Türkiye’nin ilk ve tek kokteyl festivali İstanbul Cocktail Festival’e sayılı günler kala festivalin biletleri tükenmek üzere.

    Bu sene şehirdeki onuncu edisyonunu YüzdeYüzMüzik sunumuyla kutlayacak olan festivale yoğun bir ilgi var.

    Pinhani, Adamlar, Yüksek Sadakat, Jabbar, M Lisa, Emir Yargın, Kalabalıklar, Aydeed, MP3 ve Eylül Su gibi başarılı sanatçıların performans sergileyeceği festival sahnesi eğlenceli anlara ev sahipliği yapacak.

    Atina kokteyl sahnesinin yıldızları İstanbul Cocktail Festival’de!

    Dünyanın en iyi barları listesinde 6. sırada yer alan Line Athens, We Are The Walkers işbirliği ile ve yine listede 51. sırada yer alan The Bar In Front Of The Bar, Go On’s işbirliği ile İstanbul Cocktail Festival’de olacak.

    Şeflerden atölyeler, söyleşiler, gurme lezzet durakları, lokal marka standları, çeşitli aktiviteler, panayır oyunları ve daha fazlasıyla iki gün boyunca devam edecek olan İstanbul Cocktail Festival’de, şehrin ikonik kokteyl mekanlarından Blok.Mekan, Finn Karaköy, Wu Bomonti, Ranchero Mexican, Secúlar, 11 Kadıköy, Karaköy Lokantası, Numnum, Scatola ve Walkers Bar eşsiz lezzette ürünlerini misafirlerle buluşturacak.

    İnternet Sitesi: www.cocktailfestival.com.tr
    Instagram: https://www.instagram.com/cocktail.festival/
    Bilet Link: https://www.biletix.com/etkinlik-grup/462135721/TURKIYE/tr/istanbul-cocktail-festival-2025

    2025

     

  • SİBEL CAN’DAN IŞILTILI BİR ‘YAZA MERHABA’!

    SİBEL CAN’DAN IŞILTILI BİR ‘YAZA MERHABA’!

    SİBEL CAN’DAN IŞILTILI BİR ‘YAZA MERHABA’!

    Kış sezonunu kapatan ünlü sanatçı, pembe ışıltısıyla sahnede parladı…

    Ünlü sanatçı Sibel Can, bu gece Cahide Palazzo sahnesinde kış sezonunu muhteşem bir konserle kapattı. Müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşatan sanatçı, yaz sezonunun da enerjisini sahneye taşıdı.

    Geceye özel olarak tasarlanan, pembe renkte ve üzeri taşlarla süslü Amor Gariboviç imzalı elbisesiyle göz kamaştıran Sibel Can, zarafeti ve sahne hakimiyetiyle izleyicilerden tam not aldı.

    Repertuarında geçmişten bugüne sevilen eserlerine yer veren sanatçı, ayrıca Sony Music Türkiye etiketi ile çıkan Drama albümünden parçaları da seslendirdi. Güçlü sesi ve yorumuyla her anı özel kılan Can, konser boyunca temposunu bir an bile düşürmeden sahnede fırtına gibi esti.

    Sibel Can, bu konserle birlikte Cahide sahnesinde kış sezonunu kapatırken, yaz konserlerinin de startını vermiş oldu. Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşecek konserlerde hayranlarıyla buluşmaya hazırlanan sanatçı, her sahnesinde olduğu gibi yaz boyunca da müzikseverlere unutulmaz anlar yaşatmaya devam edecek.