Dolar : Alış : 7.3797 / Satış : 7.3930
Euro : Alış : 8.9778 / Satış : 8.9939
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya20°CRüzgarlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11126 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Çaldağı nikel madeni 2. ÇED raporu iptal edildi

12 Nisan 2016 - 2 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Çaldağı nikel madeni 2. ÇED raporu iptal edildi
Çaldağı nikel madeni 2. ÇED raporu iptal edildi

Manisa 2. Bölge İdare Mahkemesi, Turgutlu ilçesi sınırlarında kalan ve yaklaşık 2 milyon ağacın kesilmesinin öngörüldüğü bildirilen Çaldağı’nda nikel cevherinin çıkartılmasıyla ilgili hazırlanan ikinci ÇED raporunun iptaline karar verdi.

ÇED raporunun iptal edilmesi dolayısıyla dün Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP) tarafından basın açıklaması yapıldı. Çeşitli sivil toplum örgütü ve meslek odaları temsilcileri, CHP ve MHP’nin ilçe başkanları ile yöneticilerinin de katıldıkları basın açıklamasında CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer ile eski milletvekili Hasan Ören de yer aldı.

h53469

TURÇEP’in açıklaması şöyle:

HALK TOKADINDAN SONRA BİR DE YARGI TOKADI

Çaldağı’ndaki maden işletmesinin bakanlık tarafından onaylanan ÇED raporuna karşı “ÇED raporunun iptali ve yürütmenin durdurulması” talebi ile açtığımız dava mahkeme tarafından haklı bulundu. Konunun keşif yapılarak incelenmesini isteyip bilirkişi tayin eden Manisa 2. İdare Mahkemesi, 10 Şubat tarihindeki duruşmada davacı ile davalıları dinlemiş, sonrasında bizlerin itirazları ile bilirkişilerin hazırladığı raporu birlikte değerlendirmiş, sonuç olarak da ÇED raporuna bakanlığın verdiği “ÇED olumludur” kararında hukuka ve kamu yararına uygunluk olmadığı kanaatine vararak, ÇED raporunu iptal etmiştir.

Çaldağı’ndaki vahşi madencilik projesine karşı Turgutlu halkının yıllardır verdiği yaşam mücadelesinde haklı olduğu bu kez de mahkeme kararı ile hukuksal olarak ortaya konmuştur. Bu karar, vahşi madenciliğe ve bu anlayışa destek verenlere karşı atılmış bir yargı tokadıdır. Bu karar, Gediz Vadisini yok edecek çevre katliamına yargı freni ile “dur” denilmesidir.

Maden şirketi Çaldağı’nı terk etsin

Her zaman doğruları ve gerçekleri söyledik. Mücadelemizde haklıydık ve ne kadar haklı olduğumuz şimdi de mahkeme kararı ile hukuksal olarak onaylandı. ÇED oyunlarını bozduk! Vahşi madencilik projesinin önceki ÇED raporu verdiği kararlı mücadele ile halkımız tarafından paçavraya çevrilip tarihin çöplüğüne atılmıştı. Yeni bir senaryo olan 2. ÇED raporu da bu kez mahkeme kararı ile tarihin çöplüğüne atıldı. Önce halkın, şimdi de yargının attığı tokattan sonra maden şirketinin yapması gereken tek şey artık Çaldağı’nı terk etmek olmalıdır. Çaldağı’nda tel örgüler de, maden şirketini de istemiyoruz. Çaldağı’nın yeniden özgür kalmasını ve halkın olmasını istiyoruz. Halkımız yıllardır verdiği kararlı mücadelesi ile bu madene geçit vermeyeceğini her yönüyle ortaya koymuştur. Bilsinler ki; Çaldağı artık bizler için sadece bir dağ değil, tüm halkımızın ortak sevdası olmuştur.

TBMM’ye heyet gönderilecek

Önümüzdeki günler içinde ilçemizden bir heyetle TBMM’ye giderek, tüm Manisa milletvekillerini de yanımıza alıp, hem halkımızın hem de mahkemenin kararı doğrultusunda Çaldağı’ndaki madencilik projesinin iptalini talep edeceğiz. Ayrıca “ÇED davaları yatırım düşmanıdır” diyen Sayın Çevre Bakanını, bizlerin yatırım düşmanı değil, vatansever, insansever ve doğasever olduğu, kendilerinin yatırım sandığı şeyin aslında soygun ve talan olduğu, ÇED raporlarının amacından nasıl saptırıldığı konularında hem bilimsel, hem de hukuksal verilerle aydınlatmak da isteriz. Böyle bir aydınlatılmaya ihtiyaçları olabilir belki. Çünkü kamuoyu Türkiye’de gerçekten de bir Çevre Bakanlığı var mı, varsa eğer hangi işlere bakmaktadır bunu çok merak ediyor.

Bu duygularla halkımıza “gözünüz aydın” diyerek, mahkeme kararının hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz.

.YAŞASIN VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI İNSANCA YAŞAM MÜCADELEMİZ!

YAŞASIN ONURLU ÇALDAĞI DİRENİŞİMİZ!

Vahşi madenciliğe hayır
Çaldağı sit alanı olmalıdır!

  Geçmiş antik dönemde Lidya uygarlığının da sınırları içinde bulunan Çaldağı ve çevresi, ayrıca Pers uygarlığı, HelenistikErken ve Geç Bizans dönemlerinin de izlerini taşıyan bir çok antik yerleşime sahne olmuş, tarih boyunca pek çok uygarlığı bağrında taşımıştır.
  Çaldağı, bugünse bağrında taşıdığı nikel madeni nedeniyle bir başka şeye sahne olmaya başladı. 2002 yılında maden işletme hakkını alan İngiliz Sardes (önceki adı Bosphorus) maden şirketi tarafından, nikel madeninin çıkarılması için “dünyada ilk kez”kullanılacak olan sülfürik asit liç yöntemi nedeniyle, tüm Gediz Vadisi‘ndeki yaşamı yok edecek bir çevre felaketinin odağı olabilir! İlk tehdit, bu çevre felaketine açılacak bir kapı olan, üzerinde barındırdığı kızılçam ormanının yok edilmesiyle başlayacak!
  Açılımı “sülfürik asit liç yöntemi ile açık maden işletmesi” olan bu projenin dünyada ilk kez Turgutlu‘da uygulanacak olmasının nedeni ise, bu projeye dünyanın hiç bir ülkesinde izin verilmemesi, dahası Çaldağında maden işletme izni alan Sardesşirketinin bağlı olduğu, projenin sahibi İngiliz European Nickel PLC şirketinin daha deneme çalışmaları sırasında çevreye verdiği zararlar nedeniyle bizzat bulunduğu ülkelerin hükümet yetkilileri tarafından ellerindeki işletme izni ve ruhsatları da iptal edilerek kovulması nedeniyledir. Sülfürik asit liç yöntemiyle nikel madeni ayrıştırma projesini dünyada uygulamak isteyen tek şirket bu şirkettir.
  Ne acıdır ki; dünyada hiç bir ülkede izin verilmeyen bu projeye ve bulunduğu ülkelerden kovulan bu şirkete, sadece Türkiye’de izin verilmiş, çevre ve insanlık düşmanı bir proje için Türkiye ve Turgutlu halkının kobay olarak kullanılmasına onay verilmiştir.
  Bu projenin uygulanması durumunda:
TOPRAKLARIMIZI ÇEVRE FELÂKETİ, İNSANLARIMIZI KANSER TEHDİDİ BEKLİYOR!
TURÇEP neden kuruldu?
  İşte tüm bu manzara, yaşam savunucularına ve duyarlı çevre gönüllülerine tarihi bir sorumluluk ve görev yüklemiş durumdadır. Dünyada ilk defa Turgutlu’da uygulanmak istenen bu çevre ve insanlık düşmanı projeye, bu projeyi uygulamak isteyen İngiliz European Nickel PLC ve Türkiye’deki kolu olan Sardes şirketine karşı mücadele için ilçedeki duyarlı yaşam savunucuları ve çevre gönüllülerinin öncülüğü ile Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP) oluşturulmuştur. Turgutlu’da bulunan sivil toplum örgütleri, dernekler, esnaf odaları, sendikalar, ilçemizdeki siyasi partilerin bileşiminden oluşanTURÇEPTEMA Vakfı ve EGEÇEP, 2007 yılından beri Çaldağı’nda uygulanmak istenen bu projeye ve maden şirketine karşı büyük bir mücadele vermekteyiz. Bu mücadelemiz söz konusu projenin yasaklanmasına kadar da devam edecektir.
  Öncelikle bilinmesini isteriz ki, bizler Türkiye’de madencilik yapılmasına karşı değiliz. Bizler; çevreye ve insana saygılı, doğal güzelliklerimiz ve zenginliğimizi koruyan madenciliğin yanındayız. Bizim karşı olduğumuz; “vahşi madencilik” olarak tanımladığımız bir madencilik anlayışı ve yaşanacak çevresel felaketler açısından “vahşi” tanımını bile zayıf bir hale getiren Yeni Madencilik Yasası’dır. Bizdeki madencilik yasası, ülkemizin yeraltı zenginliklerinin yabancı devletler ve emperyalist şirketler tarafından soyulup sömürülmesinin yasal bir hale getirilmesi için yapılmış düzenlemedir sadece. Önceki madencilik yasasını “soygun ve talan yasası” olarak tanımlıyorduk. Böyle bir madencilik anlayışı nedeniyle ülkemizde pek çok çevresel sorun yaşanmaktaydı. Ancak, “yeni madencilik yasası” ile bu talan ve soygun, artık yağmalamaya dönüştürülmek istenmekte ve “yeni madencilik yasası” adı altında bir “yağma yasası” çıkarılarak, yeraltı zenginliklerimizin daha kolay soyulması sağlanmak istenmektedir. Yeraltı zenginliklerimiz böyle bir yağmaya açılınca da gözlerini aşırı kar hırsı bürümüş maden şirketleri, daha fazla kar edebilmek için çok düşük yatırımlar yaparak, yaşadığımız çevreyi geri dönüşü olmayacak felaketlerle tanıştıracak, insan yaşamını hiçe sayan ucube projeler uygulamak istemektedir.
Nasıl bir madencilik anlayışı?
Vahşi madenciliğe en korkunç örnek
  İşte Turgutlu Çaldağı’nda uygulanmak istenen, tüm bilim çevreleri tarafından “insanlık ve çevre düşmanı bir proje” diye tanımlanan, açılımı “sülfürik asit liç yöntemi ile açık maden işletmesi” olan proje de bu anlayışın en somut ve en korkunç örneğidir. Bu proje ile yapılmak istenen şeyi tanımlamak için “vahşet” kelimesi bile çok zayıf kalmaktadır.Çünkü, yapılmak istenen şey, tek kelimeyle bir canavarlıktır. Ve bu proje, dünyada ilk defa Turgutlu’da denenecektir. Bunun nedeni de bu projeye dünyanın hiçbir ülkesinde izin verilmemesi, hatta bu projeyi uygulamak isteyen İngiliz şirketinin çevreye verdiği zararlar nedeniyle bulunduğu ülkelerin bizzat hükümet yetkilileri tarafından ellerindeki ruhsatları da alınarak kovulmuş olması nedeniyledir. Ne acıdır ki dünyada hiç bir ülkede izin verilmeyen bu projeye ve bulunduğu ülkelerden kovulan bir şirkete, sadece Türkiye’de izin verilmiş, çevre ve insanlık düşmanı bir proje için Türkiye ve Turgutlu halkının kobay olarak kullanılmasına onay verilmiştir. Bu yöntem için 4 milyon ağacın yaşamakta olduğu Çaldağı’ndaki ormanlık alan gözden çıkarılarak, yok edilmesine izin verilmiştir.
  Avrupa Parlamentosu’nun 5 Mayıs 2010 tarihinde almış olduğu bir kararlamadencilik sektöründe siyanür kullanılması 2011 yılından itibaren dünya genelinde yasaklanırken, Çaldağı’nda nikel madeni işletmek isteyen Sardes şirketi tarafından siyanürden daha zehirli ve tehlikeli bir kimyasal madde olan sülfürik asit kullanılacaktır. Oysa Avrupa Parlamentosu’nun madencilikte son yıllarda çok yaygın bir yöntem olan siyanürü yasaklaması, sülfürik asitin de yasaklanması için bir emsal niteliğindedir. Zaten dünyanın hiçbir yerinde izin verilmemiş, bir anlamda zaten adı resmi olarak konulmadan yasaklanmış bir proje olan sülfürik asit yöntemi dünyada ilk defa Turgutlu’da uygulanmak istenmektedir. Bu projeyi dünyada uygulamak isteyen tek şirket de, Çaldağı’ndaki İngiliz Sardes şirketidir.
  Tüm bilim insanlarının hazırladıkları bilimsel raporlar göstermektedir ki; bu projenin 15 yıl boyunca uygulanması durumunda bu şirket buradan çekip gittikten sonra, tüm Gediz vadisinde yaşam bitecektir. Dünyanın en verimli topraklarından geriye sadece çöle dönüşmüş, doğal yaşamı bitmiş ve yabancı bir maden şirketinin maden çöplüğü haline gelmiş çorak bir arazi kalacaktır.
  Bu projenin uygulanması durumunda topraklarımızı büyük bir çevre felaketi, insanlarımızı da kanser tehdidi beklemektedir. İşte karşı karşıya olduğumuz diğer tehlikelerden sadece bir kaçı:
 15 yıl boyunca yağdırılacak tonlarca asit yüzünden dünyanın 1. sınıf tarım arazisi çöle dönecektir.
 Havaya dağılan asit sisi nedeniyle, maden şirketi buradan çekip gittikten çok sonra bile asit yağmurları oluşacak, tüm Gediz vadisine yayılarak dünyanın en büyük çevre felaketlerinden birine neden olacaktır.
 15 yıl boyunca sürdürülecek bu proje sırasında toprağa, suya ve doğaya karışan nikel tozları nedeniyle insanlarımızı bekleyen kanser tehlikesi ile karşı karşıya kalınacaktır.
  Yaşayacağımız felaketlerin sadece bir kaçını açıkladık. Ama bu projenin yaratacağı çevre felaketinin boyutlarının ne kadar korkunç olabileceğinin kesin olarak bilinememesi, endişeleri daha da büyütmektedir. Çünkü bu projenin uygulanmasına başka ülkelerde izin verilmediğinden herhangi bir kıyaslama yapma imkânı da bulunmamaktadır. Ancak tüm bilim insanlarının ortaya koyduğu araştırmalar göstermektedir ki, siyanürün etkisi bir süre sonra kaybolsa bile, sülfürik asitin zararlı etkileri yüzyıllarca devam etmektedir.
European Nickel projesinin taşeronu bir Türk şirketi
İsim değişiyor, tabela değişiyor ama yöntem hep aynı
  Ancak, dünyanın en cennet vadisi Gediz vadisinin yok edilmesine, kendilerinin de kobay olarak kullanılmak istenmesine karşı tepki gösteren yöre halkının karşı koyuşuna daha fazla direnemeyen  İngiliz European Nickel şirketi, sonunda çareyi “şirketi Türkleştirme”taktiğine başvurmakta buldu ve Çaldağı‘ndaki pilot tesisler ile paravan şirketi Sardesşirketini bir Türk şirketine satarak devretti.
Yeni şirket kimliğini ancak 6 ay sonra açıkladı
  Yerel yöneticilerden hükümet yetkililerine kadar ısrarlı sorularımıza rağmenÇaldağı‘ndaki tesisleri satın alan bu Türk şirketinin kimliği konusunda hiç bir bilgi verilmedi, adeta karanlık bir sis bulutu ardında bırakılarak yeni şirket hakkında esrarengiz bir hava yaratıldı. Sonunda “bu madencilik projesi sonucu Gediz vadisini kaybedersek, bu durumda bu cinayete ‘faili meçhul’ mü diyeceğiz” şeklindeki tepkimizin onbinlerce insana ulaştırılmasının ardından yeni şirket ortaya çıkarak kendisini açıklamak zorunda kaldı. Buna göre Çaldağı‘nda Sardes şirketinin yerine geçen yeni şirket: VTG Madencilik.
  Görülüyor ki; Çaldağı‘nda değişen hiç bir şey yok. Çünkü amaç yine aynı. Yöntem yine aynı. Dünyanın hiç bir ülkesinde uygulanmasına izin verilmeyen ve  İngiliz European Nickel şirketinin yan kuruluşu Sardes şirketinin uygulamak istediği sülfürik asit liç usulü açık maden işletmesi, şimdi de VTG Madencilik olarak uygulanmaya çalışılacak.
  Görülüyor ki, Çaldağı‘nda yine yeni bir oyun tezgahlanıyor. Daha önce halka sıcak görünmek için Bosphorus olan ismini Sardes olarak değiştiren Çaldağı‘ndaki şirket, bu kez de isim değişikliğinin yanı sıra ayrıca “şirketi Türkleştirme” taktiği ile bir de imaj ve kimlik değiştirerek halkı kandırmak istiyor.
  Ama kandırabilmelerinin imkanı yok! Oyunlara ve yalanlara kanmayacağız. ÇünküÇaldağı mücadelesinin temeli şirketin ismine veya kimliğine karşı değil, uygulanmak istenen çevre ve insanlık dışı proje, vahşi madencilik anlayışıdır. Bu nedenle şirketin adının, yerli veya yabancı bir şirket olmasının hiç bir önemi yok. Dünyanın hiç bir ülkesinin uygulanmasına izin vermediği bu çevre ve insanlık dışı madencilik projesi yasaklanıncaya kadar mücadelemiz devam edecektir. Şirkete her türlü izin verilse de, bizler yaşam savunucuları ve çevreciler olarak dünyanın en cennet topraklarının asitle yıkanmasına ve halkımızın kobay olarak kullanılmasına izin vermeyeceğiz.
  Dünyanın en cennet topraklarının çöle dönüşmemesi için 7 yıldan bu yana devam etmekte olan Çaldağı mücadelesi bugün tüm Ege bölgesine ve yurt geneline yayılmış durumdadır. Çünkü yapılmak istenen şey ‘madencilik’ değil, bir canavarlıktır.Çaldağı‘nda madencilik değil, KATLİAM var! Çaldağı’nda YALAN ve TALAN var. Bu nedenle Çaldağı‘ndaki maden derhal kapatılmalı ve istedikleri izinler verilmemelidir.
Oyunlara ve yalanlara kanmayacak, YALAN ve TALAN’a izin vermeyeceğiz.
Gediz vadisi çöl olmayacak!
Neler istiyoruz?
  Yaşadığımız gerçeklerin bizlerin omuzlarına yüklemiş olduğu tarihi görevimizin bilincinde olarak, şu taleplerimizi yüksek sesle dile getiriyoruz:
1- Avrupa Parlamentosu’nun 5 Mayıs 2010 tarihinde dünya genelinde uyulması istemiyle aldığı “madencilikte siyanürün yöntem olarak kullanılmasının yasaklanması kararı”nın, Türkiye’de de AB’ye uyum çerçevesinde değerlendirilmesi ve ülkemizde de madencilik sektöründe geçerli bir karar haline getirilmesi,
2- Dünyada sadece Türkiye’de ve Turgutlu’da uygulanması söz konusu olan, Avrupa Parlamentosu’nun yasakladığı siyanürden de daha tehlikeli olan sülfürik asit yönteminin de madencilik sektöründe yasaklanması,
3- Sadece maden şirketlerinin çıkarına olan ve maden şirketlerinin önlerindeki hukuksal engellerin kaldırılmasına yarayan, tüm ormanlarımızı ve sit alanlarını talan edilmeye açan “yeni madencilik yasası”ndan vaz geçilmesi,
4- Madencilikle ilgili yasaların, sadece maden şirketleri temsilcilerinin değil, çevreci kuruluş ve bilim insanlarının da görüş ve önerilerinin alınarak, “çevreye ve insana saygılı, doğal güzelliklerimiz ve tarihi zenginliğimizi koruyan bir madencilik” anlayışının geliştirilmesi şeklinde düzenlenmesi… ilk etapta saymak istediğimiz taleplerimizdir.
Çaldağı geleceğimizdir! Çaldağı‘nı çaldırmayacağız, çevre ve insanlık düşmanı bir projenin uygulanmasına izin vermeyeceğiz.
TEMA Turgutlu Temsilciliği, Turgutlu Esnaf Odaları Temsilciliği, Turgutlu Ticaret ve Sanayi Odası  (TUTSO) Çevre Komisyonu, Turgutlu Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanlığı, Turgutlu Ziraat Odası, TARİŞ Turgutlu Temsilciliği, Turgutlu Tarım Kredi Kooperatifi, Elektrik Mühendisleri Odası Turgutlu Temsilciliği, Turgutlu Mimarlar Odası, Turgutlu Tabipler Odası, Turgutlu Sulama Birliği, Turgutlu Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı, Turgutlu Dağcılık Kulübü (TURDAK), Zirve Dağcılık Kulübü, Turgutlu Sarraflar-Kuyumcular Derneği, Turgutlu Makine Müh. Odası, K. S. S. Kooperatif Başkanlığı, Turgutlu İşçi Dayanışma Derneği, Turgutlu Doğa Kültür ve Yaşam Derneği, Turgutlu İnşaat Müh. Odası, Turgutlu Baro Temsilciliği, Turgutlu Avcılar Kulübü, Eğitim-Sen, Eğitim-İş, Türk Eğitim-Sen, DİSK/Emekli-Sen, DİSK/Birleşik Metal-İş İzmir Şubesi, Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhuriyet Kadınları Derneği, Turgutlu Ülkü Ocakları, Turgutlu Bedensel Engelliler Derneği, Uluslararası Bedensel Engelliler Derneği, Alevi Kültür Dernekleri Çepnidere Şubesi, Türk Gençlik Birliği Manisa İl Başkanlığı, Bağımsız Türkiye Partisi, Barış ve Demokrasi Partisi, Büyük Birlik Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Demokratik Sol Parti, Halkların Demokratik Kongresi, Komünist Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Saadet Partisi, Yeni Parti, Salihli GEMA Vakfı, GÖRÇEV (Gördes Çevre, Kültür ve Tarih Derneği), TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Manisa Şubesi, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi Manisa Temsilciliği, Turgutlu Hayvan Hakları Derneği (TURHAKDER)
TURÇEP Yürütme Kurulu Üyeleri
Nacettin Durak   İsmail Alsaç   Cahit Öktem
(Eğitim-Sen Temsilcisi)   (Türk Eğitim-Sen Temsilcisi)   (Eğitim-İş Temsilcisi)
Zeynel Yaşar   Av. Hasan Namak   Muammer Arabulan
(Ticaret ve Sanayi Odası)   (GEMA Temsilcisi)   (TEMA Temsilcisi)
Perihan Hasergin
Zehra Tetik Volkan Karabacak
(Turgutlu Dağcılık Kulübü) (Cumhuriyet Kadınları Der.) (Yeşil Öfke Ekoloji Kolektifi)
Uğur Sezer Hasan Hüseyin Coşkun
Hayri Bökü
(Ülkü Ocakları Tems.) (Esnaf Kefalet Koop. Tem.) (TDKM)
Fehmi Gülen
Adnan Ayan
Semih Çolak
(YAŞAMDER) (Söz ve Eylem Tem.) (Zirve Dağcılık Tem.)
Nuray Yüksel   Ahmet Önal   Vahap Çelik
(CHP Temsilcisi) (MHP Temsilcisi) (HDK Temsilcisi)
İbrahim Yahyalar Metin Sert Hayri Fırat
(KP Temsilcisi) (EGEÇEP Temsilcisi) (K. S. S. Temsilcisi)
  Doğadaki en kutsal değer yaşamdır. Yaşam hakkına mutlaka saygı duyun. 
  Gediz Vadisi‘nin vahşi bir  madencilik için sülfürik asit laboratuarı gibi kullanılıp yok edilmesine izin vermeyin!


  Raporlar  İncelemeler
Türkiye’de madencilik ve yarattığı sorunlar Prof. Dr. İsmail Duman
Çaldağı nikel işletmesinin ekosisteme zararları Prof. Dr. İsmail Duman
Nikel madenciliği ve sağlığa ilişkin tehditleri Prof. Dr. A. Osman Karababa
Nikel madenciliği ve sağlık  Prof. Dr. A. Osman Karababa
Çaldağı 2. ÇED Raporu eleştirileri Prof. Dr. A. Osman Karababa
Çaldağı projesinin tarıma ve çevreye etkileri Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır
Çaldağı nikel işletmesinin tarıma zararları Prof. Dr. Yusuf Kurucu
İklim değişiklikleri ve su kaynakları raporu Prof. Dr. Murat Türkeş
Manisa yöresinin iklim ve çölleşme raporu Prof. Dr. Murat Türkeş
Çaldağı ve yöresi hidroklimatoloji incelemesi Prof. Dr. Murat Türkeş
Turgutlu’ya 15 milyon ton kükürt geliyor! Jeoloji Yük. Müh. Tahir Öngür
European Nickel maden şirketi hakkında rapor Jeoloji Yük. Müh. Tahir Öngür
Asit sisleri ve asit yağmurları hakkında rapor Jeoloji Yük. Müh. Tahir Öngür
ÇED raporu hakkındaki Bilirkişilere itiraz raporu Jeoloji Yük. Müh. Tahir Öngür
Yeni Çed Başvuru Raporu incelemesi Jeoloji Yük. Müh. Tahir Öngür
Çaldağı 2. ÇED Raporu eleştiri notları Jeoloji Yük. Müh. Tahir Öngür
Bosphorus ve Türkiye’de bir madencilik öyküsü Metalurji Yük. Müh. L. Tozar
Çaldağı nikel madeni peyzaj raporu Prof. Dr. Ümit Erdem
Çaldağı ve yöresinde antik yerleşimler raporu Prof. Dr. Hasan Malay
Çaldağı madencilik girişimi kullanma dengesi Prof. Hüseyin Dirik
Görünmeyen tehlike: Asit yağmurları Dr. Oya Özdemir
Çaldağı orman raporu A. Kenan Öztan
Çaldağı 2. ÇED Raporu eleştirileri Kimya Müh. Od. Ege Böl. Şb.
15 Nisan 2010 Paneli Sonuç Bildirgesi TEMA Bilim Kurulu
Nikel bileşimlerinin kanserojen etkisi raporu ABD Çevre Koruma Dairesi
Madencilik sektörü sorunlar ve çözümleri TMMOB
Bilimin rolü, hukuk ve ihtiyat prensipleri üzerine Dr. Tarık Nejat Dinç
  Panel Sunumları
Prof. Dr. İsmail Duman’ın sunumu Prof. Dr. Beyza Üstün’ün sunumu
Prof. Dr. A. Osman Karababa sunumu Prof. Dr. Ümit Erdem’in sunumu
Jeoloji Yük. Müh. Tahir Öngür sunumu Orman Yük. Müh. Kenan Öztan sunumu
Tahir Öngür sunumu – 28 Ekim 2013 Prof. Dr. Tayfun Özkaya’nın sunumu
Orman Müh. İ. Balıklı Gördes sunumu TMMOB Kim. Müh. Odası Çaldağı sunumu

  Araştırmalar  Yazılar
Bosphorus şirketinin kuruluşu ve Çaldağı’na gelişi Çaldağı
Evet, kovuldunuz! Çaldağı
Esrarengiz mektup Çaldağı
Ağaç katliamının boyutları korkunç olabilir Çaldağı
Yoksa siz 1 milyona kadar sayamıyor musunuz? Çaldağı
Sülfürik asit liç yöntemi ve tehlikeleri Çaldağı
Sülfürik asit nasıl bir tehdit? Çaldağı
Nasıl bir çevre felaketi bizleri bekliyor? Çaldağı
İşte gerçekler: Nikel bileşimlerinin kanser etkisi olduğu saptandı Çaldağı
Turgutlu’da madencilik oyunu Çaldağı
Vahşi madenciliğe hayır! Çaldağı
Çaldağı Türkiye’dir! Çaldağı
Nasıl bir madencilik anlayışı? Çaldağı
Çaldağı sit alanı olmalıdır Çaldağı
Bir efsanenin hatırlattıkları: Belkıs’ın gerdanlığı efsanesi Çaldağı
Doğa-insan ilişkisi üzerine Çaldağı
21. yüzyıl: Su savaşları Çaldağı
Ege’nin yaşam kaynağı Gediz Nehri Çaldağı
Gediz Nehri ölmesin, öldürmesin! Çaldağı
Gediz havzasındaki verimli tarım topraklarımızı nasıl kullanıyoruz? Çaldağı
Toprak talanları Çaldağı
Toprak yutan canavarlar Çaldağı
Çaldağı “Yazlar Da Geçer” romanı ile edebiyat dünyasına da girdi Çaldağı
Doğanın mı batağındayız, yoksa kendimizin mi? Metin Sert
Bir e-mail ve bir cevap Metin sert
Bereketli topraklar üzerinde sevginin direnişe dönüşen adı: Çaldağı Metin Sert
Asıl ikilem: Cüzdan mı, vicdan mı? Metin Sert
Çaldağı sorunu ve çevreci mücadelenin anlamı üzerine Metin Sert
Nikel madenciliğinde sülfürik asit projesinin laboratuarı Türkiye mi? Metin Sert
Nikel madenciliğinde Turgutlu ve Gördes’in izdüşümü nedir? Metin Sert
Bu madene tümüyle ve her yönden karşı çıkılmalıdır Metin Sert
Çaldağ faciası yerine artık Özdağ faciası mı diyeceğiz? Metin Sert
Nikel madenciliği ve sülfürik asit kullanımına karşı küresel mücadele  Metin Sert
Bu toprağın nabzı Metin Sert
Çılgın Gediz’den can çekişen Gediz’e Metin Sert
Nikeli kim, neden istiyor? Metin Sert
Asıl cevher, gerçek hazine Gediz Havzası’dır Metin Sert
Çevre ve insanlık düşmanı bir madencilik projesinin çöküşü Metin Sert
Ekoloji raporu: Doğa biziz! Metin Sert
Çevreciler Manisa genelinde güçlerini birleştiriyor – Bir röportaj Metin Sert
Çaldağı’ndaki son durum ve gelişmeler üzerine Metin Sert
Genel Ekoloji Raporu Metin Sert
Manisa ve Gediz Havzası Ekoloji Raporu Metin Sert

YORUMLAR

İlgili Terimler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar