Dolar : Alış : 8.1011 / Satış : 8.1157
Euro : Alış : 9.7718 / Satış : 9.7894
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya18°CÇok Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11836 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Bilecik’te ”Tabiat turizmi çalıştay”ı düzenlendi.

23 Kasım 2016 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Bilecik’te ”Tabiat turizmi çalıştay”ı düzenlendi.
Bilecik’te ”Tabiat turizmi çalıştay”ı düzenlendi.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2. Bölge Müdürlüğü Bilecik Şube Müdürlüğünce Bilecik’te ”Tabiat turizmi çalıştay”ı düzenlendi.
Vali Süleyman Elban, Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen çalıştay da, Bilecik’in dört iklimin yaşandığı ve dört bölgede yer alan bir il olduğunu belirterek, ekolojik ve biyolojik çeşitlik anlamında da dört bölgenin özelliklerini barındırdığını söyledi.
Bilecik’te resmi olarak iki tabiat parkının bulunduğunu ancak daha fazla tabiat parkı olacak yerlerinin mevcut olduğunu ifade eden Vali Elban, ”Asırlar değişiyor, yıllar gelip geçiyor ama neticede nerede güzel bir su, alan ve iklim varsa insanlar oraya yakın olmak ve yerleşmek istiyor. Genelde tabiat alanlarımız tarihi alanlarımıza uzak değil. Dolayısıyla bunların birlikte düşünülmesi ve beraber bulunması gerektiğini düşünüyorum.” dedi.
Orman ve Su İşleri Doğa Koruma Milli Parklar 2. Bölge Müdürü Yahya Güngör’ün Bilecik ve Türkiye’deki tabiat varlıkları hakkında bilgi vermesinin ardından İstanbul Ticaret Üniversitesi, Çevre ve Doğa Bilimleri Uygulama Araştırma Merkezi’nden Prof. Dr. İdris Oğurlu, ”Bilecik’in tabiat turizm potansiyeli”, Anadolu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Cengiz Türe, ”Bilecik ilinin tabiat ve ekolojik turizmi”, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Doç. Dr. Mehmet Topay da ”Doğa tabanlı turizm” konularında birer konuşma yaptı.
undefined
undefined
undefined
undefined
undefined
undefined
Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş, İl Jandarma Komutanı Albay Hacı Mehmet İnce, Vali Yardımcısı Hıdır kahveci, Doğa Koruma ve Milli Parklar Bilecik Şube Müdürü Nezir Ayhan, Belediye Başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri ile öğretim görevlilerinin katıldığı çalıştay, katılımcılara plaket verilmesiyle sona erdi.

Vali Süleyman Elban, ilçe kaymakamları ile biraraya geldi.

Vali Elban, Valilik toplantı Salonu’nda, Vali Yardımcısı Mehmet Taşdöğen ve İlçe Kaymakamlarının katıldığı toplantıda, kaymakamlardan yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Kaymakamlardan ilçelerine yapılan yatırımların, gerçekleştirilen projelerin ve hizmetlerin takipçisi olmalarını isteyen Vali Elban, mülki idare amiri olarak görevlerinin vatandaşın istek ve şikayetlerini değerlendirmelerini, yapılacak hizmetlerinde başarılı sonuçlar alınması için gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.
undefined
Vali Elban, ayrıca her ay muhtarla biraraya geleceklerini dile getirerek, ”İlin ekonomik durumu ve potansiyelini, ilde devam eden kamu ve özel sektör yatırımlarını ve istihdam konularını değerlendirmek amacıyla da, şehrin ekonomik aktörleri, esnaflarımız, işadamlarımız ve meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ile bir araya geleceğiz. İlçe, bölge, mahalle ve köylerde vatandaşlarımızın istek, şikayet ve önerilerini değerlendirmek amacıyla buluşma imkanı bulacağız. Şehit aileleri düzenli olarak ziyaret edilecek ve eğitim alanında toplantılar düzenlenecek.” dedi.

VALİ ELBAN ”İNHİSAR KOYUNLU HAMAM ŞELALELERİ”Nİ İNCELEDİ

Vali Süleyman Elban, İnhisar ilçesine bağlı Koyunlu Köyündeki ”Koyunlu hamam şelaleri”nde incelemede bulundu.
Vali Elban, İnhisar Kaymakamı Hakan Keskin ve İl Jandarma Komutanı Albay Hacı Mehmet İnce ile birlikte Harmankaya kanyonuna bağlantısı bulunan ve 40 metrelik şelalenin yer aldığı Koyunlu köyü geçişindeki ”Koyunlu hamam şelaleri”nde incelemede bulunarak, bölgenin güzelliklerini görme imkanı buldu.
undefined
undefined
undefined
undefined
Burada yaya olarak gezinti yapan ve şelalenin bulunduğu bölgeye inen Vali Elban, daha sonra Koyunlu köyünde kahvehanede vatandaşlarla bir araya gelerek, sohbet eti ve sorunlarını dinledi.
Süleyman ELBAN
VALİ
Tel: (228) 212 10 24
Faks: (228) 212 2058
6 Haziran 1969 tarihinde Kırşehir’de doğdu. İlköğrenimini Almanya ve Kırşehir, ortaöğrenimini ise Kırşehir’de tamamladı. 1992 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünde mezun oldu.
Abant İzzet Baysal Üniversitesinde araştırma görevlisi, Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı Uzman yardımcılığı görevlerinde bulunduktan sonra 1994 yılında Eskişehir Kaymakam adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başladı.
1995-1996 yıllarında sekiz ay süre ile dil ve kamu yönetimi eğitimi için İngiltere de bulundu. Edirne-Havsa Kaymakam Vekilliği, Samsun-Yakakent ve Elazığ-Karakoçan Kaymakamlığı görevlerinin ardından 2003 yılında Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü şube müdürlüğüne atandı. Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünde Daire Başkanlığı ve Genel Müdür Yardımcılığı görev yaptı.
İlki 2003 Yılında Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Mahalli İdareler alanında, diğeri de 2008 Yılında Portsmouth Üniversitesinde (İngiltere) Kamu Yönetimi ve Avrupa Birliği alanında PPP konulu olmak üzere iki adet yüksek lisans çalışması bulunmaktadır.
Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünde görev yaptığı 13 yıl boyunca mahalli idareler reformu kapsamında hazırlanan kanunlar ile diğer ikincil ve alt düzenlemelerin çalışmalarında yer aldı. Mahalli idareler alanında düzenlenen bir çok eğitim faaliyetinde eğitimci olarak görev almıştır. Bu alanda yayımlanmış çeşitli makaleleri bulunmaktadır.
Ayrıca;
1. Belediye Gelirleri Kanunu (Ağustos 2012),
2. Belediye Kanunu Uygulamaları (Mart 2013),
3. Soru ve Cevaplarla Belediye Mevzuatı Altın Rehberi (Ekim 2014) ve
4. Soru ve Cevap Mahalli İdarelerin Gelir ve Harcamaları (Mayıs 2015)
adıyla     yayınlanmış dört tane kitabı bulunmaktadır.
Evli ve iki çocuk babası olup iyi derecede İngilizce bilmektedir.
Bakanlar Kurulu’nun 30.05.2016 tarihli ve 2016/8864 sayılı Kararnamesi ile Bilecik Valisi olarak atanmıştır.

Bilecik Tarihi

        Kentin Antik Çağdaki hayatı, tarih kaynaklarında Bilecik’i de içine alan Bitinya (Bithynia) bölgesinin genel tarihi içinde gösterilir. Bitinya bölgesinin bilinen tarihi M.Ö. 1950′ lerde burada yaşayan Trakya kavimlerinden Thynler’le başlar. Bölge daha sonra Mısır, Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Makedonya, Bitinya Krallığı, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğunun yönetimine geçmiştir. Bilecik’in bilinen ilk adı Belekoma’ dır.
Tarihte pek çok kavmin uygarlık ve egemenliğine sahne olan Bilecik, Kayı Boyu’nun Orta Asya’dan 400 çadırla gelip Söğüt’te, Osmanlı Devletinin kuruluş merkezliğini yaptığı yerdir. İlin tarihçesinin çok eskilere dayanması ve Osmanlının kurulduğu yer olması ayrıcalığı yanında, Kurtuluş Savaşı’nda verdiği çetin mücadeleler ve kazanılan zaferlerle Cumhuriyetin kuruluşunda da önemli bir role sahip olmuştur. Üzerinde çok sayıda arkeolojik ve tarihi eser bulunan, Bilecik’teki tarihi eserlerin çoğunu Osmanlı döneminde yapılan camiler, türbeler, hanlar, hamamlar, sivil mimari örnekleri , imaret ve benzeri yapılar oluşturmaktadır.
Kayı Boyu Aşireti mensuplarının 720 yıldan beri geleneksel olarak sürdürdükleri ve her yıl (Eylül ayının 2. haftası son üç gün) yapılan muhteşem törenlerle kutlanan ‘Ertuğrul Gazi’ yi Anma ve Söğüt Şenlikleri’ne çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçi gelir. Törenlerde yörüklerin kına gecesi ve yaşantıları canlandırılır, cirit gösterileri yapılır.

Tarih Öncesinde Bilecik:

Bilecik’te ilk yerleşim MÖ 3000’den öncelere rastlamaktadır. Anadolu’da Tunç Çağına geçiş sürecinde önemli bir yeri olan Bilecik’ten MÖ 3000’lerde tunç yapımı için kalay çıkarıldığı bilinmektedir.İlin bilinen en eski isimleri Agrilion ve Agrillum’dur.Daha sonraki dönemlerde Bilecik Bizans İmparatorluğu sınırları içine giren bir yerleşim yeri olmuştur. Doğu Roma (Bizans) döneminde şehir Belekoma ismiyle anılıyordu. Bilecik o zaman, şimdiki Bilecik’in doğusunda, Hamsu ve Tabakhane derelerinin oluşturduğu vadiler arasındaki bir kaya çıkıntısı üzerine inşa edilen kale çevresinde kurulmuştu.

Antik Çağda Bilecik:
Antik Çağ’ da Bilecik’le ilgili özel bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle kentin bu çağdaki hayatı, tarih kaynaklarında Bilecik’i de içine alan Bitinya (Bithynia) bölgesinin genel tarihi içinde gösterilmektedir.

Bitinya bölgesinin bilinen tarihi MÖ 1950’lerde burada yaşayan Trakya kavimlerinden Thynler’le başlar.Bölge Thynler’den sonra kronolojik sıra ile: MÖ 1550-1400 Mısırlılar, 1400-1200 Hititler, 1200-676 Frigler, 676-595 Kimmerler, 595-546 Lidyalılar, 546-334 Persler, 334-326 Makedonyalılar, 326-297 Özgürlük dönemi, 297-74 Bitinya Krallığı, 74-395 Roma İmparatorluğu, 395-1299 Bizans (673-678 ve 714-718 döneminde bölge Emevi ve Abbasi hakimiyeti) dönemlerini yaşamıştır.

Bizans Döneminde Bilecik:
Roma İmparatorluğu MS 395 yılında ikiye ayrılınca, Bitinya Bölgesi ve Bilecik Doğu Roma (Bizans) imparatorluğu sınırları içinde kaldı. Bizans döneminde Belekoma Kalesi Bilecik’te inşa edilmiştir. Bizans döneminde Bilecik bir Tekfurluk idi. Abbasi Halifesi Harun Reşid döneminde (797 yılında), Bitinya bölgesinin diğer şehirleri gibi Bilecik ve Söğüt civarı da fethedilerek Abbasi idaresine sokulmuştur. Çevresi kale ile korunan Belekoma kenti tarih içinde Bizanslılar-Emeviler ve Bizanslılar-Abbasiler arasında birkaç kez el değiştirmiştir.

Selçuklular Döneminde Bilecik:
Selçukluların bir boyu olan Kayıların bir bölümü (400 çadırlık bir oba) Ertuğrul Bey yönetiminde batıya doğru yer değiştirerek Söğüt ilçesi ve çevresine gelmişlerdir.
Osmanlı vaka-i namelerinde Kayıların Söğüt ve çevresine yerleşme tarihi olarak 1230’lu yıllar gösterilmektedir. 1231 yılında İznik İmparatoru Selçuklu sınırına tecavüz edince Selçuklu Sultanı I. Aleaddin Keykubat Bizanslılara karşı bir sefer düzenlemiş, Ertuğrul Bey de bu sefere bir akıncı olarak katılmıştı. Selçuklu ve Bizans orduları arasında Sultanönü mevkiinde meydana gelen savaşın sonucunda Bizans ordusu yenilmiş, Karacadağ ve Söğüt dolayları Büyük Selçuklu Devleti’nin eline geçmişti. I. Aleaddin Keykubat Belekoma (Bilecik) Tekfurunu vergiye bağladı. Savaşta büyük yararlıklar gösteren Ertuğrul Bey’e Söğüt’ü mülk, Domaniç’i de yaylak olarak verdi.
Yine Osmanlı kaynaklarına göre Ertuğrul Bey 1281 yılında ölmüştür. Türbesi Söğüt ilçemizde bulunmakta ve her yıl Söğüt’te düzenlenen Ertuğrul Gazi Şenlikleri ile anılmaktadır.
Ertuğrul Bey, Kayı Türklerinin değerli önderidir. Kayı boyu ise Osmanlı Devletinin nüvesi, kurucusudur. Böylece Söğüt ve dolaylarında kök salan 400 çadırlık uçbeyliğinden bir Devlet doğmuştur.

Osmanlılar Döneminde Bilecik:
Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra Kayıların başına Osman Bey geçti. Osman Bey ve silah arkadaşları Bizans’a karşı savaşıyor ve bu savaşlarda sürekli başarı kazanıyorlardı. Kayıların bu başarılarında Şeyh Edebali’nin büyük rolü olmuştu.

Şeyh Edebali Ahi idi. Ahilik; tarım dahil bütün zanaat dallarında halkı, çalışanları teşvik eden, herkesi kardeş bilen, çalışanlara her türlü yardım elini uzatan örnek bir örgüt anlayışı idi ve Fakih Şeyh Edebali Kayı Ahilerinin önderi idi. Şeyh Edebali o sıralar Eskişehir ili sınırları içindeki İtburnu Köyünde oturuyordu. Daha sonra medresesini Söğüt ve son olarak da Bilecik’e taşımıştır.

Osman Bey 1286 yılında İnegöl yakınındaki Hisarcık kalesini Bizanslılardan zaptetti. 1287 yılında İnegöl Tekfuru’nu Domaniç yakınındaki İkizce’de (Erice) yenilgiye uğrattı.

Osman Bey ve silah arkadaşlarının Bizans Tekfurları ile olan savaşlarını izleyen Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubat büyük bir ordu ile Karacahisar önlerine geldi. Osman Bey’in kuvvetleriyle birleşerek Bizans elindeki bu kaleyi kuşattı. Kuşatma sürerken Selçuklu Sultanı geri döndü. Osman Bey’e bir sancak, tuğ alem ve gümüş takımlı bir at göndererek Söğüt ve Eskişehir’i de içine alan bu sancağı Osman Bey’e verdi. Karacahisar’daki Rum kilisesini camiye çeviren Osman Bey ilk kez kendi adına hutbe okuttu(1289). Bu olaylar Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun ilk işaretleri olarak nitelendirilmektedir.O sıralarda Bilecik henüz Türkler tarafından fethedilmemişti. Bizanslılara ait bir kentti. Bilecik (Belekoma) ve Yarhisar tekfurları vergiye bağlanmıştı. Osman Bey 1299 yılı yaz başında Belekoma kalesini ve peşinden Yarhisar kalesini fethetti.

Bilecik, Yıldırım Bayezid dönemine kadar Osmanlı yönetiminde kalmış, ancak, 1402 yılında Ankara meydan savaşında Bayezid’in Timur’a yenilmesi sonucunda 2 ay kadar Timur’un hakimiyetine geçmiş ve Çelebi Sultan Mehmet tarafından geri alınmıştır.

Bu tarihten sonra, Osmanlı yönetimi sırasında Bilecik giderek gelişmiş, ancak, şehrin kurulu bulunduğu alanın iskân için uygun olmaması daha hızlı gelişmesini engellemiştir. Bununla birlikte Bilecik Bursa ve İznik’ten Eskişehir’e ve Anadolu içlerine giden yol üzerinde önemli bir konaklama ve dinlenme yeri olarak önemini korumuştur.

Bilecik Trakya ve Marmara bölgelerini İç, Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriyle Ön Asya’ya bağlayan İstanbul-Bağdat demiryolu kenarında kurulmuştur. Roma ve Bizanslılar zamanında kent merkezinin küçük bir yer olduğu sanılmaktadır. Türklerin eline geçtikten sonra önem kazanmıştır. Osman Gazi’nin fethettiği ilk önemli kale olması ve Şeyh Edebali Türbesi’nin burada bulunması, şehre olan ilgiyi artırmıştır.

Önceleri kale çevresinde yerleşik kent daha sonra Şeyh Edebali Türbesi, Orhan Gazi camii ve yakınındaki medreseye doğru büyümeye başlamıştır. Şehir Türk hakimiyetine geçtikten sonra, önceleri Türkler ve Rumlar ayrı mahallelerde oturmuşlardır. Örneğin, Türkler daha çok Osman Gazi, Orhan Gazi ve Aşağı Camiler çevresine yerleşmiş, Rumlar ise bugünkü Bilecik merkezinin bulunduğu bölgede yoğunlaşmışlardı. Zamanla toplumlar arası sosyal ve ekonomik ilişkiler kurulmuş, iki toplumun ayrı mahallelerde oturması eğilimi ortadan kalkmış, devlet yapıları Yukarı Mahalleye yapılmaya başlanmış ve kent bugünkü yerleşim yerine doğru gelişmiştir.

Kurtuluş Savaşında Bilecik:

İstiklal Savaşında T.B.M.M. hükümet ile İstanbul’da bulunan hükümet arasında ortaya çıkan ihtilafı gidermek amacı ile İstanbul’daki Tevfik Paşa hükümeti adına Dahiliye Nazırı Ahmet İzzet Paşa, Ankara Hükümeti ile bir görüşme yapmak istedi. Görüşmenin Bilecik İstasyon binasında yapılması kararlaştırıldı.
Heyetler 5 Aralık 1920 günü Bilecik İstasyon binasında bir araya geldiler. İstanbul Heyeti Ahmet İzzet Paşa, Salih Paşa, elçilerden Cevat Bey, Ziraat Nazırı Kazım Bey, Hukuk Danışmanı Münir Bey ve Hoca Fatih Efendi’den oluşmuştu. Ankara heyetine ise Mustafa Kemal Paşa başkanlık etmişti. Heyette İsmet Bey (İnönü) de bulunuyordu. Bilecik Mülakatından olumlu ve somut bir sonuç elde edilememiştir.

Yunan Ordusu 6 Ocak 1921 günü Bursa ve Uşak dolaylarından taarruza geçti. 8 Ocak 1921 akşamı Bilecik-Karaköy-Muratdere hattına kadar geldi. Böylece Bilecik işgal edilmiş oldu (Bilecik’in Yunanlılar tarafından ilk işgali).

İnönü Savaşı:
I. İnönü Savaşı tümüyle Bilecik toprakları üzerinde geçmiştir. Akpınar, Oklubalı mevzilerinde göğüs göğüse kanlı çarpışmalar oldu. Üst üste yenilgiyi alan Yunan ordusu geri çekilmeye başladı. Öyle ki, 11 Ocak 1921 günü taarruzu ilk başlattıkları Zevvare Tepe, Tepeköy, Oluklu, Rızapaşa, Poyra, Beşkardeş Dağları, Zemzemiye ve Bursa’nın doğu mevzilerine kadar çekilmişlerdi. Bilecik’in ilk işgali 8-11 Ocak 1921 tarihleri arasında sadece 4 gün sürmüştür.

II. İnönü Savaşı:
II. İnönü Savaşı, 23 Mart 1921’de Yunan ordusunun yeniden Bursa-Uşak kesimlerinden taarruzu üzerine başlamış ve Bilecik ili toprakları üzerinde geçmiştir.
Albay İsmet Bey yönetimindeki Türk kuvvetleri, Yunan birliklerini Bilecik-Pazaryeri ve İnegöl hattında karşılamış ve 26 Mart’ta ise Söğüt-Gündüzbey yolu, Yazıahlat-Karaköy demiryolu ve Bozüyük’ün batısı-Karasu çizgisinin oluşturduğu asıl mevzilerinde savaşmıştır.
İntikam Tepe, Zevvare Tepe ve Nazımbey Tepelerinde kanlı çarpışmalar oldu. Yunanlılar 1 Nisan 1921 akşamı 1. ve 61. tümenlerimizin yaptığı saldırılarla buralardan atıldılar. II. İnönü Savaşı şanlı Türk Ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı.
II. İnönü Savaşları sırasında Bilecik iki kez daha Yunanlılar tarafından işgal edildi (ikinci ve üçüncü işgal). Geri çekilirken 12 Temmuz’da Karaköy ve Yeniköy’ü işgal eden Yunan birlikleri 13 Temmuz 1921′ de Bilecik’e girdiler (ikinci işgal). Fakat, Türk Kuvvetlerinin karşı saldırıları sonucu şehri birkaç gün içinde boşalttılarsa da 22 Temmuz 1921’de yeniden Bilecik’e girdiler (üçüncü işgal). En uzun işgal de bu olmuştur. Ancak 30 Ağustos 1922’deki Başkomutanlık Meydan Muharebesiyle istilacı Yunan ordusuna karşı son ve kapsamlı zaferi kazanan Türk ordusu, 4 Eylül 1922’de Söğüt ve Bozüyük, 5 Eylül de Pazaryeri ve 6 Eylül l922’de ise Bilecik’i Yunan işgalinden kurtarmıştır.
Yunanlılar bu ilçeler ve il merkezini boşaltırken bir çok yerde yangınlar çıkararak buraları harabeye çevirdiler. Örneğin, Bilecik’te ancak Yukarı Mahalledeki birkaç evle, Tabakhane Mahallesi yangın ve tahripten kurtarılabilmiştir. Yangınlar sırasında 1956 ev, 331 dükkân, 18 han, hükümet konağı, tüm ipek fabrikaları, okul, cami ve türbeler yanarak kullanılamaz duruma gelmiştir.

Cumhuriyet Döneminde Bilecik:
Böylece Bilecik Kurtuluş Savaşından çok büyük yaralar alarak çıkmış, savaşın getirdiği sosyal ve ekonomik çöküntü nedeniyle Cumhuriyet dönemine çok güçsüz başlamıştır.
Bilecik Halkı Kurtuluş Savaşına tüm varlığı ile katılmış, gerek milis kuvvetleri ve gerekse düzenli ordularımıza onbinlerce evladını vermiştir. Bilecik, Kurtuluş Savaşından yanmış-yıkılmış, tam bir enkaz halinde çıkmıştır. 1920’lerde 12.000 olduğu tahmin edilen şehir nüfusu, savaştan sonra 4.000’e inmiştir.

Savaştan önce Bilecik bölgenin en önemli ipek endüstrisi merkeziydi. Şehirde çok sayıda ipekçilik tesisi ve ipek kadife üreten fabrika bulunuyordu. Ancak, Yunanlıların çıkardığı intikam yangınlarında bu fabrika ve tesislerin tümü yandı. Bu arada diğer fabrika ve işyerlerinin de yanmış olması il ekonomisini çökertmiştir.
M.1.1.7.Tarihi,Kültürel, Arkeolojik ve Turistik Özellikli Alanlar

Kent içinde yer alan tarihi, kültürel ve arkeolojik alanlarla ilgili olarak kısmi çalışmalar yapılmış olup yapılan ve yapılacak olan çalışmalar Kültür Bakanlığının denetimindedir. Ayrıca yeni bir girişim olarak eski Bilecik yerleşiminin, fotoğraflara göre tespiti ile bu bölgede var olduğu bilinen 1200 adet konut, 7 adet cami, hamam, kervansaray gibi diğer sosyal tesislerin yeniden inşa edilerek Bilecik’in eski kimliğine kavuşması ile ilgili bir çalışmamız 1.1.5 maddesinde açıklanmıştır.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar