Dolar : Alış : 7.3877 / Satış : 7.4010
Euro : Alış : 8.9635 / Satış : 8.9797
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya2°CYoğun Kar Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11086 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Azalan ve kirlenen su kaynaklarının araştırılması istedi

02 Mayıs 2016 - 4 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Azalan ve kirlenen su kaynaklarının araştırılması istedi
Azalan ve kirlenen su kaynaklarının araştırılması istedi

CHP Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, Kırklareli’nin azalan ve kirlenen su kaynaklarının araştırılmasını istedi.

Kırklareli’ndeki plansız sanayileşme sonucu su kaynaklarının azaldığını ve mevcut kaynakların da hızla kirlendiğini belirten Vecdi Gündoğdu’nun TBMM Başkanlığına sunduğu araştırma önergesi şöyle:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Kırklareli ilinin azalan ve kirlenen su kaynaklarının araştırılarak tespit edilmesi, nedenlerinin ortaya çıkarılması ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz. 
Saygılarımızla. 

Vecdi Gündoğdu
Kırklareli Milletvekili
Çevre Komisyonu Üyesi

GEREKÇE

Kırklareli ilinin sağlıklı bir şekilde gelişmesi, mutlu insanların yaşadığı, refah düzeyi yüksek bir kent yaratılması öncelikli hedefimizdir.
Yüzde 40’ı ormanlarla çevrili olan Kırklareli, ülkemizin en önemli ve zengin biyo çeşitliliğe sahip İğneada Longoz Ormanlarını sınırları içerisinde barındırmaktadır. Dünyada eşi ve benzeri çok azalmış bu ormanlarda; 671 tür bitki; kuş, böcek, sürüngen, balık, memeli cinsinden 637 tür hayvan bulunmaktadır. 
Dünyada su kaynakları her geçen gün azalmakta ve temiz suya ulaşabilme imkânları zorlaşmaktadır. Su kaynaklarına sahip çıkmak, gelişmesine katkıda bulunmak, kaynakların korunmasını sağlamak artık yaşamsal önem taşımaktadır.
Kırklareli ilimizdeki plansız sanayileşme sonucu su kaynakları azalmakta, mevcut içme ve kullanma su kaynakları ise süratle kirlenmektedir. Kırklareli İl Halk Sağlığı Müdürlüğünce; 
Merkez İlçe, Ahmetçe, Karakoç, Karıncak, Bayramdere, Paşayeri, Karahamza köyleri,
Pehlivanköy İlçesi, Yeşilpınar Köyü, 
Lüleburgaz İlçesi Eskibedir, Çengelli, Ovacık, Ertuğrul, Yenibedir, Seyitler, Davutlu köyleri,

 

ergene (5)
Babaeski İlçesi Çiğdemli, Ağayeri, Sofuhalil, Karacaoğlan, Kuzuçardağı köylerinde
Yapılan su analizlerinde Sağlık Bakanlığı İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğine göre kimyasal ve mikrobiyolojik parametre değerlerinin aşıldığı tespit edilmiştir.
Eşsiz coğrafi güzellikleri bünyesinde barındıran Kırklareli’nde; plansız sanayileşme sonucu, taş, kil ve kum ocakları, çimento fabrikaları, termik santral ve doğalgaz boru hatları su kaynaklarını tehdit altına almıştır. 
Ülkemizin ve Kırklareli’nin gelecek yıllarda giderek artacak su ihtiyacını karşılayabilmek, tüm yurttaşların sağlıklı bir yaşam sürmesinin ön koşullarından birisi olan temiz ve yeterli suyu sağlayabilmek, en önemli ekolojik zenginliklerimizden olan sulak alanların varlıklarını sürdürebilmesi ve tarımsal alanların ihtiyaç duyduğu suyun temin edilebilmesi için su varlığımızı ticari bir meta haline getirmeyi hedefleyen anlayışlara izin vermemeliyiz.
Bu doğrultuda; Kırklareli ilinin her geçen gün azalan ve kirlenen su kaynaklarının tespit edilmesi, nedenlerinin ortaya çıkarılması ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasına ihtiyaç bulunmaktadır

AMBULANS’TAN ÖNCE ‘YAYIN YASAĞI’ TBMM GÜNDEMİNDE

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz imzasıyla 81 il Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen genelgeyi TBMM gündemine taşıdı.

‘AMBULANS VE İTFAİYE’DEN ÖNCE YAYIN YASAĞI’


CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz imzasıyla 81 il Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen bir genelgeyle patlama ve bombalı saldırı ve benzeri olaylarda sonrası ilk yarım saatte yapılacak işlerin sıralandığı genelgeyi TBMM’ye taşıdı.

Yarkadaş, İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya, “Bombalara ve saldırılara alınan önlemler, yayın yasağı ve gazetecilerin olay yerine yaklaştırılmamasıyla mı sınırlıdır?” sorusunu yöneltti.

‘OLASI SALDIRI YA DA PATLAMA İTHİTMALİ Mİ VAR?’


Hazırlanan genelgede ambulans, itfaiye gönderilmesinden önce yayın yasağı kararı aldırılması yer aldığını ifade eden Yarkadaş, “Genelde gazetecilerin olay yerine yaklaştırılmaması da ilk önlemler arasında sayılmıştır” dedi.

Yarkadaş, Bakan Ala’ya şu soruları yöneltti:

– Bu kararın alınmasının gerekçesi nedir?

– Ambulanstan önce yayın yasağı getirilmesinin gerekçesi nedir?

– Olası saldırı ya da patlama ihtimali mi vardır? Bu konuda ne tür çalışmalar yapılmaktadır?

– Yayın yasağı ve gazetecilerin olay yerine yaklaştırılmamasının gerekçesi nedir? Bu yasaklama halkın bilgi edinme ve haber alma özgürlüğüne getirilmiş bir kısıtlama değil midir?

-Bombalara ve saldırılara alınan önlemler, yayın yasağı ve gazetecilerin olay yerine yaklaştırılmamasıyla mı sınırlıdır?

ÖZDEMİR, VİZE MUAFİYETİ VE GERİ KABUL ANLAŞMASINI DEĞERLENDİRDİ

CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir, AB Türkiye İlerleme Raporunu değerlendirerek vize muafiyeti ve geri kabul anlaşması ile ilgili Hükümetin tutarsız ve öngörüsüz politikalarını eleştirdi. AB’ye tam üyelik sözleşmesinin CHP’li bir Hükümet tarafından imzalanacağına inandığını söyledi.

Üniversitedeki öğretim üyeliği görevi nedeniyle son on yıldır Avrupa Birliği (AB) kurumlarının Türkiye ile ilgili tüm raporlarını kesintisiz takip ettiğini ifade eden Milletvekili Özdemir, Avrupa Parlamentosu’nda (AP) 14 Nisan 2016 tarihinde kabul edilen Türkiye İlerleme Raporu içeriği için, “AB’ye uyum karnemiz genel olarak başarısız. Özellikle Kopenhag Siyasi Kriterlerinde zayıf olan karnemizde bir ilerleme şöyle dursun, özellikle bu alanlarda reform sürecinin gerilediği vurgusu yapılmıştır. Demokrasi ve hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, ifade ve basın özgürlüğü, seküler yaşam tarzlarına saygı gibi alanlarda gerilemenin yanında listeye yeni eklenen olumsuzluklarda ise artan otoriter eğilimler, mülteci anlaşmasının Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin koşulu hâline gelmesi eleştirisi, IŞİD terör örgütünün Türkiye üzerinden gerçekleştirdiği faaliyetleri sonlandırması ve yaşanan terör olayları ve güvenlik önlemlerinin hukukun üstünlüğü ve insan hakları ilkelerine uygun olmadığı gibi çok temel konular sıralanmıştır.” dedi.

Özdemir, AP’nin Türkiye İlerleme Raporunun hazırladığı günlerde Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı’nın bütün ülkeler hakkında hazırladığı İnsan Hakları Raporu’nda da Türkiye’ye 74 sayfa ayrılmış olmasına dikkat çekti. Raporda, Türkiye’de en önemli insan hakları sorununun ifade özgürlüğüne müdahale olduğunun dikkat çektiğine değinen Özdemir, “Yasalarda birden çok düzenlemeyle ifade, basın, İnternet özgürlüğünün sınırlanmasına imkân sağlandığına ve Hükûmetin özellikle medya üzerindeki baskısına vurgu yapılmıştır. 14 yıllık AKP iktidarı döneminde izlenen AB-Türkiye ilişkilerinde geldiğimiz noktada, bugün, Avrupa’daki neredeyse hiçbir siyasetçi, hiçbir AB kurumu ne bir üyelik perspektifinden ne de tam üyelikten söz etmektedir. Mülteci sorunu ve vize muafiyeti konularının gündeme gelmesiyle görüşmeler aslında yalnızca günü kurtarmaya yönelik fırsatçılıktan öteye gidememektedir.” diyerek

AB’ye tam üyelik sürecinin gündelik kısır siyasete malzeme yapılmaması gerektiğini söyleyen Özdemir, “Cumhurbaşkanı, bertaraf olarak gördüğü kişi ve kuruluşlardan oluşan bir liste sıralarken, bu listeye Avrupa Birliğinin en önemli organlarından biri olan Avrupa Parlamentosunu da ekleyerek ‘yıkım ekibi’ olarak nitelendirmesiyle, bu süreçteki duruşunu bir kez daha ortaya koymuştur. Tabii, Cumhurbaşkanının Avrupa Birliğiyle ilgili şüpheci yaklaşımını biliyoruz. Peki, Başbakan bu süreçte ne yapmakta, neyi gerçekleştirmenin hayalini kurmaktadır? Başbakan Ahmet Davutoğlu, vize muafiyeti sağlanamazsa geri kabul anlaşmasını uygulayamayacağımızı söyleyerek üyelik ilişkilerimizi mülteci sorunu ve vize muafiyetine indirgeyen bir duruş sergilemektedir. Avrupa Birliği’ne üyelik sürecimiz Cumhurbaşkanı’nın iç politikadaki otoriter ve bireysel hırsları ile Başbakan’ın bireysel bir başarı hikâyesi çıkarma ve rüştünü ispat etme rüyası arasına hapsedilmiştir. Bu arada, asıl önemli olan, Avrupa Birliği Bakanı’nın duruşu nedir? Cumhurbaşkanı’nın bu ‘yıkım ekibi’ söylemine katılıp katılmadığını sormuştum ancak Sayın Bakan henüz bir cevap vermedi.” dedi.

12 Eylül 1963 tarihinde Başbakan Sayın İsmet İnönü’nün imzaladığı Ankara Antlaşması’yla başlayan Avrupa Birliği üyelik sürecimizin 53’üncü yılında olduğumuzu hatırlatan Milletvekili Özdemir, “Aslında ilk başvurumuzu 1959 yılı olarak aldığımızda neredeyse 60 yıl” geçtiğini söyleyerek “Bugün de yarım asrı geçen bu mirasa sahip çıkıyor, tam üyelik sürecini başarıyla tamamlamanın yine bir Cumhuriyet Halk Partisi hükûmetinin olduğu bir dönemde gerçekleşeceğine inanıyorum. Sosyal demokratlar olarak Türkiye’nin de tam üye olarak içinde yer alacağı geleceğin Avrupası’na inanıyoruz. Barışın, refahın ve demokrasinin Avrupası’nı kurma yolunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz hazırız ve kararlıyız.” diyerek sözlerini tamamladı.

AYDIN, BURSA’DAKİ CANLI BOMBAYI MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI

Bursa Milletvekili Erkan Aydın, Ulucami yakınındaki patlamayla ilgili merak edilenleri Başbakan Ahmet Davutoğlu’na sordu. Aydın, “Şanlıurfa-Bursa arasında birçok noktada güvenlik kontrolü yapılmasına rağmen teröristlerin bu noktaları aşarak nasıl Bursa’ya kadar gelebiliyorlar?” dedi.

Erkan Aydın, Bursa’da gerçekleştirilen canlı bomba saldırısını Başbakan Ahmet Davutoğlu’na verdiği soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Verdiği önergede teröristin Şanlıurfa ilinden otobüsle geldiğinin kesinlik kazandığını ve bomba düzeneğinin de karayoluyla Bursa’ya getirildiğinin netleştiğini belirten Aydın, saldırının hem Bursa’da hem de yurt genelinde derin kaygılar yarattığını ifade etti.

GÜVENLİK NOKTALARINDA SADECE KİMLİK KONTROLÜ YETERLİ Mİ?


Aydın, Başbakan Davutoğlu’na şu soruları yöneltti: “Şanlıurfa-Bursa arasında bir-çok noktada güvenlik kontrolü yapılmaktadır. Terörist ve ona yardım yataklık eden teröristler bu noktaları nasıl aşarak Bursa’ya gelmişlerdir. Güvenlik noktalarında sadece kimlik kontrolü yeterli midir? Güvenlik kontrolünü yapan polis veya jandarma modern teçhizata sahip midir? Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bu konuda talebi var mıdır? Patlama sırasında Ulucami yakınlarındaki bir çok dükkanda maddi zarar meydana gelmiştir. Esnafın zararının tanzimi konusunda bir planlamanız var mıdır? Daha önce Ankara ve İstanbul’da meydana gelen patlamalar sırasında zarar gören vatandaşlarımızın maddi kayıplarının giderilmesi konusunda bir çalışmanız bulunmakta mıdır?”

TANRIKULU HAKSIZ İŞTEN ÇIKARMALARIN İNCELENMESİNİ İSTEDİ

İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, haksız işten çıkarmaların incelenerek işten çıkarılan işçilerin sorunlarının ve sebeplerinin tespit edilerek işçilerin sendikal örgütlenmelerinin önündeki engellerin saptanması ve bunların çözümü için acil etkili ve sürekli önlem alınması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını teklif etti.

İstanbul Milletvekili Tanrıkulu’nun TBMM Başkanlığına sunduğu Araştırma Önergesi şöyle:

“Türkiye’de işçiler birçok nedenle işten çıkarılmaktadır. İşten çıkarma sebeplerinin başında işçilerin yasal haklarını talep etmeleri, sendikal faaliyetleri, inanç ve siyasi görüş ayrımı gibi konular bulunmaktadır. AKP Hükümetleri döneminde işçiler değil işverenler korunmakta olup, asgari ücretin artırılması gündeme gelince, bu konuyu gündeme getiren ana muhalefet partisi işveren topluluklarına şikayet edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, toplumun önemli bir kesimini oluşturan yoksul halk kesimlerinden işçilerin sorunlarını araştırarak etkili ve sürekli çözüm bulması gerekirken, bugüne kadar gerekli çalışmalar yapılmamış, muhalefet partilerinin talepleri reddedilmiş ve AKP Hükümeti özellikle yabancı işçi çalıştırmayı kolaylaştıran, özel istihdam büroları vesilesiyle işçileri köle düzeninde dahi olmayan çalışma koşullarına mahkum etmiştir.

Türkiye’de hemen her örgütlenmeyi, toplumsal grubu, hatta köy derneklerini bile etkisi altına almaya çalışan AKP Hükümeti, sendikaları ele geçirme yolunda çaba sarf etmiş, bunda başarılı olamadığı ölçüde ise yandaş sendikalar kurarak sendikanın da ötesinde bir sendika anlayışıyla işçi haklarını savunan değil, işçilerin emekleri üzerinden siyasi iktidara rant sağlamak üzere çalışma yürüten sendikaların önünü açmıştır. Bu yapılar işçilerin alın terinden kazanılan aidatlar ile billboardlara ilan vermek suretiyle mevcut Hükümeti desteklemiştir. Bu sendikaların örgütlenmesi için her türlü imkan Hükümet eliyle sağlanmış ve hemen her alanda bu sendikalara üye olmaları konusunda işçilere baskı uygulanmıştır.

Son olarak akademisyen, araştırmacı ve sendika uzmanından oluşan Emek Çalışmaları Topluluğu’nun hazırladığı rapora göre 2015 yılında basına yansıyan 1116 işçi sınıfı eylemi gerçekleşmiş, toplamda 4362 kişi işten çıkarılmıştır. Bu kapsamdaki en az 2258 işçi sendikaya üye olma ve sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılmıştır. Sendika dışında bireysel hak arama eylemleri sonucunda ise 2104 işçi işten çıkarılmıştır.

Tüm bu sebeplerle haksız işten çıkarmaların incelenerek işten çıkarılan işçilerin sorunlarının ve sebeplerinin tespit edilerek işçilerin sendikal örgütlenmelerinin önündeki engellerin saptanması ve bunların çözümü için acil etkili ve sürekli önlem alınması amacıyla Meclis Araştırması açılması gereği hasıl olmuştur.”

SEFERİHİSARLI ÇOCUKLAR HASTA YAŞITLARI İÇİN SAHNEYE ÇIKTI

Seferihisar’ın küçük oyuncuları hem oyunculuklarıyla hem gösterdikleri sorumluluk duygusuyla örnek oldular. Hasta yaşıtlarının tedavilerine destek için sahneye çıkan çocuklar, oyunun ardından hastanede yaşıtlarını ziyaret ederek hediyeler götürdüler.

Sanatla sevgiyle yoğrulup donatılan Seferihisar Çocuk Belediyesi’nin küçük tiyatrocuları Dr.Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde tedavi gören hasta yaşıtları için oyunlarını sergiledi. Konak AKM’de sahneye çıkan çocuklar, Aysel Güzel tarafından yazılan “Masallar Karıştı” adlı oyunu oynadılar. Biletleri 15 TL’den satılan oyunun geliri Dr.Behçet Uz Çocuk Vakfı’na (BUVAK) bırakıldı.

Oyun Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eşi Neptün Soyer, BUVAK Başkanı Dr. Ülkü Karlı’nın da aralarında olduğu yaklaşık 300 kişi tarafından izlendi. Tiyatro salonunu dolduran seyircilerin ayakta alkışladığı çocuklar, oyun sonrası kostümleriyle birlikte Dr.Behçet Uz Çocuk Hastanesi’ne gitti. Oyuna gelemeyen yaşıtlarını ziyaret eden çocuklar, arkadaşlarına hediyeler vererek keyifli bir gün geçirmelerine yardımcı oldu.

BU ÇOCUKLARLA GURUR DUYUYORUM


Oyun sırasında çok duygulandığı belirten Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer; “Bugün bu çocukların hepimize bir insanlık dersi verdiğini düşünüyorum. Bize büyüklerde kaybolmaya başlayan vicdanın hala var olduğunu ve geleceğe umutla bakmamız gerektiğini gösterdiler. Hep yapabileceğimiz en büyük yatırımın çocukların geleceğine yapılacak yatırımlar olduğunu söyledik. Onların yetenekleri gelişmiş, özgüvenli birer dünya vatandaşı olarak büyümelerine katkı koyabilmenin en büyük hizmet olduğunu düşündük. Şimdi görüyorum ki bu çocuklar daha büyümeden, ne kadar büyük yüreklere sahip olduğunu gösterdiler. Onlarla gurur duyuyorum, alınlarından öpüyorum. Eğitmenleri Vedat Murat Güzel ve Aysel Güzel’i de tebrik ediyorum.” dedi.

Oyundan elde edilen gelir, hasta çocukların tedavilerinde kullanılacak.

Seferihisar Çocuk Tiyatrosu Bademler Köy Tiyatrosu ve Seferihisar Tiyatro Festivali’nde sahne alacak.

ÇANKAYA’DA UÇAKLAR VECİHİ HÜRKUŞ’TAN HAVALANDI

Çankaya’da Uçak tutkunlarının yeni adresi Vecihi Hürkuş Hobi Havacılık Park oldu.

Cumhuriyet tarihinin ilk yerli uçağını üreten Vecihi Hürkuş’un adı Çankaya’da yapılan parkta yaşayacak.

Türkiye’nin ilk uçak tasarım ve üreticisi Vecihi Hürkuş adına Çankaya Belediyesi tarafından yapılan park, büyük bir coşkuyla açıldı. Model uçak tutkunlarına hizmet verecek park ile Çankaya semaları model uçaklarla buluşacak.

Alper Taşdelen, “Cumhuriyetin felsefesini almış, kendi kendine yeten bir ülke için canla başla ve cesaretle çalışan bir Cumhuriyet insanına şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.

Ankara’daki model uçak tutkunlarının yeni adresi olacak olan Vecihi Hürkuş Hobi Havacılık Parkı’nın geniş katılımlı açılış töreninde gözler gökyüzünden ayrılmadı.

Parkın açılışına Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in yanı sıra CHP Ankara Milletvekili ve Grup Başkanvekili Levent Gök, Hava Kuvvetlerinden Hava Tuğgeneral Atilla Yurttaş, CHP PM Üyesi Ali Öztunç, CHP Çankaya İlçe Başkanı Selçuk Dereli, Türk Hava Kurumu Genel Sekreteri Salim Kaya, Türk Hava Kurumu Çankaya Şube Başkanı Ruhi Bedir, Tayyareci Vecihi Hürkuş Derneği Başkanı Bahadır Gürer, Ankara Model Uçak Kulübü Başkanı İsmail Yücel, Çankaya Belediyesi Meclis Üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Sözlerine “Bugün burada sadece bir park açmıyoruz” diye başlayan Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, “Cumhuriyetin felsefesini almış, kendi kendine yeten bir ülke için canla başla ve cesaretle çalışan bir Cumhuriyet insanına şükranlarımızı sunuyoruz” dedi. Vecihi Hürkuş’un, hem Kurtuluş Savaşı’nın hem de bu ülkenin yeniden kuruluşu için verilen savaşın kahramanlarından olduğunu hatırlatan Taşdelen sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaşlarda ülkesi için mücadele eden ve ülkesinin savaşlarda çaresiz kalmaması için halkını eğiten bir direnişçinin portresini tekrar halkımızın ve ülkemizin gündemine getiriyoruz. Atatürk’ün en büyük ideali kendi kendine yeten bir ülke inşa etmekti. Çünkü böyle bir ülke ancak bağımsız ve özgür kalabilir. Bugün yaşadığımız sorunlar Atatürk’ün devrimci dehasının ne kadar önemli ve gerçekçi olduğunu ortaya koymaktadır. İşte Vecihi Hürkuş, bu ülkenin kendi uçağını yapmasının gereğine inanmış ve bunu en zorlu koşullarda başarmış biridir.”

Bir belediye başkanının görevinin ülkesinin geçmişine sahip çıkmak ve onun izinde geleceği kurmak olduğunu vurgulayan Taşdelen, Çankaya Belediye Başkanı olarak Atatürk’ün izinde, Cumhuriyetin bütün değerlerine ve kurumlarına sahip çıkacağı sözünü verdi. Ankara Model Uçak Kulübü Başkanı İsmail Yücel ve Türk Hava Kurumu Genel Sekreteri Salim Kaya Başkan Taşdelen’e teşekkür plaketi sundu. , Tayyareci Vecihi Hürkuş Derneği Başkanı Bahadır Gürer yaptığı konuşmada parkın adının Vecihi Hürkuş olmasının kendilerini mutlu ettiğini dile getirerek, “tarihimizin kahramanlarından birinin adını yaşattığınız için çok teşekkür ediyorum” dedi. Parkın açılışının ardından Ankara Model Uçak Kulübü ve Türk Hava Kurumundan model uçak tutkunları muhteşem bir gösteri sundu. Vecihi Hürkuş Parkının semalarında model uçaklar ardı ardına havalandı. Gösteriyi, Alper Taşdelen oğlu Aras Taşdelen ile birlikte izledi.

TEMA PARKLARA BİR YENİSİ DAHA


Çankaya Belediyesi tarafından hizmete açılan Vecihi Hürkuş Hobi Havacılık Parkı Başkentte yeni bir tema parkı olarak hizmet verecek. 7 bin metrekare alana kurulu park içinde 100×10 metre genişliğinde asfalt uçak pisti, apron alanı, güvenlik amaçlı kafes tel çit içerisinde bulunan tribün ve şarj destek üniteleri bulunuyor. Ayrıca model uçak kullanıcıları için tamirat masaları ile eğitim ve etkinlik konteyneri gibi birimlerde yer alıyor.

ATIKLARDAN MİNİK UÇAK YAPTILAR


Vecihi Hürkuş Hobi Havacılık Parkı’nın açılışına gelen Çankaya Evleri’nin minki kursiyerleri de atıklardan uçak yaparak alanda keyifli vakit geçirdiler. Çocuklara hem çevre bilincinin hem de havacılık tutkusunun aşılandığı ortamda Çankaya Belediyesi eğitimcileri miniklere yardımcı oldu.

YORUMLAR

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar