Yazar: Sakarya54 Haber Merkezi

  • SEDAŞ ve TES-İŞ arasında toplu iş sözleşmesi görüşmeleri  başladı

    SEDAŞ ve TES-İŞ arasında toplu iş sözleşmesi görüşmeleri başladı

    SEDAŞ ve TES-İŞ arasında toplu iş sözleşmesi görüşmeleri

    başladı

     

    Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (SEDAŞ) ile Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İŞ)
    arasında yürütülecek 9. dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin açılış toplantısı

    gerçekleştirildi.

    Teknik Eğitim Merkezi’nde düzenlenen açılış toplantısına; SEDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
    Yunus Emre Torun, SEDAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Emin Çiftçi, SEDAŞ Genel
    Müdürü Gökay Fatih Danacı, SEDAŞ İK ve Kurumsal Yetkinlikler Direktörü Serhan Hatipoğlu,
    SEDAŞ Sistem İşletme Direktörü Volkan Çelik, SEDAŞ Hukuk Müşaviri Mehmet Macun, SEDAŞ
    İşe Alım ve Eğitim Müdürü Demet Çap ile toplu iş sözleşmesi müzakerelerinde görev alacak
    diğer SEDAŞ yöneticileri katıldı.
    TES-İŞ tarafını ise Genel Başkan İrfan Kabaloğlu, Genel Merkez yöneticileri, Adapazarı Şube
    Başkanı Fuat Ayvalık ve Şube Yönetim Kurulu üyeleri temsil etti. İlk görüşmede sözleşmenin
    20 maddesi üzerinde görüşmeler sağlandı.
    Toplantının açılışında SEDAŞ Üst Yönetimi tarafından yapılan değerlendirmede, toplu iş
    sözleşmesi sürecinin çalışan memnuniyeti ile kurumsal sürdürülebilirliği birlikte gözeten bir
    anlayışla ele alındığı vurgulandı. Açıklamada, “Çalışma arkadaşlarımızı yakından ilgilendiren
    önemli bir sürecin başlangıcındayız. Önceki toplu iş sözleşmesi görüşmelerini her iki tarafı da
    memnun edecek şekilde tamamlamıştık. Bu dönemde de aynı anlayışla hareket ederek,
    şirketimizin ve çalışanlarımızın menfaatlerini gözeten, dengeli ve uzlaşı odaklı bir sözleşmeyi
    hayata geçireceğimize inanıyoruz” ifadelerine yer verildi.

  • Büyükşehir’de otizm farkındalığı: “Bu bir eksiklik değil, farklılık”

    Büyükşehir’de otizm farkındalığı: “Bu bir eksiklik değil, farklılık”

    Büyükşehir’de otizm farkındalığı: “Bu bir
    eksiklik değil, farklılık”

    Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Uzman Psikoloğu Dilara Demiröz, 2 Nisan Dünya
    Otizm Farkındalık Günü kapsamında yaptığı açıklamada, otizmin bir hastalık değil
    gelişimsel bir farklılık olduğunu vurguladı. Toplumsal anlayışın önemine dikkat
    çeken Demiröz, “Otizm bir eksiklik değil, hayatı farklı bir işletim sistemiyle
    algılamaktır” dedi.
    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Uzman Psikoloğu Dilara Demiröz, 2 Nisan
    Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında önemli değerlendirmelerde bulundu.
    Açıklamalarında erken tanı ve doğru desteğin kritik rolüne işaret eden Demiröz, toplumun
    bilinçlenmesinin süreci doğrudan etkilediğini ifade etti.
    Otizm bir hastalık değil, gelişimsel farklılıktır
    Otizmin doğuştan geldiğini veya yaşamın ilk yıllarında ortaya çıktığını belirten Demiröz,
    “Otizm bir hastalık değil yapısal farklılıktır. Beynin farklı çalışması nedeniyle sosyal
    etkileşim ve iletişimde bazı sınırlılıklar görülebilir. Bu süreci doğru eğitim ve destekle
    yönetmek gerekir” dedi.
    Toplumdaki yanlış algılara dikkat
    Otizmli bireylerin “duygusuz” olduğu düşüncesinin doğru olmadığını belirten Demiröz, bu
    bireylerin iletişim kurmak için farklı yollar kullandığını söyledi. “Her otizmli birey dahi
    değildir. Her bireyin kendine özgü yetenekleri ve zorlukları vardır” ifadelerini kullandı.
    Belirtiler erken yaşta fark edilebilir
    Otizm belirtilerinin genellikle 18-24 ay arasında belirginleştiğini aktaran Demiröz, “Bazı
    belirtiler erken yaşta görülebilir. Göz teması kurmama, isme tepki vermeme ve tekrarlayıcı
    hareketlerin dikkatle izlenilmeli. 6-12 ay arasında bile bazı ipuçları fark edilebilir” dedi.
    “Anlayış en güçlü ilaçtır”
    Otizme yaklaşımda en önemli unsurun anlayış olduğunu vurgulayan Demiröz, “Otizm bir
    eksiklik değil, hayatı farklı bir işletim sistemiyle algılamaktır. Anlayış ise bu sistemin en
    güçlü ilacıdır” dedi.

  • Serdivan Deneme Kulübü ile TYT-AYT Maratonu Başlıyor

    Serdivan Deneme Kulübü ile TYT-AYT Maratonu Başlıyor

    Serdivan Deneme Kulübü ile TYT-AYT Maratonu Başlıyor

    Üniversite Adaylarına Destek Programı Başlıyor

    Serdivan Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında üniversiteye hazırlanan
    öğrencilere yönelik önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. “Deneme Kulübü” adıyla
    başlatılan programla, 12. sınıf ve mezun öğrencilere sınav pratiği kazandırılması ve eksik
    konuların tespit edilmesi hedefleniyor.

    İlk Sınav 4-5 Nisan’da Gerçekleşecek

    Deneme Kulübü kapsamında gerçekleştirilecek ilk sınav oturumları, 4 Nisan Cumartesi günü
    TYT ve 5 Nisan Pazar günü AYT olarak uygulanacak. Sınavlar her iki gün de saat 10.15’te
    başlayacak.

    Gerçek Sınav Deneyimi Sunulacak

    İki haftada bir düzenli olarak yapılacak deneme sınavları sayesinde öğrenciler, gerçek sınav
    ortamına yakın koşullarda kendilerini test etme imkânı bulacak. Programla birlikte adayların
    hem zaman yönetimi becerilerini geliştirmesi hem de sınav stresini daha kolay yönetebilmesi
    amaçlanıyor.

     

  • TÜRK KIZILAY’DAN OKTAY KAYNARCA İLE KAN BAĞIŞI ÇAĞRISI: KAHRAMAN SENSİN!

    TÜRK KIZILAY’DAN OKTAY KAYNARCA İLE KAN BAĞIŞI ÇAĞRISI: KAHRAMAN SENSİN!

    “Birbirimize candan bağlıyız” sloganıyla toplumda kan bağışı farkındalığını artırmayı hedefleyen Türk Kızılay, ünlü oyuncu Oktay Kaynarca’nın gönüllü olarak yer aldığı bir kampanya filmiyle izleyicilerin karşısına çıktı. Bir süper kahraman hikayesiyle başlayan film, asıl kahramanlığın kan bağışıyla mümkün olabileceğini çarpıcı bir biçimde aktarıyor.

    Gönüllü kan bağışçılarının desteğiyle ülke genelinde 1140 hastanenin günlük kan ve kan ürünleri ihtiyacını karşılayan Türk Kızılay, vatandaşları düzenli kan bağışına yönlendirmek amacıyla yeni bir kampanya filmini kamuoyuyla buluşturdu. Usta oyuncunun, küçük kızı canlandıran yeğeni Ada Ayna ile birlikte kamera karşısına geçtiği film, bir süper kahraman anlatısıyla başlıyor. Bir kaza sahnesiyle açılan filmde, süper güçlere sahip bir karakter olarak hızla olay yerine ulaşan Kaynarca, tehlike altındaki bir baba ve kızını kurtarıyor. Ardından kurgu yerini gerçeğe bırakıyor ve izleyici asıl mesajla buluşuyor. Gerçek kahramanlık için süper güçlere ihtiyaç olmadığını vurgulayan Oktay Kaynarca, “Unutma, kahraman sensin!” sözleriyle izleyicileri kan bağışçısı olmaya davet ediyor. “Birbirimize candan bağlıyız” kampanyasının bir parçası olarak hazırlanan film, tek bir ünite kan bağışının üç kişinin hayatına dokunabileceğini hatırlatırken, yapılan her bağışın doğaya üç fidan olarak geri kazandırıldığına da dikkat çekiyor.

    Reklam filmi linki: https://www.youtube.com/watch?v=o1UVVUK3Ta8

    “Herkesi bu iyiliğin bir parçası olmaya davet ediyorum”

    Kampanyaya ilişkin konuşan Oktay Kaynarca, “Kahramanlık bazen çok basit bir adımla başlar. Kan bağışı da bu adımların en değerlilerinden biri. Kan ihtiyacı her gün devam eden hayati bir gereklilik. Bugün verilen bir ünite kan, yarın bir hayat kurtarabilir. Herkesi bu iyiliğin bir parçası olmaya davet ediyorum” dedi. Türk Kızılay, kampanyaya verdiği destek için Oktay Kaynarca’nın adını memleketi Malatya’daki bir kan merkezine verecek. Usta oyuncu, merkezin açılışına da katılacak.

    Kan acil değil, sürekli ihtiyaçtır

    Türk Kızılay, “Kan acil değil, sürekli ihtiyaçtır” yaklaşımıyla çalışmalarını sürdürürken, gönüllü bağışçıların desteğiyle 2025 yılında 3 milyon kan bağışına ulaştı ve ülke genelinde 300’den fazla mobil ve sabit ekiple kan bağışı çalışmalarına devam ediyor. Stoklarını belli bir seviyede koruyabilmek için günlük 9 bin ünite kan bağışına ihtiyaç duyan Kızılay’a, 18-65 yaş arası sağlıklı her birey yalnızca 15 dakikasını ayırarak destek olabiliyor. Kan bağışında bulunmak isteyen vatandaşlar, kendilerine en yakın kan bağışı noktası ve güncel hizmet saatlerine kanver.org adresi üzerinden ulaşabiliyor.

    KÜNYE:

    Reklamveren: Türk Kızılay

    Reklam Ajansı: 3 Nokta Film

    Sanat Yönetmeni: Nanaz Bahram

    Grafik Ekibi: Gökhan Aşık

    Ajans Prodüksiyon Direktörü: Mehmet Akgün

    Ajans Prodüktörü: Selvinaz Güven / Erva Akgün

    Operasyon Koordinatörü: Burak Becerikli

    Prodüksiyon Şirketi: Magel Film

    Post Prodüksiyon Şirketi: Flod Post

    Yönetmen: Mustafa Şevki Doğan

    Görüntü Yönetmeni: Zekeriya Kurtuluş

  • Hande Soral, Rol Seçimlerinden Kariyer Yolculuğuna Dair Çarpıcı Açıklamalarıyla MAG Nisan Sayısında 

    Hande Soral, Rol Seçimlerinden Kariyer Yolculuğuna Dair Çarpıcı Açıklamalarıyla MAG Nisan Sayısında 

    TUTKULU, SAMİMİ, UMUTLU

    Hande Soral, Rol Seçimlerinden Kariyer Yolculuğuna Dair Çarpıcı Açıklamalarıyla MAG Nisan Sayısında 

    Oyunculuğu bir “kilometre işi” olarak tanımlayan başarılı oyuncu Hande Soral, kariyer yolculuğundaki dönüşümünü, mesleğine bakış açısını ve özel hayatındaki dengeyi MAG okurlarıyla paylaştı. İlk günkü heyecanını korurken yılların deneyimiyle olgunlaşan Soral, oyunculuk serüveninde sınırlarını zorlamaya ve her projede kendini yeniden keşfetmeye devam ediyor…

    “Küçük Kadınlar” dizisinde hayat verdiği Armağan (Armi) karakteriyle hafızalara kazınan Soral, bugün geriye dönüp baktığında o dönemi kariyerinin temel taşlarından biri olarak değerlendiriyor. Genç yaşta başladığı oyunculuk serüveninde edindiği deneyimlerin kendisini bugünkü profesyonel duruşuna taşıdığını belirten oyuncu, “Yolun çok uzun. Daha da çok çalış, öğren ve gözlemle,” sözleriyle geçmişteki kendisine sesleniyor.

    “Bir Zamanlar Çukurova” dizisinde canlandırdığı Ümit karakterinin izleyicide bıraktığı güçlü etkiye de değinen Soral, karakterin beklenmedik dönüşümünün seyirciyi şaşırtarak kalıcı bir iz bıraktığını ifade ediyor.

    Son olarak “Gassal” dizisinde hayat verdiği Nihan karakteriyle dikkat çeken oyuncu, bu rolün kendisi için ayrı bir yere sahip olduğunu vurguluyor. “Başkası oynasa kıskanırdım” sözleriyle tarif ettiği karakterin, güçlü yazımı ve gerçekliği sayesinde kendisini derinden etkilediğini belirten Soral, role hazırlanırken mesleki gözlem ve uygulamalı çalışmalar yaptığını da paylaşıyor.

    Mesleki disiplinini özel hayatındaki dengeyle sürdüren başarılı oyuncu, yoğun set temposuna rağmen ailesiyle geçirdiği zamanın kendisi için vazgeçilmez olduğunu ifade ediyor. “Onlarla şarj oluyorum,” diyen Soral, annelik deneyiminin hayatına yeni bir perspektif kattığını belirtiyor.

    Kişisel gelişimine de önem veren oyuncu; spor, seyahat ve okuma alışkanlıklarıyla hem zihinsel hem de bedensel olarak kendini yenilediğini dile getiriyor. Son dönemde özellikle çocuk gelişimi üzerine okumalar yaptığını ifade eden Soral, Kabil’i Yetiştirmek adlı kitabın kendisini derinden etkilediğini söylüyor.

    Hayatının bu dönemini “durgun, mavi ve umutlu” sözleriyle özetleyen Hande Soral, yeni projeler için hazırlıklarını sürdürdüğünü ve yakın zamanda güzel haberler paylaşmayı hedeflediğini belirtiyor.

    MAG Hakkında

    Nisan 2026 sayısı ile 242. Sayısına ulaşan MAG, ilham veren kapak konukları, özel röportajları ve güçlü içerikleriyle okurlarıyla buluşmaya devam ediyor. Dergiye www.magdergi.com.tr üzerinden ve dijital platformlardan ulaşabilirsiniz.

    Röportajın tamamı ektedir…

    Bilgi için: MAG PR Solutions – Begüm Turançiftçi

    İletişim: 0553 343 7242

  • Frankofon Büyükelçiler makaron atölyesinde

    Frankofon Büyükelçiler makaron atölyesinde

    Institut français Türkiye’nin Frankofoni ayı kapsamında Başkent Üniversitesi Gastronomi Bölümü ile birlikte düzenlediği Makaron Atölyesi’ne katılan Frankofon ülkelerin büyükelçileri, öğrencilerle birlikte ülkelerine has lezzetlerden oluşan makaronlar yaptı.

    Fransa Büyükelçisi Isabelle Dumont, Belçika Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, Bulgaristan Büyükelçisi Anguel Hristov Tukalakov, Lüksemburg Büyükelçisi Daniel Da Cruz,  Mısır Büyükelçisi Wael Badawi, Moldovya Büyükelçisi Oleg Serebrian, Yunanistan Büyükelçisi Theodoros Bizakis ve Uruguay Elçi-Müsteşarı Frederico Carreno’nun katıldığı makaron atölyesinde konukları Başkent Üniversitesi kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal ve üniversite rektörü Prof. Dr. Hakan Özkardeş ağırladı.
    Konuk büyükelçiler, ülkelerine özgü lezzetlerden oluşan makaronları Fransa Büyükelçiliği baş aşçısı şef Julien Moulières ve Başkent Üniversitesi Gastronomi Bölümü 3. Sınıf öğrencileri ile birlikte hazırlayarak süslediler ve konuklara sundular.
    Etkinlikte Gastronomi Bölümü atölyeleri ve çikolata üretim atölyesini ziyaret eden konuk büyükelçilere üniversite yetkilileri tarafından Başkent Üniversitesi ve eğitim programlarının da tanıtımı yapıldı. Etkinlik sonunda konuşma yapan Bulgaristan Büyükelçisi Anguel Hristov Tukalakov, Prof. Dr. Mehmet Haberal ve üniversite yetkililerine teşekkür ederken 400 milyon kişi ile Fransızca’nın dünyada en çok konuşulan 4. Dil olduğunu, 170 milyon öğrenci ile en çok öğrenilen ikinci dil olduğunu ve Fransızca konuşulan ülkelerin küresel ticaretin yüzde 20’sini ve dünya GSYH’sinin yüzde 16’sını temsil ettiklerini belirtti.

    Daha sonra söz alan Mısır Büyükelçisi Wael Badawi Türkiye’de Fransızca öğretiminin güçlü bir okul ve üniversite ağı tarafından gerçekleştirildiğini vurgulayarak her yıl 12 binden fazla öğrencinin Fransızca öğrendiğine işaret etti. Badawi, Türkiye Fransız Kültür Merkezi’ne düzenlenen kültür ve sanat etkinlikleri nedeniyle teşekkür ederken, gastronomi alanı dahil Fransızcadan Türkçeye geçen 5 binden fazla kelime bulunduğunu ve dillerin de tıpkı kültûrler gibi etkileşim halinde olduğunu ifade etti.Son olarak söz alan Belçika Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, Frankofoninin bir paylaşma sanatı olduğunu ve her geçen gün daha çok Türk şefin Frankofon şeflerle çalışarak edindikleri teknik birikimi Anadolu’nun zengin ürünleri ile harmanlayarak Türk gastronomisinin Michelin Rehberi’nde yer almasını sağladıklarına dikkat çekti ve Türkiye’nin gastronomi alanında yıldızının parladığını sôyledi.
    Etkinlik, büyükelçilerin hazırladığı makaronların tadımı, Gastronomi Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan kokteyl ile devam etti ve geleneksel pasta kesimi ile son buldu.

    img
    img
    img
    img
    img
    img
  • BİR ROL DEĞİL, BİR VAROLUŞ BİÇİMİ: SELİN GENÇ’TEN “SEVDANIN 4 HALİ” YAYINDA!

    BİR ROL DEĞİL, BİR VAROLUŞ BİÇİMİ: SELİN GENÇ’TEN “SEVDANIN 4 HALİ” YAYINDA!

    OYUNCULUĞUN ANLATI GÜCÜ NOTALARLA BULUŞUYOR!

    Oyunculuk kariyerindeki güçlü sahne duruşu ve derinlikli anlatı yeteneğiyle iz bırakan Selin Genç, sanatsal üretimini müzik dünyasına taşıyor. Uzun süredir üzerinde çalıştığı onlarca söz ve besteyi kısa aralıklarla dinleyicileriyle buluşturmaya hazırlanan sanatçı, bu uzun soluklu yolculuğun ilk adımını “Sevdanın 4 Hali” ile atıyor.

    İlk teklisi ‘Sevdanın 4 Hali’ aracılığıyla dinleyiciyi zamansız bir anlatının parçası olmaya davet eden Selin Genç; söz yazarı ve besteci kimliğiyle, sanatındaki çok yönlülüğün sınırlarını müzikal evrene taşıyor.

    Selin Genç’in oyunculuktan gelen dramatik hakimiyetini notalara döktüğü bu özel çalışma, Yıldıray Gürgen’in aranjesiyle hayat buldu. Gürgen’in sinematik derinliğe sahip dokunuşları, Genç’in karakterli vokal yapısıyla birleşerek şarkıyı sadece bir melodi olmaktan çıkarıp, hissedilen bir atmosfere dönüştürüyor.

    Pop, alternatif ve akustik tınıların dengeli bir sentezi olan şarkı, sanatçının müziği bir performans alanı değil, bir kişisel ifade biçimi olarak ele alan vizyonunu yansıtıyor.

    Şarkıyla eş zamanlı olarak izleyiciyle buluşan klibin yönetmen koltuğunda, projenin görsel dünyasını ve fotoğraflarını da tasarlayan Zobunus oturuyor. Görsel bir zaman yolculuğu temasının işlendiği klipte Selin Genç, kendi varoluşunun farklı duraklarını bugünkü bakış açısıyla izleyen bir anlatıcı olarak karşımıza çıkıyor. Kreatif direktörlüğünü Gigi Alegria’nın gerçekleştirdiği projede Selin’in ruhundaki dört farklı evreyi yansıtan stil çalışması Burak Kara tarafından yapıldı. Klip, sanatçının geçmişteki hallerini bugünkü olgunluğuyla selamladığı derinlikli bir anlatı sunuyor.

    Aşkın Dört Evresi!

    Selin Genç için “Sevdanın 4 Hali”, klasik bir ayrılık temasından çok daha fazlasını ifade ediyor. Aşkı bir duygudan ziyade bir durum olarak tanımlayan sanatçı; gidenin ardından evde asılı kalan hatıraları, dokunulamayan sessizlikleri ve kopmayan o ince bağı odağına alıyor. Özlem, kabulleniş, sessizlik ve sönmeyen bir bağdan oluşan bu dört evreyi tek bir bedende toplayan çalışma; günümüzün hızlı tüketilen duygularına karşı, derin ve nadir olanın peşine düşüyor.

    Selin Genç’in çok yönlü sanatçı kimliğinin bir yansıması olan “Sevdanın 4 Hali”, giden bir insanın ardından kalan o ince sızıları ve herkesin yaşayamadığı özel duygu katmanlarını birlikte keşfetmeye bir çağrı niteliği taşıyor.

    Selin Genç’in ‘’Sevdanın 4 Hali’’ şarkısı ve video klibi, ILS Vision Music etiketiyle tüm dijital platformlarda yerini aldı.

    https://youtu.be/dzrZnrFXDZ0?si=zdzO3D8Y3A_bLtZi

  • AKKUYU NGS’NİN 2. GÜÇ ÜNİTESİ’NİN REAKTÖR BİNASINDA BİRİNCİL DEVRE EKİPMANLARININ MONTAJI TAMAMLANDI

    AKKUYU NGS’NİN 2. GÜÇ ÜNİTESİ’NİN REAKTÖR BİNASINDA BİRİNCİL DEVRE EKİPMANLARININ MONTAJI TAMAMLANDI

    AKKUYU NGS’NİN 2. GÜÇ ÜNİTESİ’NİN REAKTÖR BİNASINDA BİRİNCİL DEVRE EKİPMANLARININ MONTAJI TAMAMLANDI

    Güç ünitesinin güvenlik sistemi bileşenleri, sızdırmaz koruma kabuğuna yerleştirildi.

    Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Mersin’de inşa ettiği Akkuyu NGS’nin 2. Güç Ünitesi’ne ait reaktör binasında, pasif kor su basma sisteminin hidrolik tankların montajı tamamlandı. Söz konusu sistem, operatör müdahalesi olmadan ve hatta elektrik kesintisi durumunda işlevini yerine getiren güvenlik unsurları arasında yer alıyor.

    Santralin 2. Güç Ünitesi’ne ait reaktör binasında, 8 adet pasif kor su basma sistemi tankı, tasarım konumuna yerleştirildi. Paslanmaz çelikten üretilmiş kalın çeperli bir basınç kabı olan ekipmana ait 8 tankın montajı toplam 9 gün sürdü.

    77 ton ağırlığında olan ve destek yapısıyla birlikte 96 tona ulaşan pasif kor su basma sistemi hidrolik tankı, 120 metreküplük bir hacme sahip. Güç ünitesinin işletimi aşamasında, tankların her biri borik asit çözeltisiyle doldurulacak. Reaktör tesisatının birincil devresindeki basıncın belirli seviyelerin altına düşmesi halinde, bu çözelti otomatik olarak aktif bölgeye yönlendirilerek reaktörün soğutulmasını sağlayacak.

    AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Pasif kor su basma sistemi tankları, reaktör tesisatının birincil devresine ‘Open Top’ teknolojisi kullanılarak yerleştirilen son büyük boyutlu ekipmanlar oldu. 2. Güç Ünitesi’nin inşasında bir sonraki aşamada, iç koruma kabının altıncı katmanı ile kubbe bölümünün montajını yapacağız. Pasif kor su basma sistemi, elektrik beslemesinin bulunmadığı hallerde bile olağan dışı durumların etkisini en aza indiren ve nükleer güç santralinin çok katmanlı güvenlik yaklaşımının kritik unsurlarından birini oluşturan önemli bir sistemdir.”

  • ROSATOM VE BRICS NÜKLEER ENERJİ PLATFORMU, “AFRİKA’NIN NÜKLEER İTİCİ GÜCÜ” KONULU VİDEO YARIŞMASINI BAŞLATTI

    ROSATOM VE BRICS NÜKLEER ENERJİ PLATFORMU, “AFRİKA’NIN NÜKLEER İTİCİ GÜCÜ” KONULU VİDEO YARIŞMASINI BAŞLATTI

    Rosatom ve BRICS Nükleer Enerji Platformu, bu yıl 9’uncusu düzenlenen “Afrika’nın Nükleer İtici Gücü” video yarışmasını başlattı. Yarışma, katılımcıların sunulan 5 konudan birini seçerek oluşturacakları kısa bir video ile BRICS Nükleer Enerji Platformu’nun ülkelerinde sürdürülebilir kalkınmayı nasıl destekleyebileceğini açıklamayı amaçlıyor.

    Bu konular, “BRICS Ülkelerinin Geleceğinde Nükleer Enerjinin Rolü”, “Nükleer Teknolojiler İnsanların Yaşamlarını Nasıl İyileştiriyor”, “Gençlik ve BRICS Nükleer Platformu”, “BRICS Nükleer Platformunun Şehirleri ve Bölgeleri” ve “BRICS Nükleer Platformu: 2030 Vizyonu”ndan oluşuyor. Yarışmaya 18 ila 35 yaş arası Afrika ülkeleri vatandaşları katılabiliyor.

    Başvuruların 1 Mayıs’a kadar devam edeceği yarışma kapsamında jüri, fikirleri özgünlük, sunumun netliği ve tutarlılığı ile önerilen çözümün ilgili bölgeye uygunluğu da dahil olmak üzere farklı kriterlere göre değerlendirecek. Her ülkeden en fazla bir kazananın seçileceği yarışmada katılımcılar bireysel ya da 2 kişilik ekipler halinde yarışabilecek. Kazananlar haziran ayında açıklanacak. Yarışma kuralları ve başvuru koşullarına ilişkin ayrıntılı bilgi Rosatom’un Afrika internet sitesi Rosatom Afrika üzerinden duyurulacak.

    BRICS Nükleer Enerji Platformu Baş Koordinatörü Elsie Pule konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “BRICS Nükleer Enerji Platformu, nükleer teknolojilerin barışçıl kullanımında yeni iş birliği fırsatları yaratmak üzere tasarlandı. Bu yarışmayı  platformun faaliyetlerine entegre ederek, Afrikalı gençleri uluslararası iş birliğinin ülkelerinin karşı karşıya olduğu acil sorunların çözümüne nasıl yardımcı olabileceği konusunda düşünmeye teşvik etmeyi umuyoruz. Afrikalı gençlerin fikirlerinin ve bakış açılarının, nükleer teknolojiler alanında daha yenilikçi ve açık bir topluluk oluşturmaya önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

    Rosatom Orta ve Güney Afrika CEO’su Ryan Collyer de, “Bugün birçok Afrika ülkesi, güvenilir enerji temininden tıp ve tarımda gelişmiş çözümlerin uygulanmasına kadar uzun vadeli kalkınmada modern nükleer teknolojilerin rolünü aktif olarak tartışıyor. Afrika’nın Nükleer İtici Gücü yarışması, kıtanın dört bir yanındaki öğrenciler, girişimciler ve genç profesyonellerden oluşan yeni bir nesli bu önemli tartışmalara dahil etmeye yardımcı oluyor. Bu yıl, katılımcılar ayrıca BRICS Nükleer Enerji Platformu içindeki iş birliği potansiyelini değerlendirmeye davet ediliyor” diye konuştu.

  • MICHELIN REHBERİ TÜM TÜRKİYE’Yİ KAPSAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLİYOR 

    MICHELIN REHBERİ TÜM TÜRKİYE’Yİ KAPSAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLİYOR 

    MICHELIN REHBERİ TÜM TÜRKİYE’Yİ
    KAPSAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLİYOR
     

    • MICHELIN Rehberi, ilk kez Türkiye’nin tamamını kapsayacak şekilde genişliyor.

    • Gastronominin öne çıkan örnekleri, büyük şehirlerin canlı yeme‑içme sahnelerinden yükselen bölgesel destinasyonlara kadar uzanacak.

    • MICHELIN Rehberi’n tüm Türkiye’yi kapsayan ilk ulusal seçkisi yıl sonuna kadar açıklanmış olacak.

    MICHELIN Rehberi, bu yıl ilk kez Türkiye geneline yayılıyor ve ülke genelindeki varlığında yeni bir sayfa açıyor. Büyük şehirlerin hareketli sokaklarından şirin kasabalara kadar uzanan bu gelişme Türkiye’nin gastronomi dünyasında artan dinamizmini, çeşitliliğini ve uluslararası çekiciliğini yansıtıyor.

    2023 yılında MICHELIN Rehberi İstanbul’un tanıtılmasının ardından İzmir, Muğla ve Kapadokya’nın eklenmesiyle Rehber’in coğrafi kapsamı kademeli olarak genişlemişti. Bu yıl Türkiye’nin tamamını kapsayacak bu yeni genişleme ile birlikte seçki, Türkiye’nin zengin gastronomik mirasını bütüncül biçimde temsil edecek ve ülkenin ilk ulusal seçkisi 2026 yılı sonuna kadar duyurulacak.

    Türkiye’yi tanıtma konusunda önemli bir rol oynayan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), MICHELIN Rehberi’nin Destinasyon Ortağı olarak uluslararası pazarlama kampanyalarını desteklemeye ve gastronomi temelli hikâye anlatımıyla ülkenin etkili bir şekilde tanıtılmasına katkı sunmaya devam ediyor. Öte yandan Michelin müfettişlerinin inceleme ve seçim süreçleri, Türkiye’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleştirilen hiçbir iş birliğinden etkilenmeksizin, her zaman olduğu gibi tamamen bağımsız şekilde yürütülmeye devam ediyor ve tüm süreçler yalnızca MICHELIN Rehberi tarafından, kendi yöntemleri doğrultusunda gerçekleştiriliyor. 

    Anonim ve tam bağımsızlık ilkeleri doğrultusunda çalışan MICHELIN Rehberi müfettişleri, Türkiye ulusal seçkisini yalnızca mutfakların sunduğu kaliteyi esas alarak kademeli biçimde oluşturuyor ve değerlendirme süreci, beş evrensel kritere dayanıyor; ürünlerin kalitesi, pişirme tekniklerine hakimiyet, lezzetlerin uyumu, şefin kişiliğinin mutfağa yansıması ve zaman içindeki tutarlılık.

    MICHELIN Rehberi Uluslararası Direktörü Gwendal Poullennec, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “MICHELIN Rehberi’nin Türkiye’nin tamamını kapsayacak şekilde genişlemesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Türk mutfağı; çeşitliliği, köklü gelenekleri ve dikkat çekici yaratıcılığıyla öne çıkıyor. Ülkenin dört bir yanında şefler, bölgesel mirası yeniden yorumlarken canlı ve çağdaş bir yeme‑içme sahnesi inşa etmeye devam ediyor.”

    MICHELIN Rehberi, restoran seçkisinin yanı sıra Türkiye’deki ve dünyanın dört bir yanındaki tüm bölgelerde yer alan özenle seçilmiş otellerden oluşan özel bir listeyi de paylaşmakta. 2024 yılında tanıtılan MICHELIN Anahtarları, Rehber’in otel seçkisindeki en seçkin tesisleri ödüllendirmekte. Restoranlar için verilen MICHELIN Yıldızları ile benzer bir anlayışla sunulan MICHELIN Anahtarı; tasarımı, mimarisi, sunduğu hizmet ve karakteriyle öne çıkan otelleri vurguluyor. Rehber’de yer alan tüm oteller, MICHELIN Rehberi’nin internet sitesi ve mobil uygulaması üzerinden doğrudan rezerve edilebiliyor.

    About Michelin:

    Michelin, yaşamı değiştiren kompozitler ve deneyimler üreten dünya lideri bir üretici olma yolunda ilerliyor. 130 yılı aşkın süredir mühendislik malzemeleri alanında öncülük eden Michelin, insanlığın ilerlemesine ve daha sürdürülebilir bir dünyaya katkı sağlamak için eşsiz bir konuma sahiptir. Polimer kompozitler konusundaki derin bilgi birikimiyle Michelin; mobilite, inşaat, havacılık, düşük karbonlu enerji ve sağlık gibi zorlu alanlarda yüksek kaliteli lastikler ve bileşenler üretmek üzere inovasyon yapmaya devam ediyor. Michelin, ürünlerine gösterdiği özen ve derin müşteri bilgisi sayesinde, profesyonel filolar için veri ve yapay zekâ tabanlı çözümlerden MICHELIN Rehberi ile seçkin restoran ve otel önerilerine kadar en iyi deneyimleri sunuyor. Merkezi Fransa’nın Clermont-Ferrand kentinde bulunan Michelin, 129 bin 800 kişilik ekibi ile 175 ülkede faaliyetlerini sürdürüyor. (www.michelin.com)