Yazar: Sakarya54 Haber Merkezi

  • YENEROĞLU, SOYLU’YA UYGULANMAYAN MAHKEME KARARLARINI SORDU: ‘Bir talimat verdiniz mi?’

    YENEROĞLU, SOYLU’YA UYGULANMAYAN MAHKEME KARARLARINI SORDU:

    ‘Bir talimat verdiniz mi?’

    DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, OHAL KHK’larıyla İçişleri Bakanlığı’ndaki görevinden ihraç edildikten sonra mahkemelerden göreve iade kararı alan insanların durumunu Bakan Süleyman Soylu’ya sordu.

    Kendisine yargı kararlarının uygulanmadığına ilişkin şikayetlerin ulaştığını söyleyen Yeneroğlu, TBMM’ye sunduğu soru önergesinde kanuna göre bu yargı kararlarının otuz gün içinde uygulanması gerektiğini ifade etti.

    ‘Yasal süre içerisinde uygulanmamış kaç idari yargı kararı var?’

    Yeneroğlu, Soylu’ya şu soruları sordu:

    “Bakanlığınızca gerek 375 sayılı KHK kapsamında gerekse OHAL KHK’ları ile kamu görevinden çıkarma kararları hakkında idari yargı tarafından verilen iptal veya yürütmenin durdurulması kararlarından 30 günlük yasal süre içerisinde uygulanmayan kararlar mevcut mudur? Mevcut ise yasal süre içerisinde uygulanmamış kaç adet idari yargı kararı vardır?”

    ‘Bu teamül nasıl oluştu?’

    “Yasal süresi içerisinde uygulanmayan idari yargı kararları mevcut ise Türk Milleti adına karar veren mahkemelerin kararlarını uygulamamaya dair oluşturulan kurum teamülü nasıl oluşmuştur?”

    ‘Bakan olarak bir talimat veya izin verdiniz mi?’

    “İçişleri Bakanı olarak, idari yargı kararlarının uygulanmamasına yönelik yazılı veya şifahi bir talimat veya izin verdiniz mi? Verdiyseniz bunun yasal dayanağı nedir?”

  • Nacar, “Egemen Kıbrıs Türk Devleti Birleşmiş Milletler’ce tanınmalıdır!..

    Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı zaferinin yıldönümünde bir basın açıklaması yayınladı. Nacar, “Egemen Kıbrıs Türk Devleti

    Birleşmiş Milletler’ce tanınmalıdır!..” dedi.

    “Egemen Kıbrıs Türk Devleti Birleşmiş Milletler’ce tanınmalıdır!.”

    Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı zaferinin yıldönümünde bir açıklaması yayınladı. Nacar, “ Egemen Kıbrıs Türk Devleti

    Birleşmiş Milletler’ce tanınmalıdır!..” dedi.

    Nacar’ın yayınladığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Büyük Türk Milleti, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı Zaferin Kutlu Olsun!..

    Kahraman Mücahitlerin ve korkusuz Mehmetlerin, imanı ve süngüsüyle, 20 Temmuz 1974’te, yeniden yazdığın Kıbrıs zaferimizi bir an önce diplomatik zafere çevirmek şarttır!

    MİÇOTAKİS VE ANASTASİADİS BU YÜZÜ NEREDEN BULUYOR?

    Aziz Milletim,

    Egemen Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünya devletlerince tanınmasını ve Birleşmiş Milletler (BM) üyeleri arasına girmesini sağlamak Türkiye için tarihî bir mecburiyettir!

    Neden mecburiyettir?

    Şundan: Yunan Başbakanı Miçotakis, 17 Mayıs 2022’de Washington ziyaretinde, ABD Kongresinde yaptığı konuşmada, “Kıbrıs’ta iki devletli bir çözümü asla kabul etmeyeceklerini” söylemiştir de ondan!

    Neden mecburiyettir?

    Şundan: Rum lider Anastasiadis, 2 Temmuz 2022’de Madrid’teki NATO zirvesine katıldı. Rum lider, “Kıbrıs’ın tamamının meşru Cumhurbaşkanı” ünvanıyla NATO zirvesi liderler yemeğine oturdu. Oysa oturduğu koltuğun diğer meşru ortağı Türklerin lideri Ersin Tatar’ın orada esamesi bile yoktu!..

    Neden mecburiyettir?

    Avrupa Birliği’nde (AB) ve Birleşmiş Milletler’de (BM), Rum Yönetimi Kıbrıs’ın tek temsilcisi olarak görülüyor da ondan!..

    TÜRK DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN BECERİKSİZLİĞİ

    Neden mecburiyettir?

    Şundan: Konya’da 9 – 18 Ağustos 2022’de ‘İslami Dayanışma Oyunları’ düzenleniyor. Ancak bu oyunlara Kıbrıslı Türk sporcular katılamıyor!

    Oysa o Kıbrıslı Türk sporcular (KKTC), 1980’de İzmir’de yapılan ‘İslam Ülkeleri Spor Oyunları’na, 75 sporcuyla katılmış, 3 altın, 3 gümüş, 3 bronz madalya kazanarak vatanlarına dönmüşlerdi…

    BÜYÜK AYIP, BÜYÜK YÜZ KARASI

    Kıbrıs Türklerinin, Konya’daki ‘İslami Dayanışma Oyunları’na bile kendi devletlerinin adı ve bayrakları altında katılamaması, Türkiye için büyük bir diplomasi ayıbıdır, yüz karasıdır! Türk Dış Politikası için büyük bir beceriksizliktir!

    Türk gençleri, sporseverleri ve sporu için büyük bir kayıptır. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) için büyük bir ayıptır! Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) için büyük bir kayıptır!

    İslam ülkeleri için büyük bir kayıptır! Birleşmiş Milletler için büyük bir diplomasi ayıbıdır, yüz karasıdır!

    KIBRIS DÜŞERSE TÜRKİYE DÜŞER!..

    Büyük Türk Milleti,

    Yukarıdaki beş olay bile ispat etmeye yetiyor ki, Kıbrıs Zaferimizi, siyasî, diplomatik, kültürel, ekonomik, teknolojik zaferlerle taçlandırmak ve egemen Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünya devletleri arasında yerini almasını ve BM üyeleri arasına girmesini sağlamak Türkiye’nin tarihî görevidir! Bu görev hiçbir gerekçe ile savsaklanamaz!..

    Kıbrıs’a sadece ekonomik gözle bakılmamalıdır! Kıbrıs’ı Türkiye’ye yük olarak görmekten vazgeçilmelidir. Kıbrıs davamızın anlatılması engellenmemelidir! Denktaşlar frenlenmemelidir! Kıbrıs’ı ‘timsahın kuyruğu’ olarak görmekten acilen vazgeçilmelidir!

    Kıbrıs Türkiye için olmazsa olmazdır! Kıbrıs Türkiye’nin nefes borusudur, gırtlağıdır! Kıbrıs, Türk dünyasının ve İslam dünyasının kilit taşıdır!

    Kıbrıs düşerse Türkiye düşer! Kıbrıs ABD, İngiltere, Rusya, Yunan için, ne kadar stratejik önemde ve el konulması gereken bir ada ise; Türkiye için bin kat daha stratejik önemdedir: Şehitler emaneti Kıbrıs, bizim canımızdır, kanımızdır, namusumuzdur, egemenlik davamızdır!..

    İKTİDARI DA MUHALEFETİ DE UYAR!

    Aziz Milletim,

    İktidarı da muhalefeti de uyar! Göreve davet et! Aynen 1960’larda, 1970’lerde “Mehmetçik Kıbrıs’a!..” diyerek uyardığın gibi ikaz et! Oturdukları koltuğun hakkını vermeye çağır! Görevini doğru dürüst yapmayanları, savsaklayanları cezalandır!..

    Kıbrıs’ın tamamını Rum toprağı olarak gören, Kıbrıs Türklerine tahammül bile edemeyen, Kıbrıs Türk devletinin varlığına asla yer vermeyen Rum Yönetiminin; bu hukuksuz, haksız, zalim tavrına karşı; taviz üzerine taviz vermek ve havanda su dövmek kendi kendimizi kandırmaktır:

    “Artık yeter!..” deyip egemen Kıbrıs Türk Cumhuriyetini bir an önce ilan etmekten başka çıkar yol yoktur!..

    Selam olsun! Hala Sultanlara, Lala Mustafa Paşalara, Barbaroslara ve Denktaşlara!..

    Selam olsun! Teslim olmayıp destanlar yazan kahraman Mücahitlere!..

    Yaşasın Kıbrıs Türklerinin haklarının savunucusu ve koruyucusu millî siyaset!..

    Hür yaşasın Kıbrıs Türkleri!..

    Yaşasın Egemen Kıbrıs Türk Cumhuriyeti!..”

  • Partisiz ve Cumhurbaşkanı Adayı Dr. Serdar Savaş Türkiye’nin parlak geleceğinin millet olarak birleşerek iç enerjimizi artırmamıza bağlı olduğunu söyledi.

    Partisiz ve Cumhurbaşkanı Adayı Dr. Serdar Savaş Türkiye’nin parlak geleceğinin millet olarak birleşerek iç enerjimizi artırmamıza bağlı olduğunu söyledi.

    Dr. Serdar Savaş şöyle dedi:

    Divide et empare’ yani ‘ böl ve yönet’ ilkesi Romalılardan beri emperyalizmin kullandığı en etkili politikalardan biri olmuştur. Atatürk, cumhuriyeti kurarken sınıfsız ve kaynaşmış bir toplum olarak, ‘’ Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir’’ tanımını yapmıştır. Emperyalizm Ve Uluslararası Kapitalizm (EVUK) bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de böl ve yönet politikası doğrultusunda uygulamalar yapmış ve yapmaktadır. Gelecekte de uygulamaların devam edeceğinden kuşku duyulmamalıdır. Türk milletini bölmek üzere solcu-sağcı, dindar-seküler, Osmanlıcı-Atatürkçü, Alevi-Sünni, Kürt-Türk gibi bir çok alanda ayrıştırma, kutuplaştırma, toplum kesimlerini birbirine düşmanlaştırma faaliyetleri hala bütün hızıyla devam etmektedir. Maalesef bazı siyasi partiler, ülkeyi yönetenler, kanaat önderi olması gereken kişiler, kimi basın kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ve daha bir çok yapılar bilerek ya da bilmeyerek, gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunarak bu bölünmelerin ateşine odun taşımışlardır. Bu anlayış, bu söylemler, bu politikalar devam ettiği sürece EVUK’un emellerine ulaşması kaçınılmazdır. Bu gidişatı önlemenin tek yolu Türk milleti olarak birleşmektir. Mevcut siyasi partiler, parti liderleri, siyasetle ilgilenen diğer kurumlar ve bireyler birleşmenin kendi görüşleri etrafında olması gerektiğini savunmakta, kendileri gibi düşünmeyenleri düşman ilan etmektedirler. İşte bu, tam da EVUK’un istediği davranış biçimidir.

    Gerek Manifesto kitabımda, gerek ‘İnsanca Yaşamak İçin Atatürk Gibi Düşün’ adlı seçim bildirgemin ekinde açıkladığım üzere, Türkiye’de bütün siyasi görüşlerin, dini inançların, etnik kültürlerin; bilgili, namuslu kısacası erdemli mensupları vardır. Ama maalesef bunların yanında solcu geçinen-solculuktan geçinen, milliyetçi geçinen-milliyetçilikten geçinen, dindar geçinen-dindarlıktan geçinen, Atatürkçü geçinen-Atatürkçülükten geçinen, Kürtçü geçinen-Kürtçülükten geçinen menfaat sahipleri bulunmaktadır. Bu ‘geçinenler taifesi’ siyasette en etkili kesimlerdir. Menfaat peşinde koştukları için aralarında iyi örgütlenirler, birbirlerini desteklerler, düşmanlık yaratmaktan, ötekileştirmekten çıkar sağlarlar.

    Benim önerim birleşmenin hangi siyasi görüşten, dini inançtan, etnik kültürden olurlarsa olsunlar erdemli bireyler arasında sağlanması gerekliliğidir.

    Kendi yaşamımda; komünistinden ülkücüsüne, koyu mutaassıbından ateistine, milliyetçisinden Kürtüne, Alevisinden Sünnisine, Müsliminden Gayri müslimine ve diğer gruplara mensup kim olursa olsun erdemli bireylerle bir masa etrafında toplandığımızda hiç sorun yaşamadım. Erdemli bireyler sorunları ön yargısız ve eş duyumlu olarak ele almayı, bilgiye dayalı değerlendirmeler yapmayı, düşüncelerini cesur ve açık bir şekilde ifade etmeyi, karşısındakini dinleyerek ve anlayarak karşı fikir geliştirmeyi, yanıldıklarını anladıklarında inat etmeyip değişime hazır olduklarını göstermeleri ve en önemlisi birlikte oldukları insanlara sevgi ve saygıyla yaklaşmasını bildiklerinden, birbirinden güzel, birbirinden değerli, derinlemesine çözümlemeler yapıp sorunlarımızın üstesinden gelecek yöntemler ortaya koyabildik.

    Her kesimden erdemli bireylerle yaptığımız bu harika çalışmaların temelinde bütün farklılıklarımızla bir arada yaşama iradesini gösterme arzumuz yatıyordu. Birleşmede, siyasi-dini-etnik referansı olmayan erdem değerlerinde ortak paydayı yakalamak daima yenilenebilir ve daha ileri götürülebilir demokrasinin temelini oluşturuyordu.

    Bu yaklaşımın aksine, hangi özellik ele alınırsa alınsın, bölünme-kutuplaşma-düşmanlaştırma şeklindeki yaklaşımlar toplumumuzu dağıtacak, devletimizi yok edecektir. Dindar-seküler mücadelesini dindarların kazandığını varsayalım. Daha sonra mezhep çatışmaları başlayacaktır. Bu çatışmayı Hanifilerin kazandığını varsayalım. Daha sonra tarikat çatışmaları başlayacaktır ve bu çatışmalar toplum tamamen atomize olana kadar devam edecektir.

    Bunu önlemenin tek yolu farklılıkların birbirine saygılı bir şekilde birlikte var olabilecekleri ileri ve tam demokratik bir nizam tesis etmektir. Ancak o zaman refah toplumu olmak yolunda ilerleme kaydedebiliriz.

    Dünyadaki örnekleri incelediğimizde, refah toplumuna giden yolun ilk adımının erdemli bireyler olmakla atıldığını görürüz. İleri ve tam demokrasi olarak tanımlayabileceğimiz tüm toplumların halkları bize göre daha erdemli insanlardan oluşur. İleri ve tam demokrasiler erdemli halklar tarafından kurulmuştur. Refah toplumlarına baktığımızda ise, istisnasız hepsinin ileri ve tam demokrasi olduğunu görürüz. Refah toplumu olup da demokrasisi olmayan ya da halkı erdemsiz bireylerden oluşan herhangi bir ulus mevcut değildir. O halde evrilme süreci erdem-demokrasi-refah sırasıyla olmaktadır.

    Bu yaklaşımımın çok uzun zaman alacağını söyleyerek düşüncelerime karşı çıkanlar olabiliyor. Evet, bireyleri erdemli kılmak ve erdemli bir toplum olmak uzun yıllar alır. Ama erdemli olmak yoluna girilmesi dahi, demokrasinin ve refah toplumunun inşasına başlamak için yeterli olacaktır. Daha erdemli olmayı benimsememiş bir toplum başkalarının varlıklarına ve haklarına saygı göstermeyeceğinden demokrasi olmaz. Erdemli olmak yoluna girmemiş bir toplum emeğe dayanmayan, kısa yoldan zengin olmak isteyen bireyler, işini gereken kalitede yapmayan meslek mensupları, ekonominin dayanması gereken güven ilişkisini kuramayacak sahtekarlarla refah toplumu haline gelemeyecektir.

    Sizden beklentim yarın bugünden bir nebze daha erdemli olma isteğiyle harekete geçmemiz, benim ve dostlarımın yaptığı bu mücadeleye en azından imza gönüllüsü olarak ve arzu ederseniz bir Sarı Otobüs yolcusu haline gelerek katkı vermenizdir.

    Sevgi ve saygılarımla.’’

    Dr. Serdar Savaş

    Partisiz ve Birleştirici

    Cumhurbaşkanı Adayı

  • İYİ Parti Adapazarı teşkilatı Uzun Çarşıda

    İYİ Parti Adapazarı teşkilatı Uzun Çarşıda

    İYİ Parti Adapazarı İlçe Başkanlığı saha çalışmalarına bayram sonrası yeniden başladı.

    İYİ Parti Adapazarı İlçe Başkanı Serdip Dokumacı ve İlçe Yönetim Kurulu üyeleri
    çarşı merkezinde Uzun Çarşı esnafını ziyaret ettiler. Bölge de esnaf ve vatandaşlarla sohbet eden İYİ Parti heyeti sorun ve şikayetleri dinledi.

    “Maaş zamları hissetmeden uçuyor!”

    Ziyaret hakkında açıklama yapan İYİ Parti Adapazarı İlçe Başkanı Serdip Dokumacı: “Hemşehrilerimiz ile buluşmaya, dertlerini dinleyip dile getirmeye devam ediyoruz. Çarşı merkezimizde bulunan Uzun Çarşı’ya yeniden yaptığımız ziyarette gördük ki, ekonomik sorun iyice derinleşmiş, hemen herkes günü kurtarmanın, işletmesini ayakta tutabilmenin hesabını yapıyor. Bugün dükkanını açabilen esnafın, en başarılı esnaf olduğunu söyleyen hemşehrilerimiz, maaşlara yapılan zamların enflasyon ve bir gün sonra zorunlu ihtiyaçlara yapılan zamlarla hissetmeden uçup gittiğini belirttiler” dedi.

    “Az kaldı, sorunları biz çözeceğiz!”

    Dokumacı: “Yine görüyoruz ki, ülke genelinde olduğu gibi şehrimizde de, hemşehrilerimizin partimize olan teveccühü ve ilgisi her geçen gün artmaktadır. Çok çalışın bizi bu dar boğazdan kurtarın diyen vatandaşlarımızın üzerimize yüklediği sorumluluk ile yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Tüm sorunları yerinde bire bir biliyoruz, şimdilik muhalefet gereği bu sorunları yönetenlere duyurmaya çalışıyoruz. Ama görüyoruz ki az kaldı ve bu sorunları çözmek bizlere nasip olacak inşallah” diye belirtti.

  • Kalp Sağlığınız İçin Her Saat Başı Su Tüketin

    Yazın sıcağı hepimiz için hoş bir değişiklik olabilir. Yalnız sıcaklar arttıkça sağlığımız açısından beklenmedik problemlerle karşılaşabiliriz. Bu bağlamda dışarıda sıcaklık derecesi ne kadar artıyorsa o kadar su tüketmemiz ve güneş ışınlarından korunmamız gerekir. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Süha Çetin, önemli bilgiler verdi.

    Her saat başı bir bardak su tüketin

    Yazın sıcakta egzersiz yaparken dikkat edilmesi gereken unsurlar olabilir. Özellikle kalp damar hastalarında yaz aylarında oluşan sıcağa ve yüksek neme karşı doğru bir yaklaşım gereklidir. Sıcaklığın yoğunluğunda cildimizde vücudun ısısını düşünebilmek için kanlanma artar. Kalbimiz ciltle dolaşan kan miktarının artması nedeniyle daha çok çalışmak zorunda kalır. Durum kalp hastalığı olmayan kişi tarafından iyi tolere edilebilir ama kalp yetmezliği olan bir kimse ciddi sorunlar yaşayabilir. Dolayısıyla hem kalp hastalığı olan hem de sağlıklı kişiler için önerilen yeteri kadar su tüketimidir. Çünkü sıcaklarda cildimiz ve nefes yolları üzerinden ciddi miktarda sıvı kaybederiz. Su tüketerek sadece vücudun eksik sıvı oranını dengelemiyoruz, aynı zamanda ter üzerinden kaybettiğimiz kalp sağlığı için önemli olan tuzları geri depoluyoruz. Sodyum, potasyum, magnezyum bu önemli tuzlar dahilindedir. Vücudumuzda yeteri kadar sıvı olmadığını idrar rengi üzerinden kolayca anlayabiliriz. İdrar açık renkli ve bol ise organizmamızda yeteri kadar sıvı bulunmaktadır. İdrar koyu renkte ve konsantre ise vücutta sıvı miktarı azalmış anlamına gelir. Kabaca önerilen sıcak yaz aylarında her saat başı bir bardak su tüketimidir.

     

    Alkol ve kahve tüketimini azaltın

    Vücudumuzun sıcaktan fazla etkilenmemesi için yoğun güneş ışınlarından korunmak gerekir. Sabah saat 10:00’dan öğleden sonra 16:00’a kadar güneşe çıkmamak ve bu ortamda egzersiz yapmamak önerilir. Sabah saatlerinde ve öğleden sonra egzersiz yapılacaksa bir spor arkadaşı emniyetiniz açısından faydalı olabilir. Öğle vakti egzersizi kaçılmaz ise kliması olan kapalı bir alanda koşu bandına veya ev bisikletine binilmesi tavsiye edilir. Aynı zamanda sıcaklığın yoğun olduğu aylarda alkol ve kahve tüketimini azaltmak gerekir. Bu içecekler hem vücuttaki su miktarını azaltır hem de kalbin ileti sistemini negatif bir biçimde etkiler. Ayrıca vücudumuzun kendi ısı kontrolünü yapmasını engeller. Önemli olan diğer unsurlardan biride kıyafet seçimidir. Açık renkli nefes alan pamuk giysiler ve aynı zamanda yoğun güneş ışınından koruyan bir şapka kullanımı bize sağlık açısından yararlı olabilir. Son olarak tansiyon ve kalp ilacı kullanan kişilerin kullanılan ilaç dozunu doktor kontrolü altında azaltması gerekebilir. Sıvı kaybından kaynaklanan bir tansiyon düşüklüğü saptanabilir. Bu bağlamda tansiyon ve idrar söktürücü ilaçlar alışılagelmiş dozda fazla gelebilir. Bahsedilen bu hususlara dikkat edildiğinde sağlığınız açısından problemsiz bir yaz sezonu geçirebilirsiniz.

     

  • Zafer Partisi Çark Caddesi Esnaf Ziyareti ve İmza Kampanyası Devam etti

    Zafer Partisi Sakarya İl Başkanlığı olarak sığınmacıların memleketlerine geri gönderilmesi için başlatmış olduğumuz imza kampanyasına Çark Caddesi esnaf ziyaretimizde devam etmiş bulunmaktayız.

    Gördüğümüz şudur ki Türk insanı artık sığınmacıların ve kaçakların misafirliklerinden sıkılmıştır ve ülkelerine geri dönmelerini istemektedir.

    Zafer Partisi iktidarında bütün sığınmacı ve kaçakları ülkelerine geri göndereceğiz.

  • Başkan Altuğ’dan SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al’a Hayırlı Olsun Ziyareti

    Başkan Altuğ’dan SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al’a Hayırlı Olsun Ziyareti

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Sakarya Üniversitesi Rektörlük görevine atanan Prof. Dr. Hamza Al’a makamında hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirdi.

    Başkan Altuğ ziyarette Prof. Dr. Hamza Al’a SATSO tarafından hayata geçirilen ve yılın Gastronomi Kitabı seçilen “Topraktan Sofraya Sakarya Mutfağı” kitabını hediye etti.

    Başkan Altuğ: “Prof. Dr. Hamza Al hocamıza yeni görevinde başarılar diliyoruz. Kendisi Sakarya’ya ve üniversiteye yabancı değil. Uzun yıllar boyunca Sakarya’mızda  görev yapmış başarılı bir akademisyen. Odamızın mevcut çalışmaları ve geleceğe yönelik projeleri hakkında bilgileri kendisiyle paylaştık. Sakarya Üniversitesi iş birliğinde çok projemiz ve çalışmamız mevcut. Umuyoruz ki; Sakarya odağında bu iş birliği geleneği yeni çalışmalarla devam edecektir. SATSO olarak iş dünyamızın ihtiyaç duyduğu konularda üniversitelerimizin akademik tecrübe ve bilgi birikiminden faydalanabileceğini biliyoruz. Sakarya Üniversitemizin yeni dönemi hayırlı olsun. Prof. Dr. Hamza Al hocamıza ve ekibine şehrimize akademik anlamda vereceği tüm katkılar için şimdiden teşekkür ediyoruz.” dedi.

    SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al da ziyaret için teşekkür ederek SATSO’nun şehrin en etkin kurumlarından biri olduğuna vurgu yaparak şehir odağında iş birliği içerisinde çalışmanın önemine değindi. Prof. Dr. Hamza Al, Sakarya iş dünyasına yönelik birçok projede bu iş birliğinin artarak devam etmesinin önemine değindi.

  • Tepeden tırnağa “insan”, Hüseyin Kul elim bir trafik kazasında kaybetti

    Demokratik Sol Parti Sanayi, Ticaret, Esnaf Odaları ve İşveren Kuruluşları ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kul, elim bir trafik kazasında hayatını kaybetmiştir.

    Vefat dolayısıyla DSP Genel Başkanı Önder Aksakal bir mesaj yayınladı.

    Aksakal mesajında; “Kelimelerin tükendiği nokta bu olsa gerek. Çok değerli büyüğüm, tepeden tırnağa “insan”, çekirdekten emekçi ve üretici, örnek bir Demokratik Solcu, Genel Başkan Yardımcısı ağabeyimiz Hüseyin Kul’u elim bir trafik kazasında kaybettik. Üzüntümü tarif edecek cümle kuramıyorum. Kederli ailesine ve DSP camiasına sabır, metanet, başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.” ifadelerini kullandı.

    DSP Genel Başkanı Aksakal’ın katılacağı cenaze yarın (20.07.2022) öğle namazını müteakip Bursa Demirtaş Organize Sanayi Camii’nden kaldırılarak Hamitler mezarlığı aile kabristanına defnedilecektir.

    Bir 1 kişi görseli olabilir

    DSP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kul Bursa’daki kazada hayatını kaybetti

    Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kul, Bursa’da kullandığı otomobilin metro hattının duvarına çarpması sonucu yaşamını yitirdi.

    Kaza, Osmangazi ilçesi Alemdar Mahallesi Mudanya Bulvarı’nda meydana geldi. DSP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kul’un kontrolünü kaybettiği 16 HK 834 plakalı otomobili, metro hattının duvarına çarptı. 3 çocuk babası Hüseyin Kul, metrelerce sürüklenip bariyerlere çarparak duran otomobilde sıkıştı.

  • Acarlar Longozu yenilenen yüzüyle kapılarını açıyor

    Başkan Yüce’den açılışa davet

    Acarlar Longozu yenilenen yüzüyle kapılarını açıyor

    Büyükşehir Belediyesi tarafından yeni bir görünüme kavuşturulan Acarlar Longozu açılıyor. Başkan Yüce, “Şehrimizin en önemli doğa harikalarından olan ve dünyanın sayılı su basar ormanları arasında yer alan longozu yenilenen yüzüyle Sakarya turizmine kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hayırlı olsun” dedi. Yüce, 20 Temmuz Çarşamba günü saat 17.00’da gerçekleştirilecek açılışa tüm vatandaşları davet etti.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından yeni bir görünüme kavuşturulan Acarlar Longozu açılıyor. Şehrin en önemli doğa harikalarından olan ve dünyanın sayılı su basar ormanları arasında yer alan longozu yenilenen yüzüyle Sakarya turizmine kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Başkan Ekrem Yüce, 20 Temmuz Çarşamba günü saat 17.00’da gerçekleştirilecek açılış programına tüm vatandaşları davet etti.

    İlgi odağı olmaya devam edecek

    Acarlar Longozu’nun Büyükşehir Belediyesi uhdesine geçmesinin ardından bölgede yoğun bir çalışma yürüttüklerini aktaran Başkan Yüce, “Peyzaj ve çevre düzenlemeleri ile sosyal tesisleri doğaya uyumlu bir şekilde tamamladık. Yürüyüş yolunun uzunluğunu 2 kilometreye çıkardık. Yöresel ürün merkezleri, hediyelik eşya ofisleri, konferans ve tanıtım merkezi oluşturduk. Tamamen ahşap yapıların yer aldığı ve longozun tüm güzelliğinin keşfedilebildiği çalışma hamdolsun büyük beğeni topladı. İnşallah açılışımızın ardından da misafirlerin ilgi odağı olmaya devam edecek” dedi.

    Doğal güzelliklerimizi göz bebeğimiz gibi koruyoruz

    Şehrin doğal güzelliklerini korumak, Sakarya’nın doğa harikası yerlerini tanıtmak için gayretle çalıştıklarının altını çizen Başkan Yüce, “Hemşehrilerimizi alternatif yaşam alanlarıyla buluşturuyor, doğal güzelliklerimizi göz bebeğimiz gibi koruyoruz. Sakarya’mız gölü, nehirleri, akarsuları, denizi, yayları ve yeryüzünün cenneti. Acarlar Longozu da bu güzelliklerin en özel olanlarından biri. Doğal yapısını koruyarak yaptığımız çalışmalarla inşallah gerek yurt içi gerekse yurtdışından misafirleri konuk edecek, Sakarya’yı tüm güzellikleriyle dünyaya tanıtacağız. Yenilenen yüzüyle Acarlar Longozu’nun şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

  • CHP’li Mesrur Tosun vefat etti

    Cumhuriyet Halk Partisi Adapazarı eski belediye meclis üyesi Mesrur Tosun vefat etti.

    Cumhuriyet Halk Partisi Adapazarı eski belediye meclis üyesi Mesrur Tosun vefat etti. Mesrur Tosun’un cenazesi, öğlen namazına müteakip Pabuççular Mahallesi Kavaklı Camii’nden kaldırılacak.

    Bir 1 kişi görseli olabilir

    CHP Adapazarı İlçe Başkanı Füsun Çetin, acı haberi şu ifadelerde duyurdu:

    “Pabuççular üyemiz önceden belediye Meclis üyemiz Mesrur Tosun’u kaybettik.Allah rahmet eylesin.Cenazesi öğle namazını müteakip Pabuççular mahallesi Kavaklı camiinden kaldırılacaktır.Cennet mekanı olsun..”

    Bir 2 kişi, ayakta duran insanlar ve iç mekan görseli olabilir

    Bu hiç olmadi, çok değerli saygı değer gerçek beyefendi Mesrur Tosun bey siz benim chp içinde tanıdığım son derece kibar ,saygılı her zaman herkese değer veren çok değer verdiğim ve gercekten saygi duyduğum sevgi duyduğum değerli insan beni çok üzdünüz … Mekanınız cennet olsun Rabbim size merhameti ile muamele etsin.

    Sakarya ‘da gerceklestirmis olduğunuz eski belediye meclis üyeleri toplantısı için beni arayıp o her zamanki kibar üslubunuz ile

    “Şükran hanım bana yardımcı olurmusunuz siz olmasanız başaramam” diyerek yardımcı olmamı isterken onere etmeniz

    (oysaki siz zaten basarirdiniz )

    sizin ne denli zarif ve değerli bir kişilik olduğunuzun kanıtı gibiydi.

    Siz gibi güzel insanlarla güzelleşen bu dünya yolculugumda size rastlamış olmak benim icin büyük mutluluk olduğu gibi bizleri bırakıp gitmeniz beni derin üzmüş acı vermiştir.

    Size rahmet diliyorken sevgili eşinize evlatlariniza kisacasi acili kederli ailenize sonsuz sabır dilerim.😭

    Fotoğraf açıklaması yok.

    Fotoğraf açıklaması yok.

    Fotoğraf açıklaması yok.

    Fotoğraf açıklaması yok.

    Fotoğraf açıklaması yok.

    Fotoğraf açıklaması yok.

    Bir gökyüzü görseli olabilir

    Bir 1 kişi görseli olabilirFotoğraf açıklaması yok.

    Fotoğraf açıklaması yok.