Yazar: Sakarya54 Haber Merkezi

  • Yüce “Sakarya’yı fındıkta birinci şehir yapmak istiyoruz”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce ‘Dünya Fındık Haftası’ etkinliklerinde tarıma yön verenlerle bir araya geldi. Çark Caddesi’ndeki korteje katılan, kentin en işlek caddesinde vatandaşlarla kucaklaşan Yüce, ödül töreninde Sakarya’nın fındıktaki hedefini açıkladı. Yüce, “Fındığın kalitesi, çiftçinin kalkınması için Büyükşehir olarak eğitim veriyor, çalışıyoruz. Türkiye’de fındık ihracatında 3. sırada yer alan Sakarya’yı birinci sıraya taşımak istiyoruz” dedi.

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, ülkenin tarım alanındaki temsilcilerinin ve çiftçilerin bir araya geldiği ‘Dünya Fındık Haftası’ etkinliklerine katıldı. 8 – 14 Ağustos arasında gerçekleştirilecek olan etkinlikleri kapsamında ilk fındık alımı programı ve Lisanslı Depoculuk Tesisi’nin açılışına katılan Yüce, Sakarya’daki fındık üretiminde hedeflerin büyütülmesi ve potansiyelin tam olarak kullanılması için atılması gereken adımları konuştu. Program, Çark Caddesi’ndeki kortejle devam etti ve Başkan Yüce bu etkinliğe de katıldı. Kentin en işlek caddesinde vatandaşlarla kucaklaşan ve fındığın şehir için taşıdığı önemi vurgulayan Yüce, protokol üyeleriyle birlikte cadde boyu yürüdü.

    Hedef Türkiye’de birinci olmak
    Devamında ise ‘Fındığa Değer Katanlar’ isimli ödül töreni gerçekleştirildi. Programa ayrıca TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarbıyık, SATSO Başkanı Akgün Altuğ, Sakarya Ticaret Borsası(STB) Başkanı Adem Sarı da yer aldı. Organizasyonda söz alan Başkan Yüce, Büyükşehir olarak çiftçiye verilen desteği ve üretimin artırılması için yürütülen programları anlattı. Sakarya’nın coğrafi konumunun tarımda büyümeyi tam anlamıyla desteklediğini ifade eden Yüce, fındık rekoltesinin artırılması ve üretim potansiyelinin güçlendirilmesi için Büyükşehir olarak gereken desteğin verildiğini aktardı. 122 ayrı ülkeye 2 milyar 30 milyon dolar bedelle 344 bin tondan fazla fındık ihraç eden Türkiye’de Sakarya’nın güçlü bir payla 3. sırada yer aldığını hatırlatan Yüce, şehir potansiyelini en verimli şekilde kullanarak ülkenin birinci şehri olmayı hedeflediklerini vurguladı.

    Ekonomi grafiğimiz büyüme yönünde
    Dünya ekonomileri küçülürken Sakarya’da grafiğin büyüme yönünde seyretmesinin mutluluk verici olduğunu kaydeden Yüce, “Şehirlerin Şehri’ olan Sakarya’mız; yeşili, mavisi, doğal güzellikleri, su kaynakları, Longozu, gölleri, kaplıcaları, yaylaları, dereleri, sahilleri ve insanları ile bambaşkadır. Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak turizmden kültüre, eğitimden sanayiye, spordan tarıma kadar farklı birçok alanda katma değer üretmeye ve ülke ekonomisini katkı sağlamak için gündüz gece çalışmaktayız. Sözlerime bir Arap atasözü ile devam etmek istiyorum. Bir şey yapmak isteyen yolunu bulur, Bir şey yapmak istemeyen nedenini bulur. İşte biz bu atasözünün ‘Yol’ arayan kısmıyız. Şehrimiz için ülkemiz için çabalamak, ileriye taşımak, refah içinde yaşamak için yollar buluyoruz. Bulduğumuz yollarda yürürken; tüm dünyada ekonomilerin küçülmesine rağmen ülkemizde ve Sakarya’da büyüme yönündeki grafikler bizleri mutlu etmektedir. Sakarya’nın coğrafi olarak avantajlı konumu da gerek sanayi gerek tarım ile bu büyümeyi desteklemektedir” dedi.

    “Fındık üretiminde birinci olmak istiyoruz”
    Başkan Yüce, Büyükşehir olarak fındık üreticisinden desteklerini esirgemediklerini belirterek, “Sakarya’mız bildiğiniz üzere ülkemizin hazinesi olan fındığın yetiştiriciliğinde Türkiye’de önde gelmektedir. Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizde birçok tarımsal faaliyete destek verdiğimiz gibi fındığında kaliteli üretilmesi için hastalıktan korunması için elimizden gelen desteği vermekteyiz. Çiftçilerimizin çoğunun gelir kaynağı olan fındığın, yetiştirilmesinden tutun hasat zamanına ve sonrasına kadar yapılacaklar için çiftçilerimizi doğru yönlendirmek için gayret göstermekteyiz ve bunun için zaman zaman eğitim vermekteyiz. Bizlerin hedefi, çiftçilerimizi mağdur etmemek ve fındığı kaliteli bir şekilde üretmektir. Ülkemizin yeşil altını olan fındığın ihracatımızda da önemli bir yeri mevcuttur. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı rakamlara göre; sadece geçtiğimiz yıl dünyanın 122 ayrı ülkesine 2 milyar 300 milyon dolara yakın bir bedelle 344 bin tondan fazla fındık sattık. Bu miktarın büyük bir katkısı; fındık üretiminde Türkiye’de 3. Sırada olduğumuz Sakarya’mızdandır. Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak hedefimiz yakın zamanda fındık üretiminde şehrimizi 1. Sıraya taşımaktır. Bu sebeple tüm gücümüzü, desteğimizi, hassasiyetimizi esirgemiyor, ülkemizin döviz girdisine önemli bir katkı sağlamaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Fındık topraktan yetişen altındır”
    TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, “Bugün fındığa değer katanlar ödül törenine katılmaktan onur duyuyorum. Fındık Türkiye’nin en stratejik tarım ürünüdür. Topraktan yetişen altındır. İthalat girdisi olmadan muazzam bir ihracat ile ülkemize döviz girdisi sağlayan kıymetli bir üründür. Allah’ın bize armağanı olan fındığı korumak en büyük borcumuz. Katma değer olarak işleyerek satmalıyız. Sanayi alanında daha fazla işlemeli ve verimi artırmalıyız. Fındığın daha çok kazandırması için gayretli çalışmalarımız devam ediyor. Tarımı asla ihmal edemeyiz.” İfadelerini kullandı. Törende konuşan Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Hamza Bölük, “Fındık konusunda birbirinden değerli çalışmalar yapan üniversitelerimiz var. Fındığın katma değerli ürünlerini ürütmek ne kadar artarsa ekonomik getirisi de o kadar artar. İlk hedefimiz 5 milyar dolarlık bir getiri. Çiftçileri ve sanayicileri bir araya getiren bu etkinlik çok değerli” dedi. TMO genel müdürü Ahmet Güldal ise, “Karadenizin fındık üreticisine hizmet vermekten onur duyuyoruz. Üreticimiz için şok önemli olan bir alım sezonuna en iyi şekilde hazırlanıyoruz. 54 liralık fiyattan herkes memnun. Bu memnuniyete zarar vermeden çiftçimizi memnun etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Büyükşehir uyarıyor; Tarımsal faaliyetlerde ateş yakmayın

    Büyükşehir uyarıyor; Tarımsal faaliyetlerde ateş yakmayın

    Büyükşehir Belediyesi, havaların ısınması ve tarımsal faaliyetlerin hızlanması ile oluşabilecek yangınlara karşı vatandaşları uyarıyor. 2022 yılında tarımsal faaliyetlerde kontrolsüz yakılan ateşlerden kaynaklanan yaklaşık 500 yangına müdahale edildiğini paylaşan Büyükşehir Belediyesi, önümüzdeki hasat dönemi için anız ateşlerinden kaçınılması gerektiğine dikkat çekti.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı yaptığı açıklama ile vatandaşları yangınlara karşı uyarıyor. Yılın en sıcak günlerinin tarımsal faaliyetlerin arttığı döneme denk geldiğini belirten Büyükşehir, bu faaliyetlerde kontrolsüzce yakılan ateşler sonucunda 2022 yılında yaklaşık 500 yangın vakasına müdahale edildiğini paylaştı. Yapılan açıklamada 67 araç ve 278 personel ile 7/24 teyakkuz halinde olunduğu ifade edilerek, çalılık ve bahçe ateşlerinin yanı sıra yaklaşan hasat dönemindeki olası anız ateşlerinden de kaçınılması gerektiği vurgulandı.

    Anız ateşi yakmayın

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’nca yapılan açıklamada, “Yangın mevsimi çiftçilerimizin bağ bahçe faaliyetlerinde bulunduğu döneme denk gelmesinden dolayı ne yazık ki yangın olayları bu dönemde artış gösteriyor. Yalnızca 2022 yılında 68 anız, 270 ot yangını, 115 çalılık yangını, 31 bahçe yangını olmak üzere çoğunluğu tarımsal faaliyetlerde kontrolsüz bir şekilde yakılan ateşlerden oluşan yaklaşık 500 yangın vakası ile karşı karşıya kaldık. Önümüzde mısır hasadı ve bu hasattan dolayı oluşabilecek anız yangınları bu rakamları daha da arttırabilir. Anız ateşi yakmak Sakarya Valiliğince alınan kesin karar ile hukuki yaptırımlar uygulanmak üzere yasaklanmıştır. Canlı popülasyonuna, toprak verimliliğine ve doğanın kendisine büyük zararlar veren ‘anızlar’ ormanlarımıza da büyük zararlar veriyor. Herkesi orman yangınlarına karşı çok daha dikkatli olmaya, ormanda ve yakınlarında ateş yakmamaya davet ediyoruz” denildi.

  • Lisanslı depo, Sakarya Ticaret Borsasının  girişimleriyle hizmete açıldı.

    TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Lisanslı depo kapasitemiz 8,5 milyon tona ulaştı

    Sakarya’da toplanmaya başlanan fındığın ilk alımı yapılırken, tarım ürünleri için lisanslı depo da törenle hizmete girdi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Ülkemizde faaliyette olan lisanslı depo kapasitemiz 8,5 milyon tona ulaştı” dedi.

    8-14 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen ‘Dünya Fındık Haftası’, Sakarya’da toplanmaya başlanan fındığın ilk alımı ile başladı. Hendek ilçesinde bir fabrikada düzenlenen törene Vali Çetin Oktay Kaldırım,  Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek, Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu katıldı. Satın alınan ilk fındıklardan 250 gram kabuklu fındığın randımanı ölçüldü. Katılımcılar eşliğinde yapılan işlemlerde fındıktan 48 randıman alındı. Ölçümün ardından katılımcılar fotoğraf çekildi. Daha sonrasında ise 82 dönümlük araziye inşa edilen 25 bin 800 ton kapasiteli lisanslı depo, Sakarya Ticaret Borsasının  girişimleriyle Erenler ilçesinde hizmete açıldı.

    “ÜRÜNLER GÜVEN VE DEĞERİNDE SATILACAK”

    Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Adem Sarı, “Açılışını gerçekleştireceğimiz tesis son teknolojiyle donatıldı. Tesiste 15 kişi istihdam edilecek. Bu hizmetlerimizi geliştirerek bölgemize katkı vermeye devam edeceğiz. Lisanslı depolar, tarım ürünlerinin sigortalı ve devlet garantisindeki model silolarda depolanmasına imkan sağlayan, tarım ürünü ticaretini kolaylaştıran ve Ticaret Bakanlığı tarafından denetlenen bir sistemdir. Bu sistemle üreticilerimiz ürünlerini güvenle ve değerinde satarken, sanayicimiz her zaman nitelikli ürüne ulaşabilmektedir” dedi.

    “LISANSLİ DEPO KAPASITEMİZ 8,5 MİLYON TONA ULAŞTI”

    TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu , “Lisanslı depolar kamu ve özel sektörün ortak bir amaçla bir araya geldiği, aynı vizyonu paylaştığı ve böylece ülkemize somut bir eser ortaya çıkardığı güzel bir örnektir. Tarım projelerini modernize etmek üzere devrimsel nitelikte bir adımdır. Yaklaşık 17 sene önce 2005 yılında bugünkü lisanslı depoculuk sisteminin temelini oluşturan lisanslı depoculuk kanununu TOBB ve TMO birlikte hazırladık. Böylece bugün ülkemizde faaliyette olan lisanslı depo kapasitemiz 8,5 milyon tona ulaştı. Öte yandan Ticaret Borsalarımız da bu alanda ellerini taşın altına koyuyorlar. Elektronik satış salonları, akredite laboratuvarlar, canlı hayvan borsaları, lisans depolarıyla ticaret borsalarımız tarım ve hayvancılık sektörünün sağlıklı işlemesine yardımcı olmaktadır” diye konuştu.

     

    Resim

    Başkan Yüce: “UTÇEM’le geleneksel tarımın merkezi Sakarya olacak”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, belediye desteğiyle açılan Sakarya Ticaret Borsası2nın(STB) Lisanslı Depolama Tesisi projesinin açılışına katıldı. Aynı noktada yürüttükleri UTÇEM projesiyle geleneksel ve modern tarımın merkezinin Sakarya olacağını belirten Yüce, “UTÇEM ile yeni üretim teknikleri ortaya koyup, geleneksel ve yöresel üretimde merkez olacağız. Toprak ile iklime uygun, katma değerli ürünler burada üretilecek” dedi. Depolama tesisi, UTÇEM’in yanında tarıma güçlü bir destek sunacak.

    . Açılışta konuşan Yüce, tarımda vizyon projelerin başında gelen dev proje UTÇEM için yapılan çalışmaları anlattı. Sakarya’da yürüttükleri tarımsal üretimde natürel ve kaliteli gıdayı ürünü, geleneksel tekniği modern teknolojiyle harmanlayarak ürettiklerini ve böylelikle kazanç ile kaliteyi artırdıklarını ifade etti.

     

    Modern teknolojiyle geleneksel üretim

    Alancuma’da başlatılan içinde tıbbi, aromatik, meyve bahçeleri, 7 coğrafyadan köy evleri ve eğitim alanları bulunan UTÇEM projesinde ekim, dikim ve hasat sürecinin başladığını ve önümüzdeki yıl inşa sürecinin başlayacağını belirten Yüce, bu merkezde geleneksel, yöresel üretim tekniklerinin modern teknolojiyle harmanlanarak uygulanacağını, çiftçilerin ve tüm vatandaşların tarımsal anlamda eğitim alabileceğini söyledi. Başkan Yüce şehrin iklimine, toprak yapısına uygun ürünlerin üretim potansiyelini maksimuma çıkarmak ve Sakarya’yı tarımsal üretimde parmakla gösterilen, örnek bir şehir hali ne getirmek istediklerini vurguladı.

     

    Sağlıklı, güvenilir ve genetiğiyle oynanmamış ürün

    Genetiğiyle oynanmamış, sağlıklı gıdaların tüketimi noktasında önemli adımlar attıklarını kaydeden Başkan Yüce, “Malumunuz Sakarya’mız doğası, kültürü, sanayisi ve tarım potansiyeli ile ülkemizin en yaşanabilir kentlerinden birisidir. Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak bizler de bu potansiyeli arttıracak projeler üretmekten, destek olmaktan kaçınmıyoruz. Her birimiz ülke çapında gıda sektöründe gelinen noktanın farkındayız. Natürel ve kaliteli gıdaya, sertifikalı ürünlere olan talep arttı ve her geçen gün de bu ürünler daha geniş kitleler tarafından talep görmektedir. Bu durum da doğal ürünlere ulaşmayı zorlaştırmaktadır. Sağlığımızı korumak ve evlatlarımızı güvenle yetiştirmek için zirai ilaç kalıntısı olmayan güvenilir ve sağlıklı gıdalar ile genetiğiyle oynanmamış ürünleri tüketmemiz gerekiyor. Hemşerilerimizin uygun fiyatla güvenilir sağlıklı gıdaya ulaşabilmeleri bizim için çok önemli. Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak işte bu yüzden tarımsal projelerimize azami ölçüde önem gösteriyoruz. Bunu yaparken de geleneksel üretimi, bilgiyi, beceriyi modern teknolojiyle harmanlıyoruz. Böylece üretim sürecini hızlandırıyor, verimi ve kazancı artırıyoruz” dedi.

     

    Sakarya’nın tarım potansiyeli

    Yüce Sakarya’nın iklim ve hava koşulları ile toprak yapısının tarımsal üretim için ciddi potansiyel taşıdığını belirterek,Şehrimiz; hava ve iklim koşulları açısından tarımsal üretim için uygun, tarımsal makine ve araçları kullanımının yoğun; tarla, bahçe bitkileri ve meyvecilik ürünleri açısından zengin ve çeşitlilik arz eden bir bölgedir. Şehir ekonomisinde tarım sektörü önemli bir paya sahiptir. Bu nedenle şehrimizdeki tarım potansiyelini en iyi şekilde kullanmak için pek çok proje hayata geçirdik. Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak, tarımın sanayi ile entegrasyonuna dönük uygulamalara önem ve destek veriyoruz. Lisanlı Depoculuk alanının yanında AR-GE Uygulamalı Tarım ve Çiftçi Eğitim Merkezi (UTÇEM) bulunuyor. Meyve dikimlerimiz bu yıl tamamlanacak ve idari bina inşaatlarımıza başlayacağız. Merkezimizde yeni üretim tekniklerinin gösterildiği, deneme ve demonstrasyon alanlarının bulunduğu, geleneksel ve yöresel ürünlerin üretildiği, başta çiftçilerimiz olmak üzere herkese eğitim verileceği bir merkez olacak. Çiftçilerimiz, genç girişimcilerimiz; şehrimizin toprak ve iklimine uygun, katma değeri yüksek ürünler üretilmesi konusunda bilinçlenecek, üretimin geleneksel ve endüstriyel boyutlarını öğrenerek bilinçli üretimdeki yerlerini alacaklar. Lisanlı depoculuk alanın yanında İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile yaptığımız protokol neticesinde Tarım Meslek Lisesini açacağız. Böylece tarladan sofraya sağlıklı gıda zincirinin oluşmasında; bu işin eğitimini almış, bilinçli üreticilere sahip olacağız” ifadelerini kullandı.

     

    Lisanslı Depoculuk Tesisi ve sektöre desteği

    Açılan Lisanslı Depoculuk Tesisi’nin inşa sürecini anlatan ve sektöre katkısına atıtfa bulunan Başkan Yüce, “Sakarya Ticaret Borsası ile Aralık 2019 da imzaladığımız protokol neticesinde Erenler Alancuma’daki alanı Lisanslı depolama tesisi yapılabilmesi için Sakarya Ticaret Borsası’na devretmiştik. Akabinde Ticaret Borsası ile bir protokol daha imzaladık. Bu protokol ile de gerek Yol Bakım ve Asfalt Daire Başkanlığımız gerek SASKİ marifeti ile bu alanda altyapı ve üstyapı düzenleme çalışmalarını gerçekleştirdik. Böylece şehrimize Lisanslı Depolama Tesisimizi kazandırmış olduk. Lisanslı depoculuk, tarıma ilgi duyan, hayatlarını bu alanlarda idame ettiren hemşerilerimiz için çok önemli bir yere sahiptir. Sanayi şehri olduğumuzdan dolayı nüfusun artması kaçınılmazdır. Bu sebeple şehrimizin gerek tahılda gerek fındıkta çiftçimizin mağdur olmaması adına Lisanslı Depoculuk Tesisleri büyük önem arz etmektedir. Çiftçilerimiz, üretimini gerçekleştirdikleri hububatları depolama alanında gerek hava şartlarından gerek böceklenmeden kaynaklı stok sıkıntısı çekmektedir” şeklinde konuştu.

    Resim

    “ÜRÜNLER EMANET ALINARAK SAĞLIKLI ŞEKİLDE MUHAFAZA EDİLECEK”

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, “Aralık 2019 tarihinde imzaladığımız protokol neticesinde Alancuma’daki alanı lisanslı depolama alanı tesisi yapılması için Sakarya Ticaret Borsasına hibe ettik. Bu bölgenin altyapı ve peyzaj çalışmalarını da tamamladık. Böylece şehrimize lisanslı depolama tesisimizi kazandırmış olduk. Lisanslı depoculuk çok önemli bir yere sahip. Lisanslı depolar sayesinde üretici, tüccar ve sanayicinin ürünleri emanet alınarak sağlıklı bir şekilde muhafaza edilmesi hedeflenmiştir” şeklinde konuştu.

    Resim

    Fotoğraf açıklaması yok.

    Resim

    “ÇİFTÇİMİZİN ÜRÜNÜ KORUNMUŞ OLACAK”

    Sakarya Valisi Çetin Oktay , “Fındık alımını başlattık, güzel bir fiyat açıklandı. Sakarya’da rekolte geçen yılın üzerinde bekleniyor. Dünyada yaşanan sıkıntılar dolayısıyla gıda sektörünün, tarım sektörünün ne kadar önemli ve stratejik olduğu ortaya çıktı. Tabii bu vizyonun daha önceki senelerde ortaya konulması bugün bu tesis ve bunun gibi tesislerin açılışını gerçekleştiriyor. Yeni projelerle sektörün akıllandırılması önemli, bu tesis onlardan birisi. Tarımsal ürünlerin işlenmesi bu şehir için hayati öneme sahip. Bu şehrin en büyük hazinesi doğası ve tarımsal arazileri. Bu tesis çiftçimize katkı sağlayacak, çiftçimizin ürünü korunmuş olacak” ifadelerini kullandı.

    Resim

    Resim

    Konuşmaların ardından yapılan dua ve kurdele kesimi ile tesisin açılışı gerçekleştirildi.

    Resim

    Resim

    Fotoğraf açıklaması yok.

    Resim







  • Ziraat Yük. Müh. Hamdi ŞENOĞLU “BORSA mutlaka Türkiye’ye getirilmeli”

     FINDIK

    GEYVE TABİAT VARLIKLARI KORUMA DERNEĞİ SASTOP    TARIM  KOMİSYONU ZİRAAT  YÜK.  MÜH. HAMDİ     ŞENOĞLU “BORSA mutlaka Türkiye’ye getirilmeli”

       Ülkemizin tarımında,ekonomisinde bir yeri olan kimine göre sarı altın,kimine göre platin denen üründür. Fındık genellikle Karadeniz sahilimizde üretimi yapılmaktadır.Yıllık üretimimiz ortalama 600 bin ton civarlarındadır.Bu rakam hava şartlarına göre aşağı yukarı çıkmaktadır.Bu senede 700 bin ton civarlarında olacağı tahmin edilmektedir.Bu rakamla dünyada üretilen fındığın % 70 ini ülkemizde üretmekteyiz.Fındık Ülkemizin tarımsal ürün ihracatında önemli bir yeri vardır,Yani STRATEJİK bir ürünümüzdür.hem büyük bir kitlenin geçimi ,hemde ülkemize ihracattan dolayı getirdiği döviz yüzünden önemlidir.

        Ülkemizde kurulan Ulusal Fındık Konseyi (UFK)aldığı kararla  ağustos ayının ikinci haftasını Dünya Fındık Haftası  olarak kutlamaktadır.Bu Dünya fındık haftası fındıkla ilgili farkındalıkların yapılması planlanlanmıştır.ikinci olarak bu senede İlimiz  sakaryada yapılması Sakarya Ticaret Borsasının katkılarıyla düzenlenecektir.Borsa başkanımızı ve yönetimini meclisini kutlarım.Kendilerine çok teşekkür ederim.Yapılacak programda Lisanslı depoculuğun büyümesi için bünyelerinde yapmış oldukları depo projeleri için kendilerini ayrıca kutlarım.

    Dünyada üretilen fındığın % 70 ini üretiyoruz.Bu oran her geçen gün düşecektir.artık diğer ülkelerdede fındık üretimine geçiyor.İTALYA,GÜRCİSTAN,ŞİLİ,İSPANYA ….vs.

     Tek farkımız fındığımızın AROMASI

    Türkiyede ağırlıklı olarak karadeniz bölgesinde üretilmesine karşılık son günlerde diğer illerede sıçramaya başladı.Örneğin Denizli

    Hala  fındığın budanmasında,gübrelenmesinde ,haşatında,depolanmasında yani yetiştirilmesinde çok verimli olduğumuzu söyleyemem.Bunun suçlusu büyük oranda biz Ziraat Mühendislerinde ve teşkilatlarımızdadır.

    ÖNCE FINDIĞIMIZI BİRİNCİ KALİTE  ÜRETECEĞİZ.

    Bunlara girmek istemiyorum .Gelelim günümze  Fındık fiyatlarına

    HASAT zamanı geldiğinde her sene aynı nakarat,fındığa  kaç para verecekler.Bekliyoruz büyüklerimiz ne verecek.az dı ,yeterliydi feryadı figan.

    Sahneye bir  çok ergüman çıkıyor.herkes  yani yetkililer buradan nasıl faydalanırızı düşüncesindeler.Olan üreticiye oluyor.

    PAZARLAMA ya baktığımızda ;

    Fındığın te örgütü FİSKO BİRLİK ,yani  üreticinin tek sesi olması gerekir.Ç,iftçi Örgütlerimiz önce ziraat odaları maalesef  görevlerini yerine getiremiyorlar,çiftçimiz de  örgütlerine sahip çıkmıyor,çünkü örgütler güvenlerini kaybetmişler.Halbuki çiftçimiz fındığın tek sahipi olan  gücün  FİSKO BİRLİK olduğunu untuyorlar.veya unutturuyorlar!!

    Hükümet açıkladığı fiyatı sadece TMO  aracılığı ile piyasayı dengelemek istiyor.Ne kadar dengeliyor ,ne kadar dengelediğini üretici iyi bilmektedir.Fındık pazarı çok yönlü durumdadır.çiftçi tüççara borçlanmış ona fındık verecektir,Ferrore  ile sözleşme yapmış ona fındık verecek,FİSKO BİRLİK  fiyatı yüksek tutarsa peşin alabilirse ki öyle olamalı bir kısmını alacak.Bunların yanındada TMO piyasada fiyat dengeleyici görevini yapacaktır.

    Ülkemizde fındığın alıcılarından yabancı firmalarda bulunmaktadır.FERRORE kimileri kızıyor,kimileri seviniyor.Firmanın suçu yok koyulan şartlarda ülkemize yatırım yapmış ekonominin gereği karını düşünüyor.bundan normal bir şey yok.Alım fiyatlarına etkili oluyormuş ,olacak tabi parayı basan düdüğü çalar hesabı.Fakat işin kötüsü kazandığını maalesef kendi ülkesine götürüyor.Bize dağıtacak değil ya.

    Biz ne yapabiliriz buna bakalım;

    Ürettiğimiz fındığı ham olarak satışlarımızı çok aza indirgemeliyiz.Fındığııza artı değer katarak ihraç etmeliyiz.

    MARKA olmalıyız.

    Fındık ile üretilebilecek ürünlerle ilgili çalışmalarımızı hızlandırmalıyız.Burda ünüversitelerimizede,firmalarada büyük görev düşüyor.ARGE çalışmaları mutlaka devletimiz desteklemelidir

    Dünyadaki fındık pazarına hakim olmalıyız,BORSA mutlaka Türkiye’ye getirilmeli.bu kolay bir şey değil .Ama mutlaka başarmalıyız.

    Stratejik bir ürünümüz .Bakanlıklarımız Tarım,ticaret,maliye Bakanlıkları mutlaka ciddi bir şekilde bir işlerliği olabilecek bir teşkilatlanmaya gitmelidir.

    Bunları  Nasıl  Yapabiliriz e gelince;

    Tarım Bakanlığı altında köyler guruplar altında KOOPERATİFLEŞTİRİLMELİ, örneğin KARASU PARALI TARIMSAL KALKINMA KOOP. Bu koop yapmış olduğu çalışmalar takdire şayan kendilerini kutlarım.Bu kooperatiflerin FİSKO yla direk değil ürettikleri ürünlerin satışları konusunda bağlantıları sağlanmalıdır.

    Bu çalışmaları yaparken fındık bölgelerinin sosyolojik bakımından incelenip prrojelerin uygulanması gerekir.Fındık bölgeleri incelendiğinde sosyal hayatta sıkıntılar görülüyor.

    Bütün bunları başarabilmek için   Bakanlığımız KARADENİZİ ÇİKOLATA VADİSİ  ilan etmelidir.Bu gibi çalışmayı Ordu da odaların kadın girişimcilerle ilgili bir çikolata üretim projeleri var ,bu çalışmaları genele yaymalıyız.

    Bu projenin altında çikolata ve diğer ürünleri üretecek firmalara destekler sağlanmalı ,ürettiği ürünlerin % 70 ini İhraç etmek koşuluyla ,1 yıl süre gibi ödemesiz  fındık hammaddesini vermelidir.

    Bunu başarabilirsek

    ÜRETİCİ KAZANACAK

    ÜLKE KAZANACAK

    DOLAYISIYLA DÜNYA FINDIK  BORSASINIDA TÜRKİYEYE GETİRECEĞİZ.

    TEK HEDEFİMİZ

    FINDIĞI BİZ YÖNLENDİRECEĞİZ OLMALIDIR.

     

  • AŞIRI SICAKLARDA VÜCUDU SERİNLETMENİN 9 PÜF NOKTASI!

    Yazın aşırı sıcaklarından bunaldığımız bugünlerde, vücudun serin tutulması sanıldığından çok daha fazla önem taşıyor. Öyle ki, serinleyeyim diye yapılan bazı hatalı davranışlar hayati tehlikeye yol açabiliyor! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı “Aşırı sıcaklar; sıvı ve mineral dengesinde istenmeyen değişimler yaparak,  konsantrasyon bozukluğundan baş ağrısı ve baş dönmesine, çarpıntıdan yorgunluk ve nefes almakta zorlanmaya dek bir çok şikayete neden olabilir. Bu nedenle aşırı sıcaktan ve güneş ışınlarından korunmaya çok özen göstermek, sağlıklı korunmaya ve vücudu serin tutmaya yönelik bazı önlemleri almak çok önemlidir.” diyor. Dr. Meltem Batmacı, yazın sağlıklı bir şekilde vücudu serinletmenin 9 yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

    Bu saatlerde dışarı çıkmaktan kaçının!

    Aşırı sıcaklar hemen herkesi etkilese de, özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, hamileler, çocuklar ve bebekler daha fazla risk altında bulunuyor. Bu nedenle risk grubundaki kişilerin özellikle güneşin çok yoğun olduğu ve dik geldiği 11:00-16:00 saatleri arasında dışarıda bulunmaması büyük önem taşıyor. Ortamın mümkünse taze hava ile sürekli havalandırılması, güneşten korunmak için güneşlik, perde ve jaluzilerin kapalı tutulması gerekiyor.

    Klima kullanırken bu kurallara dikkat edin!

    Yaz aylarının bunaltıcı sıcaklarında imdada yetişen ve adeta kurtarıcı olarak görülen klimanın doğru kullanımı çok önemli. Klimaya doğrudan maruz kalmamak, ortamı aşırı soğutmamak, vücut ısısı yüksekken bir anda soğuğu açmamak, klima temizliğini düzenli olarak yaptırmak olası enfeksiyonlardan korunmak için kritik role sahip. Aksi takdirde bilinçsiz klima kullanımının yol açtığı üst solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere bazı yaz hastalıklarına çok sık rastlanıyor.

    Bol sıvı tüketin!

    Yazın terleme ve buharlaşma ile birlikte sıvı kayıpları artacağından bol sıvı alımına özen göstermek, kaybedilen sıvıyı çoğunlukla su içerek yerine koymak gerekiyor. Yaz ayında, her gün mutlaka yaklaşık 2.5-3 litre su için. Alkollü içecekler, çay- kahve vb sıvılar suyun yerini tutmayacağı gibi, aksine sıvı kaybını artıracağından böyle bir hataya düşmeyin. Çok soğuk ve buzlu içeceklerden özellikle kaçının. Tuz kaybı da terleme ile birlikte artacağı için bir bardak maden suyu tüketmekte de fayda var.

    Vücut ısısını artıran yiyeceklerden uzak durun!

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı beslenmenin de aşırı sıcaklarda kritik rol oynadığını belirterek şöyle konuşuyor: “Özellikle yaz sıcaklarında hafif ve sulu yemekler tüketilmelidir. Yağlı, bol baharatlı/ şekerli yiyeceklerden yaz döneminde çoğunlukla uzak durulmalıdır. Öğünlerde porsiyon kontrolü önemlidir. Aldığımız her bir kaloriyi yakmak için vücut, suya ihtiyaç duyar. Fazla alınan her bir kalori, vücut sıvı dengesini bozar ve kilo artışına da sebep olur. Özellikle bol yağlı, baharatlı, şekerli gıdaların sindiriminde vücut zorlanmaktadır.”

    Dışarı çıkarken güneşten korunun!

    Dışarı çıkarken ince, açık renkli ve bol giysiler giymeye özen gösterin. Giysinin cazibesine kanarak; sizi terletebilecek kumaştan yapılmış ya da güneş ışınlarını emen siyah gibi koyu renk giysiler giymeyin. Sizi terletmeyecek ve güneş ışınlarından koruyabilecek kumaşlar tercih edin. Isıyı vücutta muhafaza edeceğinden dolayı kat kat giyinmekten kaçının. Geniş kenarlı şapka, UV ışınlarından koruyacak güneş gözlüğü ve güneş koruyucu krem kullanın. Özellikle benleri ya da cilt hastalığı olanların ve açık tenli kişilerin güneşten korunması çok daha kritik rol oynuyor.

    Ağır spordan kaçının!

    Sıcak yaz aylarında yüksek efor gerektirecek spor ve aktivitelerden uzak durmak gerekiyor. Hafif egzersizler yaparak, yüzerek ya da güneş ışınlarının dik gelmediği saatlerde yürüyüş yaparak hareketsiz kalmaktan kaçının. Spor veya yoğun fiziksel aktivite gerektiren işler için akşam saatlerini tercih edin. Fiziksel aktivitelerin ve sporun ardından vücudunuzu susuz ve mineralsiz bırakmamaya, su içmeye özen gösterin.

    Soğuk suyla vücudunuzu serinletin!

    Sık sık ve ılık su ile duş alın. Eğer mümkün olamıyorsa gün içerisinde sık sık ellerinizi, ayaklarınızı, yüz ve ensenizi soğuk su ile yıkayın.

    Araç içinde dikkat edin!

    Dr. Meltem Batmacı “Kapalı, açık, park etmiş araçlarda hiçbir canlıyı bırakmamaya çok dikkat edilmelidir. Araç içi ısı, park edildikten kısa bir süre sonra çok ciddi yükselir ve hayati riske yol açar” diyor.

    Güneş çarpmasında bu hataya düşmeyin!

    Aşırı sıcaklar ve kavurucu güneş nedeniyle güneş çarpması çok sık yaşanıyor. Güneş çarpması; halsizlik, bulantı, görme değişiklikleri, baş ağrısı, baş dönmesi, kendini kötü hissetme vb. belirtilerle kendini gösteriyor. Güneş çarpması durumunda kişinin hemen serin, hava akımı olan ve gölgeli bir ortama alınması, giysilerinin gevşetilmesi, soğutulmaya çalışılması, bilinç kapalı ise, şuur dalgalı ise mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna götürülmesi şart. Bilincin kapalı olması durumunda kesinlikle su içirmeye çalışmamak gerekiyor.

  • ECEVİT KELEŞ, SAĞLIK BAKANLIĞI ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR”

    ECEVİT KELEŞ, SAĞLIK BAKANLIĞI ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR”
    CHP Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş kentteki diş hekimliği fakültesinin SGK ile anlaşması konusunu defalarca gündeme getiriyor. Sağlık Bakanlığı Keleş’in ve Sakaryalıların talebini görmezden geliyor. Sağlık Bakanlığının Sakarya halkını Suriyeliler kadar değerli görmediğini belirten Keleş, “Bakanlık üç maymunu oynuyor.
    CHP Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş diş hekimliği fakültesinde SGK’lı vatandaşların muayene edilmemesini bir kez daha gündeme getirdi. Türkiye’nin birçok ilinde Üniversitelilerin diş hekimliği bölümü SGK İle anlaşmalı iken Sakarya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi SGK hastalarını ücretli olarak muayene ediyor. Başkan Ecevit Keleş, Sağlık Bakanlığının bu uygulaması ile Sakarya halkını cezalandırdığını söyledi.
    SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYALILARI CEZALANDIRIYOR MU?
    Konuyu defalarca gündeme getirmelerine rağmen bir adım daha ilerleme kaydedilmediğini belirten Başkan Keleş, “Sakarya Üniversitesinin Diş Hekimliği Fakültesinin SSK anlaşmasını yapmasını istedik. Vatandaşlar mevcut diş hastanesine muayene için haftalarca beklemek zorunda kalıyor. Diş hastanesinde sıra bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Çünkü talep artıyor ve haftalar sonrasına sıra alabiliyorlar. Özel ve Fakülte Diş hastaneleri para ile muayene yapıyor. Vatandaş bu zorlu ekonomik şartlarda sağlıklarını kaybedebiliyorlar. Diğer iller de fakültelerle SGK anlaşması var iken Sakarya’da neden anlaşılamıyor. Soruyoruz. Sormaya da devam edeceğiz. Ancak Sağlık Bakanlığı hiçbir şekilde vatandaşı ciddiye alıp da cevap vermiyor. Adeta üç maymunu oynuyor.” dedi.
    SURİYELİLER KADAR DEĞERİMİZ YOK!
    Sakarya halkının cezalandırıldığını belirten Keleş, “Mesele Sakarya olunca bu konu neden görmezden geliniyor anlamış değiliz. Sakaryalı hemşerilerimizin mağdur edilmesinin özel bir sebebi var mıdır? Sakaryalılar neden cezalandırılıyor? Sağlık Bakanlığını uygulamalarında kendi vatandaşına Suriyeliler kadar değer vermiyor. Kendi vatandaşınınım parası ile muayeneye zorlayan bir sistem üretiyor. Diğer tarafta ücretsiz ve sağlık kurumlarının kapıları sonuna kadar açık olan Suriyeliler var. Bu vatandaş bunun hesabını sormayacak mı sanıyorsunuz. Az Kaldı. Geliyor Gelmekte Olan!” açıklamasında bulundu.
    “VATANDAŞIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
    Vatandaşın hakkını savunmaya devam edeceklerini belirten Keleş, “Biz kentimize dair yaşanan sorunları, vatandaşların yaşadığı problemleri aktarmaya, yetkililere görevlerini yapmaları konusunda uyarılarda bulunmaya devam edeceğiz. O nedenle bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Sakarya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin SGK ile sözleşmesinin yapılmaması büyük bir mağduriyet yaratıyor. MHRS üzerinden randevu almak deveye hendek atlatmak gibi oldu artık. İnsanlar böylesine derin bir ekonomik krizin içinde, kıt kanaat geçinmeye çalışırken, özel hastanelere olduğu gibi özel diş kliniklerine gitmek zorunda bırakılıyor. Bu millete yapılan hak mıdır? Ve bahsettiğimiz üzere tüm Diş Hekimlik Fakülteleri’nin SGK kapsamında olmasına rağmen Sakarya niçin mağdur edilmektedir ve SGK sözleşmesi bugüne kadar neden yapılmamıştır? Lütfen bu soruna bir an önce çare bulunuz ve Sakaryalının mağduriyetini gideriniz” ifadelerini kullandı.
  • Büyükşehir’le bir doğal harika daha gün yüzüne çıkıyor: “Doğa tutkunlarının vazgeçilmezi olacak”

    Büyükşehir’le bir doğal harika daha gün yüzüne çıkıyor: “Doğa tutkunlarının vazgeçilmezi olacak”

    Büyükşehir Belediyesi bir doğa harikasını daha gün yüzüne çıkarıyor. 30 kilometre uzunluğunda olan, şelaleleriyle doğaseverlerin gözbebeği Maden Deresi’nin keşfedilmesi için ekosisteme uygun 400 metre granit taş yol ve yaklaşık bin 300 metre çelik taşıyıcı üzerinde ahşap yol ve dinlenme alanları inşa edilecek. Ekosistemin devamı olacak, topoğrafyaya uygun restorasyonla baştan aşağı yenileneceğini belirten Başkan Yüce, “İşlemlerimize başladık, doğal güzelliği yeni yüzüyle vatandaşlarımızla buluşturacağız” dedi.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi, şehrin doğayla bütünleşmesi, mevcut kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesi için projeler üretiyor. Sezonun başlangıcında Sakarya İl Ormanı Tabiat Parkı’nı devralarak sil baştan yeniledi. Akabinde Türkiye’nin en büyük longozu Acarlar Longozunu hizmete açarak vatandaşlarımızla buluşturdu. Son olarak Başkan Yüce’nin çalışmasıyla Maden Deresi’de diğer doğal güzelliklerimiz gibi gün yüzüne çıkarılıyor. Yüce ve ekibi, mağarası, yürüyüş yolları, mesire alanları, otoparkı, 30 kilometre uzayan dere yatağı ve şelaleleriyle alanın vatandaşlar tarafından en güvenli şekilde ziyaret edebilmesi ve burada vakit geçirebilmesi için bir ekoturizmi projesi hazırladı.

    Granit yol, ahşap yollar, korkuluklar ve yürüyüş yolları

    Yüce’nin kısa bir süre önce müjdesini verdiği projeyle ilgili hazırlıklar tamamlandı. Yapılan plana göre kayaların içinden geçen tünellere ve şelale bölgesindeki yürüyüş alanlarına çelik işleme üzerinde bulunacak bir ahşap yürüyüş alanı inşa edilecek. Bu parkurun 300 metrelik kısmı tüneller bölgesine yapılacak. Bin 300 metrelik alan ise şelale bölgesindeki tehlike arz eden bölgeye montajlanacak. Bunun yanında yine şelaleye giden bölgede rahat bir yürüyüş yapılabilmesi için yaklaşık 400 metre ‘granit küptaş yol’ proje edilecek. Taş ve ahşap olmak üzere toplamda bin 700 metrelik yürüyüş alanı montajlanacak. Ayrıca ziyaretçilerin tehlike yaşamaması için yürüyüş yollarının çevresi tamamen ahşap korkuluklarla çevrilecek. Ayrıca yürüyüş bölümlerine belirli sayıda dinlenme alanı da yapılacak.

    Ekolojik tasarım işlemi

    Tamamı doğal sit alanı olan ve Turizm Bakanlığı’nın sorumluluğundaki Maden Deresi’ne sürecin devamında ise sosyal donatı alanları kazandırılacak. Yürütülecek restorasyon ve yenileme çalışmasının tamamı doğaya uygun olacak. Tam anlamıyla bir ‘ekolojik tasarım’ olarak işlenecek projenin topoğrafyaya ve ekosisteme uyumlu olması sağlanacak. Engebeli olan, daha önce doğaseverlerin birçok kez kaza yaşadığı bölümler artık güvenle ziyaret edilecek ve doğanın güzelliği ön plana çıkarılacak. Çalışma esnasında ağaçlar ve bölgenin dokusu zarar görmeyecek, tamamen kazı ve dolgu işlemleriyle hayata geçirilecek. Maden Deresi Mesire Alanı anıt çınar ağaçlarıyla ve doğa harikası deresiyle herkesin ruhunu dinlendireceği bir alan olacak.

    “İhale süreci başlıyor, hayırlı olsun”

    İhalenin 10 Ağustos’ta yapılacağını ve tamamlandığında doğal cennetin harika bir yüze kavuşacağını ifade eden Yüce, bu alanın doğaseverlerin vazgeçilmezi olacağına vurgu yaparak, “Sakarya her noktasıyla Allah’ın bize bahşettiği doğal bir cennet. Şelalesi, dereleri, gölü, göletleri, yaylalarıyla muhteşem. Yeşilin her tonunu görebileceğiniz bu kentte vatandaşların doğayla iç içe olması için projeler üretiyoruz. İl Ormanı Tabiat Parkı ve Acarlar Longozu’ndan sonra bakanlığımızdan devraldığımız Maden Deresi’nde de çalışmalarımıza başlıyoruz. Şelalesi, doğal havuzları, mağaraları, yürüyüş yolları ve mesire alanıyla şehrin değeri olan bu güzelliği vatandaşlarımızın güvenli şekilde ziyaret edebilmeleri, vakit geçirebilmeleri için projemize start verdik. Proje tamamlandığında, yürüyüş alanlarımız, taş yolumuz ve güvenlik korkuluklarımızla Maden Deresi artık çok daha güzel bir yer haline gelecek. İlerleyen süreçte ulaşım yolunu ve sosyal donatı alanların inşasını ele alacağımız bir projeyle doğaseverlerin vazgeçilmez noktası olacak. İhalemizi 10 Ağustos Çarşamba günü yapıyoruz, Sakarya’mıza hayırlı olsun” dedi.

    Maden Deresi’nin hikayesi

    Karasu ilçesinin doğusundan Karadeniz’e dökülür. Bölge, Karasu için en önemli mesire ve doğa yürüyüşü alanıdır. Maden Deresi Karasu ile Kocaali arasındadır ve, Maden Deresi Doğal Sit Alanı, Bakanlık Makamının 10.05.2019 tarihli ve 111327 sayılı oluru ile “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescil edildi. Eski tarihlerde burada kurşun, boraks, çinko ve altın madenleri bulunuyordu. Madenciler, Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Fransız firma tarafından 1914’de bütün galerileri çökerterek bölgeyi terk etti. Maden Deresi doğa güzellikleri ile sürekli artan bir şekilde ziyaretçisi uğrak yeri oldu.

  • Sakarya Millet Bahçesi’nde ‘Koliva’ fırtınası

    Karadeniz grubu ‘Koliva’ Büyükşehir Belediyesi Açık Hava Etkinlikleri kapsamında  Sakarya Millet Bahçesi’nde sevenleriyle buluştu

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Açık Hava Etkinlikleri, şehirde büyük bir heyecana sahne oldu. Şehirde BisikletFEST, dünya kupası ve EXPO’ların yanı sıra Sakarya Millet Bahçesi’nde Ağustos boyunca konserler, filmler, eğlenceli etkinlikler gerçekleştirilecek. 5 Ağustos’ta film gösterimiyle başlayacak olan program  herkesin merakla beklediği ‘Koliva’ sahnesiyle devam etti. Karadeniz’in sevilen grubu Büyükşehir’in organizasyonunda sevenleriyle buluştu. Yeşil ve siyaha boyanan ‘açık tribünde’ ve açık hava sahnesinde Karadeniz rüzgârı estirdi

     

  • Dünya kupası için geri sayım başladı: 145 kilometrelik parkuru özel ekip hazırlıyor

    Dünya kupası için geri sayım başladı: 145 kilometrelik parkuru özel ekip hazırlıyor

    Büyükşehir şehrin dört bir yanında sürdürdüğü çalışmaların yanı sıra, kurmuş olduğu 40 kişilik özel ekip ile bisiklet şampiyonasının gerçekleştirileceği 145 bin metrelik güzergâhı ilmek ilmek işliyor. Yapılan açıklamada güzergâhtaki tüm yaya ve bordür alanlarının revize edileceği belirtildi.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi uluslararası bir yarışmaya ev sahipliği yaparak Sakarya’nın dünya vitrinindeki yerini sağlamlaştırıyor. 12 Ağustos’ta başlayacak olan BikeFEST ve MTB Dünya Kupası öncesinde şehri şampiyonaya hazırlayan Büyükşehir, kurduğu 40 kişilik özel ekip ile yarışların yapılacağı 145 kilometrelik güzergâhta çalışmalarını sürdürüyor.  Bu kapsamda tabela ve sinyalizasyon çalışmaları gerçekleştiren YOLBAK ekipleri ayrıca güzergâhtaki yaya ve bordür çizgilerini baştan aşağı yeniliyor.

    40 kişilik özel ekip

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı’nca yapılan açıklamada, “Şehir genelinde yürüttüğümüz çalışmaların yanı sıra Trafik Şube Müdürlüğünce kurmuş olduğumuz 40 kişilik özel ekip ile şampiyonanın yapılacağı 145 kilometrelik güzergâhta çalışmalarımız sabaha kadar devam ediyor. 12 Ağustos’ta başlayacak olan BikeFEST ve MTB Dünya Kupası için güzergâhta gerçekleştirdiğimiz tabela ve sinyalizasyon çalışmalarının yanı sıra tüm yaya ve trafik işaretlerini baştan aşağı yeniliyoruz. Şehrimizi uluslararası müsabakaya en iyi şekilde hazırlamaya gayret ediyoruz” denildi.

  • Çin ve Tayvan gerilimi çip krizine yol açabilir

    BTCHaber TV Türk kripto para piyasasına ışık tutmaya devam ediyor. Emirhan Erdoğan’ın moderatörlüğündeki canlı yayında Bybit Türkiye Araştırma Müdürü Beste Naz Süllü kripto para gündemini değerlendirip analizlerini paylaştı. Programda Solana’ya yapılan hack saldırısı, Waves’in yeni planı ve Tayvan’daki çip krizi gibi konular ele alındı.

    Kripto para ve blokzincir ile ilgili en son haberleri okurlarıyla buluşturan BTCHaber’in YouTube kanalı BTCHaber TV, sektöründeki gelişmeleri izleyicilere aktarıyor. Bu haftaki programda, Emirhan Erdoğan’ın moderatörlüğünde Bybit Türkiye Araştırma Müdürü Beste Naz Süllü; Solana’ya yapılan hack saldırısını, Waves’in yeni planını ve Tayvan’daki çip krizini değerlendirdi. Süllü ek olarak izleyicilerle Bitcoin, Ethereum (ETH), Ethereum Classic (ETC), Polygon (MATIC), Shiba Inu (SHIB) ve Optimism (OP) analizlerini paylaştı.

    Solana’ya yapılan hack saldırısında neler yaşandı?

    Solana ağına yapılan saldırıda 5 bin civarında cüzdanın hacklendiği söyleniyor. Zarar ne kadar şu an için bilinmiyor. Öte yandan saldırının kaynağı da henüz belli değil. Ayrıca saldırıya uğrayan cüzdanlarda son 6 ay içerisinde hiç hareket görülmemiş. Solana’nın insanların güvenini geri kazanması için yeni bir blockchain ağı geliştirmesi gerekecek gibi duruyor.

    Waves’in yeni planı

    Geçtiğimiz günlerde Waves’te bir likidite sorunu yaşandı. Bu sorunun ardından şimdi de yeni bir plan açıklandı. Waves ekosistemi katılımcılarının dörtte üçünden fazlası bu DeFi canlandırma planına onay verdi. Ancak uygulamaya koyulacak bu yeni planın güven kazanmaya yetip yetmeyeceği merak konusu. Çünkü likidite krizinin arkasında önemli iddialar yatıyor. Waves ekosistemi içerisindeki bir stablecoin sahibinin regülasyona uyumsuz şekilde stablecoin üretip, gizli arz yarattığı ve bununla WAVES alarak WAVES fiyatında ve stablecoin paritesindeki birebir dolar bacağında manipülasyon yaptığı iddia ediliyor.

    WAVES’te stake edilen tutar bu yılın başında 5 milyar dolara yakınken, bu tutar temmuzun başında 850 milyon dolara, şimdi de 400 milyon dolara düştü.

    Tayvan’daki çip krizi

    Tayvan ve Çin arasındaki gerilime ABD de dahil oldu. ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Tayvan’a ziyarette bulundu. Bu ziyaret, gerilimi daha da tırmandırdı.

    Tırmanan bu gerilim kripto para piyasasına da direkt etki ediyor. Çünkü, Tayvan dünyadaki çip üretiminin yüzde 65’ini elinde tutuyor. Kripto para firmalarının bir kısmı da Web 3 uyumlu cep telefonu üretmeyi planlıyor. Web 3 uyumlu cep telefonu üretimi için de çip gerekli. Öte yandan, Metaverse demek aynı zamanda giyilebilir teknolojiler demek. Onlar için de çip gerekiyor. Kripto para madenciliğinde kullanılan ekipmanlar için de gerekli malzemelerin başında yine çipler yer alıyor.

    Haftalık piyasa değerlendirmeleri ve sektör haberleri BTC Haber TV Youtube kanalında yayınlanıyor.

    Beste Naz Süllü kripto paralar ile ilgili analizlerini ise şu şekilde paylaşıyor:

    Bitcoin (BTC) analizi

    Piyasadaki riskler böyle devam ederse Bitcoin’in 20.000 doların altına inmesini beklemiyorum. Hesabında 10.000 ve üzeri Bitcoin olan cüzdanlar alım yapmaya başladı. Öte yandan, 22.000 dolar ve 23.000 dolar bölgesi ara ve ana destek olarak karşımıza çıkıyor. Bu durumu bozabilecek bir hava yaşanmazsa Bitcoin’in dip yaptığını söyleyebiliriz. Şu anda ara vadede bir yükseliş trendi içerisindeyiz. O yüzden satışlar yüzde 1-2 ile sınırlı kalabilir, yükselişler ise yüzde 5-6 civarında olabilir. Ayrıca, Bitcoin’in önünde 23.500 dolar bölgesinin önemli bir direnç olarak durduğunu görüyoruz. Şu an yataya yakın bir pozitif trenddeyiz. O yüzden arada bir direnç bölgelerinden satış gerçekleşebilir.

    Ethereum (ETH) analizi

    Ethereum’un en kısa zaman içerisinde 1.730-1.750 dolar ve sonrasında da 2.000       dolar aralığına gitmesini bekliyoruz. O yüzden şu haliyle toplanacak seviyelerde olduğunu söyleyebilirim.

    Ethereum Classic (ETC) analizi

    Ethereum Classic’in zaten yüzde 90’lık bir marjı vardı. Bu marj ihtiyatlı olarak da yüzde 60 civarındaydı. Önümüzdeki dönemde ise Ethereum Classic’in uzun zamandır süregelen alçalan trendin geçtiği nokta olan 50 dolarlara kadar yolunun olduğunu düşünüyorum.

    Polygon (MATIC) analizi

    MATIC 1,4 milyar dolarlık ikinci bir halka arz yaparak dolaşımdaki paylarını artırmıştı. O yüzden bir dönem sert bir satış yaşanmıştı. Fakat burada çıkarılan coinler takıma dağıtılmış ve stake edilmiş. Bu yüzden MATIC için yukarı yönlü bir dönüş olabilir. 1,20 dolar seviyelerinde bir beklentim vardı. Bu beklentim şu an devam ediyor.

    Shiba Inu (SHIB) analizi

    Şu anda SHIB’de inanılmaz bir şekilde balina yoğunluğu yaşanıyor. Orayı önce bir aşağı çekmeleri gerekecektir. Varlıklarını satmayan, tutan cüzdanları önce bir dökmeleri lazım ki ardından toplamaya geçebilsinler. Teknik olarak ise SHIB’de şu an 12,70’i kıramayan, aşağıda ise 10,20’lere kadar giden ve yatayda zikzak çizen bir görünüm mevcut.

    Optimisim (OP) analizi

    Optimism de son iki hafta içerisinde çok ciddi bir hareket yaptı. Bununla beraber ağın yenilenmesi, çatallanmanın gelmesi ve stake oranının artması gibi konular Optimism’i yukarı taşıdı. Fakat kimse yüzde 380 yükselen bir coine tepeden yatırım yapmaz. O yüzden biraz geri çekilmesine izin verilebilir.