Yazar: Sakarya54 Haber Merkezi

  • BAYRAK’TAN DÖNÜŞÜM  ELEŞTİRİSİ “BİR ARPA BOYU YOL ALAMADIK”

    BAYRAK’TAN DÖNÜŞÜM  ELEŞTİRİSİ “BİR ARPA BOYU YOL ALAMADIK”

    Sakarya Müteahhitler Birliği Başkanı Murat Bayrak 17 Ağustos 1999 depreminin 23. Yıldönümü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Bayrak 23 yıldır göz ardı edilen kentsel dönüşüme vurgu yaptı.

    LAF KALABALIĞI…

    Sakarya Müteahhitler Birliği Başkanı Murat Bayrak “23 yıl önce derin bir acı yükseldi bu şehirde. Artık hepimiz biliyoruz, ülkemiz dünyanın en etkin ve yıkıcı deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. 17 Ağustos 1999’da gece yarısı saat 03.02’de 7,4 büyüklüğünde meydana gelen ve 45 saniye süren Marmara Depremi’nde resmi bilgilere göre 17 bin 480 vatandaşımız ölmüş ve 23 bin 781 vatandaşımız da yaralı olarak kurtulmuştur.   Derin acının yaşandığı geceyi de yapılması gerekenleri de maalesef 23 yıldır göz ardı ediyoruz. Unutmadık, unutturmayacağız lafının ötesine geçemediğimiz her gün yeni derin acıları yaşayacağımızı bir kez daha üzülerek hatırlatmak isterim”

    DEPREMLE YAŞAMAK ZORUNDAYIZ

    Başkan Murat Bayrak; ”Deprem gerçeği gerekli tedbirlerle özellikle yapısal tedbirlerle, can ve mal kayıpları azaltılabilir. Yurdumuzun farklı bölgelerinde yaşanılan doğal afetler kentsel dönüşümün önemini her seferinde hatırlatmasına rağmen, görmüyor, duymuyor ve uygulamıyoruz. Kentsel dönüşümde en temel hedef her şeyden önce insanımızın can ve mal güvenliğini sağlamak olmalıdır. Asrın felaketi olarak bilinen Marmara Depreminden sonra şehrimizde de kentsel dönüşüm bekleyen yapılarımız için birçok kez basın açıklamalarında bulunduk. Ama geldiğimiz noktada bir arpa boyu yol alamadık”

    “DEPREM DEĞİL ÇÜRÜK BİNALAR ÖLDÜRÜR”

    Sakarya’da Kentsel Dönüşüm’de bir arpa boyu yol alınamadığına vurgu yapan Başkan Bayrak “Hala deprem yorgunu, hasarlı gibi kavramları konuşuyoruz. Oysa gerçek şu; Sakarya’da deprem öncesi yapılan bütün yapıların yenilenmesi ve deprem yönetmeliğine uygun hale getirilmesi lazım. Deprem görmüş, yorulmuş, yıpranmış binaların olası bir depremde ayakta kalması neredeyse imkansız. Bu gerçeği göz ardı ederek, dönüşümde gerçekçi adımlar atmayarak bir yere varamayız. Bu şehirde yaşayan herkesin komşusuna karşı can ve mal güvenliği sorumluluğu bulunmaktadır. Lütfen beylik lafları geride bırakıp gerçekçi adımlar atalım”

    HERKES SORUMLULUK ALMALI

    Başkan Murat Bayrak yetkililerin, müteahhitlerin ve vatandaşın yapması gerekenleri şöyle özetledi;

    • Bakanlıklarımız ve yerel yönetimlerimiz tarafından yatırımcılarımızın kentsel dönüşüme ilgisini arttırmak için bölgenin ihtiyaçlarına göre emsal ve kat artışlarında ivedilikle kolaylık sağlanmalıdır.

    • Müteahhitlerimiz iş planlarında kentsel dönüşümü öncelikli sıraya almalı, bunu bir sosyal sorumluluk olarak görmelidir.

    • Vatandaşlarımız “DEPREM GERÇEĞİ” konusunda sürekli bilinçlendirilmelidir.

    • 1999 öncesi yapılmış riskli yapılara sahip vatandaşlarımız kentsel dönüşüm için maddi ve manevi fedakârlıklar yaparak binalarının dönüşümüne izin vermelidir.

    • Kentimizin tüm sivil toplum kuruluşları kentsel dönüşümü gündemde tutmalı, şehrimizi depreme nasıl hazır hale getiririz kaygısıyla çalışmalar yapmalıdır.

    • Güçlü yerel basınımızın kıymetli temsilcileri deprem gerçeği konusunda kamuoyu oluşması, toplumuzun bilinçlenmesi ve bilgilenmesi için gerekli desteği vermeye devam etmelidir.

    . Yukarıda sıraladığımız dinamikler aynı hedefe odaklanıp birlikte senkronize çalışırsak bahsettiğimiz hedefe ulaşmamız çok daha kolay olacaktır

    Başkan Bayrak “Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğreneceğimize olan inancımla 23 yıl önce aramızdan ayrılan deprem şehitlerimizi saygıyla anıyor, bugün bile depremin izlerini üzerinde taşıyan vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi sunuyorum”

  • Gençleri hedef alan dolandırıcılık yöntemleri

    Gençleri hedef alan dolandırıcılık yöntemleri

    Burs dolandırıcılarına dikkat 

    Yurtiçinde ve yurtdışında öğrenim kurumlarında tercih dönemleri başlıyor. Okul tanıtımlarının yanı sıra burs ve konaklama olanaklarını araştıran gençler dikkatli olmalı. ESET uzmanları dijital okuryazarlığı diğer yaş gruplarına göre daha iyi olduğu düşünülen gençlerin siber suçlular tarafından nasıl hedef alındıklarını inceledi. 

    Siber suçlular hedefine ulaşabilmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışır. Gündemi ve hedef kitlesinin beklentilerini yakından takip ederek tuzağına düşürebileceği kurbanlarının ilgisini çekebilecek konuları araştırır. Bu bazen sahte bir iş ya da arkadaşlık teklifi bile olabilir. Gençleri kandırmaya yönelik olarak kullanılan dolandırıcılık yöntemlerinden en çok kullanılanlar ESET uzmanları tarafından şu şekilde sıralandı;

    Burs dolandırıcılığı

    Lise mezuniyeti yaklaştıkça, gençler hayatlarındaki bir sonraki adıma ilerlemek için plan yapmaya başlarlar. Bu planlar genellikle bir üniversitede yer almayı içerir. Ancak, üniversiteye gidilen yere bağlı olarak, bu hedefler oldukça pahalı olabilir. Dolandırıcılar, çeşitli şekillerde hileli burslar oluşturarak maddi yardım arayan öğrencileri avlamaya çalışırlar.

    İstihdam dolandırıcılığı

    Genç iş arayanları hedeflemek için siber suçlular, genellikle gerçek olamayacak kadar iyi görünen hileli istihdam teklifleri yaratır. Dolandırıcılar meşru iş arama platformlarında sahte iş ilanları yayımlayarak ve genellikle evden çalışmaya ve yüklü bir maaş almaya imkân veren pozisyonlar sunarlar. Amaç, daha sonra kurbanlarının adlarına banka hesapları açmak veya kimliklerini sahte belgeler oluşturmak için kullanmak gibi çeşitli yasadışı faaliyetlerde kullanılacak kişisel bilgileri edinmektir. Bunun dışında aracı kurum olduklarını söyleyerek belli bir ücret de talep edebilirler.

    Sosyal medya dolandırıcılıkları

    Sosyal medya çoğu genç için dijital oyun alanı olduğundan, girişimci dolandırıcılar onları, zamanlarının çoğunu geçirdikleri yerde hedeflemeye çalışırlar. Sosyal medya dolandırıcılığı çeşitli şekil ve boyutlarda olabilir.  Ünlülerle ilgili şok edici başlıkları olan kısa makalelere bağlantılar gibi görünür. Ancak, böyle bir bağlantıya tıklayınca, kötü amaçlı bir web sitesine yönlendirilirsiniz. Dolandırıcılar kurbanlarıyla yarışmalara veya çekilişlere katılma teklifleri içeren mesajlar aracılığıyla doğrudan iletişime geçebilirler, ancak yine de paylaşılan bağlantı, gençleri cihazlarını zararlı yazılımlarla istila edecek veya hassas bilgilerini onlardan almaya çalışacak hileli bir web sitesine yönlendirecektir.

    İndirimli lüks ürünler

    İnternette artan bir başka yaygın aldatmaca ise, sosyal medyada yayımlanan sahte reklamlarla, komik derecede düşük fiyatlarla lüks ürün satışı tekliflerine yönlendiren içeriklerdir. Dolandırıcılar, tekliflerini gençlere cazip hale getirmek için, çok pahalı olan sınırlı sayıda spor ayakkabılar, normal bir maaş veya yarı zamanlı çalışan birinin karşılayamayacağı kadar pahalı olan markalardan kıyafetler veya çevrimiçi sahte Ray-Ban mağazaları gibi onlara hitap edecek markalar ve ürünler sunmaya çalışırlar. Bu hile, bu ürünlerin geniş bir yelpazesini sunan sahte bir e-ticaret sitesi oluşturmaktan ibarettir; ancak, satın alma işleminden sonra, size ya bir sahte ürün gönderirler ya da hiç bir şey göndermezler. Ve en kötü senaryoda, kredi kartı bilgilerinizi paylaştıysanız, siber suçlular bu bilgileri kullanarak kartınızdan izinsiz harcamalar yapacaktır.

    Catfishing dolandırıcılığı

    Dijital çağdaki birçok şeyde olduğu gibi, romantizm arayışı bile çevrimiçi hale geldi. Çevrimiçi arkadaşlık platformları romantizm dolandırıcıları için bol ödüllü bir avlanma alanı. Siber suçlular kurbanlarını genellikle sosyal medyada arayarak onlara özel mesaj yoluyla ulaşırlar. Hile genellikle hedeflerinin çekici bulacağı bir kişiyi taklit etmekten ibarettir. Dolandırıcı daha sonra nihai hedeflerine yani kurbanının parasına ulaşana kadar onları kandırmaya devam edecektir.

    Gençleri hedef alan bu dolandırıcılık yöntemlerine maruz kalmamak için ESET uzmanları şu önerilerde bulundu;

    • Cazip görünen bir iş teklifine rastlarsanız, ancak bundan şüphe duyuyorsanız, şüpheli bir şey olup olmadığını görmek için şirketle ilgili hızlı bir web araması yapın. Ayrıca, kişisel bilgilerinizi yalnızca işe alındıktan sonra, maaşınızı alabilmek için paylaşmanız gerekeceğini unutmayın.

    • Benzer tavsiyeler burslar için de geçerlidir. Eğer bir burs arıyorsanız, bir web araması yaparak ve hatta doğrudan ofisleriyle iletişime geçerek bursu sunan kuruluşun meşru olup olmadığını kontrol ettiğinizden emin olun. Asla ve asla “işlem” ya da “avans” ücreti gibi ödemeler yapmayın.

    • İnternetin altın kuralını unutmayın: “gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, o zaman muhtemelen gerçek değildir”. Yani, komik fiyatlı bir çift sınırlı sayıda üretilmiş Jordan’a rastlarsanız, bu kesinlikle bir aldatmacadır. Hâlâ ilginizi çekiyorsa, satıcıyla ilgili kötü bir şey olup olmadığını görmek için internette onları araştırın.

    • Tanımadığınız birinden istenmeyen bir mesaj alırsanız, ve bu mesaj özellikle şüpheli bir teklif veya bağlantı içeriyorsa gözünüzü açık tutmalısınız. Her durumda, yapılacak en iyi şey mesajı görmezden gelmektir ve tanımadığınız kişilerden gelen bağlantılara tıklamamalısınız.

    • Bir yabancının sizle temas kurmaya çalışması ve birkaç mesaj sonra size olan aşkını  itiraf etmeye başlaması durumunda, örümcek hisleriniz hareketlenmeye başlamalıdır. Hızlı bir ters görüntü aramasıyla birinin kimliğine bürünüp onu taklit edip etmediklerini ortaya çıkaracaktır.

  • KKTC’nin en çok tercih edilen üniversitesi Yakın Doğu Üniversitesi oldu!

    KKTC’nin en çok tercih edilen üniversitesi: Yakın Doğu Üniversitesi!

    Yakın Doğu Üniversitesi, 2022 YKS yerleştirme sonuçlarına göre, bir kez daha KKTC’nin en çok tercih edilen üniversitesi oldu. KKTC üniversitelerini tercih eden 11.141 öğrencinin yüzde 23,1’inin yerleştiği Yakın Doğu Üniversitesi, geçen yıla göre öğrenci sayısını yüzde 31 oranında artırdı. 

    2022 YKS yerleştirme sonuçları bugün açıklandı. Sonuçlara göre bu yıl, 11.141 öğrenci  KKTC üniversitelerine yerleşti. Üniversite eğitimi için KKTC’yi seçen öğrencilerin yüzde 23,1’ini oluşturan 2.570’i ise Yakın Doğu Üniversitesi’ni tercih etti. Bu sonuçlarla Yakın Doğu Üniversitesi, son altı yıldır olduğu gibi yine KKTC’nin en çok tercih edilen üniversitesi oldu.

    İlk yerleştirme sonuçlarına göre, Yakın Doğu Üniversitesi’ne yerleşen öğrenci sayısı geçen yıla göre ise yüzde 31 oranında artış gösterdi. 2022 YKS yerleştirme sonuçlarına yerleştirme hakkı kazanan öğrencilerin kesin kayıtlarını 22-26 Ağustos 2022 tarihleri arasında yapılması gerekiyor.

    Doç. Dr. Murat Tüzünkan: “Sağladığımız akademik ve sosyal olanaklar ile yetkin akademik kadrolarımızın oluşturduğu bilimsel üretkenlik, öğrencilerimize nitelikli bir üniversite hayatının kapılarını açıyor.”

    Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Murat Tüzünkan, YKS tercih sonuçlarına göre Yakın Doğu Üniversitesi’nin bir kez daha KKTC’nin en çok tercih edilen üniversitesi olduğunu söyleyerek, “Yakın Doğu Üniversitesi’nin öğrencilerine sağladığı akademik ve sosyal olanaklar ile yetkin akademik kadrolarının oluşturduğu bilimsel üretkenlik, nitelikli bir üniversite hayatı geçirmek isteyen gençler tarafından da benimsendiğini gösteriyor” ifadesini kullandı.

    Doç. Dr. Tüzünkan, Yakın Doğu Üniversitesi’ne kayıt hakkı kazanan öğrencilerin; kayıtlarını 22-26 Ağustos 2022 tarihleri arasında yapması gerektiğini hatırlatarak, kayıt işlemlerini Yakın Doğu Üniversitesi’nin Türkiye temsilcilikleri ve Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirebileceklerini söyledi. Doç. Dr. Murat Tüzünkan, “Yakın Doğulu olma ayrıcalığını ve gururunu sizlere yaşatabilmek en büyük mutluluk kaynağımız. Sağlıklı ve başarı dolu bir eğitim yılı diliyorum” ifadesini kullandı.

  • İsmail ERGÜL “Unutmamalıyız ki, bilgi eksikliği depremden daha büyük bir tehlikedir”

    Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı İsmail Ergül,17 Ağustos Depremin 23. Yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

    Başkan Ergül, “17 Ağustos 1999 hafızalarımızda “Büyük acılar ve çaresizlik duygusuyla” anılan bir tarih olarak yerini aldı. Ülkemizin ve özellikle bölgemizin deprem kuşağı üzerinde olmasına rağmen halen depreme karşı hazırlıklı değiliz. Bunun bir örneği ise depremin üzerinden 23 yıl geçmesine rağmen çok katlı riskli  binaların önlem alınmaması bizleri derinden üzmektedir. Unutmamalıyız ki deprem öldürmez, binalar ve bilinçsiz, bilgisiz yaşam insanları öldürür. Bu nedenle korkmadan, telaşa kapılmadan bilgili ve bilinçli bir yaklaşım içerisinde olmalıyız. Unutmamalıyız ki, bilgi eksikliği depremden daha büyük bir tehlikedir.” dedi.

  • Marmara Depremi’nin üzerinden 23 yıl geçti

    Deprem Türkiye’nin milli güvenlik sorunudur.
    Türkiye’de 6 milyon konut ciddi risk altında

     Marmara Depremi ya da 17 Ağustos 1999 depremi, 17 Ağustos 1999 sabahı, yerel saatle 03:02’de gerçekleşen, Kocaeli/Gölcük merkezli deprem. Richter ölçeğine göre 7,6 Mw büyüklüğünde gerçekleşen deprem, büyük çapta can ve mal kaybına neden olmuştur.

    TBMM Deprem Riskinin Araştırılarak Deprem Yönetiminde Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi̇ Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun Temmuz 2010 tarihli raporuna göre, depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı. Yaklaşık 200 bin kişinin evsiz kaldığı, 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yerinin yıkıldığı depremden 16 milyona yakın kişi değişik düzeylerde etkilendi, 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 iş yerinde hasar tespit edildi.

    İstanbul’da en fazla hasar Avcılar’daydı

    Marmara Depremi’nde İstanbul’da 454 kişi yaşamını yitirdi. Yalova, Düzce ve Gölcük’ten kentteki hastanelere getirilen yaralılardan hayatını kaybedenlerle bu sayı 981’e çıktı.

    İstanbul’da 1880 kişinin yaralandığı depremde, 41 bine yakın konut ve iş yerinde hasar oluştu, 18 bin 162 konut orta ve ağır şiddetteki hasar yüzünden oturulamaz hale geldi.

    DEPREMİ HAFİFE ALAN ALANA

    Deprem tehdidi altındaki riskli yapılar için proje önerileri sürecin ciddiyetle ele alınmadığını görüyoruz

    Deprem tehdidinin minimuma indirecek projelerin oluşması için hiç bir çalışma Yok

    Bir 8 kişi, ayakta duran insanlar ve yol görseli olabilir

    SAKARYA depreme hazır mı sorusuna cevap vermek gerekirse, sanki depremden yeni haberdar olunmuş gibi bir hal var

    Depremin üzerinden 23 yıl geçti ogün Sakarya’da kaç kişi deprem nedeniyle risk altındaysa bugün de enaz o kadar insan risk altında

    Bir 1 kişi görseli olabilir

    Bir 4 kişi, yol ve sokak görseli olabilir

    Bir 4 kişi ve demiryolu görseli olabilir

    Bir açık hava görseli olabilirBir ağaç, sokak ve yol görseli olabilir

    Bir açık hava görseli olabilir

    Bir açık hava görseli olabilir

    Bir açık hava görseli olabilir

    Bir 2 kişi, çocuk, ayakta duran insanlar ve açık hava görseli olabilir

    Depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı. 17 Ağustos 1999‘da saat 03.02’de 7,4 büyüklüğünde meydana gelen ve 45 saniye süren Marmara Depremi, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Düzce ve Yalova’da yıkıma yol açtı.

    Sakarya

    Marmara Depremi’nde büyük yıkım yaşanan Sakarya da bu süreçte hem kentsel dönüşüm hem de sanayideki hamleleriyle başarılara imza attı.

    Afet sonrası başlatılan çalışmalarla Camili, Korucuk ve Karaman mahallelerinde valilik ve resmi kurumların da içerisinde yer aldığı “yeni yerleşim bölgesi” oluşturuldu.

    TOKİ tarafından deprem yönetmeliğine uygun inşa edilen konutlarda güvenle yaşamlarını sürdüren vatandaşlar, Büyükşehir Belediyesince yapılan Yenikent Park, Yenikent Kültür Merkezi ve Korucuk Park gibi sosyal donatı alanlarında keyifli vakit geçiriyor.

    Çok katlı binalara ruhsat verilmeyen, olası depremleri en az kayıpla atlatabilmek amacıyla yatay kentleşme modeli yürütülen şehir, kentsel dönüşümde de Türkiye’ye örnek oluyor.

    Erenler ilçesinde Yenimahalle ve Küpçüler mahallelerinde 666 dönüm alan üzerinde yürütülen ve 9 etaptan oluşan “Erenler Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi” kapsamında yıkılan konutların yerine yenileri yapılarak hak sahiplerine teslim ediliyor. Belediye bütçesiyle etap etap gerçekleşen projede, konut yapımı için çalışmalar devam ediyor.

    Olası afetlere hazırlıklı olunması amacıyla Büyükşehir Belediyesince kente Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) kazandırıldı. Yaklaşık 9 büyüklüğündeki depreme dayanıklı inşa edilen AKOM, olası bir afet durumunda şehrin kriz merkezi olarak hizmet sunacak.

    Şehir ekonomisi katlanarak büyüdü

    Sakarya’da sanayici ve yatırımcılara sağlanan teşviklerle iş dünyası da adeta ayağa kaldırıldı.

    Depremde büyük yıkımın yaşandığı kentlerden biri olan Sakarya, 2019 yılına kadar gerçekleşen yatırım ve teşviklerle ihracatını 180 milyon dolarlardan yaklaşık 6 milyar dolara çıkardı.

    Dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle geçen yıl yüzde 25’lik kayıp yaşayan Sakarya ihracatı, seneyi 4,5 milyar dolar seviyesinde kapattı.

    Kentte 1999 yılında bir olan organize sanayi bölgesi sayısı, bu süre zarfında 11’e ulaştı. Kentte, 5 organize sanayi bölgesinin kurulması için çalışmalar devam ediyor.

    Depremin yaralarını saran kent, 22 yılda ekonomisini onlarca katladı.

    Türkiye’nin otomotiv ihracatında lokomotif şehirleri arasında yer alan Sakarya, yaptığı dış satımlarla ülke ekonomisine güç katmayı sürdürüyor.

    Karasu ilçesinde 1995’te temeli atılan ve 2017 yılında hizmete açılan Batı Karadeniz’in en büyük limanlarından Karasu Limanı da kentin ihracatına katkı sunuyor.

    Limanda Ukrayna’nın ardından Romanya’ya başlayan Ro-Ro seferleriyle kent ve ülke ihracatına daha fazla katkı sunulması hedefleniyor.

    Kocaeli’de depremin izleri silindi

    Binlerce insanın yaşamını yitirdiği, ev ve iş yerinin yıkıldığı Kocaeli, 22 yılın ardından facianın acı izlerinden uzak bir görüntü ortaya koyuyor.

    Depremde en ağır yıkımın yaşandığı kent olan Kocaeli’de deprem yönetmeliğine uygun binlerce yeni konut yapıldı.

    Sismolojik İzleme ve Deprem Eğitim Merkezinde deprem anı ve sonrasında yapılması gerekenler konusunda verilen eğitimlerden şimdiye kadar yaklaşık 95 bin kişi faydalandı.

    Yeşil alan oranının 11 kat artırıldığı kentte, SEKA Kağıt Fabrikası alanında Türkiye’nin en büyük endüstriyel dönüşümlerinden biri gerçekleştirilerek Seka Park kuruldu.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Gebze Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü iş birliğiyle hazırlanan “Kocaeli İli Afet Zararlarının Azaltılmasında Akıllı Kent Uygulaması Projesi” kapsamında “acil müdahale” ve “erken uyarı” sistemi kurulması için çalışmalar devam ediyor.

    İmzalanan protokolün ardından Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen 31 deprem istasyonunun yanına AFAD tarafından 10 istasyon daha kuruldu.

    Kocaeli’de farklı noktalara kurulan 41 deprem kayıt istasyonundan elde edilen verilerle deprem haritaları ve master planlar hazırlanıyor, riskli alanlar izleniyor.

    Kocaeli, Türkiye’nin ihracat hedefine en güçlü katkıyı veren iller arasında yer alıyor

    Limanları ve üretim tesisleriyle Türkiye’nin uluslararası ticaretinde önemli yere sahip olan Kocaeli, depremin ardından geçen 22 yıllık süreçte ihracatını büyük oranda artırdı.

    Dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgınına rağmen geçen yıl ihracatta üst sıralarda yer almayı başaran Kocaeli, geçen yıl 184 ülke ve bölgeye 12,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

    İstanbul ve Kocaeli sanayisine olan stratejik yakınlığı dolayısıyla deniz taşımacılığında önemli merkez haline gelen İzmit Körfezi’ndeki limanlarda taşınan yük miktarı da her geçen gün artıyor.

    Türk imalat sanayisinin yaklaşık yüzde 15’ine ev sahipliği yapan kent, Türkiye’nin bu yıl için belirlenen 200 milyar dolarlık ihracat hedefine en güçlü katkıyı veren iller arasında yer alıyor.

  • KUCOIN CUP 2022 Espor Turnuvası Başlıyor

    Dünyanın önde gelen kripto para borsalarından KuCoin, Türkiye’de espor faaliyetlerine yöneliyor. Bu doğrultuda KUCOIN CUP 2022 Espor Turnuvası 24 Ağustos 2022 tarihinde başlıyor. KuCoin’in Türkiye’de ilk kez düzenlediği KUCOIN CUP turnuvasının ilk adımında FIFA 22, PUBG: BATTLEGROUNDS ve Tom Clancy’s Rainbow Six Siege oyunları olacak.

    24 Ağustos 2022 tarihindeki elemelerle başlayacak ve 3 ay sürecek olan turnuva kapsamında turnuvanın ilk ayına özel 1.500 dolar değerinde ödül havuzu bulunacak. KUCOIN CUP’ta ilk seri PUBG: BATTLEGROUNDS ile başlayacak. İlk elemelerin sonunda 16 takım büyük final biletini elde ederken, KUCOIN CUP: BATTLEGROUNDS şampiyonu ise 31 Ağustos 2022 tarihindeki canlı yayında belli olacak.

    FIFA 22 kapsamındaki Ultimate Team modunda ise Türkiye’nin en iyi espor oyuncuları yeşil sahalara çıkacak. KUCOIN CUP’ta FIFA 22 için ilk düdük 25 Ağustos 2022 tarihinde çalacak ve eleme heyecanının ardından, finaller 1 Eylül 2022 günü saat 17.30’da twitch.tv/kucoincup adresinde izleyicilerle buluşacak.

    Tom Clancy’s Rainbow Six Siege topluluğuyla 28 Ağustos günü ilk elemelerle bir araya gelecek olan KUCOIN CUP’ta heyecanın kat sayısı artmaya devam edecek. KUCOIN CUP’ın ilk ayağının son mücadelesi olan Tom Clancy’s Rainbow Six Siege finalleri de 1 Eylül günü FIFA 22 finallerinin hemen ardından aynı adreste canlı yayınlanacak!

    Tüm Detaylar KuCoincup.com’da

    Espor topluluğunun nabzı, dünyanın en büyük altcoin borsası olan KuCoin ile kucoincup.com adresinde atacak. FIFA 22, PUBG: BATTLEGROUNDS ve Tom Clancy’s Rainbow Six Siege oyunlarında kayıt olmak isteyen oyuncuların tümü, bu adresten turnuvaya katılım sağlayabilecek.

    Takımını Topla, Kaydını Oluştur

    Espor tutkunlarının takımını oluşturarak, kucoincup.com adresinden ücretsiz olarak kayıt olabilecekleri KUCOIN CUP 2022’ye son kayıt tarihi 23 Ağustos 2022.

    Turnuva hakkında tüm detaylar, kucoincup.com adresinde.

    Kayıt bitiş tarihi: 23 Ağustos 2022 14:00

    PUBG: BATTLEGROUNDS turnuva günü: 24 Ağustos 2022 19:00

    PUBG:BATTLEGROUNDS Büyük finali: 31 Ağustos 2022 19:00

    FIFA 22 turnuva günleri: 25-27 Ağustos 2022 19:00

    FIFA 22 büyük finali: 1 Eylül 2022

    Rainbow Six: Siege turnuva günü: 28-30 Ağustos 2022 19:00

    Rainbow Six: Siege büyük finali: 1 Eylül 2022

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AK Parti’nin 21’inci yılı paylaşımı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin 21’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla paylaşımda bulundu.

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla AK Parti’nin 21’inci kuruluş yıl dönümünü kutladı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşımında şu sözlere yer verdi:

    “14 Ağustos 2001’de hangi heyecanla yola çıktıysak bugün de aynı heyecanı yüreğimizde taşıyoruz. Gönülleri fethetmek, kalpleri kazanmak için aynı kararlılıkla yolumuzda yürüyoruz. Türkiye’ye hizmet davamızdan asla geri adım atmadık, atmayacağız. Nice yıllara…”

    AK Parti’den 21. kuruluş yıl dönümü mesajları

    AK Parti’li isimler, partilerinin 21. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Twitter üzerinden “Bir olduk, 21 olduk” etiketiyle kutlama mesajları yayımladı.

    AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “21 yıldır inandığımız yolda yürüyor, milletimizin hizmetkarı olmaktan gurur duyuyoruz. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile hizmetlerle dolu nice yıllara” ifadelerini kullandı.

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, “Yeniden güçlü büyük Türkiye için, milletimizle omuz omuza, birlik ve beraberlik içinde, demokrat, reformcu, yerli, milli, kalkınmacı, kuşatıcı ve tüm Türkiye’nin partisi AK Parti’mizle nice yıllara” mesajını paylaştı.

    “AK Parti bu büyük başarının adıdır”

    Bir ülkede temel sorunları siyaset yoluyla çözmenin o ülkeye yapılabilecek en büyük hizmet olduğunu belirten AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Efkan Ala, “AK Parti bu büyük başarının adıdır. İslam dünyasında din ve vicdan özgürlüğünün önündeki yasakları, siyasi mücadeleyle ve demokratik yollarla kaldırarak, özgün bir başarı sağladı” değerlendirmesinde bulundu.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Millete hizmet yolunda, ‘büyük ve güçlü Türkiye’ fikri için yaptığımız her iş ve attığımız her adımda milletimizle bir olduk. Bir olduk, 21 olduk, nice bir olduğumuz ve ülkemize hizmet ettiğimiz yıllarımız olsun. Ailemiz, yuvamız, AK Partimizin 21. yaş günü kutlu olsun” ifadelerine yer verdi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, “Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde aziz milletimize ve ülkemize hizmet yolunda 21. yılımız kutlu olsun. Milletimizle beraber nice yıllara” açıklamasını yaptı.

    “Hayalleri tek tek gerçeğe dönüştürdük”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir, AK Parti’nin bugüne kadar hep hizmet ve birbiri ardına açtığı eserlerle öne çıkan bir parti olduğuna işaret ederek, “Bundan 21 yıl önce Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye sevdasıyla çıktığımız bu yolda sadece hayal kurmakla kalmadık, hayalleri tek tek gerçeğe dönüştürdük” ifadelerini kullandı.

    21 yıllık siyasi yürüyüşlerinde AK Parti’yi millete hizmet yolundan alıkoymaya çalışan darbelerden vesayetçi yapılara, terör örgütlerinden fitne odaklarına kadar tüm engelleri, milletin desteğiyle birer birer aştıklarını belirten Kandemir, şunları kaydetti:

    “Ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine herkesi aynı muhabbetle kucaklıyoruz. AK Parti, geçtiğimiz 21 yıl boyunca olduğu gibi bugün de istikrar ve güvenden, adalet ve demokrasiden taviz vermeden ülkemize büyük hizmetler ve önemli projeler kazandırmaya devam ediyor. Geçtiğimiz 20 yıldaki iktidarımız döneminde ülkemizi nasıl her alanda büyütmüş ve güçlendirmişsek, 2023, 2053 ve 2071’e giden süreçte de Hakk’a ve halka hizmet yolundan sapmadan aynı iradeyi ortaya koymaya devam edeceğiz.”

    Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyelerinden yıl dönümü mesajları
    Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, AK Parti’nin 21. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Twitter üzerinden kutlama mesajları yayımladı.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Milletin partisi AK Parti, 21 yaşında, Allah’ın takdiri, milletimizin duası ve desteği ile 21 yıldır milletimizin ve devletimizin hizmetinde. İnşallah daha nice yıllar başarıyla hizmet etmeye devam edecektir. Bir olduk, 21 olduk. Başarıyla daha nice 21 yıllara” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’ye çağ atlatan partimiz 21 yaşında”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, “Türkiye’ye çağ atlatan, tüm vesayetleri yıkan, bağımsızlık ve demokrasi destanı yazan partimiz, milletin partisi AK Parti 21 yaşında! Bir olduk, 21 olduk” paylaşımında bulundu.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “AK Parti, sadece bir siyasi parti değildir. AK Parti davadır, vefadır, sevdadır, millettir, Türkiye’dir. Nice yaşlara” mesajını paylaştı.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Yıl 2001, buhranın içerisinde yükselen bir ses: ‘Artık Türkiye’de hiçbir şey, eskisi gibi olmayacak.’. Millete hizmet siyasetiyle, yerli ve milli atılımıyla, ülkemize çağ atlatan icraatlarıyla destanlar yazan AK Parti’mizin 21. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun” açıklamasını yaptı.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, paylaşımında, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, milletimize hizmet yolunda çığır açan icraatlarıyla tarihe adını altın harflerle kazıyan AK Parti’mizin kuruluş yıl dönümünü kutluyorum” ifadelerine yer verdi.

  • Zeus’u öldürdüler

    Ömer Özkaya

    Yazar

    Batı kendini yeniden yaratmak için kültürel, dinsel, toplumsal ve siyasal patinajlarından kurtulmaya çalışmaktadır. Bu çabanın ilk göze çarptığı alan öncelikle dinler tarihi ve antropolojik araştırmalar branşlarıydı.

    Dinler tarihi araştırmaları mitolojik evrenin de kapılarını açmaktadır.

    Mitolojik ve fantastik evren denilince de Marvel yapımları, üzerine mercek tutulmayı hak etmektedir. Marvel ekolü, mitolojinin yeniden yorumlanması ile edebiyat ve felsefeden transfer edilen argümanların senteziyle karşımıza yepyeni bir inançlar tasavvufu, menkıbeleri ve tanrısal koridor çıkarmaktadır.

    Neredeyse tüm dinlerin mistik boyutları ve olağanüstü genişlikteki mitolojik evren Marvel yapımlarının monopolüne girmiştir.

    Yeni vizyona giren Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü filmi entelektüel bir grup kültürel ve eğlencesel içerik üreten Batılı’nın geleceğe dönük düşünsel dünyasının temel parametrelerini vermektedir.

    Filmin başrol altında her zaman bir dönemi kapatan ve aklı level atlatan portreleri canlandıran Christian Bale var: Çölde kız evladı ile mahsur kalan ve kurtulmak için tanrılardan çok acil yardım bekleyen ve bu yardım gelmeyince kız evladını kaybeden Gorr (Christian Bale) rastladığı ilk tanrıyı alaycılığı ve sefahat âlemindeki sûfiliğinden kaynaklanan küçümseyiciliği ve yardım isteğine ve kızının kaybına kayıtsızlığı sebebiyle öldürür. Adı tanrıların öldürücüsülüğüne çıkan Tanrı katili Gorr, ölümü içselleştirdiği ve yaşadığı olağanüstü tanrı algısı yanılgısının verdiği negatif bir tanrılaşma süreci sonucu Tanrıları öldürmeye başlar. Tanrıların beklenen yardımları vermemesi sonucu negatif bir Tanrı ya dönüşen Gorr kızının kaybı sebebiyle Asgard dünyasının çocuklarını kaçırır.

    Thor, tanrılar katili Gorr’u öldürmek için Zeus’tan yardım ister. Fakat Zeus, Thor’un yardım isteğini reddeder ve hatta gözaltına alır.

    Thor, rol modeli Zeus’u öldürür ve onun yıldırımlar yaratan sihirli yıldırım aletini alarak tanrı katili Gorr’u öldürmeye gider. Bu olağanüstü görevde insan sevgilisi doktor Jane Foster da ona yardım eder. Çünkü Thor onun kitaplarındaki Uzay Vikinglerindeki Tanrı Odin’in oğludur.

    Thor aynen Gorr gibi tanrıların ona yardım isteğini geri çevirmesi sonucu tanrı katili olmasına rağmen Gorr gibi intikam almak peşinde koşmadığı için daha temiz ve makul bir tanrıdır. Çünkü o bir Tanrı olarak yardım isteklerine hemen yardımla yanıt verir.

    Entelektüel bir grup film üreticisi Batılı üzerinden Batı’nın psikanalizini yaparsak karşımıza şöyle bir yeni postreformist profil çıkmaktadır.

    -Ateizm, “Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü” filmiyle beraber Zeus gibi öldürülmüştür. Ateizm inanç atlasından kaldırılırken mitolojik bir parantezle çok tanrılı dinler (Mitolojiler), yeni yorum ve formları ile gündelik yaşantımıza döneceklerdir.

    -Tanrının yeniden inşaası ve tanımlanması bağlamında Tanrı veya Tanrılar, insanlara yardımı tanrılığın bir gereği ve görevi olarak görecekler ve sahaya ineceklerdir.

    -Tanrıların ıslahı için ölümü göze almış ölümlüler bir süre sonra Tanrılaşmak zorunda kalır. İnsanın isteği kutsaldır ve istek, kutsalın alanında ise Tanrının yardım dışında seçeneği yoktur.

    -Tanrılık vasfını sonradan edinmiş ölümlülerin elinden bu güç alınmalıdır. Çünkü Tanrılık kültürleri yoktur. Nitekim filmde Gorr’un elinden çocuğunun hayatı karşılığında tanrılığı alınır.

    -Tüm Tanrılık özellikleri ve Baş Tanrı’lık, İskandinav Odin’de toplanmıştır.

    -Diğer taraftan Thor’un şahsında Tanrılar sahaya inmiştir. Mitolojik Batı tipi cihatçılık gündemdedir.

    -Yardım vaadini yerine getirmeyen tanrılar kaçınılmaz tanrısızlaşma eğilimini yaratırken, tanrılar tanrısal hiyerarşi ile (Zeus’un öldürülmesi) Tanrılık vasıflarını yerine getirme konusunda diğer tanrılarca zorlanmaktadır.

    -Thor örneğinde olduğu gibi Tanrılar artık sahadadır. Tanrısallığı haketmis ölümlüler ile birlikte insanlara yardım edeceklerdir.

    Görüldüğü gibi Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü filmi Hıristiyan teolojisi ve Batı mitolojisini eğlence kategorisindeki bir film ile irdelemiş ve postreformist bir yaklaşımla Protestanlığın kurucusu Martin Luther gibi Hıristiyan Batı’nın kültürel, dinsel, ekonomik, siyasal ve güncel diğer sorunlarına çözüm için post mitolojik bir koridor açmaktadır.

    Batı’nın 1970’lerden itibaren yoğunlaşan ekonomik, siyasal, sosyal, ideolojik, kültürel, dinsel, jeopolitik, bilimsel, teknolojik ve vizyonsal sorunları, Batı toplumlarını dinsel ve moral değerler bağlamında radikal dönüşümden geçirmektedir.

    Bu dönüşümlerin ilk göze çarpacağı alanlar öncelikle Batı kamusal aktörleri ve halkının, kumandayı eline aldığında karşısına çıkacak kitle iletişim platformlarındaki içeriklerde olacaktır. Özellikle film, dizi film, mitolojik içerikli ve mistik kitaplar (Yüzüklerin Efendisi, Hobbit, Karayip Korsanları, Harry Potter), Batı’daki zihinsel, kültürel, dinsel ve sosyo psikolojik değişim süreçlerinin parametrelerini vermesi bakımından ilgi çekicidir.

    Batı’nın artan oranda mucizeler, insanüstülükler, tanrısal özellikler taşıyan kahramanlar, mitolojik olağanüstü varlıklar ve metafizik ve mistik öğeler içeren bir yayın yelpazesine yoğun prim vermesi, bilimsel güzergâhından son fizik bulguları karşısında sapma göstermesi, evrenin mekanik işleyişindeki matematiksel disiplinden aşırı derecede ürkmesi ve korkması, olağan dışı bir karakter göstermektedir.

    Batı’nın giderek metafizik ve mitolojik inanç alanına kayması ve tanrısal güçler elde etmeye yönelik yayınlara ve yapımlara eğlence yoluyla eğitimsel periyodik bir içerik kazandırması,  siyasal, ekonomik, bilimsel ve teknolojik paniğin eseri olarak değerlendirilebilir.

    Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü filminde kızını kurtarmak için tanrılardan beklediği yardımın gelmemesi karşısında tanrılara imanını yitiren Gorr (Christian Bale) karakteri, Batı dünyasındaki teopsikolojiyi vermesi bakımından önemlidir.

    Batı elitlerinin Hıristiyan bir atmosferde kültürel kökenlerine mitolojik ve sezgisel bir entegrasyonla bağlanmaları postreformist bir sürece yöneldiklerini de ortaya koymaktadır.

    Daha önce 11 Eylül’de Dünya Ticaret Merkezi’nin imha edilmesi sonucunda zamanın savunma bakanı Donald Rumsfeld’in ortaya koyduğu cesaret konsepti, Viking mitolojisinde en yalın ve yoğun haliyle bulunmaktaydı. Savaşta ölmeyi onur, yatakta ölmeyi onursuzluk sayan Viking mitolojisi, önümüzdeki süreçte Batı’nın mitolojik cihat kültürünü oluşturacak temele de sahiptir.

    Burada ilginç olan bir başka nokta ABD’nin Yunanistan’a askeri anlamda daha kapsamlı yerleştiği bir süreçte Zeus’un İskandinav ilahı Odin oğlu tarafından öldürülmesidir.

    Zeus’un olağanüstü diplomatik, stratejik ve entrika yüklü tanrılığının da iptal edilerek, Odin oğlu Thor’un düşmanlara paldır küldür dalarak sorunlarını çözmesinin öne çıkarılarak servis edilmesi, diplomatik Batı’dan askerî Batı’ya geçiş ile ilgili ipuçları vermektedir.

    Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü filmi, sezgisel ve içgüdüsel entegrasyon stratejisini ön plana çıkararak durumdan vazife çıkartmayı da olumlamaktadır.

    “Büyük Açık” filminin Batı’nın finansal dünyasında yarattığı level yükselişi ve makas değişimini, Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü filmi, askerî, diplomatik ve toplum psikolojisi alanında yapacak potansiyeldedir.

    Postreformist bir kulvar süreçleri domine edebilirse, Batı, Ukrayna savaşı ile ortaya çıkan küresel jeopolitik ve jeostratejik tabloda mitolojik zeminli teokültürel paramilitarist karakterli taktik ve stratejiler izlemeye daha hazır olacaktır.

    Tanrısal statülerinin esiri olmuş Batı elitlerine filmin verdiği mesaj, Zeus’un öldürülmesi olabilir.

    Bir filmden Batı’nın siyasal, askerî, dinsel ve kültürel bilinçaltını gelecek bazlı okumak elbette mümkün değildir. Ancak Batı’daki “küresel platformlarda psikolojik üstünlüğü yitirdik” paniği, son elli yılın tüm içeriklerinde giderek somutlaşan bir figüre dönüşmektedir.

    Oysa tüm imparatorluklarda ve gelişmiş toplumlarda olduğu gibi yenilgi panikle başlamaktadır.

    Batı’nın panik butonuna erken basması küresel bir yitim olacaktır.

    Küresel anlamda resmin bütününe bakıldığında Batı’nın çökmesi dünyanın da hasar alması demektir.

    Zeus’un öldürülmesi bağlamında antik Yunan başta olmak üzere tüm antik savaş ve strateji kitapları veya anekdotları, zayıfı güçlü yapan değil, güçlüyü zalim yapan bilgilerle donatmaktadır.

    Zeus’un coğrafyasında Baş Tanrı Zeus’un öldürüldüğü bir filmin vizyonda olması, Batı’nın “Kuzey” kültürüne yönelmesini de anons etmektedir. Bunun ciddi bir konsept sapması veya konsept değişimi olduğunu belirtmek gerekmektedir.

    Bilinen gerçek ise filmin yapımcılığını üstlenenlerin buradaki analizler bağlamında film yapmadıklarıdır. Ancak yaratılan her ürünün üretenler ve izleyenler bakımından farklı görünümleri vardır. Bazen tanrılar bir film yoluyla gelecekte olacakları yapımcılarına rağmen kitlelere sergilerler.

    Batı’nın postreformist startının önümüzdeki süreçte küresel bir postreformist dalgaya sebep olacağını gözlemleyebiliriz. Bu süreçte bugün gündeme getirmekte sakınca görülen fizik bilimindeki bulguların ve yeni bilgilerin mitolojik bilimsel alet-edavat çantası olduğu da görülecektir.

    Mitoloji, efsane, masal, destan gibi bir çok Tarihsel materyalin bugün gerçek anlamında kullanılmadığı olasılığına dikkat çekmekte yarar vardır.

    Batı’nın hâlâ “din mi, bilim mi” sorunsalına yanıt ararken, toplumsal, kurumsal, dinsel ve bilimsel sansür uygulaması Batı’nın bilimsel ve sosyal ilerleyişine ket vurmaktadır.

    Antropolojik ve arkeolojik bulgular, mitolojik birikimin aynı zamanda bilimsel geçmişte olduğunu kanıtlarsa postreformist süreç Batı’nın gereksinim duyduğu küresel ölçekte etkin olma ve psikolojik üstünlüğü tekrar yakalama isteğine çare olabilir. Zira Batı’nın siyasal, ekonomik ve askerî depresyonu ve bunun semptomları, dünya için aşırı stres yaratacaktır. Bu bağlamda Batı’nın mitolojik ve fantastik koridor arayışları makul ve gereklidir.

  • Depremin 23. yılı Demokrasi Meydanı’nda anılacak

    Depremin 23. yılı Demokrasi Meydanı’nda anılacak

    Büyükşehir Belediyesi 17 Ağustos 1999 depreminin 23. yılında anma programı düzenleyecek. 16 Ağustos Salı günü 22.00’da başlayacak olan anma programı gece 03.02’ye kadar devam edecek.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından 17 Ağustos 1999 depremini anma programı düzenlenecek. 15 Temmuz Demokrasi Meydanında gerçekleşecek etkinlik 16 Ağustos Salı akşamı 22.00’da başlayacak. Programda deprem şehitleri için okunacak Kuranı Kerim tilavetleri, sinevizyon gösterimleri ve dinletiler gerçekleştirilecek.

    Konuyla ilgili yapılan açıklamada, “17 Ağustos 1999 depreminin 23. yılında 15 Temmuz Demokrasi Meydanında olacağız. Depremin yaşandığı 03.02’ye kadar sürecek programa tüm vatandaşlarımız davetlidir” denildi.

  • MÜSİAD Sakarya’da birlik beraberlik rüzgârı

    MÜSİAD Sakarya Şubesi tarafından ‘2. Geleneksel Ailelerle Kahvaltı Programı’ düzenlendi.

    MÜSİAD Sakarya Şube Başkanı İsmail Filizfidanoğlu Başkanlığında 2.’si düzenlenen ‘Geleneksel Ailelerle Kahvaltı Programı’; hafta sonu Sapanca Gölü kıyısında bulunan Esentepe Violin Garden Tesisleri’nde geniş bir katılım ve aile ortamı havasında gerçekleşti. MÜSİAD Sakarya Başkanı İsmail Filizfidanoğlu; düzenledikleri program hakkında “Çok değerli üyelerimiz ve her üyemizin aileleriyle bir araya gelebileceğimiz organizasyon düzenledik. Birlikte hem güzel vakit geçirdik hem de kaynaşma sağladık. Şehrin gürültüsünden bir nebze uzaklaştık ve yoğun iş programlarının ardından da birikmiş streslerimizi üzerimizden attık. Biz MÜSİAD olarak çok geniş bir yelpazeyi de içeriğinde barındıran, her şeyden evvel aile birlik ve beraberliğinde hareket eden bir sivil toplum kuruluşuyuz. Teveccüh gösteren tüm üyelerimiz ve ailelerimize içtenlikle teşekkür ediyorum” dedi. Göl kenarında güzel bir yaz gününde eğlenceli bir şekilde kahvaltı yapan MÜSİAD Sakarya Şube Yönetim Kurulu ve üyeleri hoş sohbet havasında vakitler geçirirken, çocuklar da kendileri için tertiplenen oyun alanlarında güle oynaya doyasıya eğlencenin tadını çıkardılar.