Türkiye’nin önüne “Terörsüz Türkiye” hedefi konulmuştur. Biz Demokrat Parti olarak elbette terörün bitmesini, silahların susmasını, evlatlarımızın artık şehit olmasını ve ülkemizin huzura kavuşmasını isteriz.
Ancak milletin sormaya hakkı vardır:
Terör bitecek mi, yoksa terörün siyasi talepleri mi meşrulaştırılacak?
Geride yasa sonrasında yaşanan bazı gelişmeler, bu soruyu daha da önemli hale getirmiştir. Bir tarafta İstiklal Marşı’mızın ıslıklanması, diğer tarafta PKK’yı ve bölücü söylemleri çağrıştıran ifadelerin yeniden yüksek sesle dile getirilmesi…
Üzerine bir de DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın “negatif yönde bir kırılma olursa Türkiye’de her yer Gazze olacak” şeklindeki sözleri eklenmiştir. Hatimoğulları daha sonra sözlerinin çarpıtıldığını savunmuştur. Ancak kullanılan bu dilin toplumda yarattığı rahatsızlık ortadadır.
Biz buradan açıkça söylüyoruz:
Türkiye Gazze değildir. Türkiye parçalanacak bir ülke değildir. Türkiye’nin bayrağı, İstiklal Marşı ve vatan bütünlüğü pazarlık konusu değildir.
- Barış istiyoruz ama devletin egemenliğinden vazgeçerek değil.
- Terörün bitmesini istiyoruz ama terör örgütünün siyasi taleplerini tartışmaya açarak değil.
- Çünkü bizim için İstiklal Marşı yalnızca bir marş değildir. Bu milletin bağımsızlık senedidir.
- Bayrak yalnızca bir sembol değildir. Bu devletin egemenliğidir.
- Türkiye Cumhuriyeti yalnızca bir devlet adı değildir. Binlerce yıllık Türk devlet geleneğinin ve İstiklal Savaşı’nın mirasıdır.
Kimse “Terörsüz Türkiye” hedefini kullanarak Türk milletinin kırmızı çizgilerini test etmeye kalkmasın.
Biz Demokrat Parti olarak teröre de, terörün siyasallaştırılmasına da, Türkiye’nin üniter devlet yapısını tartışmaya açacak her türlü girişime de karşıyız. Geride yasanın adı ne olursa olsun, sonucun ne olacağı önemlidir.
Eğer gerçekten sonuç terörsüz, huzurlu, güçlü ve demokratik bir Türkiye olacaksa milletin başının üzerinde yeri vardır.
Ama eğer sonuç;
İstiklal Marşı’mızın ıslıklanmasının normalleştiği, PKK söylemlerinin meşrulaştığı, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünün tartışmaya açıldığı ve tehdit dilinin siyasetin parçası haline geldiği bir Türkiye olacaksa, buna Demokrat Parti olarak açıkça karşı çıkarız.
Bizim kırmızı çizgimiz bellidir:
Tek vatan, tek bayrak, tek devlet, ortak milli kimlik ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğüdür.
Bunların pazarlığı olmaz. Türkiye Cumhuriyeti, hiçbir örgütün, hiçbir siyasi yapının ve hiçbir hesabın üzerinde değildir.
Terörsüz Türkiye istiyoruz. Ama tavizsiz Türkiye istiyoruz.
Güçlü Türkiye istiyoruz. Birlikte Türkiye istiyoruz.
Ve buradan iktidara da muhalefete de çağrımızdır:
Türkiye’nin birliğini güçlendirecek her adımın yanında oluruz.
Türkiye’nin milli bütünlüğünü zayıflatacak her adımın karşısında dimdik dururuz.
Çünkü Demokrat Parti’nin anlayışında demokrasi vardır, özgürlük vardır; ama vatanın ve milletin bütünlüğünden taviz yoktur.
Türkiye Cumhuriyeti pazarlık masasına konulamaz!
Zafer ADALET