SİYASET GEÇİM KAPISI, ZENGİNLEŞME YOLU OLDU

İNOSAM (İnovatif Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanı Gürkan Avcı, Türkiye’de siyasetin meslek haline geldiğini ve geçim kapısı olduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve şunları söyledi: “Yapanın ve çalanın yanına kar kaldığı bir Türkiye’ye barış ve huzur, refah ve zenginlik gelmez!” YOLSUZLUKTA ZAMANAŞIMI BİTSİN! SİYASİ DOKUNULMAZLIK KALDIRILSIN! İKTİDAR MUHALEFET FARKETMİYOR; SİYASET GEÇİM KAPISI, ZENGİNLEŞME YOLU OLDU Türkiye, tarihinin […]
ana manset - 5 Haziran 2026 16:10

İNOSAM (İnovatif Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanı Gürkan Avcı, Türkiye’de siyasetin meslek haline geldiğini ve geçim kapısı olduğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve şunları söyledi: “Yapanın ve çalanın yanına kar kaldığı bir Türkiye’ye barış ve huzur, refah ve zenginlik gelmez!”

YOLSUZLUKTA ZAMANAŞIMI BİTSİN!

SİYASİ DOKUNULMAZLIK KALDIRILSIN!

İKTİDAR MUHALEFET FARKETMİYOR; SİYASET GEÇİM KAPISI, ZENGİNLEŞME YOLU OLDU

Türkiye, tarihinin en ağır siyasi ve ahlaki çöküşlerinden birini yaşamaktadır. Millet açlık, yoksulluk, adaletsizlik ve hukuksuzluktan can çekişirken siyasetçiler koltuk, cep, gelecek ve ikbal derdine düşmüştür. Milletvekili, parti ve belediye yöneticilerince yolsuzluk, rüşvet, ihale hırsızlığı ve kamu kaynaklarının sistematik yağmalanması adeta kurumsallaşmış bir düzen haline gelmiştir. Milletin üstünlüğü yerine vekillerin üstünlüğü ikame edilmiş, haram siyasallaştırılmış, milletin emaneti olan kamu malları ve kaynakları bir avuç riyakar siyasetçinin servetine dönüştürülmüştür. Ülke, siyasi çalkantılar, hırsızlık yarışı, çalma çırpma mücadelesi ve sen çok çaldın ben az çaldım kavgalarıyla sarsılırken, aynı anda birer organize suç örgütlerine dönüşmüş partilerin hırsızlıkları üzerinden kurulan servetler gözler önündedir. Milli değerler istismar edilerek oluşturulan bu utanç verici tablo, gençlerin geleceğini çalıyor ve Türkiye’yi derin bir güven krizine sürüklüyor.

MİLLET AÇ, SİYASETÇİLER KOLTUK PEŞİNDE

Türkiye’de yolsuzluk ve rüşvet, zamanaşımı ve siyasi dokunulmazlık zırhıyla korunduğu sürece ne temiz siyaset ne gerçek adalet ne de aydınlık bir gelecek mümkün olacaktır.

Türkiye’de öteden beri hep aynı oyun oynanıyor. Halkın parası, ülkenin kaynakları, gelecek nesillerin hakkı hoyratça yağmalanıyor. Rüşvet alınıyor, zimmet yapılıyor, ihaleler peşkeş çekiliyor. Sonra? Suçüstü yakalanmadıkça, Meclis’teki “arkadaşlar!” dokunulmazlığı kaldırmadıkça, 15 yıl geçiyor ve dosya zamanaşımına uğruyor. Hırsız, cebinde parayla, güle güle aramızda dolaşmaya devam ediyor. Bu kabul edilemez.

MİLLETE İHANETTE ZAMANAŞIMI OLUR MU? HIRSIZIN DOSYASI KAPANMASIN

Siyasi dokunulmazlık, halka karşı işlenen tüm suçlarda kalkan olmaktan çıkarılmalıdır. Milletvekili olmak, milletin parasını çalmak için bir imtiyaz belgesi değildir. Rüşvet, zimmet, ihaleye fesat karıştırma, kamu kaynaklarını yağmalama gibi ağır yolsuzluk suçlarında dokunulmazlık derhal askıya alınmalı, savcılık doğrudan soruşturma başlatabilmelidir. “Meclis izni” tiyatrosu sona ermelidir.

MECLİS İZNİ TİYATROSU BİTSİN, SAVCI DOĞRUDAN SORUŞTURSUN

Yolsuzluk ve rüşvet suçlarında dava zamanaşımı tamamen kaldırılmalıdır. Hırsızlık normal bir suçsa zamanaşımı oluyorsa, milletin emanetine ihanet etmek niye zamanaşımına uğrasın? Bu suçlar, millete karşı işlenmiş ağır ihanet suçları kategorisine alınmalı ve zamanaşımından muaf tutulmalıdır. Bu ülkede kirli paranın yüzyıllık dahi olsa izi silinmedikçe, hırsızın hesabı kapanmamalıdır.

Bu iki zırh kalkmadan “temiz eller” lafı boş bir slogandan ibaret kalır. Bu iki zırh kalkmadan siyasetçilerin “halka hizmet” nutukları sadece alay konusudur. Bu iki zırh kalkmadan “bu sistem değişir” diye yalan söylemiş oluruz.

SİZİN EMEĞİNİZİ, GELECEĞİNİZİ ÇALIYORLAR, HÂLÂ SUSUYOR MUSUNUZ?

Gençlik! Siz bu ülkenin en büyük umudu ve aynı zamanda en büyük mağduru oldunuz. Sizin doğduğunuz ülkenin yaşam kalitesi, sizin çalıştığınız işin ücreti ve çalışma hayatı, sizin ödediğiniz vergiler, sizin geleceğiniz çalınıyor. Lüks içinde yaşayan haramzadeler, sizin emeğinizin, alın terinizin ve umudunuzun üzerine kuruyor 7 göbektir servetini. Ve siz hâlâ “her şey normal – Aman banan ne?” diye susuyorsunuz. Artık yeter!

SESSİZ KALDIKÇA PARAZİTLER SEMİRİYOR, ARTIK YETER!

Bu sistem sizi aptal yerine koydukça, 86 milyonun damarlarına yapışmış parazitlere karşı siz sessiz kaldıkça düzensizlik anarşisi güçleniyor. Bu adaletsiz, eşitliksiz düzen sizin sessizliğinizle besleniyor. O yüzden sesinizi yükseltin! Zamanaşımı kalksın, dokunulmazlık kalksın diye en gür sesle, en cesur şekilde talep edin. Üniversitelerde, sosyal medyada, sokakta, kahvelerde, ailenizin sofrasında… Her yerde konuşun. Bu mesele sol-sağ meselesi değildir. Bu, hırsızlığa karşı dürüstlük, soyguna karşı adalet, çürümeye karşı önlem meselesidir. Bu, sizin yarınınızın meselesidir.

YA KORKAK VE SUSKUN NESİL OLUN, YA BU HARAMİ DÜZENİ YIKAN CESUR NESİL

Türkiye’nin acilen ihtiyacı olan şey, korkusuz, samimi ve köklü bir Temiz Eller Operasyonudur. Gerçek bir ahlaki ve hukuki arınmadır. Bu arınma, ancak yolsuzlukta zamanaşımının bitmesi ve siyasi dokunulmazlığın yolsuzluk suçlarında kalkan olmaktan çıkarılmasıyla başlar. Tarih bizi izliyor. Ve tarih, mazeret kabul etmez. Ya “konformist ve hedonist gençlik” olarak anılacaksınız. Ya da “bu harami düzeni yıkan, adaleti yeniden kuran şühedanın torunu, asil nesil” olarak tarihe geçeceksiniz. Zamanı geldi. Ya şimdi… ya hiç. Hazır mısınız?

BENZER HABERLER