“ŞEHİR HASTANESİ, ADAPAZARI VE SERDİVAN TEHLİKEDE: İKİNCİ DİLOVASI OLMASIN”
Sakarya’nın kuzey aksındaki verimli tarım topraklarını ve su havzalarını doğrudan etkileyecek münferit endüstri bölgesi kararına karşı üreticiler ve kentin dinamikleri tek yürek oldu. Kaynarca Ziraat Odası’nın çağrısıyla Kaynarca Lahana Pazarı Meydanı’nda düzenlenen dev basın açıklaması ve mitinge; Yeni Parti Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, Kaynarca Belediye Başkanı Kadir Yazgan, Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı […]
ana manset -
9 Ekim 2026 19:52
Sakarya’nın kuzey aksındaki verimli tarım topraklarını ve su havzalarını doğrudan etkileyecek münferit endüstri bölgesi kararına karşı üreticiler ve kentin dinamikleri tek yürek oldu.
Kaynarca Ziraat Odası’nın çağrısıyla Kaynarca Lahana Pazarı Meydanı’nda düzenlenen dev basın açıklaması ve mitinge; Yeni Parti Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, Kaynarca Belediye Başkanı Kadir Yazgan, Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Ali Şener Bayraktar, Yeni Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu, Deva Partisi İl Başkanı Ercan Başhun, Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi il yönetiüileri siyasi partilerin Kaynarca İlçe Başkanları, Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (SESOB) Başkanı Muzaffer Kabacan, Sakarya Muhtarlar Federasyonu Başkanı Erdal Erdem, ilçe ziraat odası başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve yüzlerce çiftçi katıldı.
“SANAYİ ALANI TÜRKİYE ORTALAMASININ 13 KATI OLACAK”
Mitingde ortak basın açıklamasını okuyan Kaynarca Ziraat Odası Başkanı İbrahim Çakar, ilçede halihazırda Mobilya İhtisas OSB ve Doğu Marmara Makine İmalatçıları İhtisas OSB’nin (DOMİ OSB) bulunduğunu hatırlatarak planlanan yeni alanın boyutlarına dikkat çekti:
“Bizim geçim kaynağımız, can damarımız bu topraklardır. İlçemizde zaten iki OSB bulunuyor. Şimdi bunlara 4 milyon 67 bin metrekarelik devasa bir endüstri bölgesi daha eklenmek isteniyor. Bu onaylanırsa Kaynarca’da sanayiye ayrılan alan toplamda 9 milyon 367 bin metrekareye çıkacak!
Bu oran, ilçe yüzölçümünün yüzde 2,6’sı demektir. Türkiye genelinde sanayi alanlarının ülke yüzölçümüne oranı binde 2 seviyesindeyken, Kaynarca’da bu oran Türkiye ortalamasının tam 13 katına fırlayacak. Mevcut OSB’lerimizin kapasitesi ve doluluk oranları henüz çok düşükken, verimli tarım arazilerimizi yeni bir sanayi sahasına dönüştürmenin mantığı nedir?”
“ÜÇ AYRI BİLİRKİŞİ HEYETİ OYBİRLİĞİYLE ‘SAKINCALI’ DEDİ”
Geçmişte DOMİ OSB sürecinde mahkemelerce atanan bağımsız bilim heyetlerinin raporlarını hatırlatan Çakar, bilimsel gerçeklerin hiçe sayıldığını vurguladı:
“Geçmişte kurulan üç ayrı bilirkişi heyetinde görev yapan tarafsız profesör ve doçentlerin tamamı; hiçbir fire vermeksizin, oybirliğiyle bu coğrafyanın sanayi için seçilmesinin çevre, tarım, su kaynakları, doğal yaşam ve insan sağlığı açısından son derece sakıncalı olduğunu raporlamıştır.
Bilim insanlarının daha önce uyardığı aynı coğrafyada, bugün çok daha büyük bir sanayi alanı oluşturulmak istenirken bu bilimsel uyarılar nasıl görmezden gelinebilir? Biz yeni bir facianın bilirkişi raporlarıyla tescillenmesini beklemek istemiyoruz.”
“ŞEHİR HASTANESİ, ADAPAZARI VE SERDİVAN TEHLİKEDE: İKİNCİ DİLOVASI OLMASIN”
Sanayi kaynaklı kirleticilerin sınır tanımayacağını ifade eden Çakar, meteorolojik rüzgâr koridorlarına dikkat çekerek uyardı:
“Hava sınır tanımaz! Bölgedeki hâkim rüzgâr hareketleri dikkate alındığında fabrikaların emisyonu, kimyasal tozu ve kokusu sadece Okçular ya da Taşoluk köylerinde kalmayacak. Kuzeyden esen rüzgârlar bu kirliliği doğrudan Yenikent’e, Korucuk’a, yapımı süren Sakarya Şehir Hastanesi’ne, Adapazarı ve Serdivan merkezine taşıyacak.
Yüz binlerce insanın sağlığı hiçe sayılarak adeta ikinci bir Dilovası inşa ediliyor. Kocaeli Dilovası’nda yaşanan kanser ve çevre felaketlerinin Sakarya’mızda tekrarlanmasına asla izin vermeyeceğiz.”
“ACARLAR LONGOZU VE İÇME SULARI TEHDİT ALTINDA”
Bölgenin dünya çapındaki ekolojik mirası Acarlar Longozu’nun ve zengin yer altı su yataklarının büyük tehdit altında olduğunu belirten Çakar:
“Kaynarca sadece tarladan ibaret değildir; dünyanın en önemli sulak alanlarından Acarlar Longozu’nun yanı başındadır. Bu tesislerin atıkları sularımızı, longozun hassas ekosistemini ve topraklarımızı geriye dönülmez biçimde zehirleyecektir. Lojistik kolaylıklar, limana ve demir yoluna yakınlık gibi gerekçeler kimseyi yanıltmasın. Tarımı yok eden, suyu bitiren bir sanayileşme kalkınma değil, intihardır.” ifadelerini kullandı.
“TOPRAK BİR KEZ KAYBEDİLİRSE GERİ GELMEZ: BU KARAR GERİ ÇEKİLSİN!”
Masa başında alınan kararlardan vazgeçilmesi çağrısında bulunan İbrahim Çakar, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz sanayiye değil; yanlış yere, verimli ovanın kalbine sanayi yapılmasına karşıyız. Toprak bir kez betonlaştığında geri gelmez; su bir kez zehirlendiğinde temizlenemez. Bunun vebalini ve bedelini sadece biz değil, doğmamış torunlarımız öder.
Yetkililere sesleniyoruz: Masa başında alınan bu endüstri bölgesi kararı derhal geri çekilmelidir! Kaynarca’nın toprağı da suyu da sahipsiz değildir. Çiftçimizin hakkını ve Sakarya’nın geleceğini savunmaktan asla geri adım atmayacağız.”
BENZER HABERLER