Sapanca, Akyazı, Hendek, Geyve, Arifiye, Kocaali,Karasu, Adapazarı İlçeleri yanlış arazi kullanımı plansız yapılaşma problemlerin başında gelmektedir
HEYELANLAR
Toprak, moloz veya kaya kütlesinin yamaç aşağı hareketi olarak tanımlanan heyelanlar, dünyada olduğu
gibi ülkemizde de önemli tahribatlara neden olmaktadır. Ülkemizin jeolojik, klimatik, coğrafik özellikleri ve
yanlış arazi kullanımı nedeniyle heyelan olayları sıkça yaşanmakta ve çoğu kez tekrarlanarak afete dönüşmektedir
Ülkemizin jeolojik yapısı ve coğrafi özellikleri nedeniyle heyelan olayları sıkça yaşanmakta ve çoğu kez aynı bölgede tekrarlanarak doğal afete dönüşmektedir. Akma, kayma, düşme ve devrilme gibi farklı hareket mekanizmasında gelişen heyelanlar bölgesel olarak belirgin jeolojik, morfolojik ve fiziksel faktörlerin kontrolü altında meydana gelmektedir
Sapanca, Akyazı, Hendek, Geyve, Arifiye, Kocaali,Karasu,Adapazarı ilçelerinde heyelan tehdidi devam ediyor
Heyelanların etkileri beş yaklaşımla azaltılabilmektedir
Heyelan duyarlılık haritalarından da yararlanılarak heyelana duyarlı alanlardaki yerleşimlerin gelişiminin sınırlandırılması (heyelandan kaçınma), tüm yersel planlamalarda kullanımının sağlanması
Kazı, kademelendirme ve inşaat kuralları,
Şev ve yamaç iyileştirme tekniklerinin uygulanması,
Doğal drenaj yeniden tesisi, drenaj kabiliyetli kontrol yapıları, biyoteknolojik uygulamalar
İzleme ve erken uyarı sistemlerinin kullanılması
Sapanca, Akyazı, Hendek, Geyve, Arifiye, Kocaali,Karasu,Adapazarı ilçelerinde tarıma elverişli kıyı ve taban arazilerin amaç dışı kullanılması ormanlık alanlardaki sosyal baskıyı artırmakta, ayrıca taban arazilerinin yerleşim yeri olarak kullanılması derelerdeki akımın yükselmesi ile birlikte bu alanlarda can kaybı ve yüksek oranda maddi zarar oluşturma riskini daha da artırmaktadır.
Kıyı ve taban arazilerde amaç dışı kullanım yanında dere yatakları daraltılmakta, yatağın içinde yapılan çeşitli işlemler (kum, çakıl alma vb…) yatağın hidrolik özelliklerini tahrip edilmekte, derenin mansap bölümünde yapılan hatalı tesisler nedeniyle yüksek akımlar sonucu meydana gelen sel ve taşkınların oluşturduğu zararlar daha da artmaktadır.
FEHMİ DUMAN-Erozyon Eğitmeni
Sapanca, Akyazı, Hendek, Geyve, Arifiye, Kocaali,Karasu,Adapazarı ilçelerinde arazinin yanlış kullanılması sebebiyle kısa süreli şiddetli sağnak yağışlar can ve mal güvenliği açısından büyük risk oluşturmaktadır. Orman örtüsünün her geçen tahrip edilmesi bu riskin şiddetini artırmaktadır.
Jeolojik olarak heyelana uygun yamaçlar üzerinde statik dengenin oluşmasına katkı sağlamakta, yamacın hidrolojik ve hidrolik yapısını koruyarak suyun yamaç üzerinde heyelan oluşturma ihtimalini azaltmaktadır.
Orman altında oluşan ölü örtü kendi ağırlığının 10 katı kadar suyu tutarak suyun yüzeysel akışa geçmesini engellemekte veya pik akım oluşma süresini artırmaktadır. Orman örtüsü oluşturduğu bol miktardaki organik madde sayesinde topraklardaki ıslanmaya dayanıklı agregat sayısını artırmaktadır.
Havzaların orta ve yukarı kesimlerinde bulunan koruyucu orman örtüsü derelerdeki akımının kontrol edilmesi üzerinde önemli etkiye sahiptir
Toprak koruma yeteneği yüksek olan bitki örtüsünün tahrip edilerek; toprak koruma yeteneği az olan türlerin alana getirilmesi sonucunda heyelan olma ihtimali artmaktadır.
Yapılması gerekenler;
1. Arazi kullanımı değişiminde heyelan riski göz önünde bulundurulmalıdır.
2. Özel mülkiyet de olsa dahi üzeri boylu ağaçlarla kaplı alanların bitki örtüsünün kesilmesinde heyelan riski göz önünde bulundurulmalı ve heyelan meydana gelmemesi için gerekli tedbirle alınmalıdır.
3. Kadastro-arazi mülkiyet sorunları çözümlenmeli,
4. Kentsel-kırsal alan planlamalarının bütünleşik havza ilkelerine göre yapılmalı,
5. Arazi kullanımlarında koruma – kullanma ilkesinin titizlikle uygulanması, tarım alanlarında drenajı sağlayıcı arazi Islahı ve korumalı tarım uygulamaları yapılmalı,
6. Özellikle havzaların yukarı kesimlerinde gereksiz, aşırı ve tekniğine uygun olmayan yol yapım çalışmalarının
kısıtlanmalı, denetim altına alınmalı,
7. Verimli tarım arazilerinin tarım dışı kullanımına son verilmeli, bu konudaki denetimler artırılmalı,
8. Dere yataklarının kenar ve civarında taşkın sınırlarında yerleşime izin verilmemeli, daha güvenli yerleşim
yerleri oluşturulmalı,
9. Tüm arazilerde yağmur suyu drenaj sistemi oluşturulmalı, atık sular denetim altına alınmalı, bu konuya
ilişkin rehabilitasyon çalışmaları yapılmalı,
10. Tekniğine uygun olmayan menfez ve benzeri drenaj yapıları ile doğal drenajın yeniden tesisi için ihtiyaç
duyulan drenaj tesisleri yapılmalı, yol ve sanat yapıları yapım, bakım, onarım ve rehabilitasyon çalışmalarına
hız verilmelidir,
11. Dereler bütüncül havza yaklaşımıyla yönetilmeli, dere yataklarındaki usulsüz yapı ve tesisler kaldırılmalı,
dere yatakları temizlenmeli, dere yataklarına müdahalelerin kontrolü ve denetimi daha sıkı yapılmalı,
12. Heyelan Duyarlılık haritaları ve değerlendirme projeleri yapılarak alt ve üst yapı planlamaları ile havza bazlı
çalışma yapılacak alanların belirlenmesinde kullanılmalıdır.
13. Taşkın, heyelan ve çığlar imar planlarında dikkate alınmalı,
14. Meraların Islahı, Yönetimi ve Korunması
15. Dere mecralarında geçirgen yapı ve tersip bendi yapılmasına hız verilmeli,
16. Havza bazlı ağaçlandırma, rehabilitasyon, erozyon, sel ve heyelan kontrol çalışmaları yapılmalı,
17. İhtiyaç duyulan yerlere OMGİ İstasyonları kurulmalı,
18. Yöre halkı, suyun fazla olduğu dönemlerde nasıl davranacağı ve neler yapması gerektiği hususunda
eğitilmeli, sel ve heyelan konusunda bilinçlendirilmelidir.
19. Sapanca, Akyazı, Hendek, Geyve, Arifiye, Kocaali,Karasu,Adapazarı ilçelerinde iklim ve kayaç yapısı sebebiyle kimyasal ayrışma hızlı olmakta ve ayrışmış toprak kalınlıkları sahile doğru gittikçe artmaktadır. Artan toprak kalınlığına bağlı olarak doğal yamaçlarda izlenen heyelan sıklığı artmaktadır. Bu nedenle bu sahalara kontrolsüz kazı yapılmamalıdır.
Yapılması gereken Drenaj Faaliyetleri;
1. Genel olarak yapılacak tesisler drenaj kabiliyetli olmalı
2. Fındık bahçelerinde çevirme hendekleri tekniğine uygun olarak yapılarak kullanımı sağlanmalı, yaygınlaştırılmalı,
3. Fındık bahçelerinde drenaj ağırlıklı arazi ıslah projeleri geliştirerek fazla suyun tahliyesi sağlanmalıdır. Bu tür projelerin yapılması teşvik edilmeli ve yaygınlaştırılmalı,
4. Yukarı havzalarda yapılacak drenaj, enine yapılar vb. heyelan ve sel kontrol projeleri ile havzanın yamaç hareketlerine karşı daha dirençli hale gelmesi sağlanmalıdır,
5. Köy ve orman yollarının drenajı sağlanmalı,
6. Dere, derecik ve oyuntuların yol geçişlerinde menfez
yapıları gözden geçirilmeli,rusubat ile tıkanmalarını önlemeye yönelik iyileştirme çalışmaları yapılmalı. İhtiyaç duyulan yerlere tekniğine uygun menfezler yapılması,
7. Atık suların drenajı sağlanmalı, gömülü alt yapı elemanlarında kaçakların olmasına engel olunmalı.
Heyelanlar; Yan dere ve oyuntular boyunca oluşan kıyı oyulmaları göçmelere ve kıyı kaymalarına neden olmaktadır. Heyelanlar aşağı kısımlara doğru yamaç, oyuntu, derecik ve yan dereler boyunca moloz akması şeklinde hareket ederek sel ve taşkın boyutunu artırmaktadır. Bu moloz akmalarına karsı harçlı ıslah sekileri,
istinat, saptırma ve durdurma duvarları, miks eşik ıslah sekileri, saptırma kanalları vb. başlıca korunma ve kontrol teknikleri kullanılmaktadır.
Bu yöntemlerin uygulanmasıyla; moloz akmalarının kritik bölgelere ulaşmadan yönleri değiştirilmekte veya hızları kesilmekte, ya da durdurulmaktadır. Aynı zamanda inşa edildiği alanda kıyı göçmeleri
ve kaymalarına karşı topuk oluşumunu sağlayarak yamacın kaymaya karşı direncini artırmaktadır.