Prof.Dr.Ali Seyyar’ın Babası (Alamanyalı) Hacı NECATİ SEYYAR, Allah’ın rahmetine kavuşmuştur.

ana manset - 30 Temmuz 2024 05:07

Prof.Dr.Ali Seyyar’ın acılı günü
Prof.Dr.Ali Seyyar’ın
Babası (Alamanyalı) Hacı NECATİ SEYYAR,
Allah’ın rahmetine kavuşmuştur.
Cenaze namazı, 30 Temmuz 2024, Salı günü, ikindi namazına müteakiben Taraklı-Akçapınar mahallesinde (köyünde) kılınacaktır.

(Evlatları: Hüsamettin Seyyar, Prof. Dr. Ali Seyyar, Hanife Arıcıoğlu)

12 Temmuz 2024

Ali Seyyar Diyor ki

Ey benim canım babacığım!

O sevecen gülüşlerine hasret kaldık,

Haydi! Kalk yatağından, köyümüze gidelim,

Bahçemizden vişne toplayalım,

Akrabalarımızdan süt yumurta alalım,

Haydi! Kalk yatağından, birlikte yürüyelim.

5 Aralık 2019

BENİM SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜM YOK..AMA DEMOKRASİLERDE ÇARE TÜKENMEZ..BABAM BENİM YERİME SİLAH-İ RAHİM YAPIYOR

Babam ‘Turist Ömer’ gibi maşallah..bir Sakarya’da, bir Taraklı’da, bakmışsın şimdi de Almanya -Ulm’de. .yarın kim bilir Frankurt’da olabilir..bizim yerimize gez babacığım..biz halen pasaportumuza kavuşamadık..seyahat özgürlüğünden yararlanamayan oğlun ve aile fertleri Almanya’daki akrabalarına ziyarete gidemiyor…

— Ulm Almanya‘da.

 

HEY GİDİ GÜNLER HEY…BİR YIL EVVEL ANNEMİN DOĞUM GÜNÜNÜ BÖYLE KUTLAMIŞTIK VE KENDİSİNE SIKINTISIZ HAYIRLI ÖMÜRLER DİLEMİŞTİM..ALLAH DUALARIMI KABUL ETTİ…ÇÜNKÜ ANNEM GÖNÜL HUZURU İLE RUHUNU TESLİM ETTİ…(14.01.2018)

——————- —————— ——————- ——————

BABAMDAN ANNEME SÜRPRİZ BİR HEDİYE…

Annem 77 yaşına girdi. Babam (83), bugünün hatırasına anneme ilk defa tek taş yüzük hediye etti. Allah (c.c.), beni en zor günlerimde yalnız bırakmayan, maddi-manevi destekte bulunan anneme ve babama (ve bütün müminlere) sıkıntısız hayırlı uzun ömürler versin….(5 Şubat 2017)

Bir Gurbetçinin Trajik-Komik Türkiye ve Almanya Hatıraları:
Alamanyalı Necati Seyyar

Hatıralar, genelde hep ünlü kişiler tarafından kaleme alınır veya meşhur insanlar hakkında yazılır. Ne var ki Necati Seyyar ismini taşıyan benim babam, ne Çankaya köşkünde, ne de Başbakanlıkta herhangi bir idarî görev almış bir kişidir. Ha keza en çok bilinen bu gibi devlet kurumlarında babam, aşçı veya hizmetçi olarak da çalışmış değildir. Benim babam, Türkiye Cumhuriyeti’nin Roma veya Berlin Büyükelçiliği de yapmış bir diplomat değildir. Benim babam, ne bir Bakan, ne de bir Milletvekili idi. Ama babamın babası Mehmet Seyyar, doğduğu Sakarya-Taraklı-Akçapınar köyünde 1950’lı yıllarda muhtarlık yapmıştır. Yani ille de resmî bir unvan arayacak olursak, babam, bir muhtar oğludur.

Peki, “muhtar oğlu olmanın ötesinde babanızın özelliği nedir ki kendi hayatını kaleme alma gereği duymuş olsun?” diye bana bir sual sorabilirsiniz. Buna birçok yönden cevap verebilirim. Başta ben, babamın geçmiş hayatında yaşadıklarını yazmasını istedim. Çünkü oğlu olduğum halde, zaman içinde kendisi hakkında yeterince bir bilgiye sahip olmadığımı fark ettim. Farkındalığım ise babamın yakın dostlarını daha yakından tanıma fırsatı buldukça artmıştır. Bununla ilgili olarak babam ile ilgili bir iki hatıramı anlatayım. Belki buradan yola çıkarak, neden babama kendi hayatını kaleme alması gerektiğine dair düşüncelerimin perde arkasındaki hikmeti daha iyi anlatabilirim.

BENZER HABERLER