İNMEDEN KORUNMAK DA, KALICI SAKATLIĞI ÖNLEMEK DE MÜMKÜN!

ana manset - 8 Mayıs 2026 08:57

İNMEDEN KORUNMAK DA, KALICI SAKATLIĞI ÖNLEMEK DE MÜMKÜN!

Halk arasında felç olarak bilinen inme, tüm dünyada erişkin ölümlerinde birinci, bıraktığı hasar bakımından ise üçüncü sırada yer alıyor. En önemli sebepleri arasında yüksek tansiyon, sigara, obezite ve hareketsiz yaşam alışkanlıkları olan inme, beynin bir bölgesine giden kan akımının ani olarak kesilmesi ya da beyin damarlarında meydana gelen kanama ile ortaya çıkıyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 200 bin kişinin geçirdiği inme, belirtilerinin erken fark edilip tam donanımlı sağlık kuruluşlarına başvurulmasıyla büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, 10 Mayıs İnme Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, inmenin yalnızca tedavi edilmesi gereken değil, aynı zamanda büyük ölçüde önlenebilen bir sağlık sorunu da olduğunu vurguladı.

İnme riskini azaltmak büyük ölçüde kişinin elinde

İnme çoğu zaman aniden gelişir ancak altta yatan risk faktörlerinin büyük bölümünün kontrol altına alınabilmektedir. Özellikle kontrolsüz yüksek tansiyon ve sigara kullanımı ülkemizde en sık görülen nedenler arasında yer almaktadır. Diyabet, yüksek kolesterol, obezite, hareketsiz yaşam, aşırı alkol tüketimi, düzensiz beslenme ve kalp ritim bozuklukları da inme riskini artıran önemli faktörler arasında bulunmaktadır. İnme çoğu zaman öncesinde sessiz ilerleyen damar risklerinin sonucudur. Düzenli sağlık kontrolleri, tansiyon, şeker ve kolesterol takibi, sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin artırılması ile inme riski belirgin şekilde azaltılabilir. Birden fazla risk faktörü bir araya geldiğinde risk katlanarak artar. Bu nedenle korunmada en etkili yaklaşım, tüm riskleri birlikte ele almaktır.

Yaş ve genetik değiştirilemese de farkındalık hayat kurtarır

İnmede ileri yaş, erkek cinsiyet, aile öyküsü ve daha önce geçirilmiş geçici iskemik atak gibi değiştirilemeyen risk faktörleri de önemlidir. Bu kişilerin daha yakından izlenmesi gerekir. Kalp hastalıkları, boyun damarlarında darlık, pıhtılaşma bozuklukları, hormonal etkenler, kronik stres ve bazı enfeksiyonlar da inme riskini artırabilir.

İnmede en kritik mesaj: Belirtileri tanıyın, zaman kaybetmeyin

İnme belirtileri çoğunlukla aniden başlar. Erken fark edilen her dakikanın tedavi açısından büyük önem taşır. İnmede zaman beyindir. Müdahalede geçen her dakika, beyin hücrelerinde geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir. Bu nedenle belirtiler başladığında beklemek, şikayetlerin geçmesini umut etmek ya da zaman kaybetmek çok ciddi sonuçlara neden olabilir.

İnmenin en sık görülen belirtileri şöyle sıralanıyor:

•            Yüzde ani kayma veya asimetri

•            Kol ya da bacakta ani güçsüzlük, uyuşma

•            Konuşmada bozulma, peltekleşme ya da konuşulanı anlayamama

•            Ani görme kaybı

•            Denge kaybı veya yürüme bozukluğu

•            Ani başlayan şiddetli baş ağrısı

Bu belirtilerden biri bile görüldüğünde, vakit kaybetmeden 112 Acil aranması gerekmektedir çünkü hızlı başvuru tedavi şansını belirleyen en önemli unsurdur.

Erken müdahale, kalıcı sakatlık riskini azaltabiliyor

Girişimsel nöroloji alanındaki gelişmeler sayesinde, özellikle damar tıkanıklığına bağlı inme tablolarında uygun hastalara zamanında müdahale edilebilmektedir. Erken tanı ve doğru tedaviyle inme sonrası gelişebilecek kalıcı kayıplar azaltılabilir. İnme sonrası sakatlık ani, beklenmedik ve kalıcı olabilir. Ancak bu tablo her zaman kaçınılmaz değildir. Hastanın doğru zamanda, doğru merkezde, uygun tedaviye ulaşması; yaşamını, hareket kabiliyetini ve konuşmasını koruma açısından belirleyici olabilir. İnme artık yalnızca sonucu kabullenilen bir hastalık değildir; erken müdahaleyle seyri değiştirilebilen bir acildir.

İlk saatler hayati önem taşıyor

Belirtilerin başlamasından sonraki ilk saatler kritiktir. Özellikle ilk 4,5 saat çok önemlidir. Ancak bazı hastalarda ileri değerlendirmelerle daha geç dönemde de uygun tedavi seçenekleri vardır. Bu nedenle “geç kaldım” düşüncesiyle beklenmemesi, her inme şüphesinde mutlaka en kısa sürede hastaneye başvurulması gerekir.

Toplumsal farkındalık, tedavinin ilk adımıdır

İnme yalnızca ileri yaş hastalığı değildir. Son yıllarda daha genç yaş gruplarında da daha sık görülmektedir. Toplumun her kesiminin inme belirtilerini bilmesi gerekmektedir. İnme tedavisinde başarı yalnızca hastanedeki müdahaleye değil, hastanın yakın çevresinin farkındalığına da bağlıdır.

İnmeden korunmak da, inme geçirildiğinde kalıcı sakatlığı önlemek de mümkündür. Bunun için risk faktörlerini ciddiye almak, belirtileri tanımak ve zaman kaybetmeden doğru merkeze başvurmak gerekir. İnmede hızlı davranmak, hastanın geleceğini değiştirebilir.

BENZER HABERLER