Darüşşafaka tarihinin kilometre taşları

ana manset - 18 Haziran 2025 09:54

Darüşşafaka tarihinin kilometre taşları

1863

Yusuf Ziya Paşa, Gazi Ahmed Muhtar Paşa, Vidinli Hüseyin Tevfik Paşa, Sakızlı Ahmet Esat Paşa ve Ali Naki Efendi tarafından “Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye” adlı dernek, 30 Mart 1863 tarihli Sultan Abdülaziz Han’ın fermanıyla kuruldu. Amacı; yoksul ve geri kalmış halkın eğitim-öğretimine destek olmaktı. Pek çok Osmanlı paşası ve aydınının üyesi olduğu Dernek, Türkiye tarihinin eğitim alanındaki ilk sivil örgütlenmelerinden birinin örneğini oluşturdu.

1865

Başlangıçta amaç; Kapalıçarşı ve çevresinde çalışan çırakların okutulmasıydı. Beyazıt’taki eski Valide Mektebi binası onarılarak derslere başlandı. Okul, tek derslikte faaliyet gösteriyordu.

Derslere gelenlere her türlü ders aracını Cemiyet sağlıyor, ders verenler de para almıyordu. Türkiye’de ilk halk okulu sayılan bu “çırak mektebi”, 1873’e kadar eğitime devam etti.

1867

Cemiyet, 1867’den itibaren Mebahis-i İlmiyye (Bilimsel Konular) adıyla aylık bir dergi çıkardı. Daha çok pozitif bilimlerle ilgili yazıların yer aldığı derginin yayını birkaç yıl boyunca sürdü ve zamanın en ileri eğitimini veren Harbiye Mektebi öğrencileri dâhil, geniş bir okul kitlesi tarafından izlendi.

Darüşşafaka öğrencileri için hazırlanan kaynak ve yardımcı kitapların, Darüşşafaka dışındaki okullarda da okutulması yaygın bir uygulama oldu.

       1868

Sultan Abdülaziz Han’ın yaptığı bağışla satın alınan Fatih’teki arsaya inşa edilmek üzere İtalyan mimar Barironi’nin tasarladığı ve planını Dolmabahçe Sarayı’nın mimarbaşı Ohannes Kalfa’nın çizdiği binanın inşaatına başlandı. Okul binası, kız ve erkek öğrencilerin aynı çatı altında eğitimlerine uygun, çağın çok ilerisinde imkânlara sahip ve bu büyüklükte bir eğitim kompleksi olarak düşünülmüş ilk binadır.

1872

Cemiyet’in 25 Mart 1872 tarihli nizamnamesinde, “Cemiyet’in vatan sevgisi ve millet gayretini esas alacağı, üyelerinin bu yönde çaba gösterecek şahıslardan oluşacağı” belirtilmekteydi.

Aynı nizamname, inşa halindeki okula “on yaşından büyük olmayan kız ve erkek çocukların alınmasını, öğrencilerin her türlü masrafının Cemiyet tarafından karşılanmasını, idare ve eğitim kurulu oluşturulmasını, mektebe birer müdür ve müdire tayin edilmesini” öngörüyordu. (1965-73 arasında görev yapan Nazıma Antel’e kadar okulun bir “müdiresi” olmamış, 1971’e kadar da kız öğrenci kabul edilmemiştir.)

1873

Darüşşafakat’ül İslamiye, parasız yatılı, özel statülü bir okul olarak 25 Haziran 1873’te kuruldu ve açılışta alınan 54 öğrencisiyle 28 Haziran’da Yüzbaşı Mustafa Efendi’nin verdiği ilk dersle öğretime başladı. Eğitim ve öğretim programı iptidai (ilkokul), rüştiye (ortaokul) ve idadi (lise) programlarını içine alacak şekilde hazırlanmakla birlikte, Maarif Nezareti’ne bağlı okullarda uygulanan programın üstündeydi. Toplam sekiz yıl olan okulda son iki yıl “âli” sınıflarını oluşturmaktaydı ve programı yüksekokul programına göre hazırlanmıştı. Bu sebeple 1894 yılına kadar Darüşşafaka’yı bitirenler yüksekokul mezunu sayılmıştı. Ayrıca son sınıf, “Telgraf Fen Mektebi” adını taşımaktaydı ve 1873-1894 yılları arasında Okul, bir “telgraf fen mektebi” hüviyetini kazanmıştı.

1877-1878

“93 Harbi” diye bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Darüşşafaka’da eğitimi etkiledi. İşgale uğrayan topraklardan binlerce göçmen İstanbul’a geldi. Binden fazla kız ve erkek çocuk, Cemiyet tarafından Darüşşafaka binasına yerleştirildi. Zaman içinde bir kısmı başka yerlere gönderildi ve erkek çocuklardan annesiz-babasız olanlar, Okula alındı. Okul asli işlevine döndü. Bu koşullarda Okulda altı ay kadar (çoğu subay olan öğretmenler, cepheye gittiğinden) bazı sınıflarda ders yapılamadı.

1879

Bakanlar Kurulu’nda Mekteb-i Mülkiye’nin yüksekokula dönüştürülmesine karar verilmesi üzerine, II. Abdülhamit’e sunulan raporla, Darüşşafaka binasının Mekteb-i Mülkiye’ye verilmesi önerildi. Padişahın hükümete gönderdiği iradede “Darüşşafaka’nın hayırsever kimselerin yardımlarıyla Müslüman yetimlerin eğitim ve öğretimlerini yaptırmak üzere kurulduğu, okulda geceli ve gündüzlü 200’ü aşkın yoksul çocuğun bulunduğu” bildirildi ve bu düşünceden vazgeçilmesi emredildi.

1881

Darüşşafaka, ilk mezunlarını verdi. Okulun ilk mezunları olan sekiz kişi, Cemiyet üyesi Posta ve Telgraf Nazırı İzzet Efendi’nin çabasıyla Bakanlığa alındı. Bu sırada okul mevcudu 125’ti.

1882

Bu tarihe kadar ülkede Darüşşafaka, Galatasaray ve askeri liseler dışında, başka idadi (lise) yoktu. 1880’lerde ve 1900’lerin ortalarına kadar, zamanın birçok seçkin ve ünlü kişisi Darüşşafaka’da öğretmen olarak fahri görev aldı.Vatan şairi Namık Kemal, Manyasizade Mustafa Refik Bey, Babanzade Naim Bey, Bestekar Zekai Efendi, Ahmet Mithat Efendi, Ressam Agah Efendi, Selim Sırrı (Tarcan), şair Yahya Kemal (Beyatlı), tarihçi Yusuf Akçura, Tahir Olgun, Ressam Ali Rıza Hoca, bunların arasındaydı. Ayrıca, matematikçi Salih Zeki, matematikçi Mehmet İzzet, maliyeci Hasan Ferit, edebiyatçı Ahmet Rasim ve İsmail Safa, tarihçi Osman Nuri Ergin, 1920’den 1940’a kadar okulun müdürlüğünü de yapan eğitimci Ali Kami Akyüz, ressam Mahmut Cûda gibi birçok değerli sanatçı, bilim ve fikir insanı Darüşşafaka’dan yetişti ve çoğu orada uzun yıllar öğretmenlik yaptı.


1884

Darüşşafaka, Cemiyet’in mali olanaklarıyla ayakta duruyordu. 1884 yılına Okulu ziyaret eden ve çok memnun kalan Sadrazam Küçük Said Paşa’nın girişimiyle, Darüşşafaka’nın bazı eksikleri, devlet hazinesinden karşılandı. II. Abdülhamit,
o yıl mezun olan altı öğrenciyi kabul etti ve öğrenciler, kendi yaptıkları tabloları –teşekkür mahiyetinde- Padişah’a verdi.
Bu tarihten sonra Darüşşafaka’dan her yıl mezun olanların isimlerini ve tablolarını Padişah’a takdim etmeleri gelenek haline geldi.


1888

Her türlü toplantının yasaklanmasıyla Cemiyet üyeleri bir araya gelemez oldu. Toplantılar tatil edildi. Darüşşafaka mali sıkıntı içinde düştü. Padişah Abdülhamit, Darüşşafaka’yı himayesi altına aldı. Devlet, imtiyaz alan şirketlerin Darüşşafaka’ya nakdi yardım yapmaları usulünü başlattı ve mali sıkıntı sona erdi.


1903

Osmanlı Hükümeti, bir öğrenci direnişi yüzünden Darüşşafaka’ya el koyarak yönetimini Maarif Nezareti’ne bağladı. Parasız öğretmenliği kaldırdı. Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye dağıldı. Darüşşafaka’nın bir devlet okuluna dönüşmesiyle kuruluş amacından sapıldı. Okula analı- babalı ve bazı ileri gelen ailelerin çocukları da kaydedildi. Bu durum II. Meşrutiyet’e kadar sürdü.


1908

II. Meşrutiyet’in ilanı üzerine Cemiyet’in eski üyeleri ve Darüşşafaka’dan yetişenler bir araya geldi. Darüşşafaka Mezunin Cemiyeti’ni (Darüşşafakalılar Derneği) kurarak okulun yaşatılması kararını aldı. 1909 Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye üyeleri, devrin ünlü siyasilerini de çağırarak, tabii reis olan Sadrazamın başkanlığında toplandı. Yeniden çalışmaya başlayan Cemiyet ilk iş olarak Darüşşafaka’yı geri almak için Maarif Nezareti’ne başvurdu. Aynı yıl devir gerçekleşti.


1914-1923

Birinci Dünya Savaşı ve devamındaki Kurtuluş Savaşı yılları Darüşşafaka için çok zor ancak çok faal ve pek çok yönden anlamlı bir dönemi simgeler:

1914’ten 1916 yılına kadar okulun geçimi Hükümetçe kısmen karşılandı. Savaşın sonuna doğru mali sıkıntı iyice arttı fakat yardımlarla idare edildi. Bu sırada, eğitim sekiz yıldan on yıla çıkarılarak son sınıflara öğretmenlik mesleğiyle ilgili dersler kondu ve Darüşşafaka bir yüksek öğretmen okulu hüviyetine büründü. 1919 yılında Darüşşafaka’da eğitim tekrar sekiz yıla indirildi.

1921
Ulu Önder Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, en zor günlerde yaptığı bağışla Darüşşafakalı öğrencilerin yanında oldu.

Ulu Önder Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, 28 Kasım 1921 tarihinde yaptığı 20 bin kuruşluk bağışla Darüşşafakalı öğrencilerin eğitimine destek oldu. Kurtuluş Savaşı günlerinde bağış yapmak için Darüşşafaka’yı tercih eden Zübeyde Hanım, bağış için düzenlenen “ilmühaber”de “Ankara Hükümeti Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Anadolu Kuvayi Milliye Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin annesi” olarak tanımlanmaktadır. Zübeyde Hanım’ın bağışının gereklerini özenle yerine getiren Darüşşafaka Cemiyeti, her yıl Kadir Gecesi’ne denk gelen gün, Ulu Önderimiz Aziz Atatürk ve silah arkadaşları, Darüşşafaka’nın kurucuları ile Zübeyde Hanım başta olmak üzere aramızdan ayrılan bağışçılarının, Darüşşafaka’ya hizmeti geçenlerin ve bütün şehitlerimizin aziz ruhları için Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif okutuyor ve indirilen Hatm-i Şerif’in duası yapılıyor.
Bugün Darüşşafaka’da öğrencilere diledikleri zaman mevsim meyveleri yiyebilme imkanı sunma geleneği de Zübeyde Hanım’ın değerli bir mirası. Okul koridorlarında bulunan sepetler Darüşşafakalı öğrencilere diledikleri zaman meyve yeme olanağı sunuyor.

1924

Cumhuriyet’in ilanından sonra, 1924’te çıkarılan Tevhid-i Tedrisat (Öğrenim Birliği) Kanunu eğitim düzenini bütünlemeyi, laikleştirmeyi, tarih ve dil konularında ulusallığı öne çıkarmayı amaçlıyordu. Cemiyet Yönetim Kurulu öğretim programında bu yönde çok kapsamlı değişiklikler yapılmasını kararlaştırdı. Darüşşafaka “tam devreli lise” haline getirildi, özel lise konumunda devlet lise ve ortaokullarının programını uygulamaya başladı ve Darüşşafaka Lisesi adını aldı. Bu değişiklikler Maarif Vekâleti tarafından onaylandı ve okulun mezunları İstanbul Üniversitesi ile yüksekokullara resmi lise mezunları gibi sınavsız kabul edilmeye başlandı.


1927

İlkokul öğretmeni yetiştirmek amacıyla, “Öğretmen Okulları”nın dördüncü sınıfıyla eşdeğer, ayrı bir “öğretmen sınıfı” açıldı. Öğretmen sınıfı ilk mezunlarını 1929 yılında verdi. Eğitim Bakanlığı’nın isteği üzerine bu sınıf 1930 yılında kapatıldı.

1931

Darüşşafaka mezunlarının hemen tümü önceki dönemlerde fen     bilimleriyle ilgili yükseköğrenim dallarını tercih ederlerdi. Bu     nedenle okulun sadece fen sınıfı vardı. 1931’de edebiyat sınıfı açıldı.

1935

Cemiyet, adını Türk Okutma Kurumu olarak değiştirdi. 1939’da Erzincan’da deprem felaketine uğrayan ailelerden Darüşşafaka’nın öğrenci kabul koşullarına uygun 83 çocuk okula alındı. Türkiye İş Bankası bu çocukların eğitim ve öğretim masraflarını Cemiyet’e ödemeyi taahhüt etti. “Erzincan Yetimleri”ne kucak açılması o günlerde kamuoyunda saygı uyandıran bir olay olarak büyük yankı yaptı.


1940

Darüşşafaka’da, resmi liselere paralel olarak öğrencilerin aynı sınıfta iki yıl okuma hakkı vardı. Cemiyet öğrencilerin daha nitelikli yetişmeleri, kendilerine harcanan para ve emeğin daha iyi değerlendirilmesi için bu usulün kaldırılması hakkında yeni bir karar aldı. 1940 yılından itibaren sınıfta kalan öğrenciler mecburi tasdiknameyle okuldan uzaklaştırılmaya başlandı.

40’lı yıllarda başbakanlar Recep Peker, (Cemiyet Üyesi de olan) Hasan Saka ve Şemseddin Günaltay, Darüşşafaka ile yakından ilgilendiler, özellikle kız öğrencilerin okula kabul edilmesi için girişimlerde bulundu, hükümetleri Darüşşafaka’ya destek verdi.


1945

Fransızcanın yanı sıra İngilizce eğitimi de verilmeye başlandı.

1949

Yükseköğrenim gören Darüşşafaka mezunları için, Fatih’te Atabinen Yurdu açıldı.

1951

Darüşşafaka Lisesi Basketbol Takımı 1950-51 sezonunda İstanbul liseler şampiyonu oldu. Böylece Darüşşafaka’da basketbol hareketlendi. Darüşşafaka Spor Kulübü’nde futbol ve voleybol ağırlıklı süren spor etkinliklerine ek olarak basketbol şubesi kuruldu. Kulübün amatör basketbol takımı 1961 yılında liglere katılmaya başladı. Daha sonraki yıllarda şampiyonluk kupalarını birkaç kez müzesine taşıdı, milli takıma başarılı oyuncular kazandırdı.

1953

Cemiyet, bir tüzük değişikliğiyle “Darüşşafaka Cemiyeti” adını benimsedi.

1954

Şair ve yazar Sait Faik Abasıyanık vefat etti. Annesi Makbule Abasıyanık, yazarın isteği üzerine kitaplarının telif haklarını ve bazı malvarlıklarını Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışladı ve yazarın ölüm yıldönümlerinde (11 Mayıs) bir önceki yılın en beğenilen hikâye kitabına verilmek üzere “Sait Faik Hikâye Armağanı”nı kurdu. (1955) 2003’ten 2011’e kadar Darüşşafaka ve Yapı Kredi Yayınları iş birliğiyle düzenlenen Sait Faik Hikaye Armağanı, 2012 yılından itibaren Türkiye İş Bankası iş birliğiyle verilmeye başlandı. Yazarın Burgazada’daki evi Darüşşafaka tarafından müze olarak halkın ziyaretine açıldı. (1964)

1955

1955-56 öğretim yılı Darüşşafaka Lisesi için önemli bir dönüm noktası oldu. Yeni bir düzenlemeyle İngilizce öğretim yapılan kolej statüsüne geçildi. İki yıllık hazırlık sınıfı konarak eğitim sekiz yıla çıkarıldı. Fen ve matematik dersleri İngilizce okutulmaya başlandı.

1957

İstanbul’un yanı sıra Ankara, İzmir ve Adana illerinde de Darüşşafaka için öğrenci seçme sınavları yapılmaya başlandı.

1958

Darüşşafaka’nın geleceğini güven altına almak, daha güçlü ve sürekliliği olan gelir kaynaklarına sahip olmak amacıyla yatırım politikalarında köklü değişiklikler yapıldı. Bu kapsamda yaptırılan, Şişli Halaskargazi Caddesi’nde bir alışveriş ve eğlence merkezi niteliğindeki “Darüşşafaka Sitesi”nin inşaatı tamamlandı ve Başbakan Adnan Menderes tarafından hizmete açıldı.

1964

Babaları hayatta olan fakat yeterli maddi olanağı olmayan yetenekli çocuklar da okula kabul edilmeye başladı. Bu uygulama 1976 yılında sona erdi.

1971

Yönetim Kurulu 1969’da bir “Kız Koleji” binası yapılması ve karma eğitime geçilmesi kararını aldı. Projesi Ordinaryüs Prof. Yüksek Mimar Emin Onat tarafından yapılan tesisler, 1971-72 ders yılında hizmete girdi ve kız öğrenciler de Darüşşafaka’da eğitim görmeye başladı.

1972

Konferans ve spor salonları, modern bir mutfak, yemekhane, laboratuvarlar ve lojmanlar gibi ilavelerle, beş katlı olarak yenilenen okul binası Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından hizmete açıldı.

1974

Kıbrıs Barış Harekâtı’nda şehit olan askerlerin çocukları, sınavsız olarak okula kabul edildi.

1979

Darüşşafaka ilk kız mezunlarını verdi.

1990

5 Aralık 1990 tarihinde yayınlanan 3685 sayılı Kanun ile Darüşşafaka Cemiyeti kendisine terettüp eden her türlü vergi, harç ve resimlerden muaf tutuldu.

1992

Fatih’teki tesislerden taşınılması ve bağışçılarının ileri yaşlarını güvenli, sağlıklı bir ortamda geçirmeleri için “rezidanslar” oluşturulmasına karar verildi. Hazine’ye ait olup Milli Savunma Bakanlığı’na tahsis edilmiş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devredilmesi söz konusu olan Büyükdere Caddesi Maslak Balabandere mevkisindeki arazinin bir kısmı, Milli Savunma Bakanı Zeki Yavuztürk’ün yakın ilgisi ve devrin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in de devreye girmesiyle Cemiyet’e intikal etti. Mimari proje için bir yarışma açıldı ve jüri oluşturuldu. Birinciliği Y. Mimar Dr. Fatih Gorbon’un projesi kazandı. Maslak kampüsünün inşaatına başlandı.

1994

Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nın Maslak’taki yeni kampüsü hizmete girdi. Fatih’teki 120 yıllık bina boşaltılarak Ziraat Bankası’na satıldı.

1995

1980’li yılların ortalarından itibaren Darüşşafaka Lisesi mezunlarının üniversite giriş sınavlarındaki başarı grafiği düşme eğilimi gösteriyordu. 1992’de “Darüşşafaka Eğitim Öğrenim Düzeyini Geliştirme Projesi” kapsamında bir panel toplantısı düzenlenmiş, 1994’te başarısızlık nedenlerinin belirlenmesi için bir araştırma yaptırılmış ve ardından eski müdürlerden Prof. Dr. Bozkurt Güvenç, Prof. Dr. Barlas Tolan ve Doç. Dr. Pervin Olgun tarafından bir rapor hazırlandı. Bu rapor, Ocak 1995’te “21. Yüzyıla Doğru Darüşşafaka” adlı forumla camiada tartışmaya açıldı. Zayıflayan Darüşşafaka ruhunun tekrar canlandırılması, öğrenci seçimi tabanının genişletilmesi, öğretmen kadrosunun kuvvetlendirilmesi, mezunlara okul içinde görevler verilmesi, bir okul-aile birliği kurulması, öğrencilere üniversite tercihleri ve meslek seçimi konusunda daha etkili danışmanlık verilmesi, öğrenci ile Cemiyet arasında daha yakın ilişki kurulması önerilerinin öne çıktığı tartışmalar sonucunda, Okulun geleceğine yönelik birçok yeni açılım gündeme geldi.

Darüşşafaka yabancı dilde eğitim yapan Anadolu Lisesi statüsünde bir okul olarak tanımlandı.

1997

Darüşşafaka’ya yeni bir bağış akımı yaratmaya ve mali olanakları yüksek insanlara ileri yaşlarında huzurlu ve konforlu bir yaşam sağlamaya dayalı yeni bir bağış ve finans modeli olarak kararlaştırılan “Rezidanslar” projesinin ilk örneği olarak Darüşşafaka Yakacık Rezidans hizmete girdi. Maslak’taki spor tesisleri aynı yıl tamamlanarak açıldı.

1998

Darüşşafaka’nın tarihi araştırılarak,Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı iş birliğiyle “Darüşşafaka Tarihi 1863-1994” adlı kitap yayınlandı.

1999

17 Ağustos depremzedesi 41 öğrenci, okula sınavsız alındı. Ayrıca 1997-2007 döneminde toplam 78 şehit asker ve polis çocuğu, okula sınavsız kabul edildi.

2003

Bingöl depremzedesi 108 öğrenci bir süreliğine Darüşşafaka’da misafir edildi.

2004-2005

Maltepe ve Şenesenevler Rezidans, Darüşşafaka Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi ile Maltepe Özel Bakım Ünitesi kapılarını bağışçılara açtı.

2006

Özel Darüşşafaka Lisesi, Sait Faik Abasıyanık anısına, Türkiye genelinde liseler arasında “Hişt, Hişt, Genç Sait Faik” öykü, yazma yarışmaları düzenlemeye başladı.

2007

2008
2009

2010
2011

2012
2013
2014
2015
2016
2017
2018

2019
2020
2021
2022

2023

2024

BENZER HABERLER