DARBE VE VESAYET ANAYASINDAN KURTULMAMIZ LAZIM….
DARBE VE VESAYET ANAYASINDAN KURTULMAMIZ LAZIM…. 24 yıldır aynı söylem tekrarlanıyor: “1982 Anayasası darbe ve vesayet Anayasasıdır. Türkiye’ye yeni, sivil ve demokratik bir Anayasa gerekir.” İkinci çözüm süreci tartışmalarıyla birlikte bu söylem yeniden gündeme getirildi. Peki gerçekten amaç darbe izlerini silmek mi? 1982 Anayasası 177 maddeden oluşuyor. Bugüne kadar yapılan 16 Anayasa değişikliğinin 12’si son […]
ana manset -
12 Temmuz 2026 10:02
DARBE VE VESAYET ANAYASINDAN KURTULMAMIZ LAZIM….
24 yıldır aynı söylem tekrarlanıyor: “1982 Anayasası darbe ve vesayet Anayasasıdır. Türkiye’ye yeni, sivil ve demokratik bir Anayasa gerekir.” İkinci çözüm süreci tartışmalarıyla birlikte bu söylem yeniden gündeme getirildi.
Peki gerçekten amaç darbe izlerini silmek mi?
1982 Anayasası 177 maddeden oluşuyor. Bugüne kadar yapılan 16 Anayasa değişikliğinin 12’si son 24 yılda gerçekleştirildi. Anayasanın 124 maddesi değiştirildi. Yani Anayasanın büyük bölümü zaten yeniden yazıldı.
47 Maddesi uluslararası anlaşmalar yönünde devletin temel yapısını ve evrensel hukuk ilkerini düzenleyen darbeyle ilgisi olmayan maddelerdir.
İlk dört madde zaten değiştirilemez; 4. maddede belirtildiği gibi değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
O halde geriye hangi maddeler kalıyor?
Değiştirilmesi taleplerinin gerekçesi ve tartışmaların odağındaki iki madde: 42 ve 66.
maddelerdir.
42 . Madde; eğitim dilini düzenliyor ve “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dili olarak okutulamaz ve öğretilemez.” hükmünü içeriyor.
66.Madde ise: “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.” diyerek vatandaşlığı etnik kökene değil, ortak vatandaşlık bağına dayandırıyor.
Bu nedenle, yeni Anayasa tartışmalarında asıl hedefin darbe ve vesayet Anayasasından kurtulmak değil, Anadilde Eğitime geçilmesi ve Türklük kavramının Anayasadan çıkarılmasıdır.
Cihad KORAY
Efsane Sendikacı
BENZER HABERLER