Başkan Yaşar DURSUN ; EMEKLİ AÇSA, ÜLKE TOK OLAMAZ! EMEKLİ VARSA, TÜRKİYE VAR!”
“MÜJDE ÇIĞLIKLARI DEĞİL, EMEKLİNİN HAYATINA DOKUNAN SOMUT ADIMLAR BEKLİYORUZ!” Türkiye Emekliler Derneği Adapazarı Şube Başkanı Yaşar DURSUN Haftalık toplantıda konuşuyor Türkiye Emekliler Derneği Adapazarı Şube Başkanı Yaşar DURSUN “AÇLIK SINIRININ YÜZDE 38,06 ALTINDA KALAN EMEKLİ AYLIĞI, İNSANLIK AYIBIDIR!” Türkiye Emekliler Derneği Adapazarı Şube Başkanı Yaşar DURSUN, açlık sınırının 38 bin 24 TL’ye yükselmesine karşın en […]
ana manset -
5 Kasım 2026 14:03
“MÜJDE ÇIĞLIKLARI DEĞİL, EMEKLİNİN HAYATINA DOKUNAN SOMUT ADIMLAR BEKLİYORUZ!”
Türkiye Emekliler Derneği Adapazarı Şube Başkanı Yaşar DURSUN Haftalık toplantıda konuşuyor
Türkiye Emekliler Derneği Adapazarı Şube Başkanı Yaşar DURSUN
“AÇLIK SINIRININ YÜZDE 38,06 ALTINDA KALAN EMEKLİ AYLIĞI, İNSANLIK AYIBIDIR!”
Türkiye Emekliler Derneği Adapazarı Şube Başkanı Yaşar DURSUN, açlık sınırının 38 bin 24 TL’ye yükselmesine karşın en düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL’de kalmasına sert tepki göstererek, “Ömrünü ülkesine hizmet ederek geçiren milyonlarca emeklimizin açlık sınırının yüzde 38,06 altında bir aylıkla yaşamaya mahkûm edilmesi, kabul edilemez bir insanlık ayıbıdır.” dedi.
Emekli aylıklarının açlık sınırının yalnızca yüzde 61,94’ünü karşılayabildiğine dikkat çeken Ergün, şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün en düşük emekli aylığı ile açlık sınırı arasındaki fark 14 bin 472 TL’ye ulaşmıştır. Bu tablo, emeklilerimizin içine sürüklendiği ekonomik çıkmazın en açık göstergesidir.
Yıllarca çalışmış, üretmiş, prim ödemiş, bu ülkenin kalkınmasına alın teriyle katkıda bulunmuş insanların, hayatlarının son döneminde açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmesi ne sosyal devlet anlayışıyla ne de insan onuruyla bağdaşır.
Emekliler bu ülkenin üvey evlatları değildir! Emekliler de bu ülkenin öz evlatlarıdır. Hiçbir emeklimiz yoksulluğa, çaresizliğe ve başkalarının yardımına muhtaç bir hayata mahkûm edilemez.
Açlık sınırının yüzde 38,06 altında kalan bir aylık, yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal vicdanı yaralayan bir insanlık ayıbıdır.
Emekli aylıklarına yalnızca enflasyon farkı verilerek bu derin gelir uçurumu kapatılamaz. TÜFE farkı zam değildir. Emeklilerimizin kaybettiği alım gücünün telafi edilmesi, milli gelir artışından ve refahtan hak ettiği payı alması zorunludur.
Türkiye Emekliler Derneği olarak talebimiz açıktır: En düşük emekli aylığı öncelikle açlık sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Seyyanen zam ve intibak düzenlemesiyle aylıklar arasındaki adaletsizlikler giderilmelidir.
Emeklilerimiz sadaka değil, yıllarca verdikleri emeğin karşılığını ve insanca yaşayabilecekleri bir aylığı istiyor.
Unutulmamalıdır ki emeklinin açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiği bir ülkede sosyal adaletten söz edilemez.
EMEKLİ AÇSA, ÜLKE TOK OLAMAZ!
EMEKLİ VARSA, TÜRKİYE VAR!”
“EMEKLİNİN UMUDU, KULİS HABERLERİNE TESLİM EDİLMEMELİ”
Emekli aylıklarına yapılabilecek olası düzenlemeler konusunda birbirinden farklı rakamların ve senaryoların gündeme getirildiğine dikkat çeken DURSUN , şunları ifade etti:
“Emeklilerimiz yıllardır ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyor. Alım gücündeki kayıplar, hayat pahalılığı ve giderek ağırlaşan geçim şartları ortadadır. Böylesine ciddi sorunların bulunduğu bir ortamda, henüz somutlaşmamış ihtimallerin köpürtülerek kesinleşmiş müjdeler gibi sunulmasını, doğru bulmuyoruz.
Ortada bir bütçe teklifi ve bu teklifin ortaya koyduğu mali çerçeve var. Hükümet yetkililerinin açıklamalarında da ihtiyatlı bir yaklaşım görüyoruz. Dolayısıyla kesinleşmiş bir düzenleme bulunmadan ortaya atılan yüksek rakamların ve abartılı beklentilerin emeklilerimizde yeni hayal kırıklıklarına yol açmasından endişe ediyoruz.”
“EMEKLİYE MÜJDE DEĞİL, HAKKI OLAN REFAH PAYI GEREKLİ”
Emeklilerin sorunlarının geçici tedbirlerle değil, sosyal güvenlik sisteminin temel sorunlarını çözecek kalıcı düzenlemelerle aşılabileceğini vurgulayan DURSUN, şöyle devam etti:
“Bizim taleplerimiz yeni değil. İntibak düzenlemesinin yapılmasını, aylık bağlama oranlarının yeniden ele alınmasını, emeklilerimize seyyanen iyileştirme sağlanmasını ve ülkemizin ekonomik büyümesinden emeklilerimizin de hak ettiği payı almasını istiyoruz.
TÜFE farkının tek başına gerçek anlamda bir refah artışı sağlamadığını yıllardır dile getiriyoruz. Emeklilerimizin ihtiyacı, yalnızca fiyat artışlarının gerisinden gelen düzenlemeler değil, insanca yaşamalarını sağlayacak adil ve sürdürülebilir bir aylık sistemidir.”
“BİZ SÖYLENTİLERİN DEĞİL, SOMUT DÜZENLEMELERİN TAKİPÇİSİYİZ”
TÜED’in emekliler lehine atılacak her olumlu adımı destekleyeceğini belirten Şube Başkanı Yaşar DURSUN, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Emeklilerimizin lehine yapılacak en küçük iyileştirmeyi dahi önemseriz. Ancak beklentimiz, sorunların büyüklüğüyle orantılı, kalıcı ve hakkaniyetli düzenlemelerdir.
Emeklilerimizin umutlarını büyütüp ardından hayal kırıklığına dönüştürecek sansasyonel haberlerden uzak durulmalıdır. Resmî açıklamalar, somut teklifler ve yasalaşmış düzenlemeler esas alınmalıdır.
Biz emekliler adına hayal satılmasını değil, çözüm üretilmesini istiyoruz.
Emeklilerimiz yıllarca çalışarak, üreterek ve alın teri dökerek bu ülkenin kalkınmasına katkı sağlamıştır. Bugün beklentileri bir ayrıcalık değil, hak ettikleri yaşam standardına kavuşmaktır.
Müjde çığlıklarıyla değil, emeklinin sofrasına, mutfağına ve cebine yansıyan gerçek iyileştirmelerle sevinmek istiyoruz.
Türkiye Emekliler Derneği olarak, emeklilerimizin haklı taleplerini kararlılıkla savunmaya ve yapılacak düzenlemelerin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
BENZER HABERLER