Aynı kişilerden farklı şeyler bekleme
ana manset -
11 Haziran 2025 09:19
“Aynı kişilerden farklı şeyler beklemeyi aptallıktır “
Einstein.
TİS Süreci yaklaşıyor 8. Dönem Toplu Sözleşme Ağustos ay içinde gerçekleşecek. Konfederasyonlar ve sendikalar talepleri yönünde hazırlıklarını yapmaya başladılar. Dernekler ile toplantılar yapılıyor onlardan gelen taleplerin pek çoğu masanın konusu olmadığı halde popülist anlayışla kamu çalışanlarının görmek istediği ve beklentilerin yükselmesine sebep olacak maddelerden ibaret talepleri masaya götürecekler. Geçmişte olduğu gibi işveren kurulu, bu talepleri özlük hakları ve kanun değişikliği arz ediyor diyerek “geçiniz” diyecek. Bu dönem sonunda büyük olasılıkla TİS deki başarıslığı tek başına üstlenmek istemeyen, bu kanunla ve dayanışma aidatı olmadığı için Genel yetkili konfederasyon ve sendika olmanın zararından başka faydası yok diyen Ali YALÇIN Sözleşmenin altına imza atmayacak, geçmiş yıllarda olduğu gibi son kararı Yüksek Hakem Kurulu verecek.
4688 TİS VE SENDİKA KANUNU İLE BU KADAR!
TİS ve Sendikal yapı ile ilgili yazılarımda ve yüz yüze söylemlerimde 4688 ile bırakın sendikacılık yapmayı örgütlenmenin önünde en büyük engel olduğundan bahsetmişimdir.
Öyle bir kanun ki, kanun yapıcı bile kanunda yer alan hükümlere uymuyor. Örneğin 4688/21’de; “Kamu personeli Danışma kurulu toplantısı” yılda iki defa Mart ve Nisan aylarında sendikalarla Cumhurbaşkanının belirleyeceği iş veren Kurulu arasında yapılır der. Bu toplantılar en az TİS kadar önemlidir çünkü kanun değişliği arz eden talepler bu toplantıda görüşülür mutabık kalınan talepler kanuni değişikliklerin yapılması için TBMM’ye gönderilir.
KANUNDA BÖYLE YAZIYOR AMA!
Kanunda böyle yazsa da uygulamaya gelince durum farklılaşıyor. 2025 yılı için Mart ayında yapılması gereken toplantının yapılmamasının nedenini sorgulaması ve en yakın takipçisi olması gereken TİS masasının iki büyük konfederasyonu Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile aynı mahallenin diğer Konfederasyonları ile halı sahada maç yapmayı tercih ettiler. Ama iyi ki Birleşik Kamu İş var, bu kanuni zorunluluğun neden yapılmadığını Bakanlık nezdin sorguladı ve yargıya götürdü..
SENDİKALARIN KURULUŞ AMACI VE GÖREVLERİ.
Sendikalar emekçilerin mali, sosyal ve özlük haklarını savunmak ve daha da İleri götürmek maksatlı kurulmuş kurumlardır.
Bunlara ek olarak örgütlenme, düşünce, bireysel hak ve özgürlüklerin gelişmesi yönünde sorumluluğu olan, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve kuvvetler ayrılığına en fazla sahip çıkan kurumlar olmalıdır. Ancak kuruluş amacı ve maksadına uygun hareket etmeleri için ihtiyaç duydukları gücün kaynağı, sendika dışı güç odaklarından değil, kendi iç dinamiklerinden yani üyelerinden ve ortaya koydukları sendikal duruştan olmalıdır. Ancak bazı sendikaların tavrına ve tarzına bakıldığında böyle bir dertleri olmadığı apaçık gözüküyor bunun en büyük sebebi tabanında bu yönde bir istek ve taleplerinin olmaması
İŞVERENDE BOŞ DURMUYOR..
Emekçiler Sendikalar altında bir araya gelip iş verene karşı güçlü cephe oluşturdular. İş verenlerde bu cepheye karşı bazı önlemler almaya yönelik arayışlara girdiler. Baskıyla, tehditle engelleyemeyeceklerini anlayınca sendikal mücadeleyi kırmak için kendi çıkarları yönünde hareket edecek sendikaları kurarak örgütlenmeleri yönünde onlara destek vermeye başladılar. Bu tarz sendikal anlayışı olan sendikalara “Sarı sendika” yakıştırması yapıldı.
KAMUDA İŞVEREN DEVLETTİR..
Kamuda bir çok örgütlü sendikalar ve konfederasyonlar bulunuyor. Çalışanların çoğunluğu sendika tercihlerini TİS Masasında oturan iki büyük konfederasyonun bileşenlerinden oluşan sendikalardan yana kullanıyor. Kamu Çalışanlarının iş vereni devlettir. Devlet işlerini hükümetler üzerinden yürütür. Söz konusu konfederasyonlardan biri hakkında genel kanaat Hükümet yanlısı olduğu yönündedir. Diğeri ise “önce devletim, sonra Sendikam” anlayışını kendine öncelikli ilke olarak kabul ettiğinden devlet yanlısı sendika oluyor. Hal böyle olunca her iki konfederasyon ve bunların bileşeni sendikalar için en uygun yakıştırma sizce nedir?
SARI SENDİKA..
İş verenin desteği ile örgütlenen ve desteklenen sendikalar emeğin ve emekçilerin mücadelesinde hareketleri ve sendikal tarzları haliyle işverenler tarafından denetim altına alınır bu kaçınılmazdır. Genel yetkili olabilmek için birkaç fazladan üye kaydetme konusunda kıran kırana bir mücadele içerisinde olan Memur Sen ve Türkiye Kamu Sen ve bunlara bağlı sendikalar mecburen işverenin kontrol ve denetim altında onun belirlediği çerçeve içerisinde bir sendikal duruşu ortaya koymaktalar.
İşveren işini bilir. Tek sendikaya destek vermez çünkü o sendikanın yönetimine kontrol edemeyeceği insanların gelebileceği ihtimalini göz ardı etmez. O yüzden iki konfederasyona destek vererek kendisini garanti altına alır.
SENDİKA’CILIK
Sonuçta bu iki Konfederasyon güç kaynağı olarak gördüğü odaklarından gelecek işaretlere göre hareket etmeleri, iktidar bloğunu rahatsız edecek istekler doğrultusunda eylem ve söylemlerde bulunamazlar. Eylemsellikten anladıkları, ricacı bir tavır ile tweet atmak ve çalışanların gazını almak için öğle tatillerinde basın açıklaması yapmakla sınırlıdır. Ortaya konan sendikal duruş ne yazık ki sendika’cılık tır.ÇALIŞANLAR, MADALYONIN ÖBÜR YÜZÜ.
Kamuda sendikal yapının bir tarafı olan Sendikaların durumu genel hatlarıyla böyle diğer tarafını oluşturan çalışan emekçilerin sendikal anlayışı ve tercihlerine baktığımızda;
omurgasız, ben merkezli kendi çıkarlarını genelin menfaatlerinin önünde tutan terfi, makam, atama, nakil, lojman ve görevlendirme gibi bireysel çıkarları yönünde hareket eden bir güruhtan ibaret. Böyle olmasında en önemli etken yine 4688 sayılı TİS ve Sendika Kanunundur.
Bu yıl yapılacak TİS toplantılarında masada Birleşik Kamu İş de yerini alacaktır. Başkanlığını MYK üyemiz Şenol EYÜPOĞLU beyin yaptığı Benimde içinde bulunduğum diğer bileşen sendikalardan ve uzmanlardan oluşan komisyon tarafından çok ciddi biçimde bir hazırlık yapılıyor. Ancak TİS masasının şartlarını ve yetki çerçevesini bu kanunun belirlediği sürece ve aynı kişilerden farklı bir şey beklemenin sonuçsuzluğu göz önüne alındığında boşuna umutlanmayın derim..
Cihad KORAY
BENZER HABERLER