Adapazarı Şemsiyeli Park otopark oldu

Adapazarı  Şemsiyeli Park otopark oldu Şehirde duyarsız sürücülerin araçlarını gelişigüzel kaldırımlara park etmesi, yayaları zor durumda bırakıyor. Siyasi  Parti üyeleri,Belediye Personellerinin  otomobillerini  park  ettikleri mekan  oldu Otopark planlamasız şehirleşme olmaz Cadde, sokaklar ve kavşaklar şehrin ulaşım can damarlarıdır. Cadde ve sokaklar otopark olarak kullanılıp tıkanırsa trafiği tıkar, hatta felç eder. Otopark alanları basit bir ifadeyle […]
ana manset - 5 Nisan 2024 04:30

Adapazarı  Şemsiyeli Park otopark oldu

Şehirde duyarsız sürücülerin araçlarını gelişigüzel kaldırımlara park etmesi, yayaları zor durumda bırakıyor.

Siyasi  Parti üyeleri,Belediye Personellerinin  otomobillerini  park  ettikleri mekan  oldu

Otopark planlamasız şehirleşme olmaz

Cadde, sokaklar ve kavşaklar şehrin ulaşım can damarlarıdır. Cadde ve sokaklar otopark olarak kullanılıp tıkanırsa trafiği tıkar, hatta felç eder.

Otopark alanları basit bir ifadeyle bir yılın yüzde 2,85’sini hareketli geçiren, yüzde 97,15’ini ise hareketsiz geçiren araçların park halinde bulunduğu yerler olarak tanımlanmıştır.

Ticari taşıtlar hariç hane halkının günlük hareketliliğinin olduğu 1-3 saatte otomobillerin kullanılmasının dışında günün kalan 21-23 saatini kapsayan zaman dilimi otomobilin parklanma yaptığı durumu ifade etmektedir.

Bir otomobilin miadı süresinin yüzde beşi hareket halinde geçmekte, geri kalan süreyi ise parklanmada geçirmektedir.

Bu parklanma halinin bir ekonomisi olduğu unutulmamalıdır. Bu yüzden, ulaşımda otomobillerin daha verimli kullanılabilirliği geliştirecek teknolojiler ve uygulamalar geliştirilmelidir.

Bir araba satın almak yerine, ihtiyaç olduğunda bir sürüş satın (kiralama) alma sistemi geliştirilebilir.

Bu değişim en azından sokaklarda devrim yapma potansiyeline sahiptir. Böylece hareket halindeki araçlar daha az parklanma yeri gerektirir.

Kentlerde, motorlu taşıtların sayısının büyük bir hızla artmasının karşısında trafik tıkanıklıkları ortaya çıkmakta, bu da ulaşımı kötü yönde etkilemektedir.

Motorlu taşıt sayısı artışı, caddelerde trafik akışının düşmesi, otoparklarda yer bulamayan otomobillerin görülmesiyle kendini göstermiştir.

Bugün özellikle büyük şehirlerde otopark alanı bulmak ve otopark tesis etmek büyük bir problem olarak karşımızdadır.

Bunda en büyük etken olarak, planlarda otopark alanı olarak ayrılan alanların, başka fonksiyonlara tahsis edilmiş olması; otopark alanı ayrılması gereken binalarda belediyelere otopark için gerekli miktarın ödenmesi ile, otopark yapımından vazgeçilmesi gösterilebilir.

Otopark ihtiyacı tam olarak planlanmayan yerlerde daha sonra otopark yapmaya çalışmak çok büyük ekonomik yük getirecek, hatta bu amaçtan vazgeçmeye kadar gidilecektir.

Bunu için yeni yapılaşmalarda otopark yeri bırakmak mecbur tutulmalı, yeni gelişen alanlarda yapılan parselasyon planlamasında otopark yeri ayrılmalıdır.

Otopark alanları planlanırken, plan içinde kapasite çok iyi hesaplanmalı, otoparklar yürüme mesafesi (15 dakika gibi) içinde kalmalıdır.

Türkiye’de araç sayısı hızla artarken araç park etme alanı aynı oranda artmamaktadır.

Her yıl inşa edilen otopark sayısı, trafiğe çıkan yeni araç sayısı ile doğru orantılı ilerlememektedir.

Otopark alanları, bir arazi kullanım kararı olarak şehirlerde ulaşım ağının vazgeçilmez bir parçasıdır.

Zaten yetersiz olan otopark alanlarında, her yıl ihtiyacın katlanarak artması sorunu daha da büyütmektedir.

Otopark sorunun yaşandığı şehirlerde trafiği oluşturan araçların yüzde 30’u, 20 ila 25 dakikasını park yeri arayarak geçirmekte, litrelerce yakıt tüketmekte, özellikle şehir merkezlerinde trafik akışını yavaşlatma ve trafik kazaları artmaktadır.

Otopark problemi çözülmeyen şehirlerde ulaşımda yüzde 20-30 daha fazla yakıt tüketilmekte, hava kirleticileri ve sera gazı CO2 salımı o oranda artmaktadır.

Otopark planlamasız şehirleşme olmaz. Araç park etme yeri planlaması olmadan şehir planlaması yapılamaz. Olursa o şehirde;

Sokaklar, otopark değildir ve otopark olarak kullanılmamalı.

Otopark planlama çalışması ve uygulaması ile sokakları parklanma yeri olmaktan çıkartmak gerek.

Yol dışı parklanmanın yeterli olduğu yerlerde yol üstü parklanma ücreti özellikle yüksek tutulmalı ve yaptırımı ağır olmalı.

Taşıt hareketlerine ayrılmış arazi şeritleri olan yollar otopark haline geldiğinde; bağlantı, erişim ve hareket fonksiyonlarını icra edemeyen bir sistem haline dönüşür.

Sonuçta da gerekli akışın sağlanamadığı bir ulaşım ağında, önlenemez tıkanıklıklar ve darboğazlar meydana gelir.

Taşıt sayısındaki artışa karşılık, sunulmayan her park yeri, yolları tekrar otopark haline dönüştüren bir etki oluşturmaktadır.

Problemin çözümünün iki ayağı olan “park yeri yapımı” ve “sürücülerin bu park yerlerine park etmesinin sağlanabilmesi” birbiri ile doğrudan ilişkilidir.

Yol üstü park etme, çözüm değildir. Özellikle park etme sorunu yaşanan bölgelerde yol üstü park etme yerlerin alternatifleri geliştirilmeli;

çözüm olarak ortaya çıkmaktadır.

Otopark politikası olan belediye başkanları, mevcut durumu ve gelecek otopark ihtiyacını planlayarak şehrinde entegre ulaşım sistemi ile uyumlu otopark ihtiyacını belirler, çözüm yolları geliştirir, otopark sorunundan dolayı trafik sıkışıklığına son verebilir.

Belediyeler, trafiğin yoğun olduğu merkezlere kolay ulaşım için;

Büyük kapasiteli parklanma yerleri ile toplu taşıma sistemi entegre edilebilir.

Otoparklar verimli çalıştırılabilir ve trafik tıkanıklığı azaltılabilir.

Belediye başkanları, araç bağımlılığını azaltmak için işe yürüyerek, bisiklete binerek ve toplu taşıma kullanarak gidilebilecek altyapı oluşturarak insanları bu tür uygulamaya yönlendirebilir.

Ulaşım, zorlaştırarak değil kolaylaştırarak çözülmeli.

Şehirlerde hareketliliği artıran otoparklaşma sistemi geliştirilmeli.

Park etme “dozu” arttıkça araç kullanma ihtimali artar.

Türkiye’de şehirleşme kadar otopark problemlerini çözmek için yeni otopark teknolojilerini geliştirmek gerekir.

Şehirlerde otopark problemi çözülmeden trafik sıkışıklığı sorunu giderilemez.

Otopark problemlerini çözmeyen belediye başarılı değildir.

Belediyeler, trafik akışını aksatmayacak şekilde yol üstü parklanma yerleri oluşturarak parkmetre ile kontrol altına alabilir. Yol üzeri park etme genelde kısa süreli (40-50 dakika) olup park metre/park bilet makinesini esas alır.

Belediyeler, ciddi denetleme sistemi ile, yol üstü ve yol dışı illegal otopark işletmeciliğine son vermeli.

Herkesin araç sahibi olması ile şehrine zarar vermesi yerine insanların işi, okula ve alışverişe kolay, pratik ve ekonomik ulaşımını sağlayıcı altyapıyı belediyeler oluşturmalı ve kurmalı.

22 Şubat 2018 tarihinde resmi gazetede yayınlandıktan sonra 5 defa revize edilen/yürürlük tarihleri değiştirilen Otopark Yönetmeliği yürürlüğe girerse;

  1. Zaman ve yakıt israfına son verebilir.
  2. Zamanı israf etmeden randevu al devam et sistemini geliştirebilir.
  3. Otoparkları disiplin altına alabilir, illegal yapılanmaya son verebilir.
  4. Otopark alanlarından elde edilecek gelirleri yeni otopark alanları geliştirmek/yapmak için kullanabilir.

Okul bahçelerinin altına, gerekli tüm emniyet koşulları sağlanmak, giriş çıkışı okuldan ayrı olmak kaydıyla otopark yapılma imkanı sağlanmakta

BENZER HABERLER