PALANDÖKEN, “EKİM ALANLARI BETON YIĞINLARI İLE DOLDU”
-“TARIMSAL ANALİZ YAPILIP BÖLGE HARİTALARI ÇIKARILMALI”
-“VATANDAŞ KIRMIZI, BEYAZ ET VE BAKLİYAT FİYATLARINDAN RAHATSIZ”
-“ÇİFTÇİYE VERİLECEK DESTEKLER ÖZENDİRİCİ OLMALI”
-“KÖYDE YAŞAYAN NÜFUS YÜZDE 20’LERDE”
-“FİYATLARI DÜŞÜRMENİN YOLU POLİSİYE TEDBİRLER DEĞİL, ÜRETİMİ
ARTIRMAKTIR”
ANKARA- Tarımsal ürünler, et, bakliyat, meyve ve sebze olmak üzere gıda
ürünlerindeki enflasyonu düşürmek için üretimin desteklenmesi gerektiğini söyleyen
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Bilindiği üzere bir meyve ağacı
verimlilik haline alıncaya kadar en az altı yıl geçecek. Şehrin en güzel ekim
alanları artık beton yığınları ile doldu. İnsanlar, bireysel olarak üretimleri hem
kendilerine yetecek hem o şehre yetecek kadar üretim yapmıyorlar. Daha çok
yapılara tahsis edilmiş gibi oldu bu araziler. Şehrin içinde kalan bölgelerde de
yüksek fiyat eden arazilerde artık insanlar ekim yapmıyor. Onun için de fiyatları
regüle etmek, fiyatların düşmesini ancak tarımsal bir analiz yapalım. Bölge
haritaları çıkaralım. Hangi memlekette hangi ürünlerin verimli bir şekilde
üretileceği tespit edilmesi lazım. İşte don olduğu zaman etkilenmemesi lazım
gelen ürünlerin o bölgelerde. Veyahut selin felaketin aynı şekilde daha önceki
tecrübelerden yararlanıp o bölgelerdeki ürün kaybına neden olan şeylerin
ortadan kalkması lazım” dedi.
-“EN KRİTİRİK UNSURLARDAN BİRİ LOJİSTİK DESTEĞİDİR”
Tarladan sofraya gelinceye kadar en önemli unsurun lojistik desteği olduğunu belirten
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi
Palandöken, “Lojistik destekleri yaptığınız zaman, üretim merkezinden, nihai
tüketim merkezine veya sofranıza gelinceye kadarki aracıların fiyat artıranların
önüne geçilmesi lazım. Yani taşımadaki zayiat yönünden ürünün muhafazasının
zorluğu, araçların donanımlı olmamasından kaynaklanan maliyetlerin artması.
Bireysel işletmelerde çiftçiye verilecek destekler, gübreler vs. özendirici olmalı.
Bu bilinç yerleşmediği sürece de mücadele etmek çok zor. Evinin yanında
maydanozunu, soğanını veya meyve ağacını yetiştirip belirli katkı sunacak
kadar meyve almasını o şehirde onların satılmasıyla bir gelir elde etmesindeki
kazancının yükseltilmesi lazım. Belirli yaş gruplarının buna teşvik edilmesi
lazım” diye konuştu.

-“ÜRETİCİ VERMİŞ OLDUĞU EMEĞİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR”
Üreticinin kazancının artırma yollarının seçilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken,
“Köyde yaşayan sayısı yüzde 20'lerde. Herkes şehirde daha sosyal yetkinliği
olan bölgelere yerleşmiş. Yani kendi arazisinde kazanacağından daha az
kazanmasına rağmen büyük şehirleri tercih ediyor. Onun için bireysel
işletmelere ağırlık verilmeli. Yani insanların bir iki tane koyunu, beş olmasını
sağlamalı. İneğinin, büyükbaş hayvanın muhafazasını ekilecek alanların
girdilerinin tamamını destekleseniz enflasyondaki düşüşü sağlamış
olacaksınız. Yani üretimdeki kazançlarını artırma yollarının seçilmesi lazım”
ifadelerini kullandı.
-“ZEYTİN ALANLARINA SAHİP ÇIKALIM”
Vatandaşın en çok kırmızı et, beyaz et ve bakliyat fiyatlarından rahatsız olduğuna
işaret eden Palandöken şunları kaydetti, “İnsanların rahatsızlığı en çok
tüketimdeki fiyat farkının aralığı görülen kalemler. Onun için bunları mahallinde
üretip en yakın oturdukları yere, yakın bölgelerde üretimi artırdığımız sürece
bunlar ortadan kalkacak. Aynı şekilde ekim arazilerindeki ayçiçeği yağı, zeytin
ağacı, zeytin yağı fiyatlarının yüksekliğinden millet şikayet ediyor ama maalesef
buralar konuta açıldığı için bu verimlilikte insanlar yararlanması veyahut
kardan daha ziyade yapmış olduğu emeğin karşılığını alamamasından kaynaklı
bir haksız rekabetle karşı karşıya kalıyor.”
-“HAL YASASI VE PERAKENDE SEKTÖRÜNDE DÜZENLEMELER YAPILMALI”
Hal yasasındaki ve perakende sektöründeki düzenlemelerin birleştirilmesi gerektiğini
söyleyen Palandöken, “Yeni bir düzenleme yapılması lazım. Hem hal yasasında
hem de perakende sektöründeki düzenlemeler birleştirildiği zaman o bölgedeki
harita çıkarıldığı zaman eminim ki artık fiyat yüksekliğinden şikayet son derece
azalacak. Rekabet oluşacak. İnsanlar gördükçe bu karlılığı üretime hız
verilecek. Üretim olmayan bir yerde bu kadar süratli bir şehirleşme ve tüketim
olduğu sürece fiyatları regüle etmenin veya düşürmenin çaresi, polisiye
tedbirlerle de mümkün değil” dedi.