Turizmde kayıplarımız var…
27.12.2025
Kişi Okumuş
0 Yorum
Turizmde
kayıplarımız
var…
Necdet Buluz
Turizmde istemezsek de kayıp yaşadık. İzmir, Bodrum ve Dalaman havzası 2025’i büyük kayıplarla tamamlıyor. Turizmin kalbi sayılan bu yerler kolay kolay toparlanamıyor. Gelirimiz de düşüyor.
“Türkiye pahalı” imajını silemediğimizde sıkıntılar bitmeyecek. Rakiplerimiz bu ipe sarıldı. Türkiye’yi dışlamaya çalışıyorlar.
Türkiye’de 2025 turizm hareketlerini zorlayan başlıca etken, yabancı ziyaretçileri de etkileyen pahalılıktı. Pahalılığın asıl yansıması ise sokakta, yeme-içmede görülüyordu. İzmir, Dalaman ve Bodrum havzası, sejourda her şey dahilin daha az uygulandığı bölge olarak biliniyor. Özellikle aileler için otel dışı harcamaların yüksek kalması, gelenlerin her şey dahile ve Antalya’ya yönelmesine etken olabiliyor.
Düşüşte, bu bölgenin en çok ziyaretçi göndereni İngiltere’den bu yıl bu üç bölgeye de beklenen ziyaretçinin gelmemesi etken oldu. Dalaman Havalimanına iniş yapan İngiliz turistlerde gerileme yüzde 6,1 olurken, Bodrum’da yüzde 3,9, İzmir’de ise 3,9 gerileme görüldü.
Türkiye’de sejour turizmin öncüsü sayılan İzmir ve Ege bölgesi, 2025’i kayıpla tamamlıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıklanan son 11 aylık verilere göre Türkiye yabancı ziyaretçi sayısı 2024 ile başa baş görünüyor.
Buna karşılık İzmir’de yüzde 6,5, Bodrum’da yüzde 6,1, Dalaman’da ise yüzde 3,3’lük kayıplar dikkat çekiyor.
Türkiye’ye en çok tatilci gönderen Rusya ise Dalaman hariç bölgede büyük oranlarda geriledi ve üç ila beşinci sıralara indi.
Rus turistlerde en büyük kaybın İzmir’de ve yüzde 22,5 gibi büyük bir oranda olduğu dikkat çekiyor. Kayıp Bodrum’da ise yüzde 10’a yakın.
Otellerin büyüsü sona erdi.
Konaklamam kesiminin ciro seyrinde önemli bir değişim oldu. Bu değişim; cari cirolarla, reel cirolar arasındaki açıklığın ciddi boyutlara çıkmasıdır.
Keza otelciler, son 3 yıldaki cari fiyat yükselişlerinin ciroya yansımasını, net gelir artışı olarak yorumlayabilir. Bu da tırmanan maliyetlerin ciro ile değerlendilmesini yanlış yöne çevirebilir.
Şöyle ki, 2022 öncesi cari cirolarla reel arasındaki gelişme farkı 10 puan dolayındaydı. Bu güne kadar fark 70 puana çıktı. Yani bir otelci, son 3-4 yılın cari ciro artışını kendi geliri sanabilir. Maliyet ve kur baskısı da tırmanıyor. Bu da hesapları karmaşıklaştırdı.
Çünkü, hangi fiyatın ve maliyetin neden artmakta olduğu karmaşası var. İkicisi 90’lı yıllardan beri “hazır” olan müşteri artık değişti. Bunu okumakta sorun var. Otel müşterisi pek değişmezken otel-dışı alanlarda bir konaklama patlaması var. Bir de verilere güven düştü.
Özetle, otel gelirlerini doğrudan etkileyen göstergeler düşerken, maliyetleri şişiren değişkenler kontrolden çıkıyor. Yani 90’lı yılların “büyüsü” bitti. Yatağa dayalı ciro, eskisi gibi değil. Bunu görmeyenler için otelciliğin sonu geldi.
Çıkış için “Derneğim, birliğim var” diyenlere, değişimine karşı, 25-30 yıldır pek de bir şey yapmayan koltuklarda oturanları hatırlatırız.
YORUMLAR





