Deniz, Kum,
güneş’ten
başka turistler
istemiyor…
Necdet Buluz
Yapılan rezervasyon şu gerçeği ortaya çıkardı:
Deniz, Kum, Güneş’ten başka turistler istemiyorlar.
Türkiye bu nedenle listenin başında yer alıyor. Bir de sezon uzun. Eylül ayında bile deniz, kum, güneşten istifade ediliyor. Ekim- Kasım aylarına kadar sezon uzuyor ve fiyatlar düşüyor.
Güneş var, kum var deniz var. Bu üçlü turistlerin yarısından fazlası için geçerli.
Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği (SAYD) yıkılacak olan Antalya Müzesi ile ilgili Attalos Heykeli önünde bir açıklama yaptı.
SAYD Başkan Yardımcısı Tolga Özgüven’in açıklaması şu şekilde:
” Antalya Müzesi’nin yıkılarak ayrılmasını halen devam eden giriş-çıkış ile sürdürmek için çalışanlar olduğunu görüyoruz. Bundan dolayı biz turizmciler daha önce dile getirdiğimiz değerlendirmeyi tekrarlayıp çözüm olarak ortak akla hizmet edecek bir öneri getirmenin doğru bir şekilde desteklediğini düşünüyoruz. Antalya il turizm müdürlüğünün resmi olarak sürdürülmesi; 2012 yılında Antalya müzesi 173.843, turist sayımız 10 milyon 726 bin kişi olmuştur. 2024 yılında Antalya Toplamı 175.970, toplam turist ise 16 milyon 606 bin olmuştur. Özetle 2012 ile 2024 arasında resmi olarak kaydedilen Antalya turist sayıları %55 civarında büyürken giriş sadece %1 . içeriği alan bir müzenin kabahati olarak değerlendirilmesi abesle iştigaldir. Bize göre Antalya müzesi resmi görüntüleme süreçleri gerçeği yansıtmaktadır, yaptığımız turizm vizyonu ve merkeze ulaşmak için gerçek fiili rakamlara göre çok daha sağlıklıdır. Ancak bu resmi rakamlar nazara alınsa bile ciddi tanıtım, özel sektör hizmetleri kullanılmış ve Antalya’nın en iyi turizm işletmeleri olarak kabul edilen Tahtalı Teleferik işletmesinin en yüksek ziyaretçi ağırladığı sene olan 2019 yılında ziyaretçi sayısı 350.000, Antalya Akvaryum işletmesinin en yüksek ziyaretçi ağırladığı sene olan ziyaretçi sayısı ise 2013 yılında 710.000 kişi olmuştur. Alternatif turizm işletmesi olan bu imkanlarda turizmin çok iyi görüldüğünün söylendiği günümüzde, geçmişteki ziyaretçilerin kayıtlarına ulaşılamamıştır. Bu değerlendirmeye kıyasla bile müze girişin kötü olarak yorumlanması mümkün değildir. Ocak 2025 tarihinde Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüzün “müzelerde, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin en çok ziyaret edilen yeri” olduğu beyanatı halihazırda kulaklarımızda çınlarken yine aynı çatı birimi parçası olan Türkiye Turizm Geliştirme Ajansının sayfası olan GoAntalya platformunda müzeye günlük tanıtım sayfası bile mevcut değildir. Milyonlarca lira harcayan TC Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Geliştirme Ajansının Antalya sayfasında Antalya’daki diğer müzelerle ilgili tanıtım kampanyası yürütülmektedir.”

Turizm ve Turizm Seyahat Acentaları nezdinde değerlendirecek olursak Antalya Arkeoloji Müzemizin kapatılma süreci çok kötü yönetilmiştir. Acenta bilgilendirilmesi bile kapatıldıktan sonra görülmüş olup zaten kötü geçen bir sezonun tam merkezi denkleşmiştir. Müze Üyelerimizin şehir turu diye tabir ettiğimiz günü birlik turun önemli bir noktasıdır. Konumu trafiğe engel olmadan otobüs ve araçların park sorunu olmadan durabildiği ve mesafe olarak en merkezi nokta sayılabilecek Kaleiçi mevkiine çok yakın. Turistler bireysel olarak da yeri benimsemiş ve ciddi misafirleri ağırlamaktadır. Bu nedenle yer konusu tartışmasız yerde bu kalmalıdır. Uzun yıllar turizm sektöründeki şirketlerin dile getirdiği deniz, kum, güneş üçlüsüne mahkûm edilen Antalya turizmi bulanan karar ile en önemli kültür ve sanat destinasyonlarından biri olan Antalya Müzesi’nden 2 sene mahrum bırakılarak adeta deniz, kum, güneş üçlüsünden başka turist istemediğimiz diye ilan edilmektedir. Antalya şehrinin arkeolojisi anlamında bu kadar zenginken bu zenginliğin turistik anlamda kullanılmaması çok manidardır. Side, Perge, Aspendos’u gezen turistin bu bölgeden sonra gördüklerini bütünleştirebilmesi için Antalya Müzesi’ni ziyaret etmesi gerekirken, Antalya Müzesi’nin kapatılması ile şehrimize gelen gelenin özellikle Perge ziyareti topal kalacak. Bu destinasyonlardan sonra Antalya Müzesi’ni ziyaret ederlersan buraları da ziyaretin yeri kalmamış denmektedir. Meteoroloji ve Karayolları arazileri mevcut Antalya Müzesinin ek binaları haline getirilip Müzemiz daha daülmeyi başarıyorken ve tutulmakta depolarda kalmaken diğer tarihi eserler bütün insanlığın bilgisine ihtiyacı varken, mevcut olan binayı 2 yıl boyunca yeni bir bina yapmak hiçbir mantıksal ile bağdaşmamakta ve izaha elverişli bir durum olarak ortaya çıkması hak edilmektedir.