Sansür yasası görüşmelerinde protestolar nedeniyle birleşim kapandı

Sansür yasası görüşmelerinde 29. maddeye geçildiğinde, muhalefet alkışlı protestoya başladı, milletvekilleri “Sansüre hayır” sloganlarıyla görüşmelerin sürmesini engelledi, birleşim kapandı.

Sansür yasası Meclis’te görüşülüyor CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay gençlere seslendi: “Tek özgürlüğünüz var cebinizdeki telefonlar, oradan haberleşiyorsunuz. Eğer bu yasa Meclis’ten geçerse bu telefonlarınızı bu şekilde kırıp atabilirsiniz”

İktidarın “Dezenformasyonla mücadele” adını verdiği sansür yasası Meclis Genel Kurulu’nda görüşülüyor. Kamuoyunda tepkilere neden olan teklifinin ikinci bölümünün görüşüldüğü genel kurulda 29. maddeye geçildiğinde, muhalefet alkışlı protestoya başladı. Oturuma iki kere ara verilmesine rağmen protestolar bitmedi vekiller “Sansüre hayır” sloganlarıyla görüşmelerin sürmesini engelledi. Birleşim kapandı. Görüşmelere bugün saat 14.00’de devam edilecek.

Basın meslek örgütlerinin birçok ilde eylemlerde yaptığı ve kamuoyunda da tepkilere neden olan teklif içerisindeki en kritik madde 29. madde. Söz konusu maddeyle Türk Ceza Kanunu’na (TCK) “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu eklenecek. Maddeye göre “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse”, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.

TGS ŞUBE BAŞKANI MECLİS’E ALINMADI

Basın ve meslek örgütleri sansür yasasına ilişkin bugüne kadar çeşitli eylem ve açıklamalar yaparken, yasa teklifine itirazlarını Meclis’te bulunan siyasi parti yetkililerine pek çok kez anlatmıştı. Meclis Genel Kurulu’nda siyah maskeler takan gazeteciler, sansür yasası görüşmeleri başlayınca salonu terk ederek teklifi protesto etmişti. Bugün yapılacak görüşmeleri takip etmek isteyen Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Ankara Şube Başkanı Sibel Hürtaş’ın Meclis’e girmesine izin verilmedi. Meclis’e girişinin yasaklandığı bildirilen Hürtaş’a herhangi bir gerekçe sunulmadı.

BASIN KARTI İPTALİNDE CEZA SÜRESİ DÜŞTÜ

Yasa teklifinde basın kartı ihlaline ilişkin bir değişiklik yapıldı. AKP’nin verdiği önergenin ardından basın ahlak gerekçesiyle iptal edilen basın kartının 5 yıl geri verilmeyeceği hükmü 1 yıl geri verilmeyeceği olarak değişti.

EVRENSEL’İN RESMİ İLAN HAKKININ İPTALİ GÜNDEME GELDİ

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Basın İlan Kurumu’nun Birgün, Cumhuriyet  ve Sözcü gazetelerine verdiği cezalara, Evrensel Gazetesinin resmi ilan hakkının iptal edilmesine tepki gösterdi. Ayrıca TGS Ankara Şube Başkanı Sible Hürtaş’ın Meclis’e girmesine izin verilmediğini milletvekillerine duyuran Çakırözer, Meclis Başkanından bu yasağın iptal edilmesini istedi.

AHMET ŞIK: DEZENFORMASYONU ENGELLEYECEKSENİZ ‘ÇAKMA GOEBBELS’İN KURUMUNU KAPATIN

Yasa görüşmelerinde AKP’lilere seslenen TİP Milletvekili Ahmet Şık, “İstibdatçı Abdülhamit, Kanun-i Esasi’yi askıya almıştı. Size faşist bir cuntanın anayasası bile yetmedi onu da askıya aldınız. Padişahı eleştiren gazete ve dergiler yasaklanıp, kitaplar toplatılmıştı. Sizse medyayı dev bir Saray bültenine, ülkeyi de dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine çevirdiniz” dedi. Şık, ayrıca “Sizin derdiniz suç saltanatınızın tahtını korumak. Ama ne yaparsanız yapın bu ülke size teslim olmadı. Olmayacak” ifadelerini kullandı.

Şık, şunları söyledi:

“Bu topraklar, tarih boyunca oldukça tuhaf yasaklara tanık oldu.

Reisiniz seviyor diye sizin de ayılıp bayıldığınız 2. Abdülhamid ‘burun, grev, adalet, hürriyet, müsavat, cumhuriyet’ sözcüklerini sansürlemişti mesela.

1980 faşist darbesini gerçekleştiren cunta kitap yakmakla kalmamış ‘çağdaş kadın, devrim, özgürlük, yaşam’ gibi sözcükleri de yasaklamıştı. Cunta, anayasa referandumunda ‘hayır’ anlamına gelen mavi rengin gazetelerde kullanımını bile yasaklamıştı.

Kürtçe konuşmanın yasak olduğu 90’larda ‘sarı-kırmızı-yeşil’ renk kombinasyonu yasaktı. Daha geçen yıl, yağmalanan milyarlarca doları anlattığı için ‘128’ sayısı yasaklandı Türkiye’de. Gençler neşelenmesin diye konserler, festivaller zaten yasak. Yani geçmişten bugüne memleketin kısa özeti, bir yasaklar silsilesi. Şimdi de bu ucube yasaklar listesine bir yenisini eklemek istiyorsunuz.

Patronu, yöneticisi, yazarıyla saray dalkavuklarından oluşan yeni medya düzeni de suçlarınızı gizlemeye yetmedi. Şimdi de Saltanatınızı devam ettirmek için çok sevdiğiniz Abdülhamit dönemini mumla aratacak bir yasa teklifiyle karşımızdasınız.

Dezenformasyon Yasası diye çok alengirli de bir isim bulmuşsunuz. Güya yalan/yanlış bilginin dolaşıma girmesini engelleyecek. Eğer gerçek niyetiniz buysa, İletişim Başkanlığını kapatmakla işe başlayabilirsiniz. Başındaki çakma Goebbels’e nasılsa eş dost üzerinden bol maaşlı bir iş bulursunuz. Havuz medyası diye anılan medya kurumlarını da ‘gereğini yapan’ değil hakikate kendilerinden fazla saygı duyan gazetecilere bırakabilirsiniz.”

CHP’Lİ ERBAY GENÇLERE SESLENDİ,  “BU YASAYLA İHTİYACINIZ KALMAYACAK” DİYEREK TELEFON KIRDI

CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay orman yangınlarında iktidarın halka yalan söylediğini dile getirdi. Erbay’ın gençlere hitaben “Artık bunlara ihtiyacınız olmayacak” diyerek telefonu çekiçle kırması tartışmaya neden oldu. Oturuma başkanlık yapan Haydar Akar tepki gösteren milletvekillerine “Masaya vurmadı, yerli ve milli olmayan telefona vurdu” diye yanıt verdi.

Erbay konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bu yasa gençleri çok ilgilendiriyor. 18-19-20 yaşlarında ilk defa oy kullanacak kardeşlerime seslenmek istiyorum. İstediğiniz yere tatile gidemiyorsunuz, istediğiniz yemeği yiyemiyorsunuz, istediğiniz tableti, kıyafeti alamıyorsunuz ve mutsuzsunuz. Bunun sebebi de bu AKP iktidarı ve peşine takılan MHP. Tek özgürlüğünüz var cebinizdeki telefonlar; İnstagram var, Facebook var, YouTube var. Oradan haberleşiyorsunuz. Eğer bu yasa Meclis’ten geçerse bu telefonlarınızı bu şekilde kırıp atabilirsiniz.”

​​29. MADDEDE PROTESTOLAR BAŞLADI

Hapis cezasını öngördüğü için en çok tepki çeken 29. maddeye geçildiğinde, muhalefet alkışlı protestoya başladı. Önce birleşime 10 dakika ara verildi, ardından protestolar devam edince 15 dakika daha ara verildi. Grup başkanvekillerinin görüşmesinin ardından da protestolar kesilmedi. Muhalefet sıralarında ayağa kalkarak alkışlı protestoya başlayan milletvekilleri, uyarılara rağmen “Sansüre hayır” sloganlarıyla görüşmelerin sürmesini engelledi. Meclis İçtüzüğünün 68. maddesine göre birleşim kapandı. Görüşmelere bugün saat 14.00’de devam edilecek.

BASIN, SOSYAL MEDYA VE İNTERNET HABERCİLİĞİNE İLİŞKİN DÜZENLEME, TBMM GENEL KURULUNDA
13/10/2022 – 03:05

BASIN, SOSYAL MEDYA VE İNTERNET HABERCİLİĞİNE İLİŞKİN DÜZENLEME, TBMM GENEL KURULUNDA

TBMM Genel Kurulunda, “dezenformasyonla mücadele düzenlemesi” olarak bilinen Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümünün üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
TBMM Genel Kurulunda, “dezenformasyonla mücadele düzenlemesi” olarak bilinen Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümünün üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Teklifin birinci bölümünde yer alan maddeleri üzerinde söz alan muhalefet milletvekilleri, düzenlemelere yönelik eleştirilerde bulundu.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Beyaz, gazetecilerin basın kartı iptal koşullarının Basın İlan Kurumunun keyfiliğine terk edildiğini savundu.

Kanun teklifinin 29’uncu maddesinin belirsiz, muğlak ve yoruma açık bir suç tanımı getirdiğini ileri süren Beyaz, bu maddeyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu işleyen gazetecinin hangi suçu işlediğini bile anlamadan komisyon keyfiyetiyle basın kartını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığını söyledi.

Düzenlemeyle basın ve ifade özgürlüğünün tamamen yok edildiğini savunan Beyaz, “Bu düzenlemeye göre haberin gerçeğe aykırılığına kim karar verecek, haberin gerçeğe aykırılığı hangi ilkelere ve değerlere göre belirlenecek? Elbette neyin gerçek olduğuna karar veren iktidarın atadığı bir kurul. Böylece, seçim sürecine girildiğinde, iktidarın hoşuna gitmeyen her haber, her bilgi halkı yanıltıcı bilgi kapsamına girecek ve haberi yapan gazeteci, basın kartının iptaliyle hatta hapis cezasıyla karşı karşıya bırakılacak.” ifadesini kullandı.

HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ise “Bir avuç özgür basının sesi kısılıyor, bir avuç gazetecinin, yayın kuruluşunun sesi kısılıyor. Basının sesi kısılmıyor, aslında halkın sesi kısılıyor. Bu yasa basına yönelik çıkmıyor, halkın sesini kısmak için çıkıyor. Bunca yıllık iktidarda kalan hükümet seçime 6 ay kala bu yasayı niye çıkarıyor? Eğer bu yasa çıkıyorsa art niyet vardır, o art niyet seçimi çalmaktır, sandığı çalmaktır.” dedi.

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer de dezenformasyonun tam karşılığının “gerçek olmadığını bile bile söylemeye devam edilen bilgi” olduğunu belirtti.

Türkiye’de dezenformasyon tanımına uyan birçok sözcük olduğunu söyleyen Taşcıer, şöyle konuştu:

“Erdoğan, ‘IMF bizden 5 milyar dolar borç istedi’ dedi. Meğer gerçek, IMF’ye üye olan ülkeler fona bazı taahhütlerde bulunuyordu, bu para hiç talep edilmedi ve hiç istenmedi. Tarım Bakanı çıktı, ‘7 liralık maliyetle sekiz saat çalışan traktör ürettik’ dedi. Traktörü gören oldu mu değerli milletvekilleri? Ben görmedim. ‘Yerli uçağımız göklerde’ dediniz, muhtemelen hala göklerde uçuyor ki bu uçağı daha gören olmadı. ‘Tüm dünyada enflasyon var, sorun sadece bizde değil’ dendi. Savaştaki Rusya’da bile enflasyon yüzde 14’ken TÜİK rakamları gerçek olmamasına rağmen yüzde 85 oranında. Sizin de dezenformasyonlarınızı kitap haline getirsek Tolkien’i bile sınıfta bırakırsınız.”

Teklifin birinci bölümündeki maddelerin kabul edilmesinin ardından ikinci bölümün tümü üzerinde görüşmelere geçildi.

TBMM Genel Kurulunda basın, sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin düzenlemeleri içeren Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ikinci bölümü üzerine söz alan HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, yasa teklifinin sansür yasası olduğunu ileri sürdü.

İktidara muhalif ne kadar kesim varsa bu yasa teklifi ile susturulmak istendiğini öne süren Gülüm, “İktidar olarak, ‘Yaklaşan seçimler öncesi kırıntısı kalan demokratik ortamı da kaldıracağım, seçimlerde yapacağımız her türlü usulsüzlüğün üstünü örtecek bir düzenleme yapacağım’ diyorsunuz. 2022 yılı dünya basın özgürlüğü endeksine göre Türkiye 180 ülke arasında 149’uncu sırada. Bu sizin için bir utanma duygusu gerektirmez mi?” diye konuştu.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, çıkarılan her bir yasanın millet ve devlet arasında yapılan bir sözleşme olduğunu söyledi.

Yasaların, tarafların iradeleri doğrultusunda olması halinde uzun ömürlü olacağını belirten Bahşi, “Bu yasa teklifi metnine baktığımızda taraflardan veya paydaşlardan büyük bir bölümünün bu yasa teklifinden memnun olmadığı ortadadır. Dolayısıyla bu yasa teklifinin, paydaşlarının büyük bölümünü memnun etmediği için uzun ömürlü olmayacağı da açıktır.” dedi.

Yasa teklifiyle en temel haklardan birisi olan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin, rafa kaldırılacağını savunan Bahşi, “Bu yasa neden hazırlanmıştır? Hepimiz biliyoruz ki seçimler yaklaşırken bütün güçleri orantısız biçimde elinde tutan iktidar, muhalefeti tümden susturmak istiyor. İktidarın gerekçeleriyle muhalefetin gerekçeleri çok farklıdır.” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, iktidarın bu yasa teklifi ile neyi amaçladığını merak ettiğini söyledi.

Teklifin görüşmelerinde bir haftanın aşıldığını, hükümeti destekleyen medya organlarının da endişe içinde olduğunu fark ettiğini ileri süren Berberoğlu, şunları söyledi:

“Muhtemelen bu yasa, gelecek sene olası bir iktidar değişikliğinde, yani bizim tarafımızdan nasıl kullanılır? Onun tereddüdü ve korkusu içindeler gördüğüm kadarıyla. Eğer partimi ve genel başkanımızı tanıyorsam hiç boşuna korkmasınlar. Böyle baskılara biz başvurmayız. Bırakırız, onlar da istedikleri gibi yazsın çizsinler. Çünkü örtecek bir yolsuzluğumuz, bir adalet ayıbımız bugüne kadar olmadı, bundan sonra da olmayacak. Ben 35 seneye yakın gazetecilik yaptım, habercilik yaptım, televizyon kurdum, yönettim. Gazetecilik, habercilik emin olun çok zor ve fedakarlık isteyen bir meslektir. Bir patrona, bir çıkar grubuna ya da bir ideolojiye teslim olmak zaten medyaya uygun değildir. Bu yasayla neyi murat ediyorsunuz bilmiyorum. Bunu samimiyetle söylüyorum.”

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman da görüşülen teklifin, yalan haberle mücadele yasa teklifi olduğunu belirtti.

Teklifin referansının AB müktesebatı olduğunu vurgulayan Yayman, “AK Parti olarak yasaklarla, sansürle mücadele etmiş bir partiyiz. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Tarihsel ve siyasal hafızaya bakıldığında kimin hangi referanslarla buraya geldiği çok daha iyi gözükmektedir.” dedi.

AK Parti olarak meseleyi kesinlikle iktidar-muhalefet rekabeti bağlamında ele almadıklarını dile getiren Yayman, “Biz meseleyi dezenformasyon olarak ele alıyoruz ve konuyu siyaset üstü bir konu olarak görüyoruz. Meseleyi gündelik tartışmalardan azade küresel ağ sağlayıcıların, ulus aşırı dijital şirketlerin zaman zaman demokrasileri, zaman zaman ulusal devletleri, zaman zaman parlamentoları vesayet altına alma arayışına karşı milli devletlerin kendisini koruma, güvence altına alma çabası olarak görüyoruz.” diye konuştu.

Yayman, teklifi hem bireysel hakların korunması hem kamu düzeninin sağlanması bağlamında evrensel prensiplere dayandırmak istediklerini anlattı.

Bugün “dijital ağlar” denilen mecraların ırkçılık, nefret, çocuk istismarı, kadına şiddet, uyuşturucu ticaretinin yapıldığı ve her şeyin serbest olduğu mecralara dönüştüğüne dikkati çeken Yayman, şunları kaydetti:

“Türkiye’de demokrasi her zaman dünya demokrasi saatiyle eşdeğer halde ilerlemişti. Biz Twitter’in, Facebook’un ve diğer sosyal ağ sağlayıcıların, Berlin’de hangi hukuka tabi ise Viyana’da hangi sosyal düzenlemeye razı ise Londra’da hangi hukuksal çerçeveye riayet ediyorsa Türkiye’de de benzer bir çerçeve metne riayet etmesini istiyoruz. Ulus aşırı dijital ağların demokrasileri vesayet altına almak istediklerini ve ulusal parlamentoları devreden çıkartarak kendisini yeri geldiği zaman yargının, yeri geldiği zaman yürütmenin, yeri geldiği zaman yasamanın yerine koyup bir sosyal mahkeme kurduklarını hep beraber görüyoruz.

Enformasyon kanununun görüşüldüğü bir zeminde dahi dezenformasyon yapıldığını görüyoruz. Kanun çok açıktır ve düzenlemeyle suçun oluşması için 5 şart aranmaktadır. Sırasıyla ‘yayılan haber gerçek olmamalıdır’, ‘ülkenin güvenliği ve kamu sağlığı ile ilgili olmalıdır’, ‘halk arasında panik, korku ve endişe oluşturma kastı taşımalıdır’, ‘kamu barışını bozmaya elverişli olmalıdır’ ve ‘aleni olmalıdır’. Eğer sizin paylaşımlarınızda bunlardan herhangi biri yoksa sizin bir sorun yaşamanız doğru değildir.”

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk ise özgürlüğün, bir başkasına hakaret edebilmek, yalan yanlış haber yaymak, iftira atmak olmadığını söyledi.

Son çeyrek asırda insanlığın, daha önce hiç görülmemiş bir biçimde iletişime dayalı evrensel bir iletişim, etkileşim ağının etkisi altına girdiğinin altını çizen Öztürk, şunları kaydetti:

“Tüm gelişmiş ülkelerin özellikle sosyal medya alanında tıpkı bizde olduğu gibi önemli tedbirler aldıklarını ve almaya devam ettiklerini görmekteyiz. Her ülke yanlış ve yanıltıcı bilginin tehlike arz etmemesi, pervasızca yayılmaması ve terör örgütlerinin propaganda aracı olmaması için tedbirler almaktadır. Şu anda Türkiye’nin yaptığı da aynısıdır. Bize göre insanımız elbette özgürce kendisini ifade edebilmeli, düşüncesini özgürce dile getirmelidir. Önümüzdeki kanun teklifiyle amaçlanan, gerçek hayatta olduğu gibi dijital alanda da işlenen hakaret, yalan haber, dezenformasyon, itibar suikastları gibi suçların önüne geçilebilmesidir. Liderimiz sayın Devlet Bahçeli’nin ifade buyurdukları gibi, sosyal medya aracılığıyla provokasyon üstüne provokasyona mahal edenler Türkiye’nin önüne taş koymaya muktedir olamayacaklardır.”

Teklifin görüşmeleri sırasında söz alan CHP’li Erbay, basın, sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin düzenlemenin özellikle gençleri ilgilendirdiğini belirterek, “Buradan 2023 yılında Türkiye’nin kaderini belirleyecek 18-19-20 yaşında ilk defa oy kullanacak kardeşlerime seslenmek istiyorum; istediğiniz yere tatile gidemiyor, istediğiniz yemeği yiyemiyorsunuz, istediğiniz tableti, kıyafeti alamıyorsunuz. Bunun sebebi bu AKP iktidarı ve onun peşine takılan MHP’dir. Tek özgürlüğünüz var, o da cebinizdeki telefonlar. Eğer buradaki yasa Meclis’ten geçerse o telefonlarınızı bu şekilde kırıp atabilirsiniz.” diyerek beraberinde getirdiği çekiçle cep telefonunu kırdı.

AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, milletin kürsüsünde bu tür hareketlerin kabul edilemeyeceğini söyleyerek, Erbay’a tepki gösterdi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise görüşmeler sırasında fiili bir durumun yaşandığını, Genel Kurul Salonu’na getirilen çekicin, bir başka niyetle de kullanılmasının mümkün olduğunu ifade etti.

Yapılan davranışın bir yaptırıma tabi tutulmaması halinde ilerleyen süreçte başkaca kesici ve yaralayıcı materyallerin Genel Kurul Salonu’na sokulmasının mümkün olabileceğini dile getiren Akçay, TBMM Başkanvekili Haydar Akar’ın durama sessiz kalmasına tepki gösterdi.

TBMM Başkanvekili Haydar Akar ise Erbay’ın niyetinin kötü olmadığının herkes tarafından müşahede edildiğini, ancak bu tür materyallerin Genel Kurul Salonu’na getirilmesinin doğru bir davranış olmadığını belirtti.

Akar, bu tür davranışların tekrarı halinde ilgili disiplin maddelerini uygulayacağını söyledi.

Genel Kurulda Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerinde, “halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesini” öngören 29. maddeye geçildiğinde CHP milletvekilleri ayağa kalkarak alkışlı protestoya başladı.

Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Akar, birleşime ara verdi. Aranın ardından söz isteyen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, rüşvetin ve yoksulluğun konuşulmamasını halledecek bir formülün Genel Kurulun önünde olduğunu savundu.

Sansür yasasından korkmadıklarını, bundan dolayı geri adım atmayacaklarını ifade eden Altay, “Türkiye’nin, dünya milletler ailesi içindeki itibarı, demokrasiyle ilgili pozisyonunun 29. maddenin yasalaşması halinde hiçbirimizin istemeyeceği bir hale dönüşeceği endişesini taşıyoruz. Türk demokrasisine bu 29. maddeyle sürülecek leke bizi dünyaya rezil edecek bir lekedir. İçtüzük ve Anayasa çerçevesinde TBMM’nin çalışmalarını sabote etmek niyetinde değiliz. Ancak kanun teklifini hazırlayanların 10 dakika daha düşünmeleri için protestomuzu ayakta alkışlarla devam ettireceğiz.” diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Haydar Akar, Altay’ın konuşmasının ardından alkışlı protestoya devam eden milletvekillerini, yerlerine oturmaları, sükuneti sağlamaları ve görüşmelere devam edilmesi konusunda uyardı.

Milletvekillerinin protestolarını devam ettirmesi üzerine Akar, birleşime bir kez daha ara verdi.

HDP’li milletvekilleri de CHP’nin protestosuna,yazılı dövizlerle destek verdi.

Aranın ardından CHP ve HDP’li milletvekilleri protestolarını “Sansüre hayır” sloganıyla devam ettirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Akar’dan İçtüzüğü çalıştırmasını ve görüşmelere devam edilmesini istedi.

TBMM Başkanvekili Haydar Akar, uyarılarına rağmen protestonun sürmesi üzerine İçtüzüğün 68. maddesi uyarınca birleşimi kapattı.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 6’ncı Birleşiminin On Dördüncü Oturumunu açıyorum.

(CHP ve HDP sıralarından “29’a hayır!” sesleri, ayakta alkışlar)

BAŞKAN – 340 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam ediyoruz.

1. Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir, İstanbul Milletvekili Feti Yıldız ve 64 Milletvekilinin Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4471) ile Dijital Mecralar Komisyonu ve Adalet Komisyonu Raporları (S. Sayısı: 340) (Devam)

BAŞKAN – Komisyon yerinde.

29’uncu madde üzerinde 3 önerge vardır. Aynı mahiyetteki bu önergeleri okutup işleme alacağım.

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” “29’a hayır!” sesleri; CHP ve HDP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) – 29’a hayır! 29’a hayır! Katalog suça hayır!

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, yaptığımız görüşmelerde teklifin tümü üzerinde…

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” “29’a hayır!” sesleri; CHP ve HDP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) – 29’a hayır! 29’a hayır!

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Memur video alamaz! Memur video çekemez!

BAŞKAN – Mahmut Bey, yerinize geçer misiniz, kimse video çekmiyor; kimse video çekmiyor, yerinize geçin lütfen.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Video çekiyor orada!

AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) – 29’a hayır!

ZÜLEYHA GÜLÜM (İstanbul) – Sansüre hayır!BAŞKAN – Yerinize geçin lütfen… Yerinize geçin lütfen…

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Hayır, öyle bir şey yok.

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” “29’a hayır!” sesleri; CHP ve HDP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) – 29’a hayır! Tutuklu yargılanmaya hayır!

BAŞKAN – Lütfen yerinize geçin Mahmut Bey.

MAHMUT TANAL (İstanbul) – Memur görüntü çekemez!

BAŞKAN – Mahmut Bey, yerinize geçin lütfen.

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” “29’a hayır!” sesleri; CHP ve HDP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

ZÜLEYHA GÜLÜM (İstanbul) – 29’a hayır! Tutuklu yargılanmaya hayır!

BAŞKAN – Arkadaşlar…. Sayın milletvekilleri…

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) – Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek!

AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) – 29’a hayır!

ZÜLEYHA GÜLÜM (İstanbul) – Sansüre hayır!

BAŞKAN – Mecliste protesto etme hakkınız en doğal hakkınızdır, İç Tüzük’ten doğan haklarınız da var, tabii ki iktidar partisinin de hakları var.

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” “29’a hayır!” sesleri; CHP ve HDP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) – 29’a hayır!

ZÜLEYHA GÜLÜM (İstanbul) – Sansüre hayır!

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, ne İç Tüzük’e uygun ne teamüllere uygun.

BAŞKAN – Mahir Bey, alabilir miyim sizi böyle biraz.

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, eğer biz bu uygulamayı kabul edersek bu bundan sonra bir teamül hâline gelir ve bundan sonra her alkış yapan Meclisi çalışamaz hâle getirir ve bu Meclisin teamüllerine ve kültürüne uygun değildir.

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” “29’a hayır!” sesleri; CHP ve HDP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) – 29’a hayır!

ZÜLEYHA GÜLÜM (İstanbul) – Sansüre hayır!

FETİ YILDIZ (İstanbul) – Başkan, bu ne!

BAŞKAN – Evet, lütfen… Lütfen…

FETİ YILDIZ (İstanbul) – Bu ne basiretsizlik böyle be! Bu ne!

BAŞKAN – Grup Başkan Vekiliniz var, Grup Başkan Vekilinizi dinleyeceğim.

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” “29’a hayır!” sesleri; CHP ve HDP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Müsaade eder misiniz…

AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) – 29’a hayır!

BAŞKAN – Müsaade edin… Müsaade edin… Müsaade edin…

Sayın Akçay, buyurun.

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kargaşa çıkarmak istiyorlar. Genel Kurulun çalışmaları engellenemez. İç Tüzük ihlal ediliyor, istismar ediliyor.

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” “29’a hayır!” sesleri; CHP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

ERKAN AKÇAY (Manisa) – Daha biraz önce kürsüde çekiçle kürsüye zarar verdiler, bunun için işlem yapılması gerekir. Çekiçle gösteri yaparak Meclis çalışamaz ki Sayın Başkan, bunu kınıyoruz.

BAŞKAN – Arkadaşlar… Sayın milletvekilleri…

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri; CHP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

FETİ YILDIZ (İstanbul) – Yetmedi mi daha?

METİN NURULLAH SAZAK (Eskişehir) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, sizi yerinize davet ediyorum. Hepimizin görevi Meclisi çalıştırmak olmalı. Protestolarınızda haklı olabilirsiniz, ben protestolarınızın amacına ulaştığını düşünüyorum.

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Sayın Altay, lütfen grubunuzu yerine davet eder misiniz? Lütfen Sayın Altay, rica ediyorum. Tamam, protestonuzu anladık, lütfen grubunuzu

yerine davet edin. 

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri; CHP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Müsaade edin arkadaşlar, müsaade edin, müsaade edin…

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri; CHP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Evet, size istediğiniz kadar süre vereceğim.

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri; CHP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Sayın Grup Başkan Vekili, gelirseniz memnun olurum.

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri; CHP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Evet, teşekkür ediyorum.

Lütfen…

Yerinize oturursanız görüşmelerimize devam edeceğiz.

(CHP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri, ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Buyurun… Buyurun…

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Lütfen yerlerine davet eder misiniz Sayın Başkan!

BAŞKAN – Evet, sizler de yerlerinize oturun Mahir Bey!

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Lütfen…

(CHP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri, ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Buyurun arkadaşlar, buyurun, lütfen…

(CHP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri, ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Hepimizin temel amacı Genel Kurulu çalıştırmak olmalı. Vatandaş, millet bizden görev bekliyor; onların ihtiyacı olan yasaları çıkarmamızı bekliyor.

DİRAYET DİLAN TAŞDEMİR (Ağrı) – Sansür mü bekliyor?

FETİ YILDIZ (İstanbul) – Bitti mi? Bitti mi?

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Ne diyorsun ya!

(CHP ve MHP milletvekillerinin birbirlerinin üzerine yürümeleri, gürültüler)

BAŞKAN – Sayın Yıldız, yerinize oturur musunuz! Lütfen, yerinize oturur musunuz Sayın Yıldız!

ENGİN ALTAY (İstanbul) – Devam edin, devam!

(CHP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri, ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Arkadaşlar, yerinize oturur musunuz lütfen! Lütfen yerinize oturun! Lütfen yerinize oturun!

(CHP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri, ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Buyurun, lütfen yerinize oturur musunuz. Lütfen yerinize oturun.

(CHP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri, ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Sayın Grup Başkan Vekilim, Sayın CHP Grup Başkan Vekili, yerinize oturur musunuz lütfen!

(CHP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri, ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Arkadaşlar, lütfen yerinize oturur musunuz! Buyurun, lütfen, rica ediyorum…

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, lütfen yerlerine davet eder misiniz!

Sayın Altay… Sayın Altay…

(CHP sıralarından “Sansüre hayır!” sesleri, ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Arkadaşlar… Buyurun arkadaşlar…

(CHP ve HDP sıralarında “Sansüre hayır!” sesleri, CHP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Lütfen oturur musunuz.

Sayın milletvekilleri, lütfen gürültüyü sonlandırır mısınız.

(CHP ve HDP sıralarında “Sansüre hayır!” sesleri, CHP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) – Önergeyi okutun, önergeyi okutun.

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, lütfen bakın, bu bir teamül hâline gelir. Bundan sonraki uygulamalarda bu bir teamül olur.

(CHP ve HDP sıralarında “Sansüre hayır!” sesleri, CHP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması) 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, İç Tüzük’ün 68’inci maddesine göre… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Sayın Başkan, bu olmaz ki böyle ama olmaz ki böyle.

BAŞKAN – Ne yapabilirim Mahir Bey?

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) – Olmaz ki böyle.

(CHP ve HDP sıralarında “Sansüre hayır!” sesleri, CHP sıralarından ayakta alkışlar; HDP sıralarından pankart açılması)

BAŞKAN – Evet, Birleşimi İç Tüzük’ün 68’inci maddesine göre kapatıyorum.

Kapanma Saati: 02.15