Dolar : Alış : 7.1924 / Satış : 7.2054
Euro : Alış : 8.7811 / Satış : 8.7969
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya11°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 11264 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Buğday üretimi dünyada arttı, Türkiye’de azaldı

01 Aralık 2016 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Buğday üretimi dünyada arttı, Türkiye’de azaldı
Buğday üretimi dünyada arttı, Türkiye’de azaldı

Buğday üretimi dünyada arttı, Türkiye’de azaldı: Ekilen alan aynı kaldı, üretim 2 milyon ton düştü

ULUSLARARASI Hububat Konseyi’nin açıkladığı rapora göre, dünya buğday üretimi geçen sezonda 737 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu rekolte geçen yılki üretim rakamını 12 milyon ton geçmiş oldu.

IGC’nin 24 Kasım’da açıklanan raporunda ayrıca 2015/16 sezonu sonunda 164 milyon ton olarak gerçekleştiğini tahmin ettiği dünya buğday ticaretinin, 2016/17 döneminde, 166 milyon ton düzeyinde gerçekleşmesi öngörülüyor. 2015/16 sezonu sonunda 222 milyon ton olarak gerçekleştiği tahmin edilen dünya dönem sonu buğday stoklarının, 2016/17 döneminde 235 milyon ton düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyor.

TÜRKİYE’DE AZALDI

Türkiye’de ise 2016 sezonu buğday üretimi ekilen alan değişmemekle birlikte 2 milyon ton daha az gerçekleşerek 20 milyon ton civarında oldu. Bu azalmanın dekara verim ortalamasından kaynaklandığı düşünülüyor. Türkiye’de dekar başına verim 2015’de uzun yılların en yüksek rakamına ulaşarak 288 kilogram olurken, bu yıl 262 kiloya düştü.

Ulusal Hububat Konseyi’nin(UHK) ‘2016 Yılında Hububat Üretimi ve Piyasa Beklentileri’ konulu sektör toplantısı Bandırma Ticaret Borsası ev sahipliğinde Bandırma’da gerçekleştirildi.

UHK Başkanı Mustafa Yılmazkart, UHK Yönetim Kurulu Üyeleri, UHK Meclis Başkanı Ali Sürücü, UHK Kurucu Başkanı Mustafa Çevik, Karacabey Ticaret Borsası Başkanı Murad Bertan, İl Tarım Müdürü Zekeriye Erdoğmuş, İlçe Tarım Müdürü Sefa Uyar, TMO Şube Müdürü İbrahim Ağmil, Ziraat Odaları Başkanları ve sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Karatay Üniversitesi Rektörü ve UHK Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bayram Sade, Selçuk Üniversitesi Tarla Bitkileri Öğretim Görevlisi UHK Araştırma Grubu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu dünya ve Türkiye hububat durumu ve beklentileri hakkında bilgi verdiler.

Programın açılış konuşmasını yapan Bandırma Ticaret Borsası Başkanı Halit Sezgin, Ülkemizde hububatla ilgili kurum ve kuruluşları bir çatı altında toplayan ve sürekli gelişim ve çözüm odaklı stratejiler hedefleyen Ulusal Hububat Konseyi’ni Bandırma’da misafir etmekten onur duyduklarını belirterek, benzer toplantıları daha sık yapacaklarını ifade etti. Sezgin , ” Bandırma’nın önemi her geçen gün arttırmaktadır. Bandırma Ticaret Borsası’nın 2007 yılında başlayan kalite yolculuğu 2008 yılında TOBB Oda/Borsa Akreditasyon sistemine dahil olmamızla devam etmiştir. 2014 yılında yapılan denetim ve değerlendirmelerle A sınıfı hizmet belgemizi almaya hak kazandık. Borsamız sitesi yaklaşık 100 bin metrekare ve 100.000 ton depolama kapasitesine sahiptir. Ayrıca hububat laboratuvarı 2012 yılında yetkili sınıflandırıcı olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş, 2015 yılında da TÜRKAK tarafından hububat analizlerinde akredite edilmiştir. Borsamız 2012 yılında hububat, baklagil ve yağlı tohumlarda; 2015 yılında zeytinde ürün senetlerinin alım satımı konusunda uluslararası yetkilendirilmiştir. Borsamızın, en etkili eğitim yeri; satış salonudur. Kaliteli ürün ve kalitesiz ürün arasında oluşan belirgin fiyat farkı üreticilerimize kendini geliştirme, bilinçlenme, modern ve bilimsel yöntemleri kullanarak üretim yapma imkânı sunmaktadır. 2015 yılında satış salonunu modernize etmiş ve elektronik satışa geçilmiştir. Dünyada tarım borsacılığı çok ürünün işlem gördüğü borsa tipinden bir ürün veya ürün grubunda uzmanlaşmış ihtisas borsacılığı şekline dönüşme eğilimindedir. Lisanslı depoculuk tarım ürünlerinde ticareti kolaylaştıran, pazar yapısını genişleten, ürün piyasalarının gelişimine ve bu piyasalarda fiyat istikrarına katkı sağlayan ve sanayicinin ihtiyaç duyduğu sürekli ve kaliteli hammaddeyi teminine yardımcı olan kurumsal bir alt yapıdır. Avrupa’da alım satım için tescil borsası olmaktan öte, lisanslı depolarla entegre olmuş elektronik ortamda ticaret yapabilen ağırlıklı olarak tarımsal ürünlere ait evrakların alınıp satıldığı çok fazla borsa bulunmaktadır. Ülkemizdeki ticaret borsalarının da elektronik altyapıya geçişlerinin tamamlanması, yeni vadeli borsaların faaliyete başlaması, yeni tarımsal ürün sözleşmelerinin de piyasaya girmesi ile gelişmiş ekonomilerle rekabet edebilecek düzeyde bir borsacılık sistemine kısa sürede kavuşacağımız söylenebilir” dedi.

Tarım Ülkemiz İçin Yeni Bir Fırsat ve Gelir Alanıdır

Programda konuşan Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Mustafa Yılmazkart, dünyada 77 trilyon dolar olan küresel hasılanın yüzde 5’ini tarımın oluşturduğunu ve dünya nüfusunun yüzde 40’ının geçimini tarımdan sağladığını belirterek, dünyada 5 milyar hektar tarıma elverişli arazinin ancak yüzde 28’inin kullanılabildiğini belirtti. Yılmazkart, ” Bunun neticesinde dünyadaki 2 milyar insanın açlık ve yoklukla karşı karşıya. Türkiye ise ekilebilir topraklar açısından dünya altıncısı olup, 365 milyar dolar tarımsal ürün ithalatı yapan; 1,5 milyar insanın yaşadığı coğrafyanın tam ortasında bereketli topraklar üzerindedir. Fakat biz, bu üretimden ve ticaretten istediğimiz payı alamıyoruz. Bu imkânlar, hem ekonomik olarak zenginleşmek, hem de bölge politikalarında daha etkin olabilmek için bizlere büyük fırsatlar vermektedir. Özellikle son yıllarda bu anlamda önemli aşama da kaydettik. Şu an bazı aksaklıklara rağmen, 62 milyar dolarlık tarım hasılasıyla dünyada 7. Avrupa’da 1. Olan bir Türkiye var. Bizdeki 5,5 milyon üretici, Avrupa standardında üretim yapabilse, tarımsal üretim hacmimiz 275 milyar dolara yükselmiş olur. Bu açıdan tarımı ülkemiz için yeni bir fırsat ve gelir alanı görmeliyiz. Toprağı berekete dönüştüren üreticiye bütün imkanlar ile sahip çıkılmalıdır. Araziler bir an önce toplulaştırılıp, çorak topraklar suya kavuşturulmalıdır. Türkiye’nin kendi kendine yetecek bir tarımsal üretime sahip olması en büyük gücü olacaktır. Eskilerin güzel bir sözü var; ‘tarlada izi olmayanın, harmanda gözü olmaz’. Biz, bugünden hazırlıklarımızı yapacağız, ülkemize, tarlamıza mührümüzü vuracağız ki vakti geldiğinde hedeflerimize ulaşalım” dedi.

Sorunlar Ortak Akılla Çözülmeli

Hububat sektörünün üretimiyle, ticaretiyle dünya ile uyumlu sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasının önemine değinen Yılmazkart sözlerine şöyle devam etti: ” Bunun için tüm paydaşlar, karar alıcılarla sürekli ve etkin bir diyalog içinde olmalıdır. Bizim meslek temsilcileri ve ulusal hububat konsey olarak daha etkin rol almamız gerektiğini düşünüyorum. Devletin ana görevi sürdürülebilir bir üretim ve ticaret için; haksız rekabetin önüne geçmek, üretici ile tüketiciyi korumak olmalıdır. Bunun sağlanması için öncelikli olarak piyasa etkin gözetim ve denetim sisteminin kurulmalıdır. Sektördeki verilerin düzgün olarak toplanarak şeffaflaştırılması önem arz etmektedir. Ulusal hububat konseyi olarak bu konularda yapılacak her türlü çalışmaya destek vermeye hazır olduğumuzun bilinmesini isterim. Bizim amacımız sektörün sorunlarını bakanlıklar ve siz değerli sektör paydaşlarının ortak aklıyla çözmektir” diyerek katılımcılara teşekkür etti.

Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Mustafa Yılmazkart’ın konuşmasının ardından toplantıya katılan Prof. Dr. Bayram Sade ve Prof. Dr. Süleyman Soylu sunumlarını yaptılar. Hatıra fotoğrafının ardından toplantı son buldu. UHK Heyeti ertesi gün Karacabey Ticaret Borsası’nın davetlisi olarak Karacabey Ticaret Borsası, Karacabey TİGEM İşletmesi’nde incelemelerde bulundu

bugday

BUĞDAY DEĞERLENDİRMESİ Genel Değerlendirme

Bu üretim yılında anılan dönemde ülke ortalaması olarak 374 mm yağış alınmış olup, 388 mm olan uzun yıllar ortalamasının % 3.6 altında gerçekleşmiştir. Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde uzun yıllar ortalamasına göre anılan dönemde düşen yağış miktarında artış görülürken, diğer bölgelerde değişen oranlarda azalışlar görülmüştür. Yağıştaki en yüksek azalış Akdeniz ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde olmuş, bu bölgeleri Ege Bölgesi izlemiş ve en düşük azalışlar Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde tespit edilmiştir. Bu verilerden ülke genelinde yağışların uzun yıllar ortalamalarının bazı bölgelerde üzerinde, bazılarında yakınında, bazılarında ise oldukça altında olduğu anlaşılmaktadır. Sonbahar Değerlendirmesi Sonbahar mevsiminde (Eylül, Ekim, Kasım) yağışlar, Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgesi kıyıları ile Doğu Anadolu’nun bazı kesimlerinde 150 mm ve üstünde gerçekleşmiş, ülkenin büyük bir bölümünde ise 100 mm’nin altına düşmüştür. 2015 yılı sonbahar mevsimi yağış ortalaması 133,7 mm, uzun yıllar ortalaması (1981-2010) 142,8 mm’dir. Mevsim yağışlarında uzun yıllar ortalamasına göre % 6,4 azalma gözlenmiştir. Mevsim normallerine göre % 75’e kadar yağış eksikliğinin görüldüğü yerler orta ve güney bölgelerinde geniş bir alana yayılmıştır. İç Anadolu bölgesi çıkış ve ilk gelişme dönemi olan Sonbahar aylarında oldukça düşük yağış almış, çıkış gecikmiş, kış aylarına doğru kaymış ve düzensiz çıkışlar ve yavaş bir ilk gelişme dönemi oluşumu görülmüştür. Bu Bölgede özellikle önemli buğday üretim lokasyonları olan Aksaray, Kayseri, Kırşehir, Nevşehir ve Yozgat illerinde dramatik düzeyde sonbahar yağışları alınmıştır. Sonbahar yağışların oldukça düşük gerçekleştiği bir diğer bölge Akdeniz olmuş, en önemli azalmalar Osmaniye ve Hatay illerinde gerçekleşmiştir. Akdeniz bölgesindeki düşük sonbahar yağışları çıkış açısından önemli sorun oluşturmamakla birlikte, gelişim yavaşlığına sebep olmuştur. Diğer bölgelerde sonbahar yağışlarında uzun yıllar ortalamasına göre değişen oranlarda artışlar olmasına rağmen, bölge içinde değişimler belirlenmiştir. Örneğin; Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ortalama olarak sonbahar yağışlarında artışlar olmakla birlikte, önemli makarnalık buğday üretim bölgeleri olan Gaziantep ve Şanlıurfa illerinde yağış düşüşleri olmuştur. Yine benzer durum Doğu Anadolu Bölgesinde Malatya’da, Karadeniz Bölgesi iç geçit illeri Tokat ve Amasya’da kendisini göstermiştir. Kış Değerlendirmesi Kış mevsiminde (Aralık, Ocak, Şubat) yağışlar, Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgesi kıyıları ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun büyük bir kesiminde 200-300 mm aralığında gerçekleşmiştir. 2016 yılı kış mevsimi yağış ortalaması 185,4 mm, uzun yıllar ortalaması 208,4 mm’dir. Mevsim yağışlarında uzun yıllar ortalamasına göre % 11,0 azalma gözlenmiştir. Mevsim normallerine göre % 75’e varan yağış eksiklikleri orta ve güney bölgelerinde geniş bir alana yayılmıştır. İç Anadolu Bölgesinde kış ayları özellikle de Ocak ayı daha yağışlı geçmiş, uzun yıllar ortalamasına yakın yağış alınmıştır. Sonbahar aylarında düşük yağış alan illerde toparlanma olurken, Karaman ve Konya illeri kış yağışı düşüşü yaşayan iller olmuştur. Bölgede mart ayında uzun yıllar ortalamasının oldukça üzerinde yağış alınmıştır. Bölgede çıkışlar yeterli düzeye ulaşmış, kış aylarındaki ortalamaların üzerindeki sıcaklıklarla da ilişkili gelişme hızlanmış olmakla birlikte, topraktaki düşük nem sebebiyle Nisan ve Mayıs yağışları büyük ölçüde belirleyici olacaktır. Sonbahar yağışlarının aksine Marmara Bölgesinde kış yağışları uzun yıllar ortalamasının bir miktar altında olmakla birlikte, sonbahar yağışlarındaki yüksekliğin bunu telafi edecek düzeyde olduğu öngörülmektedir. Ayrıca bölgede Muhsin Yazıcıoğlu Cad. Nu:10/8 Çukurambar-ANKARA www.uhk.org.tr bilgi@uhk.org.tr T_0 312 210 10 37 F_0 312 210 10 38 C_ 0 532 384 59 04 mart ayı yağışlarının uzun yıllar ortalaması üzerinde olması da dikkati çekmektedir. Ege Bölgesinin yine sonbahar yağışlarının aksine oldukça düşük kış yağışları aldığı, bu düşüklüğün Aydın, Muğla ve Denizli illerinde daha çok hissedildiği, Mart ayı yağışlarının ise uzun yıllar ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiği dikkate alındığında, Nisan ayı yağışları da bağlı olmakla birlikte, ortalamalar düzeyinde veya bir miktar altında bir buğday üretiminin gerçekleşebileceği öngörülmektedir. Kış aylarındaki en dramatik düşüklük sonbahar yağışlarında olduğu gibi yine Akdeniz bölgesinde kaydedilmiş olup, bu yağış düşüşü en fazla Antalya’da olmak üzere tüm bölge illerinde kendisini göstermiştir. Akdeniz bölgesinde sonbahar ve kış yağışlarındaki belirgin düşüşlerin, mart ayı yağışları bir miktar toparlansa da üretimde uzun yıllar ortalamalarına göre belirgin azalmaya sebep olacağı tahminlenmektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi kış yağışlarında belirgin düşüşler olan bir diğer bölge olmuş, önemli makarnalık buğday üretim alanları olan Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis illerindeki sonbahardaki yağış düşüşü kış mevsiminde de devam etmiştir. Bu bölgede mart ayı yağışlarının da uzun yıllar ortalamasının altında olması buğday üretiminde belirli bir düşüşün olacağına işaret etmektedir. Karadeniz (sonbahar yağışlarında düşüklük görülen Tokat ve Amasya illerinde kış yağışlarında artışlar görülmüştür) ve Doğu Anadolu Bölgelerinde ise Sonbahar yağışlarında olduğu gibi kış yağışlarında da uzun yıllar ortalamalarına göre artış trendi devam etmiştir. Mart ayında yağışlar Karadeniz Bölgesinde uzun yıllar ortalamasının oldukça üzerinde, Doğu Anadolu Bölgesinde ise uzun yıllar ortalaması düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu sebeplerle Nisan ve mayıs yağışları da önemli olmakla birlikte bu bölgelerde buğday üretiminde belirli bir artış öngörülmektedir. Ülke genelinde anılan dönemde sıcaklık ortalamaları uzun yıllar ortalamaları üzerinde olmuştur. Bölgesel Değerlendirme (1 Ekim 2015-31 Mart 2016) Marmara Bölgesi Bu üretim yılında Ekim 2015-31 Mart 2016 döneminde 454 mm yağış düşmüş, 459 mm olan uzun yıllar ortalamasının % 1 altında gerçekleşmiştir. Sonbahar yağışlarının aksine Marmara Bölgesinde kış yağışları uzun yıllar ortalamasının bir miktar altında olmakla birlikte, sonbahar yağışlarındaki yükseklik bunu telafi edecek düzeyde olduğu öngörülmektedir. Ayrıca bölgede mart ayı yağışlarının uzun yıllar ortalaması üzerinde olması da dikkati çekmektedir. Bölgede uzun yıllar ortalaması düzeyinde bir buğday üretim beklenilmektedir. Ege Bölgesi 2015-2016 üretim yılında Ekim-31 Mart döneminde 416 mm olan bölge yağış ortalaması, uzun yıllar ortalaması olan 450 mm nin % 7 altında olmuştur. Ege Bölgesinin sonbahar yağışlarının aksine oldukça düşük kış yağışları aldığı, bu düşüklüğün Aydın, Muğla ve Denizli illerinde daha çok hissedildiği, Mart ayı yağışlarının ise uzun yıllar ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiği dikkati çekmektedir. Nisan ayı yağışlarına da bağlı olmakla birlikte buğday üretiminin uzun yıllar üretimine göre % 3 düzeyinde azalabileceği tahmin edilmektedir. Akdeniz Bölgesi Bu üretim yılında Ekim 2015-31 Mart 2016 döneminde 335 mm yağış alınmış, 519 mm olan uzun yıllar ortalamasının % 35 altında gerçekleşmiştir. Kış aylarındaki en dramatik düşüklük sonbahar yağışlarında olduğu gibi yine ülke genelinde Akdeniz bölgesinde kaydedilmiş olup, bu yağış düşüşü en fazla Antalya’da olmak üzere tüm bölge illerinde kendisini göstermiştir. Akdeniz bölgesinde sonbahar ve kış yağışlarındaki belirgin düşüşlerin, mart ayı yağışları bir miktar toparlansa da olumsuz etkinin devam ettiği görülmektedir. Bölgede uzun yıllar üretim düzeyine göre % 25 oranında bir düşüşün olabileceği öngörülmektedir. Muhsin Yazıcıoğlu Cad. Nu:10/8 Çukurambar-ANKARA www.uhk.org.tr bilgi@uhk.org.tr T_0 312 210 10 37 F_0 312 210 10 38 C_ 0 532 384 59 04 Karadeniz Bölgesi 2015-2016 üretim sezonunda Ekim-31 Mart döneminde 481 mm olan yağış ortalaması, uzun yıllar ortalaması olan 402 mm’nin % 19 üzerinde kaydedilmiştir. Bölgede (sonbahar yağışlarında düşüklük görülen Tokat ve Amasya illerinde kış yağışlarında artışlar görülmüştür) sonbahar yağışlarında olduğu gibi kış yağışlarında da uzun yıllar ortalamalarına göre artış trendi devam etmiş, Mart ayında yağışlar uzun yıllar ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleşmiştir. Kışlık buğday fenolojik gelişimi, kümülatif yağış, sonbahar ve kış mevsimsel yağışları, mart yağışları dikkate alındığında, buğday üretiminin bölgede uzun yılların % 12 üzerinde olacağı düşünülmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi Bu üretim yılında Ekim 2015-31 Mart 2016 döneminde 390 mm yağış düşmüş, 352 mm olan uzun yıllar ortalamasının % 11 üzerinde gerçekleşmiştir. Bölgede sonbahar yağışlarında olduğu gibi kış yağışlarında da uzun yıllar ortalamalarına göre artış trendi devam etmiştir. Mart ayında yağışlar ise uzun yıllar ortalaması düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu sebeplerle Nisan ve mayıs yağışları da önemli olmakla düşen yağış miktarı, dağılımı, bitki gelişimi ve dönemi dikkate alındığında bölgede üretimin uzun yıllar ortalamasının % 6 üzerinde olacağı beklenilmektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2015-2016 üretim sezonunda Ekim-31 Mart döneminde 381 mm olan yağış ortalaması, uzun yıllar ortalaması olan 431 mm’nin % 12 altında olmuştur. Bölge kış yağışlarında belirgin düşüşler olan bir diğer bölge olmuş, önemli makarnalık buğday üretim alanları olan Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis illerindeki sonbahardaki yağış düşüşü kış mevsiminde de devam etmiştir. Bu bölgede mart ayı yağışlarının da uzun yıllar ortalamasının altında olduğu görülmektedir. Kümülatif yağış, sonbahar ve kış ayları ve mart ayındaki yağış miktar ve dağılımı, bitki gelişimi dikkate alındığında, bölgede üretimin uzun yıllar üretiminin % 7 oranında düşük olacağı tahmin edilmektedir. İç Anadolu Bölgesi Bu üretim yılında Ekim 2015-31 Mart 2016 döneminde 233 mm yağış düşmüş, 240 mm olan uzun yıllar ortalamasının % 3 altında gerçekleşmiştir. Bölge çıkış ve ilk gelişme dönemi olan sonbahar aylarında oldukça düşük yağış almış, çıkış gecikmiş, kış aylarına doğru kaymış ve düzensiz çıkışlar ve yavaş bir ilk gelişme dönemi oluşumu görülmüştür. Kış ayları özellikle de ocak ayı daha yağışlı geçmiş, uzun yıllar ortalamasına yakın yağış alınmıştır. Sonbahar aylarında düşük yağış alan illerde toparlanma olurken, Karaman ve Konya illeri kış yağış düşüşü yaşayan iller olmuştur. Bölgede mart ayında uzun yıllar ortalamasının oldukça üzerinde yağış alınmıştır. Bölgede çıkışlar yeterli düzeye ulaşmış, kış aylarındaki ortalamaların üzerindeki sıcaklıklarla da ilişkili gelişme hızlanmış olmakla birlikte, topraktaki düşük nem sebebiyle Nisan ve Mayıs yağışları büyük ölçüde belirleyici olacaktır. Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde bölgede buğday üretiminin uzun yılar ortalamasının %5 altında gerçekleşeceği öngörülmektedir. Muhsin Yazıcıoğlu Cad. Nu:10/8 Çukurambar-ANKARA www.uhk.org.tr bilgi@uhk.org.tr T_0 312 210 10 37 F_0 312 210 10 38 C_ 0 532 384 59 04 ÖZET; 1. Ülke genelinde Ekim 2015-31 Mart 2016 arasındaki dönemde uzun yıllar ortalamasına göre, % 3.6 daha düşük yağış alınmıştır. Ancak, bu dönemdeki yağış miktarının uzun yıllar ortalamasına göre durumu bölgelere göre, bazı bölgelerde ise bölge içinde lokasyonlara önemli değişiklikler olmuştur. 2. Marmara bölgesinde bu dönemde uzun yıllar ortalaması düzeyinde, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde (Malatya istisna olmak üzere) ise uzun yıllar ortalamasının oldukça üzerinde kümülatif yağışlar alınmıştır. Bu verilere göre Marmara Bölgesinde uzun yıllar düzeyinde, Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgelerinde ise üzerinde üretimler beklenilmektedir. 3. Ege bölgesinde bu dönemde kümülatif yağış uzun yıllar ortalamasının % 7 altında olmuş, kış yağışları oldukça düşük gerçekleşmiş, Muğla-Aydın-Denizli illerinde yağış düşüklüğü daha belirgin hissedilmiş, mart ayında ise bölge yüksek yağışlar almıştır. Bu sonuçlar bir miktar verim düşüşüne işaret etmekle birlikte, mevsimin kalan kısmı belirleyici olacaktır. 4. Akdeniz bölgesi sonbahar ve kış sezonunda ve kümülatif olarak, uzun yıllar ortalamasının oldukça altında yağış almıştır, bu düşüş tüm bölgede yaşanmış, mart ayında bir toparlanma görülse de, buğday üretiminin en keskin düşeceği bölge olacağı tahmin edilmektedir. 5. Güneydoğu Anadolu Bölgesi anılan dönemde Akdeniz Bölgesinden sonra uzun yıllar ortalamasına kıyasla en fazla kümülatif yağış azalışı olan bölge olmuş, önemli makarnalık buğday üretim alanlarından Kilis, Gaziantep ve Şanlıurfa’da yağış azalışı daha belirgin olmuş, uzun yıllar ortalamasına göre belirli bir üretim düşüşü olabileceği beklenilmektedir. 6. İç Anadolu Bölgesi uzun yıllar ortalamasının bir miktar altında kümülatif yağış almış, bu azalış KonyaKaraman gibi geniş buğday üretim alanına sahip illerde daha fazla olduğundan, mevsimin geri kalanı belirleyici olmakla birlikte uzun yıllara kıyasla bir miktar üretim azalışı beklenilmektedir. 7. Ülke uzun yıllar buğday ekim alanı ortalaması 7,8 milyon hektar, üretim ortalaması ise 20,355 milyon ton olarak kabul edilmiştir. Ülkemizde 10 yıl önce buğday ekim alanı 9 milyon hektarın üzerinde iken 16-18 milyon ton üretim gerçekleşmekte iken, günümüzde ekim alanı 8 milyon hektarın altına düşmesine rağmen üretim 19-23 milyon ton düzeylerinde gerçekleşmektedir. Bu durum verim artışının boyutunu gösterirken, desteklemelerin hedefine ulaşmasının, tarım tekniğindeki, üreticinin bilgi düzeyindeki gelişmenin açık sonucudur. Tüm bu sebeplerle UHK ülkenin 18 milyon ton olarak kabul edilen ortalama buğday üretimini 20,355 milyon ton olarak revize etmiştir. Ancak ülkenin buğday üretiminin sürdürülebilir, stratejik konumu da dikkate alındığında üretiminin 19 milyon tonun üzerinde tutulması, bunun sağlanması için de buğday ekim alanının kritik eşik olan 8 milyon tonun altına düşürülmemesi gerekmektedir. Şu anki buğday ekim alanı bu kritik eşik civarındadır, bunun altı sürdürülebilirlik ve stratejik konum açısından risk oluşturacaktır. Bu nedenle tüm kesimlerin buğday ekim alanlarının bu düzeyde tutulması ve aşağıya düşmemesi için çaba gösterilmesi gerekmektedir. Karar alıcıların yeni destekleme modelleri ve teşvik yöntemlerini uygulamaya koymaları gerekmektedir. 8. Buna göre ülke buğday üretiminin bundan sonraki süreçte ekstrem bir değişim olmadığı takdirde uzun yıllar ortalamasına göre % 4,6 oranında azalarak 19,413 milyon ton olarak gerçekleşebileceği öngörülmüştür. Muhsin Yazıcıoğlu Cad. Nu:10/8 Çukurambar-ANKARA www.uhk.org.tr bilgi@uhk.org.tr T_0 312 210 10 37 F_0 312 210 10 38 C_ 0 532 384 59 04 Dünya’da buğday üretimi, stoklar, fiyatlar ve rekolte beklentileri Dünya buğday üretiminde son üç yılda üst, üste rekor artışlar oldu (657 milyon tondan; 717 milyon ton, 728 ve 732 milyon tona yükseldi). Dünya buğday üretimindeki dramatik artışlara bağlı olarak, stoklarda da önemli artışlar oldu (170 milyon tondan; 188 milyon ton, 200 milyon ton ve 213 milyon tona yükseldi). Stoklardaki bu yükselişte üretimdeki rekor artışlar yanında, dünya petrol fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak biyoetenol amaçlı kullanımındaki düşüşle de ilişkili olarak tüketimde daha düşük oranda gerçekleşen artışlar rol oynamıştır. Üç üretim sezonunda giderek düşen buğday ihracat fiyatları taban yaptı ve 2006/2007 üretim sezonu düzeylerine yaklaşarak, tonu 150-200 dolar bandına geriledi (Bu gerilemede en büyük pay rekor üretim artışlarına bağlı stoklarda kaydedilen gelişmeler oldu). Dünya buğday fiyatlarında rekor düşüşlere rağmen bu üretim sezonunda buğday ekim alanlarında % 1 daralma beklenilmektedir (Ukrayna’da buğday ekim alanında azalış, Arjantin’de önemli artış). Buğday üretiminin ise geçen üretim sezonunun % 2 düzeyinde altında olması öngörülmektedir.

bugday1bugdaybugday1bugday

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar