Dolar : Alış : 5.8564 / Satış : 5.8670
Euro : Alış : 6.5172 / Satış : 6.5289
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya8°CYağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 31 Kategoride 16015 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Tevhide Yağan “Sivil Toplum Örgütlerinde Siyaset Olmaz”

02 Mart 2016 - 504 kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Tevhide Yağan “Sivil Toplum Örgütlerinde Siyaset Olmaz”
Tevhide Yağan “Sivil Toplum Örgütlerinde Siyaset Olmaz”

Türk Kadınlar Birliği Sakarya Şube Başkanı Tevhide Yağan ve Yönetim Kurulu üyeleri  Kadın ve Demokrasi Derneği İl Temsilciliği görevine seçilen Yüksek Şehir Plancısı Bilge Budeyri’yi  ziyaret  ettiler.

Türk Kadınlar Birliği Sakarya Şube Başkanı Tevhide Yağan”Türk Kadınlar Birliği, 7 Şubat 1924 tarihinde kuruldu. Kurucuları arasında, Nezihe Muhittin, Latife Bekir (Çeyrekbaşı) ve Sabiha Zekeriye (Sertel) de bulunmaktadır. Şükufe Nihal aktif üyelerden birisidir. Derneğin, Atatürk’ün eşi Latife Hanımdan da büyük destek aldığı bilinmektedir.

Kuruluş amacı, kadının siyasal haklarını elde etmesi ve sosyal yaşama aktif olarak katılmasının sağlanması idi. İlk Genel Başkan Nezihe Muhiddin’ in aşağıdaki sözleri bu amacı ve mücadeleyi en iyi şekilde özetlemektedir:

“Biz Türk Kadınları toplumsal ve siyasal yaşamda hak ettiğimiz yeri almalıyız. Önce Türk Kadınlarını bilinçlendirmeli ve eğitmeliyiz. Onlara daha fazla şey istemelerini ve bunlara nasıl ulaşacaklarını anlatmalıyız. Amacımız Türkiye’de kadın ve erkeğin toplumsal, ekonomik ve siyasal eşitliğidir.”

Bu bakış, gayret ve çalışmalar sonucu ,1926 yılında kabul edilen Medeni Yasa ile kadın toplum içinde kimliğini elde etmiş, 1930 yılında da kadınlarımız, belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını yasayla kazanmıştır. Türk Kadınlar Birliği, aynı yıl 11 Nisan’da İstanbul’da büyük katılımlı bir miting düzenlemiştir. 1933 yılında kadınların, köy ihtiyar heyetlerine seçme ve seçilebilme, 1934 yılında ise, TBMM.’ne girebilme haklarını elde etmeleri üzerine, 7 Aralık 1934 günü, Kadınlar Birliği ikinci büyük kadın mitingini düzenlemiştir.

Türk Kadınlar Birliği 1935 yılında Cumhuriyetin ilk uluslar arası Dünya Kadınlar Birliği toplantısına da ev sahipliği de yapmıştır.

1935 yılında yapılan 5.Dönem milletvekili seçimlerinde, Meclis’e 18 Kadın milletvekili girmiş ve Türk Kadınlar Birliği de, amaçlarını gerçekleştirdikleri düşüncesiyle, Dernek için fesih kararı almışlardır.

Ancak, 1949 yılında hakların, kazanılması için olduğu kadar, korunması ve geliştirilip, genişletilmesinin de gerekliliği karşısında Dernek, kurucularının başında Mevhibe İnönü’nün de yer aldığı Latife Bekir Çeyrekbaşı, Makbule Dıblan, Mebrure Aksoley, Kamile Erim, Neriman Sirer, Aliye Beyazıt, Lamia Refik Fenmen, Dr.Mediha Eldem, ve Necile Bilen’den oluşan aydın kadınlarımız tarafından, 13 Nisanda yeniden kurulmuştur.
Türk Kadınlar Birliği, 1954 yılında da, Bakanlar Kurulu kararıyla “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsünü kazanmıştır.

Türk Kadınlar Birliği 60’lı ve 70’li yıllarda, Ülkemizin kadın potansiyeline büyük bir ivme kazandırmış, yönlendirme ve geliştirme açısından önder rol oynamıştır.Kadına yönelik şiddetin katliama dönüştüğü ülkemizde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin suskunluğunu affetmiyoruz.  8 Mart  Kadınlar Gününde  Tüm Kadın  dernekleri  öne  çıkmalı.Sivil Toplumda Siyaset olmaz.Kadının Yerini sağlamlaştırmamız  şart.KADEM  yapıcı  olan her türlü çalışmasına  destek oluruz.”dedi.

Kadın ve Demokrasi Derneği İl Temsilcisi  Bilge Budeyri”Ziyaretinizden dolayı teşekkür  ederim.Farklı sesler  Farklı renkler olacak.

    Ülkemizdeki mevcut siyasal, sosyal ve ekonomik düzenin gelişimine katkı sağlamak amacıyla kadınlarımızın birikimlerini, yeteneklerini verimli olarak kullanabilecekleri uygun zemini sağlamak,

  • Kadının aile içi ve sosyal rollerinin dengelenmesi adına, kadın hakları ve fırsat eşitliği konusunda toplumda ortak bir bilinç oluşturulmasını sağlamak,

  • Kadın haklarını koruyarak demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve insan hakları ile temel özgürlüklere saygının geliştirilmesine ve sağlamlaştırılmasına katkıda bulunmak,

  • Kadın ve aileyle ilgili olarak hayatı anlamlandıran sağlık, hukuk, çevre, sanat, spor, medya, ahlaki değerler gibi her konuyu çalışma sahası içerisinde kabul etmek,

  • Kadınların aile içinde, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta üretken bireyler olmalarını desteklemek, Örgütlü sivil toplumun; kadınların vatandaşlık hakları, insan hakları ve demokratik reformlarla ilgili çalışmalarını desteklemek,

    • farklı sahalarda çalışan ve farklı birikimlere sahip, toplumun önde gelen kadınlarından oluşan bir beyin takımı oluşturarak, Türkiye Kadınının öz değerlerini muhafaza edebilen, ulusal ve uluslararası platformlarda dünya kadınları ile rekabet edecek düzeye getirebilen,
    • Geliştirdiği çözümlerle kadınlarımızın hayatını kolaylaştırabilen ve zenginleştirebilen,
    • Kadınlarımızın sadece aile hayatında değil sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik hayatta da aktif birer birey olmalarını sağlayan,
    • Ülkedeki eğitim ve kadın alanındaki çalışmalarıyla, uluslararası işbirliğine katılımın gerçekleştirilmesine yardımcı olan,
    • Kurum ve Kuruluşlar arası işbirliği sayesinde kadının demokratik haklarına ulusal ve uluslararası boyut kazandıran,
    • Dezavantajlı kadınların ağırlıklı olduğu kesimlere fırsat eşitliği sağlayan,
    • Türkiye’deki kadın çalışmalarının tanıtılması ve sosyo – kültürel değerlerin yaygınlaştırılmasını sağlayan, bir sivil toplum kuruluşu olma vizyonunu benimsemekteyiz.

Bu çerçevede KADEM Kadınların sosyo-kültürel, ekonomik ve siyasal hayata aktif katılımlarını sağlayarak, kadınların demokratik haklarının bilincinde olmalarını destekleyici, mesleki gelişimlerine yönelik projeler ve aktiviteler gerçekleştirerek; araştırma, inceleme ve yayın çalışmalarını teşvik etmek, yürütmek ve yaymayı amaçlamaktadır

“Ülkemizde sosyal sorun haline gelen Suriyeli kadın ve aileleriyle ilgili bir projeyi hayata geçirdik. Günümüz toplumsal sorunlarına baktığımızda, Suriyeli kadın ve aileleriyle ilgili yürütülen ve yürütülecek sosyal projelerin çok önem taşıdığı yadsınamaz gerçek olarak karşımıza çıkıyor. 2011’den bu yana Suriye’de yaşanan iç savaş ve çatışmalar sonucunda 2 milyona yakın insan göç ederek Türkiye’ye sığındı. Bu toplumsal sorun barınma, işsizlik, ırkçılık, nefret söylemleri, psikolojik travmalar gibi sosyo-psikolojik, sosyo-ekonomik sorunları da beraberinde getirmektedir.”

– “Ortak akıl oluşturmak düşüncesindeyiz”

Türkiye’ye sığınan Suriyelilerden yaklaşık 4 bininin Sakarya’da yaşadığına dikkati çeken Büdeyri, kayıtsız olanlarla bu sayının on binlere yaklaştığının ifade edildiğini anlattı.

Suriyeli kadın ve aileleriyle ilgili devletin sosyo-ekonomik politikalar uyguladığı bilgisini veren Büdeyri, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ancak bu politikalar, toplumsal entegrasyonu sağlamakta yeterli gelmediği ve ülkemizdeki her kurum ve kuruluşun bu sorunu çözmeye yönelik özel stratejiler geliştirmesi gerektiği düşüncesindeyim. Bu projeyle misafirlerimizin entegrasyonunu sağlamak, eğitim, barınma, istihdam, sağlık gibi sosyal haklara ulaşılabilirliklerini arttırmak ve toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Bu anlamda da yerel halkla oluşan çatışmaları ortadan kaldırmaya yönelik hedefler geliştiriyoruz.

Sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve alanında uzman kişilerle bir araya gelerek ortak akıl oluşturmak düşüncesindeyiz. Kısacası, şehrimizdeki tüm kurum ve kuruluşları çözüm odaklı harekete geçirmeyi amaçlıyoruz.”

akadınlar1akadınlar2akadınlar3akadınlar4akadınlar5akadınlar6akadınlar7akadınlar8akadınlar9akadınlar10akadınlar11akadınlar12akadınlar13akadınlar14akadınlar15akadınlar16akadınlar17akadınlar18akadınlar20akadınlar21akadınlar22

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar