Dolar : Alış : 7.8945 / Satış : 7.9088
Euro : Alış : 9.4067 / Satış : 9.4237
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya18°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 34 Kategoride 10859 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 46. yıldönümü…

20 Temmuz 2020 - 1 views kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 46. yıldönümü…
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 46. yıldönümü…

Devlet böyle tarihÎ bir zaferi nasıl yok sayar! Bugün Doğu Akdeniz’de söz söyleme hakkına sahipsek bunu Kıbrıs Barış Harekâtı’na borçluyuz.

İNANÇ ZAFER KIBRIS

Türkiye, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz havzasında emperyalist bir ittifaka karşı mücadele veriyor ama bu mücadelenin başlangıç noktası Kıbrıs Barış Harekâtı Ankara’nın gündeminde dahi değil. Bugün “Mavi Vatan” diye tanımlanan bir olgudan bahsediyorsak bunu hiç kuşku yok Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın vermiş olduğu tarihi emirle yapılan Kıbrıs Barış Harekâtı’na borçluyuz. 46 yıl önce yapılan ve necip milletimize 200 yıl sonra toprak kazandıran zafer, milli bir günle taçlandırılmayı hak ediyor.

ERBAKAN HOCA’NIN TARİHÎ HAREKÂT EMRİ

Ada’da yıllarca Müslüman kanı döken Rumlara birçok kez müdahale edilmek istenmiş fakat dönemin hükümetleri muvaffak olamamıştı. Tarih 1974’ü gösterdiğinde garantör ülke olan Türkiye adına İngiltere’ye, Kıbrıs konusunu görüşmek için dönemin başbakanı Bülent Ecevit gitti. Başbakanlığa vekâlet eden Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Milli Güvenlik Kurulu’nu acil gündem koduyla toplayarak dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar’a gemilerin yola çıkması için o tarihi harekât emrini verdi.

200 YIL SONRA KAZANILAN TOPRAK

Ordumuz, 20 Temmuz 1974 tarihinde Müslümanlara yapılan zulmü ortadan kaldırarak başarılı bir harekâtla Ada’da tekrardan huzur ve barışı tesis etti. Kıbrıs zaferiyle necip milletimiz 200 yıl aradan sonra tekrardan toprak kazanmış oldu.

KIBRIS VE DOĞU AKDENİZ’İN ÖNEMİNİ BiR KEZ DAHA ANLIYORUZ

Kıbrıs, Türkiye için stratejik bir ada olmasının yanında manevi bir önemİ de haiz. Özellikle Doğu Akdeniz’de zengin doğalgaz yataklarının bulunması Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’in önemini daha da artırdı.

Bölgede Rumlarla birlikte Amerika Birleşik Devletleri, AB, İsrail, Mısır ve Fransa’nın da içinde bulunduğu ittifak bir oldubittiyle Türkiye’nin ve KKTC’nin bölgedeki hakkını gasp etmek istiyor. Türkiye, kendi ve KKTC’nin bölgedeki haklarını her yönden korumak ve kollamak mecburiyetindedir. Bunun en büyük göstergesi de Kıbrıs Barış Harekâtı’nı unutmamakla olur.

Kıbrıs Harekâtı
20 Tem 1974 – 18 Ağu 1974

Kıbrıs Harekâtı, 20 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit’in Liderliğinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’ta başlattığı harekâttır. Harekâtın ilk ayağı Yunanistan hükûmetinin desteğiyle gerçekleştirilen 15 Temmuz 1974 darbesinin ardından düzenlendi.

Harekât kararı
Kıbrıs’ta bir darbe yapıldığı haberi, Lefkoşa’da bulunan Türk Büyükelçiliği’nin gönderdiği şifreli mesajla 15 Temmuz 1974 sabahı Türk Dışişleri tarafından öğrenildi. Kıbrıs’taki durumun Türkiye’nin bir askeri müdahalesini gerektirecek kadar ciddi olduğu değerlendirmesini yapan Türk hükümeti, 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti Garanti Antlaşması’nın garantör devlet olarak Türkiye’ye verdiği müdahale hakkını kullanmadan önce, diğer bir garantör devlet olan İngiltere’nin yetkilileriyle görüşerek birlikte hareket etmek üzere girişimde bulundu. İngiltere kabul etmezse, Türkiye’nin yalnız başına hareket etmesi; görüşmeler sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hazırlık yapması kararlaştırıldı.
 
Dışişleri yetkilileri bu düşünce ve planlarını 16 Temmuz’da İngiltere ve ABD’nin Ankara büyükelçiliklerine bildirdi. 16 Temmuz 1974’te muhalefet partilerinin başkanlarıyla da üç saate yakın bir toplantı yapan başbakan Ertesi gün konuyu müzakere için Londra’ya gitti. Kimi kaynaklara göre heyet henüz Etimesgut Askeri Havaalanı’ndan yeni kalkmışken Başbakan Vekili Erbakan Milli Güvenlik Kurulu’nu acil gündem koduyla toplamış; toplantı devam ederken Erbakan, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar’a gemilerin yola çıkması için emir vermiştir.
 
Türkiye heyeti, İngiltere Başbakanı Harold Wilson, İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan ve Kıbrıs meselesini görüşmek üzere Londra’ya gelen ABD Dışişleri Bakan yardımcısı Joseph Sisco ile ayrı ayrı görüşmeler yaptı. İngiltere ve ABD konuya Türkiye gibi yaklaşmamaktaydı. Bu arada Türkiye’de Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan ve Maliye Bakanı Deniz Baykal, muhalefet partilerinin başkanlarıyla bir toplantı yaptı. Toplantının sonunda tüm muhalefet parti başkanlarının hükümetin kararlığını gördüğü ve destek verdiği ifade edilir.
 
Türk heyeti, 18 Temmuz 1974 akşamı saat 20.30’da Londra’dan Ankara’ya hareket etti;Başbakan Ecevit, 19 Temmuz’da 02:00’da Ankara’ya varınca Genelkurmay başkanlığında komutanlar ile bir toplantı yaptı. İngiltere’deki görüşmelerin aktarıldığı ve hazırlıkların gözden geçirildiği bu toplantıda başbakan harekatın amacı ve adının “Barış Harekatı” olduğunu belirtti.Genelkurmaydaki toplantının ardından Bakanlar Kurulu toplanıp oy birliği ile Kıbrıs’a müdahale kararı aldı. Bakanlar Kurulu’nun yazılı kararı, 19 Temmuz 1974 sabahı Genelkurmay Başkanlığı’na ulaştırıldı.
 
Hazırlıklar
Kıbrıs’taki Sampsons darbesinden sonra siyasal, diplomatik etkinliklerle birlikte askeri hazırlıklar yapılmış; Genelkurmay, 1964 yılından beri hazırlanmış ve geliştirilmiş planlar üzerine çalışmaya başlamış ve görev alacak birlikler alarma geçirilmişti. Bu hazırlıklar çerçevsinde Türk ordusunun harekâta katılabilecek satıh birlikleriyle muharebe ve idari destek birlikleri Mersin-Taşucu bölgesi ve civarında yığınak yaptı.Deniz ve Hava Kuvvetleri bir yandan savaş hazırlıklarını yürütürken buna paralel olarak Mersin-Taşucu- Kıbrıs üçgeni ve civarında keşif ve devriye harekâtını sürdürdü. Türk Ordusu Güney’de Kıbrıs’a karşı hazırlanırken, Batı da olası bir Yunan savaşına karşı önlem aldı. Trakya’daki 2. ve 5. Kolordu birlikleri Yunan sınırına hareket etti; Batı Anadolu’daki Ege Ordusu sefer görev yerini aldı. Donanma Ege ve Akdeniz’e açıldı, bazı sivil gemiler ordu emrine alındı.
 
Türk heyetinin olumlu bir sonuç elde edemeden Londra’dan dönüşünden sonra Genelkurmay’da yapılan toplantıda hazırlıklar gözden geçirildi. Ordu, daha önce de kararlaştırıldığı gibi 20 Temmuz 1974 Cumartesi sabahı harekete hazırdı.Türk çıkartma filosu 19 Temmuz sabahı saat 11.30’da Mersin’den Girne’nin batısına doğru hareket etti. 6 tane boş Türk ticaret gemisinden oluşan sahte çıkarma filosu ise Mağusa’ya doğru yol aldı.
 
Savaşı gerektirecek durumun baş göstermesi nedeniyle Ankara, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Adana, İçel ve Hatay’da 20 Temmuz sabah saat 07.00’den itibaren bir ay süre ile, anayasanın 12. maddesi hükmüne dayanarak sıkıyönetim ilan edildi.
 
Birinci harekât
 
1974 yılında Türk askerinin Kıbrıs’a asker girişini konu alan Çıkartma Anıtı.
 
Pentemillî köprübaşı civarındaki durumlar (21 Temmuz 1974).
20 Temmuz 1974 sabahı Türk ordusu, adaya saat 06.05’ten itibaren havadan indirme ve denizden çıkarma yapmaya başladı. Kıbrıs’a ayak basan ilk Türk askeri, paraşütçüler idi. Hava İndirme Tugayının 1. Paraşüt Taburu Pınarbaşı’ya, 2. Paraşüt Taburu Gönyeli’ye indi. İlk taburlar inerken ciddi bir ateşle karşılaşmadılar. Denizden çıkarma, Deniz Piyade Tugayı’na bağlı askerlerce Karaoğlanoğlu (Pentemili) plajına yapıldı. Çıkarma harekatı başlamadan önce Pladini plajının ilerisindeki dağlarda önceden belirlenen hedefler Türk jet uçakları tarafından bombalandı. İlk çıkarma aracı saat 08:50’de sahile kapak attı.
 
Saat 11:15’te 3. Paraşüt Taburu Pınarbaşı’ya, 4. Paraşüt Taburu Gönyeli’ye indi. 3. ve 4. taburlar, yoğun topçu ve havan ateşine tutuldular. Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.
 
Komando Tugayı da 20 Temmuz 1974 sabahı harekete geçti. 1. Komando Taburu saat 08:20’de Pınarbaşı’ya indi. Onu 2. Komando taburu ile Gönyeli’ye inen 3. Komando taburu ve Hamitköy’e inen Nevşehir Komando Taburu takip etti.
 
Tank ve zırhlı araçlarla takviyeli Yunan Alayı hava kararmak üzereyken Kıbrıs Türk Alayı’na karşı taarruza başladı Taarruz, Kıbrıs Türk Alayı tarafından geriye püskürtüldü. Diğer taraftan Rum Milli Muhafız kuvvetleri Girne Boğazı’na hakim oldu ancak 1. Komando Taburu Doğruyol Tepesini ele geçirerek Girne Boğazı’nı kontrol altına aldı.
 
Harekatın ikinci günü Rumlar havadan inen birliklerle, denizden çıkan birliklerin birleşmesini engellemek ve bu birlikleri imha etmek üzere harekât gerçekleştirdi. Ada topraklarında savaş sürerken haberleşme ve koordinasyon eksikliğinden dolayı Kocatepe muhribi Türk uçaklarınca batırıldı; 54 asker hayatını kaybetti.Kocatepe olayı üzerine Pakistan, seyyar bir hastane, İran seyyar hastane ve sağlık malzemesi gönderirken Libya Türkiye’ye başta yedek parça olmak üzere her türlü yardımı yapmaya hazır olduğunu bildirmiş; bu gelişmenin ardından Türkiye için gerekli yedek parça ihtiyacı Libya tarafından karşılanmıştır.
 
Dış baskıların artması neticesinde, Türk hükümeti, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 353 sayılı kararını kabul ederek harekatın üçüncü günü olan 22 Temmuz 1974 saat 17:00’den itibaren ateş kesmeye karar verdi ve bu karar Başbakan Bülent Ecevit tarafından saat 10:00’da düzenlenen basın toplantısında açıklandı. Karar açıklandığı sırada henüz Kıbrıs’ta havadan inen birlikler ile denizden çıkan birlikler birleşmiş bir durumda değildi; akşam 17:00’ye kadar bunun gerçekleşmesi beklenmekteydi. 10:30’da Pladini Plajı’na varan Bora Özel Kuvveti, 3. Komando Taburu ile birlikte saat 17:00’de Girne’ye girdi. Çatışmalar üç-dört saat daha devam etti. Küçük Kaymaklı köyü Lefkoşa Sancağı Mücahitleri tarafından 18:30’da ele geçirildi. 22 Temmuz’dan 30 Temmuz’a kadar geçen süre içinde yaşanan ateşkes ihlalleri sonucunda, Türk birlikleri, Yukarı ve Aşağı Dikmen(Dikomo), Kaynakköy(Sihari), Taşkent(Vuno), Akçiçek(Siskilip) bölgelerini ele geçirdiler ve ayrıca Lefkoşa Havaalanı çevresinde de ilerleme kaydettiler. Lefkoşa Havalimanı’nın durumu İngiltere ve Türkiye arasında bir krize yol açmıştır. İngiltere Başbakanı Harold Wilson ile Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, Bülent Ecevit arasında havalimanının durumu üzerine sert bir telefon görüşmesi gerçekleşti ve Wilson Türklerin Havalimanına herhangi bir taarruzda bulunmaması konusunda tehditkar bir tutum aldı. 24 Temmuz 1974 tarihli Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında Lefkoşa Havaalanı’nı kuvvet kullanmak suretiyle ele geçirmek için girişimde bulunmamayı kabul etti.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu müdahalesinin sonucunda Yunanistan’daki cunta idaresi ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki Nikos Sampson Hükûmeti görevini bıraktı. Yunanistan’da da askerî hükûmet idareyi sivillere devretme kararı aldı ve yedi yıldır Fransa’da sürgünde bulunan Konstantin Karamanlis’i hükûmeti kurması için Yunanistan’a çağrıldı. Konstantin Karamanlis,’in 24 Temmuz 1974’te hükûmeti kurması ile Yunanistan’da 1967’den beri devam eden askeri rejim son buldu.
Cenevre görüşmeleri ve ikinci harekât
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 353 sayılı kararının 5. maddesine göre Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin Kıbrıs’ta anayasa düzeninin yeniden kurulması amacıyla, derhal görüşmelere başlaması gerekmekteydi. Bu sebeple düzenlenen Birinci Cenevre Konferansı 25 Temmuz 1974’te toplandı ve 6 gün sürdü; 30 Temmuz’da imzalanan Cenevre Antlaşması ile sona erdi. Üç Dışişleri Bakanı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Türk ve Rum olmak üzere iki otonom idarenin mevcut olduğunu kabul ettiler ve bundan doğan sorunları gelecek görüşmelerde görüşmek için anlaştılar.
 
Protokol’de garantör devletlerle Türk ve Rum toplumlarının temsilcilerinin katılacağı II. Cenevre Konferansı’nın 8 Ağustos 1974 günü toplanması öngörülmüştü. İkinci konferansa kadar Rum ve Yunan askerlerin Türk bölgelerinden çekilmeleri gerekiyordu ancak bu gerçekleşmedi. Ayrıca Rumlar ve Yunanlar, Türk bölgelerine saldırılarını sürdürüp birçok Türk’ü esir almış; özellikle Muratağa, Atlılar, Sandallar ve Taşkent gibi yerlerde Türk halk kuşatma altına alınmıştı.
 
İkinci Cenevre Konferansı 8 Ağustos 1974’te başladı. Türk tarafı Kıbrıs’ta coğrafi esasa dayalı federatif bir devlet biçiminin benimsenmesini önerdi ancak bu öneriyi Rum tarafı kabul etmedi. Türk askeri yetkililer Rum kuvvetlerine daha fazla zaman kazandırmamak, köprü başındaki Türk kuvvetlerinin ve Türk köylerinin güvenliğini sağlamak, birinci harekat sonucunda sağlanan üstünlüğü yitirmemek için, Türk hükûmeti ise Türk köylerinde soykırıma devam edildiği haberlerinin gelmesi üzerine 14 Ağustos’ta ikinci harekatı başlatma yönünde hemfikir oldular.
 
Cenevre’de sürdürülen görüşmeler sırasında anlaşmanın mümkün olmadığı kanaati kesinleşince harekâtın yeniden başlatılacağı anlamına gelen “Ayşe Tatile Çıksın” (Ayşe, Turan Güneş’in kızı Ayşe Güneş’in adıdır.) parolasını Türk Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Başbakan Bülent Ecevit’e bildirdi.
 
14 Ağustos saat 02:20’de konferans bir sonuç alınamadan dağıldı. 14 Ağustos 1974 sabahı saat 04:30’da Kıbrıs’taki Türk birlikleri harekete geçtiler. Doğu yönünde başlayan bu saldırı harekâtını 15 Ağustos 1974’te Komando Tugayı ve Kıbrıs Türk Alayı Kuvvetleri’nin batı yönündeki saldırı harekâtı izledi ve Türk birlikleri Kıbrıs’ın kuzey kıyısında doğudan batıya doğru bir dörtgen çizmeye başladılar. Bu dörtgenin bir tarafı kuzey kıyısı, öteki kenarı ise Atilla Hattı olarak bilinen merkezi Lefkoşa olmak üzere doğuya ve batıya yayılan hattı. Varılması planlanan son hedefler doğuda Magosa, batıda ise Lefke idi. Çarpışmalar daha çok ilk gün ve Omorfo, Lefke, Çatalköy ve Ortaköy’de oldu. İkinci Barış Harekâtı’nın üçüncü günü sonunda Ada topraklarının %38’i ele geçirildi ve hedeflenen Magosa- Lefke hattına ulaşıldı. Ancak Rum kuvvetleri çekilirken geçtikleri Türk köylerini yakarak silahsız insanları katletti.toplu katliamlar, harekâtın bitiminde ortaya çıkarıldı.

Kronoloji

15 Temmuz; Kıbrıs’ta Başpiskopos Makarios’a karşı darbe yapıldı ve Nikos Sampson iktidarı ele geçirdi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit Afyon gezisini yarıda kesip Ankara’ya döndü ve Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu Olağanüstü toplantıları yapıldı.

16 Temmuz; Makarios bir İngiliz helikopteriyle İngilizler tarafından Malta adasına güvenliği için götürüldü. Ankara’da Başbakan Bülent Ecevit parti liderleriyle görüştü ve Yunanistan’daki darbenin doğuracağı sonuçlara karşı askeri tedbirlerin alınmaya başlandığını bildirdi, ayrıca bu toplantıda meclis aynı hafta içinde perşembe günü toplanmak üzere toplantıya çağrıldı. Yunanistan’da askeri cunta genel seferberlik kararı alındığını açıkladı.

17 Temmuz; Makarios Birleşmiş Milletleri Yunanistan’ı kınamaya çağırdı ve eş zamanlı olarak NATO yayınladığı bildiriyle Yunanistan’daki cunta yönetimini uyardı. Başbakan Ecevit ve beraberindeki heyet Yunanistan’daki darbe konusunda görüşmeler için Londra’ya hareket etti. Nikos Sampson Kıbrıs’ta da hakim olmaya başladı. Birçok devlet başkanı soğukkanlı olmak gerektiği konusunda mesajlar yayınladı.

18 Temmuz; Ankara’da Başbakan yardımcısı Necmettin Erbakan ve Maliye Bakanı Deniz Baykal ile parti liderleri toplandı ve meclis olağanüstü toplantısının cumartesi gününe ertelenmesini kararlaştırdı. Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Pekin gezisinden döndü. Londra’daki Türk heyeti, Başbakan Bülent Ecevit’in, ABD Dışişleri Bakanı Dr. Henry Kissinger’in temsilcisi Joseph Sisco ile görüşmesinin ve Savunma Bakanı Hasan Esat Işık’ın İngiliz Dışişleri Bakanı James Callaghan’la son kez görüşmesinin ardından geri döndü. Aynı gün Joseph Sisco Atina’ya gitti.

19 Temmuz; Joseph Sisco Atina’dan sonra Türkiye’ye hareket etti. Türk Deniz Kuvvetleri savaş gemileri Mersin’den demir aldı. Joseph Sisco gece de Ankara’da Başbakanlık’ta görüşmelere devam etti. Türk Ordusu’nun hazırlıkları tamamlandı. Mersin’de Çıkarma gemilerine askerler bindirilmeye başlandı. Trakya’daki Türk Ordusu’na bağlı birlikler Yunanistan sınırına doğru kaydırılmaya başlandı. Yunanistan’da darbeciler Trakya sınırındaki köyleri boşaltma kararı aldı ve Atina radyosunda “Bir günde Konstantinopolis’deyiz” mesajları yayınlanmaya başladı.

20 Temmuz; Sabah beşte Türk askeri uçakları keşif uçuşlarını tamamladı ve asıl harekat için tekrar havalandı. Sabah altıda Başbakan Bülent Ecevit radyodan yayınlanan mesajıyla çıkarmanın başladığını açıkladı. Sabah 8:30’da Türk askeri Kıbrıs’a çıktı. NATO ve Birleşmiş Milletler eş zamanlı toplantı yaptı fakat toplantı sonunda eylem kararı alınmadı. TBMM olağanüstü toplantısını yaptı. Çıkarmadan çok kısa süre önce Atina’ya ikinci kez gitmiş olan Joseph Sisco akşam Ankara’ya döndü.

21 Temmuz; Birleşmiş Milletler 353 nolu kararla “ateşkes” çağrısında bulundu. Yunan donanmasının Kıbrıs’a tekrar hareket etmesi durumunda vurulacağı Türkiye tarafından açıklandı. Nikos Sampson Türkiye’nin uyarısının dikkate alınmayacağını basın yoluyla bildirdi. Başbakan Bülent Ecevit, Joseph Sisco’ya hedeflere varılmadan durulmayacağını söyledi. Joseph Sisco, Yunan cuntasındaki fikir ayrılıkları nedeniyle görüşmek için dahi muhatap bulamadığını söyledi. Türkiye’nin uyarılarına rağmen Kıbrıs’a hareket eden Yunan gemileri ve uçakları ile Baf ve Baf açıklarında muharebe edildiği Türk, Yunan ve diğer yayın kuruluşlarından duyuruldu. Bu haberleri Türk Genelkurmay Halkla İlişkiler Bürosu doğruladı. Türk birlikleri Kıbrıs’ta Türklerin yaşadığı bölgelerde kontrolü ele geçirdi. İlerlemeye devam edildiği bildirildi.

22 Temmuz; Yunan cuntasının dağılmak üzere olduğu haberleri yayıldı fakat Atina haberleri resmi elden yalanladı. Yunanistan’da ve Türkiye’de Birleşmiş Milletlerin “ateşkes” çağrısını yerine getirme kararı alındı ve 17:00’da uygulamaya başlandı.

23 Temmuz; Muharebeler sırasında batan Türk ve Yunan gemilerinden kurtulan denizcilerin gemiler tarafından ateşkes sırasında bulunduğu basında yer aldı. Yunan cuntası iktidarı Karamanlis’e bırakma kararı aldı ve Klerides, Nikos Sampson’un yerine geçti. TBMM özel toplantısında “Türk Ordusu başarılı bir harekat gerçekleştirdi.” açıklaması yapılarak tebrik edildi. Cenevre Konferansı bir gün ertelendi.

24 Temmuz; Başbakan Bülent Ecevit, Yunan yeni Başbakanı Karamanlis’i tebrik etti. Birleşmiş Milletler 354 sayılı kararında 353 nolu kararındaki “ateşkes” çağrısına uyulmaya devam edilmesini istedi.

25 Temmuz; Cenevre’de üçlü konferans akşamüstü başladı. Yunanistan ateşkesin görüşülmesini, Türkiye adaya gelecek olan yeni yapının görüşülmesini istedi. Mavros Türk Ordusu’nun genişlemeyi durdurup 22 Temmuz’da varmış olduğu hatlara geri çekilmesini istedi. Türk heyeti bu teklifi reddetti ve görüşmelere ara verildi. Aynı gün ikili görüşmeler başladı. Güneş ve Dr. Kissinger’ın özel temsilcisi Baffum, Güneş ve Callaghan ikili görüşmeleri tamamlandı. Türk heyeti konferansın devam etmesi yönünde fikirler yayınladı. Yunan heyetinin konferansa devam etmek istemediği gerekçesiyle Callaghan, Kissenger’ı müdahil olmaya çağırdı.

27 Temmuz; Kissenger’ın müdahalesiyle Yunan heyeti konferansı terk etmekten vazgeçtiğini duyurdu. Güneş-Callaghan, Güneş-Mavros ve Callaghan-Mavros-Güneş görüşmeleri yapıldı ve uzmanların (eksper) kabul edilir bir görüş hazırlayarak ertesi gün bakanlara sunmaları kararı alındı.

28 Temmuz; Uzmanların toplantıları sabah 7:00’ye kadar sürdü. Güneş, toplantının yapılacağı Birleşmiş Milletler sarayı’na girerken “Hükümetten yetki aldım. Eğer isteklerimiz kabul edilmezse çekileceğim” dedi. Başbakan Bülent Ecevit, Ankara’da verdiği demeçte “Güvenlik sorunları ve ateşkes birbirlerinden ayrılmaz” dedi. 16:00’da uzmanların eşliğinde üç bakan gayri resmi toplantıya başladı. Gece yarısına doğru Başbakan Bülent Ecevit’in “Türk birliklerinin adadan çekilmesi” maddesine itiraz ettiği açıklandı. Ecevit, Karamanlis’e Ege’de buluşma önerisi getirdi.

29 Temmuz; 3:00’da Mavros Birleşmiş Milletler Sarayı’ndan ayrıldı. Yaptığı açıklamada “Artık her şey Ankara’ya bağlı, kabine toplantısı var, kabul veya reddecekler” dedi. Bülent Ecevit “çekilme” maddesiyle ilgili tüm tekliflerin Kıbrıs’lı Türk’lerin güvenliğinin fiilen garanti edilemeyeceği gerekçesiyle kabul edilemeyeceğini açıkladı. İngiliz Dışişleri Bakanı Cenevre görüşmelerinin sonuca bağlanmasını istedi ve sonuca bağlanmaması durumunda Londra’ya geri döneceğini bildirdi. Callaghan-Güneş görüşmesi ve teknik seviyede kısa bir toplantı yapıldı.

30 Temmuz; Çekilmeyle ilgili tekliflerde anlaşmaya varıldı ve “Cenevre Deklarasyonu” imzalandı.

1 Ağustos; Mavros, Türkiye’nin Cenevre Deklarasyonu’nu ihlal ederek adada askeri ilerleme yaptığını söyledi ve ikinci kez görüşmelere gitmeyeceğini duyurdu.

2 Ağustos; Güneş, Türk köylerindeki Rum işgalinin devam ettiğini bu durumda ikici görüşmelere gidemeyeceğini bildirdi.

8 Ağustos; Üçüncü devletlerin girişimleriyle ikinci Cenevre konferansı 19:00’da başladı. Türkiye ve Yunanistan’ın görüş ayrılıkları nedeniyle uzmanlar seviyesinde üç ayrı komite kuruldu.

9 Ağustos; Görüşlerdeki ayrılıklar nedeniyle ikinci konferansa devam edilemedi. Güneş-Kissenger’ın temsilcisi Hartman, Güneş-Callaghan, Callaghan-Mavros ikili görüşmeleri yapıldı. Klerides ve Denktaş Cenevre’ye geldi.

10 Ağustos; Kelerides “Bu toplantı anayasal sorunları ele almaya yetkili değildir” dedi. Denktaş “Türkiye’nin teklif ettiği coğrafi federasyon tek çıkar yoldur” dedi.

11 Ağustos; Callaghan, Denktaş-Klerides görüşmesinin yinelenmesini istedi. Görüşme yapıldı fakat olumlu sonuç çıkmadı. Güneş-Hartman ile tekrar görüştü. Üç dışişleri bakanı arasında yemekli görüşme yapıldı, sonuçsuz kaldı.

12 Ağustos; Türkiye iki öneri açıkladı; birincisi altı kantonlu ve ikincisi iki bölgeli. Klerides’e ve Yunan heyetine yollandı. Kıbrıs’taki Türk Birlikleri takviye edildi. Güneş-Callaghan ve Güneş-Hartman görüşmeleri yapıldı. Klerides ile Mavros bu teklifleri görüşmek üzere 48 saat süre istedi. Mavros “Silah gölgesinde anlaşma imzalanmaz” dedi.

13 Ağustos; Mavros’un açıklaması üzerine Türk heyeti Yunanistan’ın süre isteğini reddetti.

14 Ağustos; 5:00’te Türkiye’nin ikinci harekatı başladı. Türk Ordusu’na bağlı birlikler başkent Lefkoşa’ya girdi. Yunanistan, NATO müttefiki iki ülke arasındaki çatışmayı NATO’nun durduramadığı gerekçesiyle NATO nun askeri kanadından ayrıldığını açıkladı.

14 Ağustos; 4 farklı Türk köyünde katliamlar: Muratağa, Sandallar, Atlılar ve Taşkent.

15 Ağustos; Yunanistan Başbakanı Karamanlis ülkesinin Kıbrıslı’ların yardımına gidemeyeceğini açıkladı. Olayların sorumlusu olarak Yunan askeri cuntasını ve Türkiye’yi gösterdi.

YORUMLAR

İlgili Terimler :
""""""""Sakarya Vib Turizm 0850 455 54 54""""""".

BENZER HABERLER

""""""""Sakarya Vib Turizm 0850 455 54 54""""""".

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
güngören escort halkalı escort esenyurt escort maltepe escort ataşehir escort aksaray escort mecidiyeköy escort bahçelievler escort kadıköy escort kadıköy escort sarıyer escort çatalca escort ataköy escort maltepe escort pendik escort