Dolar : Alış : 5.7478 / Satış : 5.7581
Euro : Alış : 6.3723 / Satış : 6.3838
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya29°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 31 Kategoride 15394 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

İstanbul Bilgi Üniversitesi Türkiye’de Yaşayan Ermenistan Vatandaşı göçmenlerin Durumunu Tartıştı

13 Haziran 2019 - 274 kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»İstanbul Bilgi Üniversitesi Türkiye’de Yaşayan Ermenistan Vatandaşı göçmenlerin Durumunu Tartıştı
İstanbul Bilgi Üniversitesi Türkiye’de  Yaşayan Ermenistan Vatandaşı  göçmenlerin Durumunu Tartıştı

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı etkinlikte, BİLGİ Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Hrant Dink Vakfı tarafından İstanbul’da yaşayan Ermenistan vatandaşı göçmenler ve çocuklarının durumunu ve ihtiyaçlarını saptamak amacıyla yürütülen araştırmanın bulguları paylaşıldı.


İstanbul Bilgi Üniversitesi, “İdare Edilen Yaşamlar: İstanbul’da Yaşayan Ermenistan Vatandaşı Göçmenlerin ve Çocukların Durumu” başlıklı raporun sunulduğu etkinliğe ev sahipliği yaptı. Etkinlikte, 1990’larda başlayan ve Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişki olmamasına rağmen devam eden Ermenistan’dan Türkiye’ye işgücü göçünün mevcut durumunu saptamayı ve özellikle de çocukların durumunu ayrıntılı bir biçimde ele almayı amaçlayan araştırmanın bulguları paylaşıldı. Araştırma, İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Hrant Dink Vakfı tarafından, Berghof Vakfı ve Chrest Vakfı desteğiyle 2017-2018 yıllarında gerçekleştirildi ve raporlaştırıldı.


Araştırmanın kapsamı
İstanbul’da yaşayan 153 Ermenistan vatandaşı yetişkin göçmenle ve 8 yaş üstü okula devam eden 160 çocukla anket çalışmaları yapıldı. 13-18 yaş grubundaki çocuklarla bir odak grup çalışması gerçekleştirildi. Ayrıca, MEB’e bağlı 16 Ermeni okulunun 14’ünün yetkilileriyle ayrı ayrı görüşüldü, bir kısmıyla odak grup çalışması yapıldı. İstanbul Ermeni toplumu üyelerinin, sağlık ve hukuk alanlarında çalışan uzmanların ve İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nün de görüşleri alındı. İstanbul’da kırılgan koşullar altında yaşamlarını sürdüren bu yetişkin ve çocukların beklenti ve sorunların saptamayı amaçlayan araştırma bulgularını BİLGİ Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci ve BİLGİ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Emre Erdoğan sundu.
Türkiye’de ikamet eden Ermenistan vatandaşı göçmenlerin sayısına dair istatistiki veriler halihazırda kamuya açık bulunmamaktadır. Farklı kaynaklar 5 ila 10 binden başlayıp 70 bin kişiye uzanan geniş bir aralıkta tahminlerde bulunmaktadır. Gerçek rakamın bu iki uç arasında 15 ila 20 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Türkiye’de yaşayan Ermenistan vatandaşı göçmenlerin durumu, iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin bulunmaması sebebiyle de oldukça özgündür.


Öne çıkan bulgular
Araştırma sonuçlarına göre, kayıtlı olmayan düzensiz göç süreci Türkiye’de yaşayan Ermenistan vatandaşı göçmenler ve çocukları açısından birçok bilinmezliği beraberinde getirmektedir. İstanbul’da kurgulanan yaşam, kısa süreli olarak görüldükçe hem gerekli izinlerin alınması hem de çocukların eğitimi gibi pek çok alanda karşılıklı bir ‘idare edilen’ durum ortaya çıkarmaktadır. Diplomatik ilişkilerin bulunmaması da göçmenlerin durumunu daha kırılgan bir hale getirmektedir.
Yetişkinlerle yapılan anket ve görüşmelerin sonucunda elde edilen bulgulara göre katılımcıların yüzde 54’ü düzensiz göçmen statüsündedir. Bir diğer deyişle, bu kişilerin oturma, çalışma izni ya da geçerli vizesi bulunmamaktadır. Bu durum vize ihlal cezalarını ve bazı durumlarda Türkiye’ye giriş yasaklarını da beraberinde getirmektedir. Vize ihlal cezasının tutarı ancak hudut kapılarında ülkeden çıkış esnasında öğrenilmektedir.


Katılımcılar arasında 2000 öncesinde Türkiye’ye giriş yapanların sayısı 17’dir. 2000 yılında gelenlerin sayısı 9, 2007-2012 arasında giriş yapanların toplam sayısı 67’dir. Türkiye’nin tercih edilmesindeki önde gelen sebep burada ilişkilerinin olmasıdır. Katılımcılara Ermenistan’dan neden ayrıldıkları sorulduğunda yüzde 67’sinin iş bulmak için göç ettiği öğrenilmiştir.
Ermenistan’da akrabaları olan katılımcılara ne sıklıkla akrabalarını ziyaret ettikleri sorulduğunda yarısının ‘hemen hemen hiç’ yanıtını verdiği görülmektedir. Görüşülen yetişkinlerden 46’sının halen Ermenistan’da yaşayan çocukları bulunmaktadır. Ermenistan’da kime para gönderildiği sorulduğunda birinci neden olarak ‘çocuklar’ gösterilmiştir.


Çocukların durumu
Araştırma kapsamında 8-11 yaş arası 102 çocukla daha basit bir anket, 12-18 yaş aralığındaki 58 çocukla da daha kapsamlı bir anket gerçekleştirilmiştir.
Bulgulara göre, 8-11 yaş grubundaki çocukların yüzde 73’ü, 12-18 yaş grubundaki çocukların ise yüzde 90’ı Türkçe’yi iyi ve çok iyi anladığını ifade etmiştir.
8-11 yaş grubundaki çocukların yüzde 75’i, 12-18 yaş grubundaki çocukların ise yüzde 81’i Ermenistan’da doğmuştur.
8-11 yaş grubundaki çocukların yüzde 10’u para kazanmak için aile işi haricinde bir işte çalışmaktadır.
Her iki gruptaki çocuklar da genel olarak yaşamlarından memnundur ve kendilerini güvende hissetmektedir.
Araştırma kapsamında görüşülen ve en az bir çocuk bulunan 81 hanenin, 74’ünde çocuklar eğitimine devam etmektedir. Bu çocukların bir kısmı, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde 2012’de yapılan düzenleme sayesinde, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Ermeni azınlık okullarında misafir öğrenci olarak kayıtlıdır. Bu öğrencilerin okullarda resmi kaydı yoktur ve diploma alamamaktadır. Bu durum eğitime devamlarını zorlaştırmaktadır.


Araştırma kapsamında incelenen hanelerde Türkiye’de doğan her iki çocuktan biri için resmi kimlik belgesi alınamadığı görülmüştür.
Türkiye’de doğup henüz kimlik belgesi alınmamış çocuklar genellikle hastanelere kabul edilmemekte, bu da sağlığa erişim konusunda sorunlar yaratmaktadır.
Saha Araştırması Ekibi: Neşe Erdilek (koordinatör), Sona Dilanyan, Burcu Becermen, Naira Sarangil
Kitap Yazarları: BİLGİ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı ve Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci ve BİLGİ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Emre Erdoğan
İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Hakkında:
Türkiye’de geniş kapsamlı, çok yönlü bilimsel araştırmalar yapmak üzere kurulmuş olan ilk göç araştırmaları merkezi olarak İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde çalışmalarına 2002 yılında TESAR (Toplum, Ekonomi, Siyaset Araştırma Merkezi)’a bağlı birim olarak başlayan Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2005 yılında kuruluş sürecini tamamlamıştır. O tarihten bu yana iç ve dış göç ile ilgili çalışmalarına devam etmektedir. Merkezin başlıca amacı, göç konusunda çalışan araştırmacılar arasında kurumsal eşgüdüme dayalı dayanışmayı artırmak, yeni araştırmalar ve ortak projeler yapılmasını desteklemek ve araştırma sonuçlarının somut verilerine dayalı gerçekçi göç politikaları oluşturulmasına katkıda bulunmaktır.
Hrant Dink Vakfı Hakkında:
Hrant Dink’in, 19 Ocak 2007’de, gazetesi Agos’un önünde öldürülmesinden sonra, benzer acıların yeniden yaşanmaması için; onun daha adil ve özgür bir dünyaya yönelik hayallerini, dilini ve yüreğini yaşatmak amacıyla kuruldu. Etnik, dinî, kültürel ve cinsel tüm farklılıklarıyla herkes için demokrasi ve insan hakları talebi, vakfın temel ilkesidir. Vakıf, ifade özgürlüğünün alabildiğine kullanıldığı, tüm farklılıkların teşvik edilip yaşandığı, yaşatıldığı ve çoğaltıldığı, geçmişe ve günümüze bakışımızda vicdanın ağır bastığı, diyalog, barış, empati kültürünün hâkim olduğu bir Türkiye ve dünya için çalışır.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hakkında:

1996 yılında Türkiye’de üniversite yaşamına yeni bir soluk getirmek amacıyla yola çıkan ve kurulduğu günden bu yana öğrencilerine uluslararası gelişim fırsatları sunan İstanbul Bilgi Üniversitesi, Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı’nın Türkiye’deki tek üyesidir. Yaklaşık 1500 kişilik bir öğretim kadrosuna sahip olan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin 25.000’i aşkın öğrencisi ve 30.000’i aşkın mezunu bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler, Hukuk, İşletme, İletişim, Sağlık Bilimleri, Mimarlık ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri fakültelerinin yanı sıra yüksekokulları, meslek yüksekokulları ve enstitüleri çatısı altında 150’yi aşkın ön lisans, lisans ve doktora programı sunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin İstanbul’un merkezinde, santralistanbul, Dolapdere, Kuştepe ve Kozyatağı olmak üzere dört kampüsü bulunmaktadır. Yükseköğretim Derecelendirme Kuruluşu QS’in, 2019 yılı “Gelişmekte Olan Avrupa Ülkeleri ve Orta Asya Üniversiteleri Sıralaması”nda BİLGİ, en iyi 140 üniversite arasında yer almaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında ayrıntılı bilgiye www.bilgi.edu.tr adresinden ulaşılabilir.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar