Dolar : Alış : 6.9334 / Satış : 6.9459
Euro : Alış : 8.1676 / Satış : 8.1823
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya33°CAz Bulutlu

kayseri escort ataköy escort

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 31 Kategoride 10332 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Geçmişi biz kurduk, geleceği de biz inşa edelim!

02 Temmuz 2020 - 340 kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Geçmişi biz kurduk, geleceği de biz inşa edelim!
Geçmişi biz kurduk, geleceği de biz inşa edelim!

Gelecek İçin Biz Grubu, 25-26 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek olan CHP 37. Kurultay’ı öncesinde bir bildiri yayınladı. Bildiride şu görüşlere yer verildi: “CHP, bütün iddialarını yitirerek çürüyen iktidar karşısında dayanışmacı, katılımcı ve üretken bir siyaset anlayışını savunmalıdır. Ülkemizin aydınlanma, emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin tüm kazanımları, bu kez de “AKP gömleğini çıkardık” diyenlerin ayakları altına serilemez! Oldubitti koşullarda yapılacak kurultayımızda, bugünkü yıkımın sorumlularıyla ‘uyumlu’ çalışacak kadroların seçilmesine izin vermeyelim.”

Bildiri şöyle:

Cumhuriyet Halk Partimizin 36. Kurultayı öncesi “geçmişi biz kurduk, geleceği de biz inşa edelim” çağrısıyla çıkmıştık yola. Saray rejiminin yarattığı eşitsizliklere, adaletsizliğe, yoksulluğa, baskıcı, yönetim anlayışına, hukuksuzluğa, savaş tezkerelerine verilen desteğe, seçim hilelerine, parti içi antidemokratik uygulamalara, dokunulmazlıkların kaldırılmasında alınan tutuma, Yenikapı mitinginde iktidarla yan yana durmaya, mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayıldığı 16 Nisan referandum sonucunun sessizce kabul edilmesine karşı çıkmıştık. “Siyasetsizleştirme” politikalarının karşısında CHP’nin tarihi sorumluluğunun, AKP faşizmini aşarak, Türkiye’yi laik, özgür, demokratik bir sosyal hukuk devleti olarak ayağa kaldırmak olduğunu haykırmıştık!

Salgınla birlikte küresel kapitalizmin yarattığı doğa yıkımı ve eşitsizlikler karşısında, bir kez daha herkesin “aynı gemide” olmadığı görüldü. Salgından en çok ezilenler, emekçiler, işsizler, güvencesizler, yoksullar, göçmenler etkileniyor. Egemenler ise sorumluluk almak bir yana insanların korkularını, daha baskıcı ve kontrolcü bir yönetimi dayatmak için kullanmaya çalışıyorlar. Ancak dünyanın dört bir yanından yükselen protestolar, insanlığın otoriter yönetimler altında geleceksizliğe, yalnızlığa ve ırkçılığa hapsolmak istemediğini gösterdi.

Ülkemizde hukuksuz görevden almalar, tutuklamalar ve kayyum uygulamaları ile yurttaşlarımızın neredeyse üçte birinin seçme- seçilme hakkı gasp edildi. Bu koşullarda yerel yönetimlerden siyasal iktidara ulaşma imkanı kısıtlanmış durumda.

Siyasetin, hukukun ve demokrasinin yeniden inşasının bütün yükü, halka ve yerel yönetimlerin omuzlarına yüklenemez. Halkın çaresizliğine çare, seçeneksizliğe seçenek, güvensizliğine güven, umutsuzluğuna umut olacak siyaset, CHP içerisinden yükselecek. Bizler cesaretle demokrasiyi, barışı, eşitliği ve özgürlüğü savunacağız!

İktidarın, siyasetin kalan son kurumlarını, dayanışmayı ve toplumsal muhalefeti yok etmesine izin veremeyiz. Ülkemizin ve partimizin sürüklendiği “şimdi sırası değil” siyasetsizliğini birlikte yıkalım. İktidarın kendiliğinden çöküşü beklenerek siyaset yapılamaz. Siyaset; daha kapsayıcı, demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü bir cumhuriyetin inşası için mücadele etmeli, bu memleketin çocuklarına, bu ülkede eşit, özgür ve mutlu yaşayabileceklerine dair güven vermelidir! Başka Sivasların yaşanmadığı, çatışmaların ve toplumsal acıların son bulduğu barış dolu bir gelecek sunabilmelidir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı asasa.jpg

İşte tüm bu koşullarda 37. Kurultayımızı yapacağız. Bu süreçte şu iki soru tartışılmalıdır:

1-Rejimin dayattığı ve çerçevesini çizdiği merkez sağ bir siyasetle mi devam edeceğiz, yoksa çağa uygun bir sol siyaseti mi kuracağız?

2- Mevcut anti demokratik yönetim anlayışını mı onaylayacağız, yoksa demokratik bir örgüt ve parti yönetimi anlayışını mı hayata geçireceğiz?

Bugün yaşadığımız derinlikli ekonomik, toplumsal ve siyasal krizlerin nedeni olan sağ politikalarla üretken bir gelecek inşa edilemez. Gezi’de, Adalet Yürüyüşü’nde, Hayır kampanyasında, yerel seçimlerde halkın taşıdığı değişim umudunu bu politikalarla gerçeğe dönüştüremeyiz!

Geleceği, eskimiş siyasi figürler ve politikalar ile inşa edemeyiz. İçine düştüğümüz “ne derler” ve “siyasetsizlik” sarmalından ancak “ötekilerin” umudunu örgütleyebilecek yeni ve dinamik bir siyaset anlayışıyla çıkabiliriz.

Bizler demokratik bir CHP olmadan demokratik bir Türkiye’nin kurulamayacağını ısrarla savunuyoruz. Partimizin gençlerin, kadınların, yoksulların, işsizlerin, geleceksizlerin, halkın bütün ezilen kesimlerinin sesi olmasını istiyoruz. Tam da bu nedenle “CHP için demokrasi, Türkiye için demokrasi” diyoruz!

CHP, bütün iddialarını yitirerek çürüyen iktidar karşısında dayanışmacı, katılımcı ve üretken bir siyaset anlayışını savunmalıdır. Ülkemizin aydınlanma, emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin tüm kazanımları, bu kez de “AKP gömleğini çıkardık” diyenlerin ayakları altına serilemez! Oldubitti koşullarda yapılacak kurultayımızda, bugünkü yıkımın sorumlularıyla “uyumlu” çalışacak kadroların seçilmesine izin vermeyelim.

Cumhuriyeti kuran partimizin devrimci geleneği, Cumhuriyeti yeniden inşa edecek ve rejimi demokratikleştirecek güçtedir!

Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik bir örgüt ve yönetim anlayışıyla, ülkemizin ise Atatürk devrimlerini ve kurucu değerleri sahiplenen sol bir siyasetle başarıya ulaşacağına inanıyoruz.

Kurultayımıza giderken gelecek mücadelemizi birlikte yükseltelim.

Bu değerler ışığında siyaset yapan bir CHP, Türkiye’nin de geleceğini değiştirecektir.

Ülkemizin birikimine güveniyoruz. Biliyoruz ki milyonlar özgürlüğü, eşitliği, laikliği, barışı ve demokrasiyi ayağa kaldırmaya hazır.

Şimdi sıra bizde.

Geçmişi biz kurduk, geleceği de biz inşa edelim!

37. Kurultaya Giderken

Geçmişi biz kurduk, geleceği de biz inşa edelim!

Cumhuriyet Halk Partimizin 36. Kurultayı öncesi “geçmişi biz kurduk, geleceği de biz inşa edelim” çağrısıyla çıkmıştık yola. Saray rejiminin yarattığı eşitsizliklere, adaletsizliğe, yoksulluğa, baskıcı, yönetim anlayışına, hukuksuzluğa, savaş tezkerelerine verilen desteğe, seçim hilelerine, parti içi antidemokratik uygulamalara, dokunulmazlıkların kaldırılmasında alınan tutuma, Yenikapı mitinginde iktidar ile yan yana durmaya, mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayıldığı 16 Nisan referandum sonucunun sessizce kabul edilmesine karşı çıkmıştık. “Siyasetsizleştirme” politikalarının karşısında CHP’nin tarihi sorumluluğunun, AKP faşizmini aşarak, Türkiye’yi laik, özgür, demokratik bir sosyal hukuk devleti olarak ayağa kaldırmak olduğunu haykırmıştık!

Salgınla birlikte küresel kapitalizmin yarattığı doğa yıkımı ve eşitsizlikler karşısında, bir kez daha herkesin “aynı gemide” olmadığı görüldü. Salgından en çok ezilenler, emekçiler, işsizler, güvencesizler, yoksullar, göçmenler etkileniyor. Egemenler ise sorumluluk almak bir yana insanların korkularını, daha baskıcı ve kontrolcü bir yönetimi dayatmak için kullanmaya çalışıyorlar. Ancak dünyanın dört bir yanından yükselen protestolar, insanlığın otoriter yönetimler altında geleceksizliğe, yalnızlığa ve ırkçılığa hapsolmak istemediğini gösterdi.

Ülkemizde ise hukuksuz görevden almalar, tutuklamalar ve kayyum uygulamaları ile yurttaşlarımızın nerede ise üçte birinin seçme- seçilme hakkı gasp edildi. Bu koşullarda yerel yönetimlerden siyasal iktidara ulaşma imkanı kısıtlanmış durumda.

Siyasetin, hukukun ve demokrasinin yeniden inşasının bütün yükü, halka ve yerel yönetimlerin omuzlarına yüklenemez. Halkın çaresizliğine çare, seçeneksizliğe seçenek, güvensizliğine güven, umutsuzluğuna umut olacak siyaset, CHP içerisinden yükselecek. Bizler cesaretle demokrasiyi, barışı, eşitliği ve özgürlüğü savunacağız!

İktidarın, siyasetin kalan son kurumlarını, dayanışmayı ve toplumsal muhalefeti yok etmesine izin veremeyiz. Ülkemizin ve partimizin sürüklendiği “şimdi sırası değil” siyasetsizliğini birlikte yıkalım. İktidarın kendiliğinden çöküşü beklenerek siyaset yapılmaz. Siyaset; daha kapsayıcı, demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü bir cumhuriyetin inşası için mücadele etmeli, bu memleketin çocuklarına, bu ülkede eşit, özgür ve mutlu yaşayabileceklerine dair güven vermelidir! Başka Sivasların yaşanmadığı, çatışmaların ve toplumsal acıların son bulduğu barış dolu bir gelecek sunabilmelidir.

İşte tüm bu koşullarda 37. Kurultayımızı yapacağız. Bu süreçte şu iki soru tartışılmalıdır:

1-  Rejimin dayattığı ve çerçevesini çizdiği merkez sağ bir siyasetle mi devam edeceğiz, yoksa çağa uygun bir sol siyaseti mi kuracağız?

2- Mevcut antidemokratik yönetim anlayışını mı onaylayacağız, demokratik bir örgüt ve parti yönetimi anlayışını mı hayata geçireceğiz?

Bugün yaşadığımız derinlikli ekonomik, toplumsal ve siyasal krizlerin nedeni olan sağ politikalarla üretken bir gelecek inşa edilemez. Gezi’de, Adalet Yürüyüşü’nde, Hayır kampanyasında, yerel seçimlerde halkın taşıdığı değişim umudunu bu politikalarla gerçeğe dönüştüremeyiz!

Geleceği, eskimiş siyasi figürler ve politikalar ile inşa edemeyiz. İçine düştüğümüz “ne derler” ve “siyasetsizlik” sarmalından ancak “ötekilerin” umudunu örgütleyebilecek yeni ve dinamik bir siyaset anlayışıyla çıkabiliriz.

Bizler demokratik bir CHP olmadan demokratik bir Türkiye’nin kurulamayacağını ısrarla savunuyoruz. Partimizin gençlerin, kadınların, yoksulların, işsizlerin, halkın bütün ezilen kesimlerinin sesi olmasını istiyoruz. Tam da bu nedenle “CHP için demokrasi, Türkiye için demokrasi” diyoruz!

CHP, bütün iddialarını yitirerek çürüyen iktidar karşısında dayanışmacı, katılımcı ve üretken bir siyaset anlayışını savunmalıdır. Ülkemizin 100 yıllık emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin tüm kazanımları, bu kez de “AKP gömleğini çıkardık” diyenlerin ayakları altına serilemez!

Cumhuriyeti kuran partimizin devrimci geleneği, Cumhuriyeti yeniden inşa edecek ve rejimi demokratikleştirecek güçtedir!

Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik bir örgüt ve yönetim anlayışıyla, ülkemizin ise kurucu değerleri dışlamayan sol bir siyasetle başarıya ulaşacağına inanıyoruz.

Son iki yıldır seçimler nedeniyle enerji ve çalışmalarımızı parti dışına dönük olarak ve bulunduğumuz mevkilerde vermek zorunda kaldık. Dışarıdan hareketsizlik olarak görünen bu durumu, bir öz eleştiri olarak sunuyoruz.

Kurultayımıza giderken, gelecek mücadelemizi birlikte yükseltelim.

Bu değerler ışığında siyaset yapan bir CHP, Türkiye’nin de geleceğini değiştirecektir.

Ülkemizin birikimine güveniyoruz. Biliyoruz ki milyonlar özgürlüğü, eşitliği, laikliği, barışı ve demokrasiyi ayağa kaldırmaya hazır.

Şimdi sıra bizde.

Geçmişi biz kurduk, geleceği de biz inşa edelim!

Biz Kimiz?

Biz, emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi vererek Cumhuriyeti kuranlarız.

Biz, Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta katledilen halk; evinde, okulunda, işyerinde öldürülen gazeteci, sanatçı ve yazarlar, 12 Eylül’de Mamak, Metris ve Diyarbakır cezaevlerine doldurulan; yaşı büyüterek idam edilenleriz…

Biz, Tekel direnişçileri, Soma’da adalet ararken tekmelenen işçileriz.

Biz, haksız, hukuksuz, sorgusuz biçimde işinden atılan KHK’lılarız.

Biz, erkek şiddetiyle öldürülen kadınlar; cinsel yönelimi yüzünden ayrımcılığa uğrayan LGBTİ+’lar, eğitimsiz kalan çocuklarız…

Biz, ülkesi savaş alanına çevrildiği için yersiz-yurtsuz kalan mültecileriz…

Biz, doğa talanına karşı Kaz Dağlarında mücadele verenleriz…

Biz, dokunulmazlıkların kaldırılmasına, savaş tezkerelerine, kayyum darbelerine karşı çıkanlarız…

Biz, işsiz bırakılan gençler, salgında en ön safta mücadele sağlık çalışanları, çarklar dönsün diye sahaya sürülen emekçileriz…

Biz, halkın haber alma hakkını savunduğu için tutuklatılan gazeteciler; sosyal medya kısıtlamalarına karşı “sansüre hayır” diyenleriz…

Biz, Gezi’de, Adalet Yürüyüşünde, 8 Mart’ta, 1 Mayıs’ta meydanları dolduranlarız…

Biz; geleceğe yeniden umut ve güvenle bakmak isteyenler olarak bir araya gelenleriz.

Geçmişi biz kurduk, geleceği de biz inşa edeceğiz!

Nasıl Bir CHP İstiyoruz?

Bizler, çürüyen bir iktidar karşısında, “yeni bir sol siyaseti” inşa edebilecek, korkmadan, cesaretle kendi iddialarını taşıyabilecek bir CHP istiyoruz.


Bizler, iktidar olmak için mücadele eden, politika üreten, konuşan, dinamik bir CHP istiyoruz.


Bizler, savaş tezkereleri karşısında toplumsal barışı, hukuksuzluklar karşısında adaleti, baskılar ve dayatmalar karşısında laikliği ve özgürlükleri savunan bir CHP istiyoruz.


Bizler, “sokağın gerisinde” kalmayan; Gezi’de, Adalet Yürüyüşü’nde, Baro eylemlerinde olduğu gibi, toplumsal tabandan gelen güçlü itirazlara karşılık verecek bir CHP istiyoruz.


Bizler, ön seçim, çarşaf liste gibi parti içi demokratik mekanizmaların işletildiği, karar alma süreçlerinin teknolojik imkanlarla tabana doğru genişletildiği, gençlerin, kadınların seslerinin özgürce duyulabildiği bir CHP istiyoruz.


Bizler, çaresizlikten, seçeneksizlikten, güven duyulmadan oy verilen değil; heyecan yaratan, memleketin yakıcı sorunlarına çözüm üretebileceğine dair güven veren, terk edilmiş, yalnız ve çaresiz hisseden her yurttaşımızın sahiplenebileceği, gençlere, geleceğe umut olabilen bir CHP istiyoruz.


Bizler, parti örgütümüzün, seçmenlerimizin ve geniş kitlelerin ortaklaşabileceği, iktidara yürüyen bir partinin coşkusuna, heyecanına sahip bir CHP istiyoruz.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar