Dolar : Alış : 7.2996 / Satış : 7.3128
Euro : Alış : 8.5850 / Satış : 8.6005
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya31°CAz Bulutlu

kayseri escort ataköy escort

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 31 Kategoride 10373 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Akşemseddin Hazretleri Göynük’ün en büyük gücü ve sembolü.

29 Mayıs 2016 - 727 kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Akşemseddin Hazretleri Göynük’ün en büyük gücü ve sembolü.
Akşemseddin Hazretleri Göynük’ün en büyük gücü ve sembolü.

İstanbul’un fethinin 563. Yıldönümünde, fetihin manevi fatihi Akşemseddin Hazretleri, Bolu’nun Göynük ilçesinde hafta sonu düzenlenen ve 30 bin kişinin katıldığı geleneksel etkinliklerle anıldı. Göynük Belediye Başkanı Kemal Kazan “Akşemseddin Hazretleri Göynük’ümüzün en büyük gücü ve sembolü. Anma Günümüz dünya tarihinde bir çığır açan İstanbul’un Fethi’nin kuruluş yıldönümüne de bir köprü oluşturuyor” dedi.

Göynük Belediyesi, Göynük Kaymakamlığı ve Akşemseddin Hazretleri Vakfı tarafından düzenlenen “29. Geleneksel Akşemseddin Hazretlerini Anma Günü” etkinliği 28 Mayıs Cumartesi günü yapıldı. Göynük Belediye Başkanı Kemal Kazan ve Göynük Kaymakamı Ahmet Oğuz Aslan’ın, ev sahipliği yaptığı etkinliklere Bolu Valisi Aydın Baruş, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakan Yardımcısı Yüksel Coşkunyürek, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Bolu Belediye Başkanvekili Kazım Konak, AK Parti Bolu Milletvekili Fehmi Küpçü, AK Parti İstanbul Milletvekili Ali Pulcu, AK Parti Bolu İl Başkanı Nurettin Doğanay, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in eşi Nevin Gökçek ile çok sayıda misafir katıldı.

Protokol üyeleri ve vatandaşların İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Kent Orkestrası Mehteran Takımı eşliğinde ilçe girişinden Belediye Meydanı’na kadar yürüyüşü ile başlayan etkinlikte ilk olarak Ömer Sekkini Hazretleri ve Akşemseddin Hazretleri’nin türbeleri ziyaret edilerek dualar edildi. Daha sonra etkinlik alanında Nurullah Muş’un ilahi ve ezgiler konseri ile semazen ekibinin sema gösterisi izlendi.

İSTANBUL’UN FETHİNİN 563. YILINDA ŞÜKRANLA ANILDI

Vali Aydın Baruş etkinlikte yaptığı konuşmada, İstanbul’un fethinin 563. yıl dönümünü kutladıklarını belirterek, “İstanbul’un fatihi, çağ açıp çağ kapatan Hz. Peygamberin müjdesine mazhar olan büyük hükümdarı Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerini ve onun güzel askerlerini minnet ve şükranla yad ediyoruz. İstanbul’un fethinin bir gün öncesine tesadüf eden bu anlamlı günde fethin manevi mimarı Akşemseddin hazretlerini ebedi alem olan ahiret yurduna göç etmesinin 557. yılında rahmetle anıyoruz” dedi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakan Yardımcısı Yüksel Coşkunyürek de konuşmasında Göynüklülere çevre yolu ve Eskişehir bağlantı yollarının yılsonuna kadar tamamlanacağı müjdesini verdi.

Goynuk_Ak1 Goynuk_Ak3 Goynuk_Aks

HEDEF: AKŞEMSEDDİN HAZRETLERİ’Nİ GELECEĞE TAŞIMAK

Göynük Belediye Başkanı Kemal Kazan da törende yaptığı konuşmada bu yıl 29’uncu düzenlenen anma günü etkinliklerine ilginin her yıl arttığını vurgulayarak, “Tarihimizin en önemli alimlerinden biri olan Akşemseddin Hazretleri’ni gelecek nesillere taşımak amacıyla düzenlediğimiz anma etkinliğimize artan ilgi ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Her yıl artan deneyimimizle Akşemseddin Hazretleri’nin çok yönlü kişiliğine, ruhuna uygun bir anma etkinliği gerçekleştiriyoruz” dedi.

Cihan hükümdarı Fatih Sultan Mehmet Sultan’ın deyişiyle İstanbul’un Manevi Fatihi Akşemseddin Hazretleri’nin Göynük ile bütünleştiğini vurgulayan Kemal Kazan, “Anma Günümüz dünya tarihinde bir çığır açan İstanbul’un Fethi’nin kuruluş yıldönümüne de bir köprü oluşturuyor. İstanbul’un Fethi’nin 563. yılını da buradan kutluyor ve İstanbul’a selamlarımı iletiyorum.

Akşemseddin Hazretleri Göynük’ümüzün en büyük gücü ve sembolü. Bizim için ne büyük bir gurur ki; Türk tarihinin en büyük bilim ve ilim alimi, ışığını Göynük’te yaymış, toprağımıza, havamıza, suyumuza, ruhumuza karışmış… Çok önemli bir tarihi değer olan Akşemseddin Hazretleri’ni gelecek nesillerin de tanıtmak için Akşemseddin Hazretleri Vakfımızla önümüzdeki günlerde yeni projelere imza atacağız. Akşemseddin Hazretlerine hak ettiği değeri ve ilgiyi oluşturma hedefindeyiz!” diye konuştu.

“GÖYNÜK’E SÖZ VERDİK YAPTIK”

Göynük’ün son dönemde yapılan çalışmalarla artık Türkiye genelinde hatta yurtdışında tanınan bir turizm destinasyonu haline geldiğini kaydeden Kazan şöyle devam etti:

“Göynük, hiç bozulmamış tarihi dokusuyla tam bir Osmanlı kenti. İpek Yolu üzerindeki geçiş noktası olma özelliği ile farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış Göynük’ün doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerine sahip çıkıyoruz.

Göreve geldiğimizde Göynük’e söz vermiştik! Göynük büyüyecek, Göynük gelişecek demiştik. Altyapıdan üstyapıya yıllardır çözülmeyen sorunları çözdük! Göynük turizmle tanışacak dedik. Bugün bu sözleri yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Yaptığımız çalışmalarla hem Göynük’ün çehresi değişti hem de son yıllarda turizm açısından ön plana çıktı. Bir Osmanlı kenti Göynük’ü gerçekleştireceğimiz projelerle cazibe merkezi yapacağız.

Hiçbir zaman kısa vadeli düşünmedik. Göynüğün sadece bugününü değil geleceğini planlıyoruz.

Daha yapacak çok şey var! Biz laf değil icraat üreten bir geleneğin mensuplarıyız. Ak bir sevdayla çıktığımız yolda, Göynük için üretilen, yapılan her işin ülkemiz için de katma değer üretmek olduğu bilinciyle çalışıyoruz. Yapılanlarda 15 yıldır bu ülkeye büyük bir coşkuyla, ilk günkü aşkla hizmet eden, tek başına iktidar olan AK Parti’nin mensubu olmanın payını sizler de takdir edersiniz.

Bu hedeflere ulaşmamızda bize destek veren, yanımızda olan herkese ayrı ayrı sizlerin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Özellikle de son dönemde Akşemseddin Diyarı Göynük’ün çehresini değiştiren projelere destek veren Başkent’ten kentimize uzanan elin sahibi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Melih Gökçek ve çok değerli eşleri Nevin Gökçek Hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum.”

Protokol konuşmalarının ardından Kemal Kazan Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in eşi Nevin Gökçek’e destekleri için teşekkür ederek Göynük Fahri Hemşehrilik Beratı takdim etti.

Etkinlikler kapsamında 30 bin kişiye, 5 ton bulgur pilavı, 5 ton kavurma, 60 teneke sıvı yağ, 200 kilo tereyağı ve 50 bin adet yufkanın kullanıldığı yemekler misafirlere ikram edildi.

Başkan Kemal Kazan’ın İstanbul’un Fethi Kutlama Mesajı
-Âlemlerin sultanı Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)’in övgüsüne mazhar olan İstanbul’un Fethi’nin 563. yıl dönümünü idrak etmenin haklı gururu yaşadığımız bu günde,başta Fatih Sultan Mehmed Han olmak üzere, İstanbul’un manevi fatihi 15. Yüz yılın en büyük âlimlerinden olan ve ilçemizde medfun bulunan büyük zat Akşemseddin Hazretlerini ve tüm ecdadımızı saygı ve rahmet ile anıyorum. Kemal Kazan,Belediye Başkanı



Göynük Tarihçesi
 
 
OSMANLILARDAN ÖNCE GÖYNÜK
Anadolu`ya ilk yerleşenlerin “Proto-Hitit”ler olduğu kabul edilmektedir. Proto-Hititler, tahminen M.Ö. 5000 yıllarından itibaren Orta Anadolu`ya gelmeye başlamışlardı. Anadolu`nun bu ilk ahalisinin “Turanî” oldukları yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır.

M.Ö. 2000 yıllarında gelen “Ariler” ve “Hititler” Anadolu`nun ilk ahalisi ile karışarak ilk Anadolu tipini meydana getirmişlerdir. Hititler Devlet Yönetiminde özgür beylikler (Etiler) kurdukları için, genellikle Anadolu halkına Etiler de denir.

M.Ö. 1200 yıllarında Balkanlardan Anadolu`ya “Trag-Frik” akını olmuş, Frigler Hititlerin devletini yıkmıştır. Hititlerin yıkılmasından sonra Anadolu`nun kuzey batısında (Eskişehir-Kütahya-Afyon civarlarında) Frigya Devleti kurulmuştur. (M.Ö. 1200-620). Frigler doğuya doğru ilerlerken Bitinya`yı almışlardır. ( Sakarya nehri, Bartın çayı arasında kalan Bolu ve civarına Bitinya denilmektedir.

Friglere ait en eski yazılı belge 1966 yılında Göynük`ün Soğukçam (Germenos) köyünde bulunmuştur. Soğukçam köyünün ve türbeönü kayasının bulunduğu çevre esas kısmıyla Asar Tepe`de bulunan bir Frig yerleşim yerini belirler. Burası Frigya`nın kuzey sınırı bölgesinde, kuzeyden gelecek tehlikeyi önleyecek bir kale mahiyetindedir.

Bölge Bitinya ile Frigya arasında bir geçiş sahası teşkil etmekte olup, daha sonraki çağda da her iki bölge özelliklerini gösteren eserlere rastlanmakta olup, burada iki bölge karakteristiği birbirine karışmaktadır.

 Friglerden sonra üstünlük “Lidya”ya geçince “Bitinya ve Bitinya şehirleri” de Lidya`ya bağlandı (M.Ö. 620). Lidya Devleti M.Ö. 546 yılında İranlılarla yapılan savaşın sonunda yıkılınca hakimiyet Perslerin eline geçti. İran idaresi Anadolu`da 213 yıl sürmüştür. Makedonyalı İskenderin Asya seferi ile Anadolu`daki Pers hakimiyeti sona ermiştir.

M.Ö. 279 ve M.Ö. 74 yılları arasında Bitinya Krallığı hüküm sürmüştür. M.Ö. 188 senesinden sonra Anadolu Romalıların eline geçmişti. Romalılar Anadolu`da dolaylı (endirek) bir hegemonya kurdular. M.Ö. 74 yılında Bitinya Krallığı miras olarak Romalılara geçti.

Göynük`te Himmetoğlu köyü hudutlarında Çatak Hamamı diye bilinen şu anda dahi hamam olarak kullanılabilen Romalılara ait hamam kalıntıları mevcuttur.

Sakarya`dan geçerek bir üçgen şekli gösteren “Roma Askeri” yolu Dadastan`dan geçerdi ki, Dadastan`ın bu günkü Göynük şehri olması muhtemeldir. Göynük`ün en eski adı “Koinon Gallicanan”dır, diyenlerde vardır.

M.S. 395`te Roma İmparatorluğu ikiye ayrıldığı zaman Bitinya Doğu Roma`nın yani Bizansın hissesine düşmüştür.

Bizanslılar döneminde Anadolu arazisi Thema denen bir takım bölgelere ayrılmıştı. Bitinya`da ortaya çıkan Themalar; Opsikion, Optimatum ve Bukellarion olup, hepsi askeri karakter taşıyordu. Selçukluların tarih sahnesine çıkmasıyla Bizanslılar kale yapımına önem verdiler. Türk baskısı arttıkça Dadastana kalesini de diğer kaleleri gibi uyanık tuttukları kaydedilmektedir.   1200 yılların sonlarına doğru Bizans yönetimi iç mücadelelerle iyice zayıflamış, imparatorların hiçbir kuvvet ve nüfuzu kalmamıştı. Kent ve kasabalar Tekfur denilen yarı bağımsız derebeylerin eline geçmişti. Göynük ilçesinde Bizanslılar dönemine dönemine ait kalıntılara Susuz, Kilciler, Boyacılar, Kayabaşı, Narzanlar köyleri gibi bir çok köyde rastlanmakatadır.

1071 Malazgirt Zaferinden sonra 4-5 yıl gibi kısa bir zamanda bütün Anadolu gibi Bolu bölgesini de Bizanslıların elinden alan Kutalmışoğlu Süleyman Bey olmuştur. Anadolu bir asır kadar beylikler halinde idare edilmişti. Anadolu Selçuklu Devletini oluşturan 19 beylikten biri olan İznik Beyliği Bitinya`yı da içine alıyordu.

Ancak 1096`da haçlı seferlerinin başlamasıyla uzun yıllar Türk-Bizans savaşları yaşandı. Her iki tarafın uç kuvvetleri arasında ileri geri taşmalar olduysa da genellikle Denizli-Kütahya-Eskişehir-Bolu dolayları her iki taraf için sınır oldu. 1243 Kösedağ savaşından sonra Moğollar Anadolu`ya hakim oldular, Selçuklulara bağlı uç beyleri de İlhanilere vergi vermek suretiyle kendi varlıklarının devamını sağlamaya çalıştılar. Bu beyliklerden biri de Göynük beyliğidir. Bazı kaynaklarda Umurbey beyliği diye de geçmektedir. (Göynük ilçesine bağlı Umurlar köyü mevcuttur.) Kaynaklar Göynük Emiri Cakü beyin emrinde üç bin atlı olduğunu kaydetmekte sonraki yıllarda Umurbey diye kayıtlara rastlanmaktadır. Ancak bazı kalelerinde tekfurlar elinde olduğu rivayet edilir.

Gazi süleyman pasa hamamı ömersikkin türbesi pembe köşk
Göynük`te ilk Osmanlı akınları 1292 de görüldü. Ertuğrul`un yakın dostu Samsa Çavuş ve Sülemiş Mudurnu yaylasında Hıristiyan Müslüman yakınlaşmasını sağlamıştı. Köse Mihal`in yol göstericiliği ile Sakarya suyunu geçen Osman Gazi, Samsa Çavuş`la buluştu. Göynük, Taraklı ve Mudurnu kalelerini içine alan hücumda büyük başarı sağlandı.

Nihayet Osman Gazi`nin son dönemlerinde 1323 yılında Göynük ve civarı fethedilerek Osmanlı toprağı olmuştur.

Ohan Gazi devrinde 1333 yılında Geyve, Göynük, Mudurnu üzerinden Bolu`ya gelen İbn-i Batuta, bu havaliyi yalnız Türkmenlerle meskûn görmekle kalkmıyor. Aynı zamanda hemen uğradığı şehir ve kasabada “Ahi” zaviyelerinde konakladığını belirtiyor.

Muhtemelen bir otorite boşluğundan sonra 1330 lu yıllarda Orhan Gazi`nin oğlu Gazi Süleyman Paşa Taraklı, Mudurnu, Göynük civarına gelmiş ve hakimiyeti yeniden tesis etmiştir. Aşıkpaşazade`nin ifadesiyle;

“Süleyman Paşa dahi o kadar adalet gösterdi ki, bütün o memleketlerin halkı derler ki, Ne olur? Eski zamanlardan beri bunlar bize beğ olaydılar! Çok köyler bu Türk kavmini gördüler. Müslüman oldular. O memlekette ne kadar mülkler vardır ki hepsi Süleyman Paşa`nın verdiği kadar üzerine durur”.

Göynük`te Gazi Süleyman Paşa`nın yaptırdığı Camii ve Hamam halen mevcut olup, hizmet vermektedir.

Evliya Çelebi`de Göynük`e yaptığı seyahatte “8 mahallesi 2000 kadar evi vardır, ahalisi tamamen Türk`tür. 20 Sıbyan mektebi varsa da medrese yoktur” demektedir. Ayrıca Gazi Süleyman Paşa tarafından Camii ve Hamamın yapılışını hikaye etmektedir.

İdare bakımından Osmanlı döneminde Bolu 6 devir geçirmiştir. Bu devirler ve Göynük`ün bu devirlerdeki durumuna bakmak yararlı olacaktır.İLK MUTASARRIFLIK DEVRİ (1324-1692)

Bolu, Sancak Beyliği şeklinde Anadolu Eyaletine bağlıydı. Anadolu Eyaleti başşehri Kütahya idi. Göynük Bolu sancağına bağlı bir kazadır. Evliya Çelebi`nin anlatımıyla;
“Bolu sancağı hâkinde olup yüz elli akçelik kazadır. Kethude yeri ve kethüda Serdarı vardır”.

VOYVODALIK DEVRİ (1692-1811)
Bolu Sancaklıktan Voyvodalığa (Voyvoda=Beylerbeyi veya mutasarrıfların kazaya gönderdikleri memur) indirildi. 119 yıl Voyvodalıkla idare edildi.

İKİNCİ MUTASARRIFLIK DEVRİ (1811-1864)

Voyvodalık 2. Mahmut`un emri ile kalkınca (1811) yerine Bolu Sancağı ile Viranşehir Sancağı birleştirilerek, Mutasarrıflık kurulmuş ve Kastamonu Eyaletine bağlanmıştır. Bolu Livası (Sancağı) içindeki 19 kazadan biri Göynük, namı diğer Torbalıdır. (1857 Salnamesine göre).

Bu dönemde Göynük`te Selman (Süleyman) Ağa derebeyliği yapmıştır. Bu dönemdeki derebeyleri halka çok zulüm yapıyordu. Bolu Mutasarrıflarına kıymetli hediyeler vermek suretiyle ihtiyatkarane hareket eden Göynüklü Selman ağa ise (diğerlerine göre) yumuşak davranıyordu. Mamafih ara sıra muhteşem konağının karşısındaki “kanlı cevize” adam astırırdı. Göynük`ün Narzanlar köyünde namına iki çeşme yaptırmıştır.

ÜÇÜNCÜ MUTASARRIFLIK DEVRİ (1864-1908)

1864 Teşkil-i Vilayet Nizamnamesi ile eski eyalet sistemi yerine “Vilayet” sistemi kabul edildi. Kastamonu Vilayeti Bolu Sancağının kazalarından biri Göynük (Torbalı)dır. 1866 yıl Kastamonu Vilayet Salnamesinde Bolu Sancağı kaza sayısı 17, 1868 yılı Salnamesinde 31 iken, 1869 yılı salnamesi kaza sayısını beşe (Bolu, Ereğli, Bartın, Gerede, Göynük) indirmiş, bu 1873 yılı salnamesine kadar devam etmiştir. 1874 ve 1875 yılı salnamelerinde kaza sayısı 6 iken, 1876 ve 1877 yılı salnameleri kaza sayısını 5 olarak telaffuz etmektedir.

Bu dönemde Göynük kaza olmayı devamlı olarak sürdürmüş olup, Düzce-Akçakoca birleşik nahiyesi olarak Konrapa 5 yıl kadar Göynük kazasına bağlı kalmış, yine Mudurnu ve Mihalgazi nahiye olarak yaklaşık olarak 15 yıl kadar Göynük kazasına bağlı olmuşlardır.

1871 Kastamonu Salnamesinin 85. sayfasında Göynük`ün nüfusu 26.108 dir. 1877 yılı salnamesinde 6 kazanın beşinde rüştiye mektebi bulunduğu yazılı olup, Göynük Rüştiye Mektebinin 35 öğrencisi olduğu belirtilmektedir.

1889-1890 yıllarında Göynük Kaymakamı Kâmi Efendi tarafından şimdi kullanılan Hükümet Konağı yaptırılmıştır. (Kapı kitabesinden öğrenilmektedir.)

Vital Cuinet`ye göre göre 2. Abdülhamit devrinde Göynük ilçesinin köy sayısı 119, nüfusu18.575`dir.

DÖRDÜNCÜ MUTASARRIFLIK DEVRİ (1908-1923)

1908`DE Bolu Mutasarrıflığı müstakil hale gelmiştir. 1916 Bolu İl Yıllığında Bolu`nun kazaları Devrek, Düzce, Gerede, Göynük, Mudurnu ve Zonguldak`tır. Göynük Kaymakamı Mustafa Hulusi, nüfusu 18879`dur.

CUMHURİYET DÖNEMİNDE GÖYNÜK 

10 Ekim 1923`de Bolu Mutasarrıflık dönemini kapattı, Vilayet oldu, Bolu Vilayetinin kazaları Düzce Gerede, Mudurnu ve Göynük`tür . Cumhuriyet döneminde , 1923`ten 1977 yılına kadar göynük`te 46 kaymakam görev yapmıştır.

Göynük Milli Mücadeleye büyük destek vermiş olup, bu desteğini anıtlaştırmıştır. 1922 yılında Kaymakam Hurşit Beyin önderliğinde Sakarya Zaferinin anısına İlçeye hakim bir tepeye Zafer Kulesi yapılmıştır. Bu kule onarımlardan geçmiş, saat kulesi olarak kullanılmış olup, hala ilçeye nostaljik ve büyüleyici bir güzellik sunmaktadır. 

Başkan Kemal Kazan
1968 yılında Göynük Memeceler Köyü’nde doğdu. Memeceler Köyü İlkokulu’nda başlayan eğitim hayatı, Göynük İmam Hatip Ortaokulu’nun ardından, Bolu Anadolu Otelcilik Meslek Lisesi ile sürdü.

Preston Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde eğitim hayatı devam eden Başkan Kemal Kazan, Bolu’da özel sektör işletmelerinde çeşitli yönetici pozisyonlarının ardından, askerlik hizmetini 1994 – 1995 yılları arasında tamamladı.

1996 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde göreve başlayan Başkan Kemal Kazan, 2009 yılı yerel seçimlerinde Göynük Belediye Başkan Adayı olması nedeniyle ayrıldı.

Göynük ile bağını hiçbir zaman koparmayan Başkan Kemal Kazan, Göynük Süt Üreticileri Birliği ve Bolulular Platformu kurucuları arasında yer aldı.

Evli ve 2 çocuk babası olan Başkanımız Kemal Kazan,iyi derecede İngilizce bilmektedir.

Muzaffer MAN (Meclis Üyesi)
Recep ARSLAN (Meclis Üyesi)
Ali İNAL (Meclis Üyesi)
Günay CAN (Meclis Üyesi (Başkan Yardımcısı )
Safiye DEMİRÖZ (Meclis Üyesi)
Harun GÜLTEKİN (Meclis Üyesi)
Nilgün YAĞCI (Meclis Üyesi)
Muhsin AKKAYA (Meclis Üyesi)
Haydar ELTUTAN (Meclis Üyesi)

Göynük Hakkında

Göynük, Bolu ili sınırları içerisinde merkeze 98km. Uzaklıkta 1437km2 lik bir alana kurulu denizden yüksekliği 730m olan şirin bir ilçedir. İlçe Anadolu da Türk yaşayışının, yerleşme kültürünün önemli örneklerinden biridir. Göynük mimarisini ve doğallığını korumuş, geleneklerini sürdürmüş bir yer olarak önem kazanır. Özellikle, yörenin oluşumuna göre biçimlenmiş sokaklar. Bu sokaklara göre biçimlenmiş bahçe içinde yapılar, kimi bakımlı yemyeşil, kimi tarihin akışına bırakılmış canlı, şirin, sıcak bir yaşantının güneşli güzelliğini veren evler, eski hafifçe yosunlaşmış alaturka kiremitlerin resimsel dokusu içinde birbirinin üzerinden ileriye bakan yapılar insancıl boyutlarda yardımlaşmanın, dayanışmanın en güzel örneği işte GÖYNÜK            Yörenin ilk yerleşimcileri İskitler ve Traklardır. Tarihi Orta Anadolu ile birlikte gelişmiştir. Göynük Helenistik çağa dek Bitinya egemenliğinde idi. Sonra sırasıyla Büyük İskender, Roma ve Bizans’ın yerleşim yeri oldu. Osmanlılardan önce Selçukluların bir kolu olan Umur Bey Han Beyliğinin başkentidir. Osman Bey tarafından 1292 tarihinde Osmanlı topraklarına geçmiştir. 1330 yılında Orhan Gazi nin oğlu Gazi Süleyman Paşa Bağdat yolu üzerinde bulunan bu kenti onararak kendi ismiyle anılan camii ve hamam yaptırmıştır. İstanbul un alınışında büyük payı olan Akşemseddin Hz. Türbesi bu iki eserin avlusundadır.

Göynük son yıllarda çeşitli araştırmalara konu olmaktadır. Özellikle mimari, doğal yapı ve folklor yönünden bozulmamışlığın simgesidir. Güven içinde, sessiz, sakin bir yaşam için idealdir. Büyük kentlerin gürültüsünden, kalabalığından ve stresinden uzaklaşmak isteyenler için gönül rahatlığıyla doğa ile baş başa bir tatil için mükemmel bir yerdir GÖYNÜK.

 

GÖYNÜK’E ULAŞIM:

İSTANBUL DAN:  

İstanbul dan Adapazarı’na kadar TEM otobanından gelip Dörtyol dan Bilecik-Eskişehir istikametine dönün. 28 km sonra Geyve-Taraklı yol ayrımına geleceksiniz. Göynük artık size 60km sonra kucak açar.

ANKARA’DAN:           

Ankara’dan Sincan, Ayaş, Beypazarı, Çayırhan, Nallıhan istikametini seçip 150 km’den sonra Nallıhan’a ulaşırsınız. Nallıhan’dan sonra 10 km gidip sola dönün. 50 km den sonra Göynük’te siniz.

BURSA DAN:          

  Bursa dan Gemlik, Orhangazi, İznik yolundan Adapazarı istikametine dönün. Yaklaşık 46 km sonra Ali Fuat Paşa dan Geyve-Taraklı yoluna döndüğünüz zaman 60 km sonra saklı cennet karşınızda

ESKİŞEHİR DEN:          

  Bilecik-Geyve yolunda Taraklı yol ayrımına vardıktan sonra 60 km daha giderseniz Göynük sizi karşılar.

BOLU DAN:             Bolu’dan 50 km kadar yol alıp Mudurnu girişine geldiğinizde sağa dönün. 5 km sonra karşınıza Göynük kavşağı çıkacak.. Artık Göynük’le aranızda sadece 32 km kaldı.

Yönetimde özgün, gelişimde öncü, hizmette örnek belediyecilik anlayışıyla, toplumun her kesiminin yaşamaktan mutluluk ve huzur duyacağı bir cazibe merkezi yapmaktır.

Halkın beklenti ve ihtiyaçlarına proaktif çözümler üreten, ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek uygun stratejiler geliştiren, kent yönetimine katılımın üst düzeyde sağlandığı, toplumsal değerlerimizle uyumlu ve özgün bir yönetim anlayışını benimsemiştir.

Belediyemiz, verdiği hizmetlerde çağdaş standartları yakalamak ve sürekli gelişim ilkesiyle etkin projeleri hayata geçirmek suretiyle, yerel yönetim alanında öncü rol oynayacaktır.

Tarih ve kültür şehri Göynüğü, huzur ve güven ortamını geliştirecek uygulamalar ve yaşam alanlarının kalitesini yükseltecek yatırımlarla bir çekim merkezine dönüştürerek, halkımıza Göynüklü olmanın farkını hissettireceğiz.

YORUMLAR

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar