Dolar : Alış : 5.6929 / Satış : 5.7031
Euro : Alış : 6.3830 / Satış : 6.3945
HAVA DURUMU
hava durumu

sakarya25°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 31 Kategoride 15353 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Adı Gibi Öncü “Atatürk Üniversitesi”

10 Temmuz 2019 - 176 kez okunmuş
Ana Sayfa » ana manset»Adı Gibi Öncü “Atatürk Üniversitesi”
Adı Gibi Öncü “Atatürk Üniversitesi”

“Ülkemiz, bölgemiz ve şehrimiz için hep birlikte el ele”

AHMET BERHAN YILMAZ

Atatürk Üniversitesi; eşine az rastlanır bir şekilde kurulduğu şehrin, kurulduğu coğrafyanın ekonomisini, sosyal, kültürel gelişimini, değişimini yönlendiren, etkileyen, bölgesine, şehrine her yönden önderlik eden bir kurumdur.

Verdiği göç ile nüfusu giderek azalan Erzurum’a nispet yaparcasına her yıl artan öğrenci, öğretim üyesi ve personel sayısı ile Atatürk Üniversitesi ilimiz ve bölgemiz adına çok büyük bir şanstır.

Bu durumu anlayabilmek için açık öğretim ile birlikte 400.000’in üzerinde kayıtlı öğrenci sayısı ile neredeyse Erzurum nüfusunu geçen Atatürk Üniversitesi’nin olmadığı bir Erzurum’u hayal etmek yeterli olacaktır.

Yeni nesil üniversite hedefine doğru “Adı gibi öncü”, “Hayatın hizmetinde, hep ileriye” sloganlarıyla yola çıkan Atatürk Üniversitesi ve Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı’nın Atatürk Üniversitesinin iç ve dış paydaşlarıyla, esnaf, ticaret odalarıyla, yazılı, görsel basınla, sivil toplum örgütleriyle, kamu kurum kuruluşlarıyla, şehrin yaşayanlarıyla ilişkilerin geliştirilmesine bu kadar önem vermesinin altında yatan düşünce, toplumla bütünleşerek, Atatürk Üniversitesinin Erzurum’a, bölgemize, ülkemize olan ekonomik, sosyal ve kültürel katkılarını artırmaktır.

Herkes bilmelidir ki; Atatürk Üniversitesi ülkemizin, şehrimizin geleceği adına topluma daha çok katkı yapabilmek için öğrencisinden, öğretim üyesine, rektöründen, bütün çalışanlarına kadar top yekûn bir gayret içerisindedir.

Buna karşılık; amirinden memuruna, işçisinden çiftçisine, esnafına, kadınından erkeğine, gencinden yaşlısına kadar bütün Erzurum’un da bu hedefe uygun pozisyon alması, üniversite ile birlikte hareket etmesi, üniversiteye destek vermesi ve ortaya ciddi emek koyması gerekir.

Burada ilk şart; Erzurum’un bütün yöneticileri, kurumları, esnafı, işçisi, memuru, sivil toplum örgütleri ve bütün yaşayanları ile rektöründen, bütün yönetim kademesine, öğretim üyesinden öğrencisine, bütün çalışanlarına kadar Atatürk Üniversitesine gereken saygıyı, önemi, değeri vermesi ve üniversite ile işbirliğini içinde olmasıdır.

Bizler; böylesine önemli, böylesine büyük, ülkemiz, bölgemiz ve şehrimiz için çok önemli bir üniversitenin topraklarına kurulduğu ve bizlerin de ülkemize, milletimize hizmet vermemize vesile olan Erzurum’un daha müreffeh, daha yaşanır, daha huzurlu ve daha zengin olması ve Erzurumlunun da hak ettiği şekilde yaşaması için gayret ediyoruz.

Unutmayınız ki Erzurum olmasaydı Atatürk Üniversitesi olmayacaktı ama Atatürk Üniversitesi de olmasaydı Erzurum hepimizin bildiği üzere koca bir köy olacaktı.

Bütün bu sebeplerle; Atatürk Üniversitesi yöneticileri, çalışanları, öğrencileri olarak hepimiz, cumhuriyeti kuran, vatan, millet, bayrak yoluna her şeyini ortaya koyan Erzurum’un kıymetini, önemini ve bizlere kattıklarını biliyoruz, farkındayız, Erzurum’u çok seviyor, önemsiyor, kendimizi Erzurum’a ve Erzurumluya müteşekkir ve borçlu hissediyoruz.

Erzurum ve Erzurumlu da kendisinin, şehrinin ülkemiz ve bölgemiz için taşıdığı anlamın, önemin, değerin bilinciyle hareket etmeli, Erzurum’a tarih boyunca yapılmış en büyük hizmet olan Atatürk Üniversitesinin kıymetini bilmeli, Atatürk Üniversitesinin Erzurum’a, Erzurumluya ve kendisine sağladığı maddi ve manevi imkânların farkında olmalıdır.

Atatürk Üniversitesi

Kuruluş Öyküsü

kurulusOykusu

Atatürk Üniversitesi’nin tarihçesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli projelerinden birinin gerçekleşme öyküsüdür.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1937 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclis’inde yasama yılını açış konuşmasında Doğu Anadolu’da büyük bir üniversite kurmanın gereğini ifade ederek, bu husustaki çalışmaları başlatma talimatı vermişti.

Atatürk’ün ölümünün ardından bu çalışmalara 12 yıl ara verildikten sonra konu; 1 Kasım 1950’de 3.Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından Büyük Millet Meclisi’nin açılışı nutkunda tekrar gündeme getirildi. Bu uyarı üzerine, 2.Menderes Hükümeti konuyu programına alarak, Milli Eğitim Bakanlığı üniversiteler bürosu “Doğu illerinde bir yüksek öğretim ve kültür merkezi vücuda getirilmesi” hususunda üniversite rektörlüklerine 11.6.1951 tarih ve XIV/5366 sayı ile birer yazı göndererek Bilim Komisyonu kurmaları isteğinde bulundu. Bunun üzerine konu Üniversitelerarası Kurul’da görüşüldükten sonra o dönem mevcut bulunan 3 üniversitenin senatolarınca seçilen 5’er kişiden oluşan toplam 15 kişilik Bilim Komisyonu kuruldu. Bu komisyon, 27.7.1951 tarihinde Ankara’da Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri başkanlığında ilk toplantısını yaparak, Doğu illerinde bir inceleme gezisi yapmaya karar verdi. Ardından da Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile birlikte bu geziye çıkıldı.

Heyet, Van, Elazığ ve Diyarbakır’da incelemelerde bulunurken, Erzurum halkı bu gelişmeyi yakından takip ediyordu. Heyetin Erzurum’a gelip gelmeyeceği kesinlik kazanmamıştı. Bunun üzerine Erzurum Valisi Cemal Göktan heyetin Erzurum’a uğramadan Ankara’ya dönecekleri ihtimaline karşı Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a bir telgraf çekti ve heyetle birlikte kendilerini Erzurum’a davet etti. Ertesi gün Malatya’dan gelen telefonun diğer ucunda Başyaver Nurettin Alpkartal vardı. Alpkartal, Cumhurbaşkanı Bayar’ın telgraftan çok memnun ve mutlu olduğunu, kendisinin Ankara’da çok mühim bir toplantısı olması nedeniyle gelemeyeceğini, ancak heyeti uçakla Erzurum’a yollayacağını müjdeliyor, heyetin karşılanmasını istiyordu. Bu, çok önemli bir gelişmeydi. Ertesi gün, Vali Cemal Göktan, Ordu Kumandanı Nurettin Baransel, Kolordu Kumandanı Osman Güray, diğer askeri erkan ile Vilayet Umumi Azaları, Belediye Reisi ve azaları, maarifçiler, şube müdürleri ve Erzurum’un ileri gelenleri, heyeti Erzurum Havaalanında karşıladı.

Şehri gezen heyet, ardından Belediye salonunda toplandı. Toplantıya Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Reşat Tardu başkanlık etti. Bir tarih öğretmeni Erzurum’un tarihini, bir görevli 1950 nüfus sayımına göre şehir, kasaba ve köy nüfuslarını, bir kurmay binbaşı da Erzurum’un milli savunma bakımından önemini anlattı. Heyet, ertesi gün Ordu Kumandanını ziyaret için karargahtaydı. Nurettin Paşa, heyeti harekat dairesine aldı ve ordu bakımından üniversitenin kurulmasında büyük yararlar olduğu haritalar üzerinde izahat vererek anlattı.

Erzurum Valisi Cemal Göktan anlatıyor;

“Nihayet yemeğe gidildi. Sofrada ben bilhassa halen ayakta duran 3 külliyeden bahsederek –ki zamanlarının birer üniversitesi imişler diye bahsettim. Ertesi gün külliyeleri, camileri, kümbetleri, kalaları onlara gezdirdik. Yine sofrada, kuzeyden güneye, doğudan batıya giden yollardan bahsettik. Erzurum’un ticaret, sanayi ve kültür bakımından Doğu’nun tabii merkezi olduğunu anlatmaya çalıştık. Heyetten birkaç arkadaş, ‘Cemal Bey yahu bizim şimdiye kadar gezdiğimiz yerler adeta köydü. Burası bayağı şehir’ diye konuştular ve olumlu intibalarını ortaya koydular. İşte Atatürk Üniversitesi’nin Erzurum’da kurulmasına doğru atılan ilk adım böyle olmuştur”.

Sonunda heyet kararını verdi ve heyetin hazırladığı rapor dikkate alınarak Erzurum’da üniversite kurulması çalışmaları başlatıldı. Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri zamanında hazırlanan Doğu Üniversitesinin Kurulmasına Dair Kanun Tasarısı, 25.2.1953 tarihinde 6059 sayıyla kanunlaştı. Bir süre sonra Prof.Dr. Rıfkı Salim Burçak’ın Milli Eğitim Bakanlığı sırasında 10.3.1954 tarih ve 6373 sayılı Kanun’la Doğu’da kurulması kararlaştırılan Üniversiteye “Atatürk Üniversitesi” adı verildi. Bu kararla birlikte Amerikan İktisadi Kalkınma Teşkilatı’ndan yardım sağlamak üzere, zamanın hükümeti Amerika Birleşik Devletleri ile temasa geçti.

Bu bağlamda Washington’daki ilgililerle bizzat görüşülerek iş birliği konusunda anlaşma sağlandı. Bu anlaşma gereğince mali ihtiyaçları Amerika tarafından karşılanan Nebraska Üniversitesi’nden bir grup, ilk incelemeleri yapmak üzere 1954 Temmuz ayında Türkiye’ye geldi. Albin T. Anderson, J.O Keller, M.L Baker ve S.A. Smith’ten oluşan grup, Amerika’daki “Land Grand” tipi üniversiteleri örnek alarak Atatürk Üniversitesi’nin kurulmasıyla ilgili tavsiye ve tekliflerini 10 Ağustos 1955 tarihli bir raporla bildirdi.

Nebraska Grubu’nun teklifleri kabul edildi ve yeni kurulacak üniversiteye kaynak temin edilmesi kararlaştırıldı. 1954 sonbaharına gelindiğinde Ankara’da kurulacak bir üniversite ile Atatürk Üniversitesini kapsayan ilk proje anlaşması imzalandı.

Bundan sonra Atatürk Üniversite’nin kurulmasını planlamak ve gerçekleştirmek üzere bir Türk-Amerikan Karma Komitesi kuruldu. Tüm bu gelişmelerden sonra da, nihayet12 Mart 1955’te Erzurum’un Kurtuluşunun 37.yıl dönümü kutlanırken Hükümet, kurulacağını ilan ettiği üniversitenin “Atatürk Üniversitesi” adını alacağını artık resmen tüm yurda ve Erzurumlulara müjdeledi.

Bu komite, 1955-1957 yılları arasında üç yıl süreyle çalışarak üniversite Kanun Tasarısı’nı hazırladı. Bu Tasarı, 31.5.1957’de 6990 sayı ile Büyük Millet Meclisi’nde kanunlaştı ve Resmi Gazetede yayımlanarak 7.6.1957 tarihinde yürürlüğe girdi.

Böylece Atatürk Üniversitesi 7 Haziran 1957 tarihinde resmen kurulmuş oldu.

  1. Kuruluş Tarihi07 Haziran 1957
  2. Üniversite Türü Devlet Üniversitesi
  3. Öğrenim DiliTürkçe-İngilizce
  4. KampüsŞehir Merkezi Ana Kampüs
  5. Akademik Birimler23 Fakülte, 1 Yüksekokul, 1 Konservatuvar, 12 Meslek Yüksekokulu 8 Enstitü, 25 Araştırma ve Uygulama Merkezi
  6. Öğrenci Sayısı373 bin 582
  7. Mezun Öğrenci Sayısı328 bin 554
  8. Akademik Personel Sayısı2 bin 600
  9. İdari Personel Sayısı3 bin

KURUMSAL DEĞERLER VE İLKELER

Atatürk Üniversitesi bölgesel ve ulusal düzeyde sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunabilen, analiz ve sentez yapabilen, öğrendiğini uygulayabilen, iletişim, takım çalışması ve liderlik becerilerine sahip mezunları ve sorun çözebilen, uluslararası düzeyde bilgi ve teknoloji üreten, öğretme ve öğrenme coşkusuna sahip çalışanları ile ürettiği bilgi ve hizmeti toplumun yararına sunmayı görev olarak benimsemiştir.

Temel değer ve ilkeler:Bilimsellik ve yapıcı düşünce, emeğe ve liyakate önem, katılımcılık ve paylaşımcılık, yeniliğe ve ilerlemeye teşvik, ulusal ve evrensel değerlere bağlılık, insan hak ve düşünce farklılıklarına saygı, toplumsal, kültürel, tarihsel ve sanatsal duyarlılık.

AMBLEM VE ANLAMI

Atatürk Üniversitesi’nin amblemi çift başlı Selçuklu kartalıdır. Figür, karnından yapışık iki kartal, hayat ağacı ve alt bölümde bulunan çift ejderden oluşmaktadır. Anadolu Selçuklularında yaygın olarak yer alan karnından yapışık çift başlı kartal figüründe, başta sivri kulaklar, kıvrık bir gaga, gaga altında sarkıntı, iri kanatlar, kuyruk ve pençeler görülür. Gövde şişmandır.

Kartal, eski Türklerde kutsal sayılmıştır. Şamanlar, kartalın bir kadınla birleşmesinden çift başlı kartalın meydana geldiğine inanıyorlardır. Kartal, Orta Asya Türklerinde koruyucu ruh olarak kabul edilmiş, kartallı tuğ ve asalar, kudret ve asalet sembolü olarak kullanılmıştır. Yakut Türklerinde, göğün en üst katında kapı bekçisi olarak efsanevi bir çift başlı kartalın bulunduğuna inanılmaktaydı. Selçuklular da ise, nazarlık, tılsım, koruyucu unsur, kudret ve kuvvet sembolü olarak kullanılmıştır.

Hayat ağacı ise, Anadolu Selçuklu mimarisinin önemli figürlerinden biridir. Ağacın altında ejder çifti vardır. Hayat ağacı, çift başlı kartal ve bekçi yaratıklar olan ejder çifti ile tamamlanmıştır. Eski Türklerde hayat ağacı, dünyanın merkezi olarak kabul edilmiştir. Şaman inanışına göre yer altı veya gökyüzü seyahatinde merdiven vazifesi görür.

Selçuklu ejder kabartmalarının tipik özelliği ise, uzun tutulan gövdelerin genellikle düğümler meydana getirerek uzaması ve her iki uçta, birer başta son bulmasıdır. Ejderlerin gövdesindeki düğümler, güneş ve ay tutulmalarında gezegenlerin belirli durumlarını sembolize eden astronomik işaretlerdir. Mitolojiye göre, ejderin ayı ve güneşi yutması ile güneş ve ay tutulması olmaktadır.

Ejderler, karanlık, yer altı, cehennem, yani kısaca negatif prensip olarak özetlendiğinde düşman ve kötülük sembolü de olabilmektedir. Erzurum Çifte Minareli Medresede de olduğu gibi hayat ağacı altında yer alan ejder çifti yer altı cehennem sembolleri aynı zamanda da ağacı koruyucu bekçi anlamında kullanılmıştır.

Rektör

 Ömer Çomaklı

Prof. Dr. Ömer ÇOMAKLIRektörE-Posta : ocomakli@atauni.edu.tr1962 yılında Erzurum’un Aşkale ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. 1981’de başladığı İstanbul Teknik Üniversitesi Sakarya Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümünden 1985 yılında mezun oldu. 1986’da Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Termodinamik Anabilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak göreve başladı. 

1988 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Termodinamik-Enerji Anabilim Dalında Yüksek Lisans eğitimini; 1991’de de Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Termodinamik Anabilim Dalında Doktora eğitimini tamamladı. Aynı yıl Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesine Yardımcı Doçent olarak atandı. 1993-1994 yılları arasında ABD Miami Üniversitesinde ilgili bölümde doktora sonrası çalışmalarında misafir araştırmacı olarak bulundu. 1995 yılında Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümüne Doçent, 2002’de Profesör olarak atandı. Aynı bölümde 1991-2016 yılları arasında Anabilim Dalı Başkanlığı, 1994-1998 yılları arasında da Bölüm Başkanlığı yaptı. Bayburt Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığı (2009-2011), Bayburt Üniversitesi Rektör Yardımcılığı (2008-2011) görevlerinde bulunan Prof. Dr. Ömer ÇOMAKLI, 2013-2016 yılları arasında da Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevini yürüttü. 

Birçok ulusal ve uluslararası projede yer alan Prof. Dr. Ömer ÇOMAKLI’nın şu ana kadar yayımlanmış 120’ye yakın ulusal ve uluslararası yayın, bildiri ve poster çalışması bulunmaktadır. 

12 Ağustos 2016 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından Atatürk Üniversitesi Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Ömer ÇOMAKLI evli ve dört çocuk babasıdır. İngilizce bilmektedir.

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar